Zonguldak'ta Güzel Ölünmemeli! - Op. Dr. Tunç ÇELEBİ
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Zonguldak'ta Güzel Ölünmemeli! - Op. Dr. Tunç ÇELEBİ

17.05.2020 07:00
Güncellenme:
Takip Et:

TTK'ye (Eski Adı EKİ) ait Karadon Maden Ocağı'nda 17 Mayıs 2010’da meydana gelen Grizu faciasında 30 işçi yaşamını yitirmişti, Bu mesleğin kaderinde var”, “İlk 19-20 cesedimizde bahsettiğiniz türden herhangi bir şey yoktu. "Güzel öldüler". Acı çekmediklerini ve fizik olarak da güzel öldüklerini buradan rahatlıkla söyleyebilirim” cümlelerini duyalı 10 yılını bitirdi.

Büyük şair Hasan Hüseyin Korkmazgil demişti, Ekmeği bol eyledik / Acıyı bal eyledik / Sıratı yol eyledik / Geldik bugüne” ve ne güzel tarif etmişti acılarını ve talebini yapmıştı, Kör olasın demiyorum / Kör olma da / Gör beni” diyerek buruk bir anlatımla. Ama güzel ölümü anlatmaya koca şairin bile dili varmamıştı.

Zonguldak artık son yıllarda münferit de olsa, ses getiremese de cılız tepkiler veriyor; kötü kaderine, unutulmuşluğuna, bilinçli geri bırakılışına yetersiz de olsa isyan etmeye çalışıyor. Kentin genel fotoğrafı, her yönüyle küme düşmüş, düşürülmüş ve irice bir kasaba görünümüne bürünmüş bir yerleşim birimi.

CUMHURİYETİN İLK VE MODEL ŞEHRİ

Öyle bir kent düşünün ki Cumhuriyetin ilanından sonra Cumhuriyetin ilk ili olarak kayda geçmiş, sanayileşme sürecinde kullanılacak çok değerli kömür yataklarına sahip olduğu için sağına ve soluna Ereğli Demir Çelik ve Karabük Demir Çelik fabrikaları kurulmuş... Öyle bir kent düşünün ki kömür ocaklarını kamulaştırmadan önce çalıştıran Fransızlar ve Hollandalıların tasarladıkları, kurdukları ulaşımı kolay, çağdaş yaşama uygun modern, fiziki altyapıları olan uydu semtlere kavuşmuş, ülke ekonomisinin belkemiği olmuş yıllarca, bedeli ölüm dahi olsa…

On binlerce genci okullarında ısınmasından ulaşımına; dersliklerin onarımından sosyal yaşamına kadar katkı vermiş, binlerce akademisyen, uzman, bilim adamı, sanatçı, düşün adamı, edebiyatçı ve yazarın yetişmesine bila ücret” katkıda bulunmuş, filmlere, romanlara, şiirlere ilhamın nedeni olmuş ve bunların hiçbiri EKİ/TTK’nin bilançosunda artı hesaba yazılmamış. Liyakatsiz yöneticiler, partizan davranışlar, teknoloji uzaklığı, rehavete eklenen global konjonktür sonucu kömürün pahalı üretimi yerine, dışarıdan ucuz kömür temini politika olarak belirlenmiş, çalışan işçi sayısında belirgin azaltmalar yaşanmış, devlette Zonguldak ilgisi azalmış, hele büyük işçi yürüyüşü nedeniyle artık Zonguldak’a mesafeli yaklaşılmaya başlanmıştır. Bu süreç sonunda Karabük ve Bartın, Zonguldak’tan koparılıp il yapılmış ve Zonguldak kaderine terk edilmiştir.

Fotoğraf tam bu iken ...ve Zonguldak” söylemi ile Zonguldak Valisi’nin dil sürçmeleri bizleri düşündürmeye itti. Düşündük, Cumhuriyet kazanımlarını bünyemizde konsolide eden kültürel ve güncel üretim altyapımızı nasıl kurarız? Partilerüstü ve siyaset dışı kalarak kentin tüm dinamikleri, bu kavramda siyasi aktörleri, yerel yönetimleri ve bürokrasisi ile mış” gibi yaparak değil, bir araya gelip kent adına katma değer üretmenin yollarını, bizler ilimize olan maddi, manevi ve vefa borcu olarak bu görevimizi yerine getirmeliyiz sonucuna vardık ve bunu bir görev olarak kabullendik. 

