Atatürk’e saldırılar, fiske etkisi bile yapmadı
Orhan Bursalı
Son Köşe Yazıları

Atatürk’e saldırılar, fiske etkisi bile yapmadı

10.11.2015 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

Çanakkale’de askerlerine “Size ölmeyi emrediyorum” diyebilen Ata, sonrası için de yapacaklarının işaretini çakmıştı. Bu önemli bir sözdür, Çanakkale’yi emperyalistlere geçilmez kılmanın sihriydi, kararlılığıydı. Bu söz büyük zaferi getirdi. Sonra da Anadolu’da bir kasırga gibi estirdi!
Büyük Anadolu Zaferi, Türkiye’nin Kurtuluşu ve Kuruluşu’nun harcı, Çanakkale’de size ölmeyi emrediyorum’da yatar. Atatürk, ölümüne bir kararlılıkla Anadolu’yu seferber etti; Kurtuluş Savaşı’nı başlattı, zaferi kazandırdı. Yine büyük bir kararlılıkla bir devletin, bir ülkenin, bir milletin inşasını gerçekleştirdi.
1938’e kadar tüm yaptıkları, Çanakkale’de 57. Alay’ın subaylarına askerlerine “Ben size taarruzu değil ölmeyi emrediyorum!” sözünün bu kez barış koşullarında gerçekleştirilmesidir.
O büyük bir devrimcidir, hayatının sonuna kadar da devrimci kaldı. Ne bir lüksü oldu ne başarılarının üzerine yatışı. Milletin sunduğu Savanora yatı bile hastalığına denk geldi. Şu “büyük Türk devleti”ne, bu devleti sırayla yöneten “büyük Türk büyüklerine” bakın ki bu yata bile on yıllarca sahip çıkamamış; kumarbaz ve eğlence gemisi olarak kiralanmış, denizde sürünmüştür.
Salt bu olay bile, Türkiye’yi on yıllarca yönetenlerin niteliğini ve ülkenin temel sorunlarından hiçbirini çözememişliğinin, demokratiksizliğinin, neredeyse Cumhuriyetsizliğinin, toplam halipürmelalinin baş kanıtlarından biridir.

Bize bıraktığı tek miras var
Atatürk, Kuruluş eserini tamamlayamadan aramızdan ayrıldı. Ama Kuruluş’un tamamlanması için bütün temelleri atmış, gerekli her şeyin örneklerini gerçekleştirmiş büyük Kahraman’a bugün yeniden veda günü!
Bugün Atatürk ilkelerine geri dönelim diyenlere sözüm: Onun tek ilkesi vardı, ülkeni ekonomik, bilimsel, teknolojik olarak öyle inşa et ki, bağımsızlığını garanti altına al, bunun için kimseye muhtaç olma!
Ve bize bıraktığı tek miras var:
“Ben manevi miras olarak hiçbir ayet, hiçbir dogma, hiçbir kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım bilim ve akıldır. Zaman süratle ilerliyor; milletlerin, toplumların, kişilerin mutluluk ve mutsuzluk anlayışları bile değişiyor. Böyle bir dünyada asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek, aklın ve bilimin gelişimini inkâr etmek olur. Benim Türk milleti için yapmak istediklerim ve başarmaya çalıştıklarım ortadadır. Benden sonra beni benimsemek isteyenler bu temel eksen üzerinde akıl ve bilimin rehberliğini kabul ederlerse manevi mirasçılarım olurlar.”
İlkeler, politikalar, akıl ve bilimin emrettiği yönde gelişir, değişir ve daha ileri bir karakter alır.

Aydın kılığında soytarılar
Tarihçi, okumuş yazmış kılığında bazıları, geçen 13 yıl içinde Atatürk’ü kötülemek için her herzeyi yediler: Diktatör, faşist, Mussolini ve Hitler’in benzeri, belki de katil vb.. Kurtuluş Savaşı’nı büyütmeyin, kaç kişi öldü, İstanbul mu kurtarıldı gibi herzeler kusan tarihçi kılığında soytarılar gördük. 13 yılın ruhuna uygun davrandılar!
Mustafa Kemal, başından beri halkla, Meclis’le hareket etti, devrimlerinin hepsini meşruiyet zeminine dayadı.
Demokrasiyi hep istedi ve denedi. Fakat, Osmanlı’ya geri dönüşü gördükçe, bunu erteleyip durdu ve demokratik bir ülkenin ekonomik, eğitsel zeminini hazırlamaya öncelik verdi. Ülke asla bir sıradan İslam ülkesi olmayacak büyük güce sahiptir hâlâ! Kimse korkmasın!
1 Kasım 1937’de bakın neler diyor: “Bütün tayyarelerin ve motorların ülkemizde yapılması ve harp hava endüstrimizin de bu temele göre geliştirilmesi gerekir.” Bu amaçla rüzgâr test tünelinin temeli 1940’ta atıldı, 47’de açıldı, 1950 Marshall yardımı gelince “artık ihtiyaç yok nasılsa ABD her şeyi verecek” politikasıyla kapatıldı. Ankara Üniversitesi kullanılan bu tüneli yıkmak için kolları mı sıvadı?
Doğan Kuban, “15 yıl içinde 100 yıla denk düşen devrimler yapmış bir büyük devrimci” diyor. Kendisine vurulmaya çalışılan fiskeler, sadece daha büyük bir sevgi ve sahiplenmeye yol açıyor. Saray ve boş Osmanlı meraklısı bu iktidar bile, yelkenleri indiriyor..
Kahramanın önünde sevgi ve saygıyla dimdik duralım bugün!  

