İş Dünyasında Değerler Çok Eksik

17 Nisan 2012 Salı
\n\n\n

İş âlemimizde ortak paydada çoğunluğun birleşeceği değerler tam olarak yaratılamamış durumda. Bu nedenle de şirketlerimiz yeterli başarıyı gösteremiyor. Hızlı girdikleri işleri kısa sürede kaybediyorlar. Sürekli finans darboğazındalar. Kredi onların tutkuları. Sosyal sorumluluk almıyorlar. Kurumlaşmayı müdürlerin sayısı ile açıklamaya çalışıyorlar. Bazı şirket sahip veya liderleri çalışanın şevkini kırmak için elinden ne geliyorsa onu yapıyor.

\n

İnşaatçı biri medya patronluğuna soyunuyor. Ama ne bütçe var, ne nakit akışı ne de strateji; sonrasında başarısızlık. Bir hizmeti ürün olarak satan şirketin yönetimine bakıyorsunuz, genç ve dinamik yöneticiler yerine emeklilerden oluşan yönetim anlayışı. Finans krizine girmiş bir şirketi incelediğinizde şirketin finans, bütçe, muhasebe, her sorunlu işlemini muhasebeci yürütüyor. Diğer yandan bakıyorsunuz bir şirketi ya avukatlar ya da müşavirler yönetiyor. Değerlere dayanmayan bir anlayış yerine hayallerle iş yönetiliyor. Varsayımlar hep iddialı konuluyor. Şirketlerin yönetimi yöneticilerin bilek güreşi alanı gibi. Kim kimi zor durumda bırakacak, kim kimin zayıf noktasından vuracak, bununla beyinler meşgul.

\n

Bütün bunlar şirketlerde karar ve davranışlara yön verecek değerlerin yeterince veya hiç olmamasını gösteriyor. Çünkü şirketin gün içinde vereceği kararların arkasında değerler ve bu değerlere olan inanç olmalıdır. Toplantı yapılmasından tutun, satış, satın alma, personel ve finans yönetimini yaparken ve maliyetlerden tasarruf etmek isterken tüm bu eylemler değerlere dayalı olmalıdır. Değerler, yöneticilerin egolarından, hırslarından, bilgisizliklerinden doğacak yanlışlıkları ortadan kaldırır. Çünkü değerler, kurallar ve kararlar için pusuladır. Belirli amacı elde etmek için izlenecek yol haritasının oluşmasını sağlayan sağlam inançlardır.

\n

Neden dünya kurulduğundan bu yana din ve ordu kurumu varlığını hep güçlenerek sürdürüyor? Çünkü her iki kurumun varlığını sürdürebilmesinin nedeniritüelleridir. Ritüeller, toplulukların ve bireylerin sahip oldukları inanç sistemi nedeniyle hiç direnmeksizin ve tartışmaksızın uyduğu kurallardır. Bir askerin üst rütbeli askeri gördüğünde otomatik olarak selam vermesi, bir kişinin manasını içselleştirmediği dualarla beş vakit namazını kılması, her iki kurumun da ritüellerinden kaynaklanmaktadır.

\n

İş âlemi henüz bu ritüelleri oluşturamamıştır. Belki burada şunu söyleyebileceksiniz: Kapitalizim amacı ve uygulanış biçimi ile bizatihi kendisi ritüeldir. Sömüren, kârdan başka bir şey düşünmeyen, tüketime dayalı anlayış zaten bu sistemin değerleridir. Bu piyasa ekonomisinde yer alan şirketler ve bireyler de bu anlayıştan farklı bir anlayış sergileyemezler.Ancak kapitalizmin esas değeri hayalden öteye gitmeyen Piyasa her şeyi kendi düzenler, dengeyi o sağlaranlayışıdır ki bu henüz vaki olmadı. Şu andaki durumu yozlaşmış bir piyasa ekonomisi anlayışı. Kapitalizmin bu vahşi yönü tüm bireylerin bir ortak paydada birleşmesi için arayışlara, piyasanın sosyalleşmesi ve toplumsal sorumluluk değerinin geliştirilmesi çabalarına da yol açmıştır. Bu nedenle iş hayatında büyük fotoğrafın içinde küçük karelerde şirketler bu değerleri yaratabilirlerse iyi şirketleri, iyi yöneticileri ve genel iyiyi yaratabilirler.

\n

İş değerleri Batıda önemli ölçüde oturmuş durumda. Ülkemizde ise kurumlaşma olarak adlandırabileceğimizşirketlerin ritüellerihenüz oluşmamıştır. Bu da ciddi zaman kaybına ve maliyete sebep olmaktadır.

\n

Bu değerlerden bazı örnekleri Richard Barrettten esinlenerek şu şekilde verebiliriz:

\n

- İnsanlığa hizmet ediniz. Sosyal sorumlulukla hareket ediniz. Vizyonunuzda bu olmalı.

\n

- Benzer bilgeliğe sahip ortaklarla stratejik birliktelikler oluşturun.

\n

- Şirketinizi liderlerle yönetin. Uzmanlara yönetimi bırakmayın. Avukat, müşavir, akademisyenlerden azami ölçüde yararlanın, ancak onlara yönetimi vermeyin.

\n

- Akil adamlar bilgeliği temsil eder. Bunlardan yararlanın. Ancak yönetiminize genç ve dinamik, lider ruhlu insanları alın. Şirketlerinizi emekliler lokaline veya huzurevine çevirmeyin.

\n

- Bütçesiz ve nakit akışı olmadan hiçbir işe girmeyin. Varsayımlarınızı ortak değerlere göre belirleyin. Hevesli ve hayalleri olan yöneticilerinizi mutlaka kontrol edin. Onların verdiği rakamları test edin.

\n

- Finans darboğazında iseniz iyi niyetli, gayretli ama ağır sorumluluk yüklenmiş muhasebecilere tüm görevi vermeyin. Kriz yönetimine geçin. Uzmanlardan yararlanın.

\n

- Çalışanlarınızın hatalarını bulma, hatalarını bulunca da onları değersiz veya beceriksiz görme anlayışından vazgeçin. Çünkü yoga üstadı Akif Manafın söylediği gibi İnsanoğlunun yaptığı her şey her zaman hatalıdır. Çünkü her zaman daha iyisi yapılabilir. Sadece hiçbir şey yapmayan kişi hata yapmaz; gerçi hiçbir şey yapmamak da bir hatadır”.

\n

- İşinizin matematiği ile yatın kalkın

\n

Yazarın Son Yazıları

İnsan Olmak! 4 Mart 2014
Bir Umrenin Ardından 25 Şubat 2014