HALK SAĞLIKLI YAŞAMAK İSTİYOR 

Hazırda çalışan 7 termik santrale, ilave santrallar planlanması, senelerce kömür ürettiğinden olacak herhalde kömür sonrası kente yine kömürlü ve havayı kirleten santralların istihdam artırıcı modeller olarak önerilmeye başlanması, kente hayat verecek proje olarak senelerce dillendirilen Filyos Limanı projesinin bu taleplere altyapı oluşturması yanında, gelişmiş hiçbir ülkenin kabullenmediği gemi söküm işlemlerinin de burada yapılacağının dillendirilmesi, burası nasılsa alışık, hasar alacağı kadar almış, kirli hava solumaya devam” tarzında (adına da kalkınma modeli diyorlar) bir uğraşın açıkça ortaya konulması karşısında 860 adımlık tek caddesi olan il merkezinin, mağaraları, güneşi, ormanı, denizi, yeşilin bin bir çeşidi; defnesi, kralların meyvesi Osmanlı çileği, dünyanın en güzel kuzukestanesi, rüzgâr santrallarını alternatif üretimimize niye eklemeyelim? Niçin kömür-hava kirliliği ve ölüm üçgenine sıkışalım?

Orhan Veli’nin dediği gibi artık siyah akamıyor ki Zonguldak’ın deresi, kömür bitirilince de kazanılmıyor ki ekmek parası ve ne yüz karası, ne de kömür karası istiyor Zonguldak halkı. İstediği çağdaş üretim metotları, temiz havasında sağlıklı yaşam ortamı. 30 Aralık’taki gibi hava kirliliği oranında dünya rekoru kırmamak. Ve lise, üniversite mezunu yetiştirdiği çocuklarının yüzde 75’inin şehirden göçme talebini durdurmak, sosyal ekonomik nedenlerle oluşan intihar olaylarını aza çekmek. Bu talepler suç olabilir mi?

Bir de ...ve Zonguldak” var. Büyük kentlerin arkasına takılmış olarak görmek bizi geriyor, kentimizi daha iyi bir geleceğe layık görüyoruz.

Umarız bu partilerüstü anonim hareketi başlatır ve herkesin bir araya gelip salt Zonguldak’ı düşünmesini sağlarız. Romantik değiliz, ama küçük derelerin nehirlere, nehirlerin de denizlere kavuşabileceğini biliyoruz. Yeter ki mış” gibi değil, gerçek yatay ilişki, samimi, içten duygularla kamuoyunu oluşturalım.

BEKLE BİZİ ZONGULDAK 

Ne demişti İrfan Yalçın, toprağı Zonguldak için, O Zonguldak ki Cumhuriyetimizin ilk büyük sanayi kenti, soylu bir yarış atıyken, sütçü beygirine dönüştürülen güzellik. Nereye gitsem, arkamdan gelen, beni yalnız bırakmayan çocukluğum.”

Bekle Zonguldak, “Çağdaş Güncel Zonguldak” için Biz ve Zonguldak” olarak sana seyahat kısıtlamasının kalktığı tarihten sonraki ilk cumartesi vefa borcumuzu ödemeye, görevimizi yapmaya, yüreğinin sıcaklığına geliyoruz.

OP. DR.TUNÇ ÇELEBİ 


* Rivayetlerden biri: Şehir ismini, G
öldağ’ı alanı veya yeri manasına varan Zone Ghvel Dagh”ın Türkçe okunuşundan almıştır.

Yazarın Son Yazıları

Devrim Kanunları’ndan yeni müfredata

Bir eğitim-öğretim yılının daha birinci yarıyılı sona ererken Türkiye’de eğitim sistemi pedagojik ve toplumsal açıdan ciddi tartışmaların odağında yer almaya devam etmektedir.

Devamını Oku
15.01.2026
Nâzım Hikmet 124 yaşında

Cumhuriyet gazetesinin 30 Mart 1950 tarihli birinci sayfasında, “Bursa Cezaevi’nde Mahkûmlarla Konuşma” başlıklı röportaj yayımlandı.

Devamını Oku
15.01.2026
Bütün ülkelerin hukukçuları birleşin! - Ziya Yergök

Dünyanın ve ülkemizin içinden geçtiği süreç adeta hukuksuzluklar sürecine döndü.

Devamını Oku
14.01.2026
Öfke ekonomisi - Mehmet Utku Şentürk

Oxford Sözlüğü’nün 2025 yılı için seçtiği kelime “rage bait” yani “öfke tuzağı” idi.

Devamını Oku
14.01.2026
Eşsiz bir yurtsever: Rauf Denktaş - Doç. Dr. İhsan Tayhani

Henüz 18-19 yaşlarında bir genç olarak Kıbrıs Türkünün özgürlük savaşımına omuz vermeye başlayan ve 88 yıllık yaşamının büyük bölümünü söz konusu savaşıma adayan Rauf Raif Denktaş, salt özverili bir dava adamı değil, omuzladığı savaşımı, bir devlet kurarak taçlandırmış olan çok yönlü bir liderdir.

Devamını Oku
13.01.2026
Roma yanılgısı ve İran - Prof. Dr. Cengiz Kuday

Mesleğim gereği Amerika Birleşik Devletleri’nde düzenlenen birçok bilimsel toplantıya katıldım.

Devamını Oku
13.01.2026
MESEM ve çocuk işçiliği - Özgür Hüseyin Akış

Sanayi Devrimi’yle birlikte çocuk emeği üretim sürecinde ciddi bir biçimde yer almıştır.

Devamını Oku
12.01.2026
Emperyalizm, Venezuela ve demokrasi - Doğan Ergenç

3 Ocak 2026 günü ABD, Venezuela’ya saldırdı ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro ile eşini kaçırıp New York’a getirdi.

Devamını Oku
12.01.2026
Gündelik distopya ve umudumuz - Olcay Bağır

Distopyaların ilki olmasa da en meşhuru Aldous Huxley’in 1932’de basılan Cesur Yeni Dünya romanıdır.

Devamını Oku
10.01.2026
‘Bir bilen’ - Kadir Serkan Selçuk

Türkiye’de seçmen tercihleri, genel olarak sorgulayarak, araştırarak değil geleneksel-ailevi bağların, yakın çevrenin veya bir lidere duyulan hayranlığın etkisiyle yapılır.

Devamını Oku
10.01.2026
Bir haydut devletin resmi: ABD - Doğu Silahçoğlu

Dünya egemenliğine soyunan ABD; uluslararası hukuka aykırı bir anlayışla ve geçmişteki sabıkasına uygun olarak yeni yılın ilk sabahında Venezuela’da haydutluğa soyundu.

Devamını Oku
09.01.2026
Bitmeyen meşruiyet arayışı - Hande Orhon Özdağ

Erdoğan’ın ABD seyahati sırasında, ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Trump’ın Erdoğan’a “ihtiyacı olanı” verdiğini söylemişti...

Devamını Oku
09.01.2026
Sermaye imparatorluğu - Kaan Eroğuz

Tüm dünya yeni yılı Amerikan emperyalizminin Venezüella’ya saldırısı ve devlet başkanı Nicolas Maduro ile eşi Cilia Flores’in bir savaş suçlusu gibi ABD’ye kaçırılması olayıyla karşıladı

Devamını Oku
08.01.2026
Yargı kısıntısı - Suna Türkoğlu

Anayasa Mahkemesi, 16.7.2010 tarihli E:2010/29 K:2010/90 sayılı kararında hukuk devletini “insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, anayasaya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık, anayasanın ve yasaların üstünde yasa koyucunun da bozamayacağı temel hukuk ilkeleri bulunduğu bilincinde olan devlet” olarak tanımlamıştır.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella’da ABD darbesi - Hikmet Sami Türk

3 Ocak 2025 sabaha doğru Venezüella Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores, ABD Başkanı Donald Trump’ın emriyle ABD ordusunun özel görev birimi Delta Force timleri tarafından yataklarından alınarak kaçırıldı; ABD’ye yönelik uyuşturucu kaçakçılığı ve terörizm iddialarıyla yargılanmak üzere New York’a götürüldü.

Devamını Oku
07.01.2026
Liyakat, adalet, açılım: Türkiye masada... - Gani Aşık

“Vatanımız cennet, sofralarımız bereket ve idaremiz merhamet” sloganı ile iktidar olan intikamcı siyasal İslam; foyasının çıkması, yurttaşın bıkması ve devletin kokuşması ile 23 yıllık fetret döneminin sonuna gelmiş görünüyor.

Devamını Oku
07.01.2026
Türkiye 2026'dan ne bekliyor? - Necdet Adabağ

Ünlü İtalyan şair-yazarı Giacomo Leopardi “Takvim Satıcısı” adlı denemesinde bir yılbaşı öncesinde takvim satıcısına, gelecek yılın nasıl olacağını sorar, sorunun yanıtını beklemeden gelecek yılın yaşadıkları yıldan farklı olmayacağını; acı ve ıstırapların süreceğini, iç ağrılarının dinmeyeceğini söyler.

Devamını Oku
07.01.2026
Harita üzerinde mütalaa etmek - Nejat Eslen

Mustafa Kemal Atatürk, “Ben siyasi meseleleri de askeri vaziyetlerde olduğu gibi harita üzerinde mütalaa ederim” demiştir.

Devamını Oku
06.01.2026
Vicdanı altınla değil, hakikatle tartmak - Abdullah Dörtlemez

Atinalı Timon, Shakespeare’in kaleminde cömertliğiyle tanınan, dostlarına servetini açan ama karşılığında nankörlük ve ihanet gören bir karakterdir.

Devamını Oku
06.01.2026
Ayrıştırma mı, bütünlük mü? - Necdet Ersoy

Ülkemizde her düzeyde devlet görevlisi, siyasetçiler ve kanaat önderleri, söylemlerinde toplumun bir bütün olduğunu ifade etmek için yurdumuzdaki bütün etnik grupların isimlerini sayıp sonra da “Biz hepimiz kardeşiz” gibi birlik ifade eden bir söylemi kullanmaktadırlar.

Devamını Oku
04.01.2026
Sahipsiz hayvanlar ve ‘tek sağlık’ - Ülgen Zeki Ok

İnsan sağlığını korumakla birlikte hayvan ve çevre sağlığının da korunması gerektiğine temellenen “tek sağlık” anlayışı, farklı alanlarda, farklı düşünebilen beyinlerin uyum içinde çalışmalarının yarattığı sinerji ile hızla yayılıyor.

Devamını Oku
03.01.2026
Toplumsal çürüme ve mücadele - Coşkun Özdemir

Kaygılar içinde yaşadığımız koca bir yıl geçti.

Devamını Oku
03.01.2026
2026'da Türk ordusu - Cumhur Utku

Filmi geri saralım.

Devamını Oku
02.01.2026
Her şey bizim elimizde - Yüksel Işık

Doğanın yasası bu, bir yılı daha tarihteki yerine yolcu ediyoruz.

Devamını Oku
02.01.2026
Liyakat kurumu - Ülkü Sarıtaş

Türk Dil Kurumu sözlüğündeki tanıma göre, kökeni Arapça olan liyakat kelimesinin anlamı; bir kimsenin, kendisine iş verilmeye yeterlilik, uygunluk ve yaraşırlık durumunda olmasıdır.

Devamını Oku
01.01.2026
Mustafa Necati'yi düşünürken - Mustafa Gazalcı

Her yılbaşı geldiğinde gencecik yaşında talihsiz bir biçimde yitirdiğimiz Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati’yi düşünürüm.

