Olaylar Ve Görüşler

OHAL’de ders başı

10 Eylül 2016 Cumartesi

Eğitimin dinselleştirilmesi, yeni kuşakları çağın değerlerinden ve Türkiye’yi uygar dünya hedefinden uzaklaştırmıştır.

 

CHP’nin gerçekleştirdiği “Eğitim Çalıştayı”nın üst başlığı tüm katılımcıların ön tartışması ile oluşturuldu. 26 eğitim alanında çalışmış akademisyen, uzman, eğitim çalışanları temsilcileri, eğitim yazarları ve teknotratların bu çalıştayda yer alması çok önemliydi. CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun son gün değerlendirmeye merkez yöneticileriyle katılması ise konuya verdiği önemi gösterdi. Sayın Kılıçdaroğlu yaklaşık olarak 6 saat çalıştayın sonuçlarını dinledi. Çok uzun yıllar sonra ilk kez OHAL koşullarında başlayacak eğitim-öğretim yılı için CHP’nin temel yaklaşımlarının ortaya konması açısından da anlamlı olan çalıştayın ana başlıklarının oluşmasına katılımcıların kaynaklık eden görüşlerini kısaca aktarmak istiyorum.

Bozulan toplumsal barış
Mevcut sistemle Türkiye’nin toplumsal çeşitliliği, sosyolojik gerçekliği, bilgi toplumu olgusu bir kenara bırakılmış ve toplumsal barış bozulmuştur. Eğitimin dinselleştirilmesi, yeni kuşakları çağın değerlerinden ve Türkiye’yi uygar dünya hedefinden uzaklaştırmıştır.

İyi insan-iyi vatandaş
Hasan âli Yücel’in eğitim felsefesindeki tanımı önemlidir. “İyi İnsanİyi Vatandaş.” Laik demokratik eğitim kamusal alana taşınmalıdır. Tüketime değil üretime dayalı bir eğitim felsefesi yeniden hâkim kılınmalıdır. Eğitim felsefesi demokratik ve bilimsel temel esas almalıdır. Sonuç olarak eğitimde temel felsefe çağdaş, laik, bilimsel ve demokratik bir eğitim modeli hedeflenmelidir. “Nasıl bir ülke, nasıl bir Türkiye” sorusunun yanıtı, eşit haklarla eşit yurttaşlıklara sahip bir ülke olmalı. Çocuk hakları kavramına dayanan bir eğitim hakkı sağlanmalı. Yani çocuk odaklı aktif eğitim modeli benimsenmeli. Çocuk hakları ve özgürlüklere yerel ve uluslararası bakmak gerekiyor.

Acil atılması gereken adımlar
Bilimsel, çağdaş, laik, kamu yararı olan eğitim sistemi üzerinde çalışılmalıdır. Eğitim yönetiminde kariyer ve liyakat esas alınmalı. Sanat ve sporun eğitimdeki önemi azalmıştır. Sanat ve spor eğitimi erken yaşlarda başlanmalıdır. Din öğretiminde tekçi anlayış hâkim kılınmıştır. Bütün inanç gruplarını da kapsayan laik bir eğitim sistemi benimsenmelidir. Açık öğretim zorunlu eğitimin bir parçası olmamalıdır. Eğitim sınav odaklı olmaktan çıkarılmalıdır. Temel kanunlarda belirtilen kariyer ve liyakat esaslarına uyulmalı ve yönetmelikler sıklıkla değiştirilmemelidir.
YÖK kaldırılmalıdır. Üniversiteler idari ve mali özerkliğe sahip olmalıdır.
12 yıllık eğitim süresi içerisinde ilköğretimden farklı okul türü açılmamalıdır. Tevhid-i Tedrisat Kanunu türlü uygulamada esas alınmalıdır. Seçmeli dersler yeniden yapılandırılmalıdır. Son 10 yılda 13 bin 800 köy okulu kapatılmıştır. Kapatılan köy okulları yeniden açılmalıdır.

Çocuklar çalıştırılmamalı
Eğitim ve öğretim kurumlarının amacı Atatürkçü, Cumhuriyetçi, evrensel değerlere saygılı ve laik vatandaşlar yetiştirmek olmalıdır. 12 yıllık karma eğitim zorunlu ve devlet okullarında parasızdır, eğitimistihdam ilişkisi kurulmalıdır. Eğitim çağındaki öğrenciler herhangi bir “ad” altında çalıştırılmamalıdır. Meslek okullarında eğitim görenler, eğitim süreleri boyunca sigortalı olup, bu süre emekliliğe sayılmalıdır. Okula erişimde devlet gerekli önlemleri almalıdır. İhtiyaç sahibi öğrencilerin beslenmesi, taşınması, barınması devlet tarafından ücretsiz karşılanmalıdır.

Okula cemaatler girmemeli
İlgiyle dinlediği çalıştay sunumunun sonunda Sayın Kılıçdaroğlu, “Okulların, eğitim kurumlarının laik ve bilimsel eğitim vermesini savunduklarını, Saray’da da bunu açıkça ifade ettiğini, laik ve bilimsel eğitim anlayışı ve modellerinin cemaatlerin eğitimden temizlenmesinin yolunun buradan geçtiğini” açık ve net olarak ifade etti. Kılıçdaroğlu, eğitimin yoksulluğun önlenmesinde bir vesile olabileceğini, Osmanlı özlemcilerinin 4+4+4 eğitim sistemini nasıl batırdıklarını belirtti. Ülkenin diğer sorunlarının yanında eğitimin temel sorunlardan biri olduğunu vurgularken “Nasıl Bir İnsan Nasıl Bir Türkiye” modelinin altını çizdi. Bundan sonra CHP’nin bu çalışmaları güçlendirici, sistemleştirici program oluşturulmasına bu öncülüğün devam edeceğine olan inancım her geçen gün daha da güçlenmiştir.  

AYŞE GÜROCAK
Eğitimci, 21. Dönem Ankara Milletvekili


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları