Keşanlı Ali Destanı

Keşanlı Ali Destanı

21.02.2012 04:59
Güncellenme:
Takip Et:
\n

\n

Haldun Taner, Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatının ve tiyatrosunun önde gelen yazarlarından biri, Türk ve dünya kültürünü özümsemiş bir aydın, önemli bir mizahçıdır. Epik tiyatro ve kabarenin Türkiyedeki öncüsü oldu, bu alanda verdiği eserler çağdaş Türk tiyatrosunun klasikleridir. Yapıtları dış dünyada da ilgi görmüş, birçok dile çevrilmiştir.

\n

H. Tanerin müzikal oyunu Keşanlı Ali Destanı, ilk kez 31 Mart 1964 tarihinde Gülriz Sururi - Engin Cezzar tiyatrosunda sahnelendi ve kazandığı başarıyla belleklerde yer etti. Zaman içinde birçok tiyatro topluluğu tarafından defalarca oynanarak Türk tiyatrosunun temel eserlerinden biri olma özelliği kazanan eser TRT için dizi ve sinema filmi olarak da çekildi. Oyun gecekondu tanımının ilk kullanıldığı zamandan Demokrat Partili yıllara, yaşanan süreçleri eleştirel bakışla, gülmece tarzında ele alır. Tanerin tiyatromuza getirdiği yeniliğin ve karakter yaratmadaki ustalığının yanı sıra incelikli ve güçlü mizahı, sağlam toplumsal eleştirisi ile güncelliğini hiç yitirmemiştir. Eser ilk kez, 1988 yılında Genco Erkal tarafından bir mini dizi olarak televizyona uyarlandı. Özgün tiyatro oyununda başrol oynayan Engin Cezzar ve Gülriz Sururi dizide de rol aldılar.

\n

Oyunun şu sıralar Kanal D ekranında izlediğimiz dizi film uyarlamasında zengin bir oyuncu kadrosu yer alıyor. Yönetmenliğini ise Çağan Irmak üstlenmiş. İlk bölümleri ilgiyle izledim. Sonra ilgim dağılmaya başladı. Mahalle sakinlerinin gereksiz yere uzatılmış diyalogları, özel halleri ile izleyiciyi güldürmek uğruna konmuş içi boş sahnelerle dramatik örgü gevşeyip gerilim dozu aşağılara düştükçe de izlemekten sıkılır oldum. Herhalde bir ben değilim böyle düşünen. Önemli, klasik bir oyunun izleyici beklentisi yüksek oluyor.

\n

***

\n

Son yıllarda, edebiyat uyarlamalarına ilgi arttı. Reşat Nurinin Yaprak Dökümü”, Halit Ziyanın Aşk-ı Memnusu ve Orhan Kemalin Hanımın Çiftliği adlı romanlarından uyarlanan diziler seyirciden büyük ilgi gördü. Birbirine benzeyen onlarca sıradan dizinin içinde kurgu ve altyapısı sağlam bir romanla beslenen işlerin öne çıkması doğal. Ne var ki reytingler tavan yaptığında başka bir sorunla karşılaşıyoruz. Kitaptaki hikâye bitmiş olsa da dizi dallanıp budaklanarak gereğinden fazla uzuyor. Konu, ortalama zevke seslenen çok bildik yan öykücüklerle içerik ve ruhundan uzaklaşarak bambaşka yerlere gidiyor. Yapımcı ve kanal, tutmuş, para getiren bir diziden vazgeçmek istemedikleri için de kabak tadı veriyor.

\n

***

\n

Edebiyat ile televizyonun algı ve anlama biçimleri farklıdır. Ünlü bir oyunun diziye uyarlanması sırasında yan pencereler açılabilir. Ancak bu ölçü gözetilerek, yaratıcı ustalıkla yapılmalı. Keşanlı Ali, belli uzunlukta bir dizi olmaya uygun ama fazla oynanmayı, yersiz sahnelerle uzatılmayı kaldıracak bir oyun değil. Umarım kararında bırakılır.

\n

Keşanlı, şarkılarıyla, müziğiyle bütünleşmiş, sevilmiş bir eser. Koro, oyunun en önemli desteği. Oyunun orijinal müziklerini Yalçın Tura yapmıştı. Oysa dizide bu konuda bir karışıklık olduğu ve müziğin yetersiz kaldığı ortada. Yine de Keşanlı Alinin yer yer aksayan temposunun hızlanması ve dizinin her yönüyle rayına oturması beklentimi sürdürüyorum.

\n\n

Yazarın Son Yazıları

Veda (08.01.2013)

Devamını Oku
08.01.2013
Burhan Günel

Devamını Oku
01.01.2013
Edebiyatın Sağı Solu

Devamını Oku
25.12.2012
İncelikli Bir Oyun

Devamını Oku
18.12.2012
Vejdi Raşidov

Devamını Oku
11.12.2012
Eleştiri Susuzluğu

Devamını Oku
04.12.2012
Eleştiriye Saygı

Devamını Oku
27.11.2012
Kitap Bayramı

Devamını Oku
20.11.2012
İyilik ve Kötülük

Devamını Oku
13.11.2012
Kurtlar Sofrasında Bir Şair

Devamını Oku
06.11.2012
İlginç Bir Müze

Devamını Oku
30.10.2012
Essen Kitap Fuarı

Devamını Oku
23.10.2012
Hayvan Cinayet Yasası

Devamını Oku
02.10.2012
Uganda'nın Gerisindeyiz

Devamını Oku
25.09.2012
Tek Başına Ölmek

Devamını Oku
18.09.2012
Eylülde Ölmek

Devamını Oku
11.09.2012
Eski Sevgili

Devamını Oku
04.09.2012
Hayat Yaşadığımız Şey midir?

Devamını Oku
28.08.2012
Knidos Akademisi

Devamını Oku
21.08.2012
Hayatın Anlamı

Devamını Oku
14.08.2012
Savaş Başladı

Devamını Oku
07.08.2012
Sevgi Köprüsü

Devamını Oku
31.07.2012
Maya İçin

Devamını Oku
24.07.2012
Kitaplar Sonsuzdur

Devamını Oku
17.07.2012
Şiir ve Acı Dolu Bir Hayat

Devamını Oku
10.07.2012
Sivas Yangını Sönmedi

Devamını Oku
03.07.2012
Edebiyat ve Sinema

Devamını Oku
26.06.2012
Klasikleri Niçin Okumalı?

Devamını Oku
19.06.2012
İslami Burjuvazi Var mı?

Devamını Oku
12.06.2012
Tanıklık

Devamını Oku
05.06.2012
Ne Şark Ne Garp

Devamını Oku
29.05.2012
Ölümsüz Fuentes

Devamını Oku
22.05.2012
Hulda ve Zaman

Devamını Oku
15.05.2012
Fethiye'de

Devamını Oku
08.05.2012
Köy Enstitülerinin Kapatılması (2) (01.05.2012)

Devamını Oku
01.05.2012
Köy Enstitülerinin Kapatılması (2) (01.05.2012)

Devamını Oku
01.05.2012
Bauhaus ve Köy Enstitüleri

Devamını Oku
24.04.2012
Yazma Rekortmeni

Devamını Oku
17.04.2012
'Yeşil Gece'ye Yeşil Işık

Devamını Oku
10.04.2012
Dul Kalmak

Devamını Oku
03.04.2012