Yazarın Son Yazıları

Su yosununu incelemek Tıp Nobeli getirdi

Ne yazacağım ki kütük adamlar üzerine.

Devamını Oku
08.10.2026
‘Eyalet sistemine geçebiliriz’

Arşiv unutmaz derler ya, epey süre önce kupür kesip saklama alışkanlığım vardı, birikmiş kupürleri temizlerken yukarıdaki gazete kesiği elime geçti.

Devamını Oku
06.10.2026
Toplum vicdanı, AKP içinde ne kadar yankı buluyor?

AKP iktidarının toplum içinde karşılığı nedir?

Devamını Oku
05.10.2026
Ayıbı gizleme... ‘Fatma Hanım yalnız değildir!’ sloganına destek

Ülke en büyük finansal soygununu yaşıyor.

Devamını Oku
04.10.2026
‘Bizim adamımız sistemi’, çıkar ağları parçalanmalı

Cumhurbaşkanı “Dışarıdan gelecek olumlu eleştirilere de açığız” sözlerini birkaç kez sarf etti.

Devamını Oku
01.10.2026
Deniz Göktaş’ın mizahının gücü ve geçmiş

Mizah, doğası gereği gücü sorgular; trajikomik ortam, karar uygulama ve durumlardan çok güçlü kahkahalar üretir.

Devamını Oku
29.09.2026
Bir mucize yükseliş ve çöküş

AKP döneminde İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne elektronik mühendisi olarak girmiş...

Devamını Oku
28.09.2026
Sayın adalet bakanı, savcıları, SPK sistemi ve Mehmet Şimşek...

Sayın Bakan...

Devamını Oku
27.09.2026
Yavaş Cumhurbaşkanlığı adaylığı kapısından girdi

Mansur Yavaş CHP üyeliğinden istifa ederek çok önemli bir adım attı Cumhurbaşkanlığı adaylığı için.

Devamını Oku
24.09.2026
Sermayeye ve soyguncuya emekten ve milletten büyük servet transfer

AKP döneminde çöküşü nas politikasıyla başlatmak yanlış olur.

Devamını Oku
22.09.2026
Bugünkü mülksüzleştirmenin zorbalık ve darbelerle başlangıcı

Prof. Erinç Yeldan, Habertürk’te Eren Eğilmez’in programında, emek üzerindeki sömürünün 1980’den itibaren nasıl katlanarak arttığını anlatıyordu.

Devamını Oku
21.09.2026
Fon soygunu nasıl işliyor, soymaya devam mı?

Şüphesiz ayrıntılar önemlidir.

Devamını Oku
20.09.2026
Okurlardan anlamlı katkılar

Bazen ihmal ediyorum okurları, aslında çok güzel katkı ve paylaşım yapıyorlar.

Devamını Oku
17.09.2026
Mansur Yavaş spekülasyonları üzerine

Aslında ben de bu yazıyı yazmamalıydım.

Devamını Oku
14.09.2026
‘Parti devleti’ işbaşında, siyasi propaganda içinde mi?

Liberal görüşlü arkadaşımla sohbet ediyoruz.

Devamını Oku
13.09.2026
Üsküdar: Bir dönem bitti, yeni dönem başladı

Üsküdar, bir buçuk yıldır muhalif belediyelere karşı tezgâhlanan operasyonların amacının çok net olarak iktidar tarafından ilan edildiği ilçe oldu.

Devamını Oku
10.09.2026
‘Atı alan Üsküdar’ı geçti’nin yeni versiyonu

Kör gözüm parmağına, deyimi çetrefillidir.

Devamını Oku
08.09.2026
Ümmet mi millet mi? Av kim, avcı kim?

“Kürt meselesi” çözümleri çerçevesinde bugün tartışılan konular, aslında 2013’te tartışılmıştı.

Devamını Oku
07.09.2026
Bir ‘kırmızı perşembe’ olayı üzerine

Silivri Cezaevi’nin yeni yapılan devasa salonundayım, arkadaşlara soruyorum, heyet nerede, diye.

Devamını Oku
06.09.2026
Bir insan ölünce her şey mi ölür?

Bakın doğum kaderde yok ama ölüm herkesin kaderinde var.