Devamını Oku
01.01.2026
Umut korkuyu yensin - Abdullah Yüksel

2025’in omuzlarımızda bıraktığı ağırlıkla giriyoruz yeni yıla.

Devamını Oku
31.12.2025
İyilik biriktirenlerin yolu - Serpil Güleçyüz

Yeni bir yıla, bin bir umutla merhaba derken tartışmaların dayatmaların gölgesinde, bizi biz yapan değerlerimizden ne kadar uzaklaştığımızı fark ediyoruz.

Devamını Oku
31.12.2025
Cumhuriyetin kurucu felsefesine dönüş - Basri Gürsoy

Türkiye bugün yalnızca bir iktidar değişimi tartışması yaşamamaktadır.

Devamını Oku
31.12.2025
Askeri hastanelerin yeniden açılması - Dr. Süleyman Kalman

Sıkça gündeme gelen askeri hastanelerin yeniden açılması yönündeki tartışmalar, yalnızca yönetsel bir düzenleme sorunu değil, görünüşte ani ama belki de “bile bile” yapılmış bir yanlıştan dönmenin ve silinmeye yeltenilmiş Cumhuriyetin sağlık belleği ile kurulan ilişkinin de bir göstergesidir.

Devamını Oku
30.12.2025
Barış üzerine bir deneme - Av. Ekrem Demiröz

Savaş kabadır, çirkindir ve acımasızdır.

Devamını Oku
30.12.2025
Yeni bir toplumsal yalnızlık - Dr. Alper Demir

Türkiye’de son yıllarda yaşanan siyasal gerilimler, derinleşen kutuplaşma ve kamusal alanın giderek daralması, artık yalnızca güncel siyasetin değil, toplumsal yapının kendisinin sorgulanmasını zorunlu kılıyor.

Devamını Oku
29.12.2025
Yıl biterken... - Erol Ertuğrul

23 yıldır Türkiye hak etmediği acıları yaşıyor.

Devamını Oku
28.12.2025
Mustafa Kemal’in Ankara’ya gelişi: Kızılca Gün - Hüner Tuncer

Birinci Dünya Savaşı sonucunda Osmanlı topraklarını Avrupa devletleri arasında paylaştıran Mondros Ateşkes Antlaşması sonrasında, Mustafa Kemal’in öncelikli düşüncesi, “ulusal birlik” düşüncesiydi.

Devamını Oku
27.12.2025
Su kıtlığına doğru... - İsmail Özcan

Herkesin bildiği üzere yaşadığımız dünyanın insanlar ve tüm canlılar için olmazsa olmaz iki büyük nimetinden biri hava, diğeri sudur.

Devamını Oku
27.12.2025
Devlet geleneği, demokrasi ve vicdan - Halil Sarıgöz

Dün İsmet İnönü’yü aramızdan ayrılışının 52’nci yılında andık..

Devamını Oku
26.12.2025
‘Asgari’ sömürü - Aydın Öncel

Aralık ayının son günlerinde yaşanan “asgari ücret” tartışmalarında gelenek bu yıl da bozulmadı!

Devamını Oku
25.12.2025
İBB davasında yargılama süresi - Hikmet Sami Türk

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) hakkındaki yolsuzluk iddianamesiyle İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 12.12.2025’te başlayan ve ilk duruşmasının 9 Mart 2026 günü yapılmasına karar verilen davada hedeflenen yargılama süresi, mahkeme tarafından en çok 12 yıl 6 ay olarak belirlendi.

Devamını Oku
24.12.2025
Menemen Devrim Şehitleri Anıtı ve Cumhuriyet -

Yunus Nadi: “Kubilay timsalini taziz için ne yapsak yerinde olacağına şüphe yoktur.

Devamını Oku
23.12.2025
Kubilay olayının anlattıkları - Osman Selim Kocahanoğlu

23 Aralık 1930 salı günü, Menemen’de insanlık tarihi- nin en hunhar cinayetlerinden bi- ri işlendi.

Devamını Oku
23.12.2025