Terör örgütlerine hâkim olan, dünyaya hâkim olur!

19 Eylül 2021 Pazar

Geçmişten günümüze dünyaya hâkim olma, büyük devletlerin başlıca hedeflerinden biri oldu. Bunun için tüm insanlığın benimseyebileceği temel değerleri vitrine koydular. Din temelli hedefler, tüm dünyaya uygarlığı yaymak, demokrasi götürmek bunların önde geleni!

Bu hedefe ulaşmak için güç merkezi ne olacak, neresi olacak?

Bu sorunun yanıtı coğrafi anlamda üç karşılık buldu:

1- Karalara hâkim olan, dünyaya hâkim olur. 

Bunu savunanlar Doğu Avrupa’ya hâkim olanın Avrupa, Asya ve Afrika’yı kontrol edeceği tezini işlediler. Başta Almanya, Fransa olmak üzere bu uğurda nice savaşlar yapıldı.

2- Denizlere hâkim olan, dünyaya hâkim olur.

Su hayat demek, en kolay ulaşım demek... Dünyanın sularla kaplı kenar çizgilerini kontrol etmek, her şey demek... Özellikle İngiltere bunu hayata geçirmek için her şeyi yaptı. Bu ülke, genelkurmay başkanlarını genellikle denizcilerden seçiyor.

3- Havaya hâkim olan, dünyaya hâkim olur.

İkinci Dünya Savaşı’nın ardından öne çıktı. ABD ile Sovyetler Birliği, işi yıldız savaşlarına kadar vardırdı. 

***

İyi planlanmış bir münazarada yukarıdaki tezlerden hangisini seçerseniz, haklılığınızı ortaya koyacak çokça konu bulabilirsiniz. 

Günümüzde ise bu tezlerin hepsinin üstüne bir başka karanlık güç yerleşti, yerleştirildi. 

Şu an dünyanın hangi coğrafyasında güvenlik, iç barış ve benzer sorun varsa mutlaka bir tarafı terör örgütleriyle ilgili. Bu bağlamda, dördüncü bir tez ortaya atmak abartma olmaz:

Terör örgütlerine hâkim olan, dünyaya hâkim olur!

Cephenin belli olmadığı, dostun düşmanın birbirine karıştığı, hedefleri bulanık bir karanlık savaşlar süreci yaşıyoruz.

Bir ülkenin en azılı terör örgütü saydığına öteki şu adı verebiliyor:

Özgürlük savaşçıları!

Bir terör örgütünün eylemlerinin en çok kimin işine yaradığına bakınca bir sonuç elde edebiliyorsunuz... Bundan yararlı çıkan bir ülkenin o örgüte en çok karşı koyanmış gibi davrandığını da görebiliyorsunuz!

En sıcak durumdan örnek verelim... İdlib’de iki askerimizi şehit eden örgütün adı şu:

Ebu Bekir Sıddık Yardımcıları Seyyiresi.

Suriye’de en meşhurundan adı sanı duyulmamışa kadar bine yakın terör örgütü var. Ve burada ABD ile Rusya’nın hâkimiyet yarışı var! Hangisini kimin kullandığı belirsiz. Birleşmiş Milletler (BM) terör örgütleri listesi yapıyor, takan yok. O listede PKK ile Taliban da var.

Bunların yanında 1997’de ABD’de kurulan Blackwater, 2010’da Rusya’da kurulan Wagner adlı özel askeri şirketlerin yaptıkları da uluslararası hukuka sığacak gibi değil. Blackwater, Irak’ta işkencelerle öne çıkınca adını önce Xe Services sonra da Academi olarak değiştirdi. Rus Wagner Grubu’nu ise Rusya’nın Kırım’ı ilhakı sırasında dünya tanıdı.

***

Dünya, aklı ve bilimi barış için, ortak gelecek için kullanma gücünü, bu alandaki kurumlarını yitirdi. Buna yönelik ütopyalarını yitirdi. Bu yönde çalışanların, fikir üretenlerin sesini kısmak için her şey yapılıyor.

Bütün bunların ötesinde terörü bir hâkimiyet aracı olarak kullanmak en alçakçası...

Mustafa Kemal Atatürk’ü dünya lideri yapan en büyük özelliği, meşru olmayan hiçbir güce sarılmamasıydı. Bunun en büyük kanıtı Kurtuluş Savaşı’nı örgütlemesidir. Amin Maalouf, “Çivisi Çıkmış Dünya” adlı eserinde özetle şu saptamayı yapar:

“20. yüzyıldan, 21. yüzyıla ayakta giren başlıca lider Atatürk’tür. Zira her adımında meşruiyet aramıştır.”

“Yurtta barış, dünyada barış” rastgele söylenmiş bir söz değildir...

Tabii anlayana!


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Senin gibisi gelmedi! 24 Ekim 2021
Bürokrasi sendeliyor! 20 Ekim 2021