Devamını Oku
03.09.2026
Yeni anayasa mı, hülle hazırlığı mı, yoksa salt değişiklik mi...

Cumhurbaşkanının masasında incelenmekte olan bir anayasa taslağı olduğu kulis haberlerini okuyoruz.

Devamını Oku
01.09.2026
Çık bakalım çıkabilirsen, büyük lafın yeri yok

Hukukçu Mehmet Uçum’un demokrasiyi savunduğu, haksızlıklara karşı çıktığı, adaletsizlikleri eleştirdiği, anayasanın pek çok maddesinin, uygulanmamasını gündem yaptığı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin özellikle Türkiye’de büyük adaletsizliklere, haksızlıklara uğramış kişiler hakkında verdiği kararların uygulanmasını savunduğu vb. görülmemiştir.

Devamını Oku
31.08.2026
Büyük bir yürekle kuruldu Türkiye... Koskoca bir cesaret ve inançla...

Kazanacağız yüreğiyle...

Devamını Oku
30.08.2026
‘Nasıl da yırttık, tam yırttık, şerefe arkadaşlar!’

Siyasal yargılamada işin doğasına uygun mahkemeler kurulur.

Devamını Oku
27.08.2026
Ar-Ge 1.7: Teknoloji alanında ihracat 56 milyar dolar

2026 Bilim ve Teknoloji Göstergeleri raporuna göre Türkiye’nin Ar-Ge harcamaları son yirmi yılda istikrarlı biçimde arttı.

Devamını Oku
25.08.2026
Bir trilyon dolarlık büyük yarış

Bu yarış başka. Ar-Ge yarışı.

Devamını Oku
24.08.2026
Oyyy Rize! Haydi gidelim haydi!

Mademki Özgür Özel Rize’de geniş bir kucaklaşma ile karşılandı, fırsat bu fırsat iki hafta önceki Rize gezimizi yazayım.

Devamını Oku
23.08.2026
Transferler: Büyük bir çaresizliğin dışavurumu mu, psikolojik tedavi mi

En çarpıcısı Eceabat’ta gerçekleşti: AKP’nin adayı belediye seçimlerinde 153 oy almıştı.

Devamını Oku
20.08.2026
Herkes yapıyor, başım kel mi ortamı...

Çok tartışılan bir konu. Tam bir transfer sezonunda yaşıyoruz.

Devamını Oku
18.08.2026
İki ayrı program, iki plan ve ayrı gelecek mi var?

Dünkü yazımda, Kürt hareketinin (siyasi veya askeri), çerçeve yasa ve sonrası için alabildiğine konuşur, program ve beklentilerini açıklarken, AKP iktidarının ise alabildiğine bu konularda sustuğunu DEM-İmralı açıklamalarına zerre yanıt vermediğini anımsatmıştım.

Devamını Oku
17.08.2026
İktidar susarken, DEM’liler gerçeği mi söylüyor?

Silahlar sussun! Tabii ki, şüphesiz! Artık PKK savaşmayacak! Ne güzel!

Devamını Oku
16.08.2026
YENİ Parti: Riski mi azalttı? Yoksa artırdı mı? Verileri görelim

Şüphesiz çerçeve yasa konusunda YENİ Parti’nin ikili siyaseti seçmen nezdinde “partiyi kurtarıcı” mı oldu?

Devamını Oku
13.08.2026
YENİ Parti’nin tartışması gereken temel soru üzerine

Çerçeve yasa üzerine yazıyorum 3-4 yazıdır.

Devamını Oku
11.08.2026
Demokrasi, hak ve özgürlükler mi, Kürt ayrılıkçılığı mı?

İktidar YENİ Parti’yi giderek daha çok kıskaç altına alıyor ve alacak da.

Devamını Oku
10.08.2026
Seçim ittifakları kesin belirlendi... Ne yapmalı?

DEM Parti, CHP’ye mi saldırmaya yöneldi?

Devamını Oku
09.08.2026
Ülkenin önü açılıyor mu, kapanıyor mu, çerçeveden sonra nereye

İsim şu: “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi.”

Devamını Oku
06.08.2026
İmralı Cumhuriyeti yeniden kuruyor, bu kez ‘demokratik’

AKP liderliği ve hükümeti biliyor, İmralı biliyor belki de onayına sunuldu, (PKK’nin de bilgi sahibi olduğunu reddedemeyiz), DEM’liler haydi haydi biliyor.

Devamını Oku
04.08.2026
Korku iklimi, CHP’li belediyeler ve ahlakın sıfırlanması

Yoğun bir siyasi korku iklimi içinde yaşıyoruz.

Devamını Oku
03.08.2026
Cem Küçük neden tutuklandı? Bu bir iç kavga mı?

Hayır tabii ki. Cem Küçük tutuklandı.

Devamını Oku
02.08.2026
Yargıtay butlan kararından tedbiri kaldırırsa...

Bu serinin son yazısı.

Devamını Oku
28.07.2026