Öztin Akgüç

Kuşkulu ekonomik büyüme

09 Haziran 2021 Çarşamba

Ekonomik büyüme tahmini irdelenir, sorgulanır, kalitesi tartışılırken, bu bağlamda bazı kavramlara, tanımlara açıklık getirilmesi yararlı olabilir.

Ekonomik büyüme, bir önceki döneme göre gayri safi yurtiçi hasıla (GSYİH - GDP) artışıdır. GSYİH, yurtiçinde yerleşiklerce üretilen nihai mal ve hizmetlerin piyasa fiyatlarıyla değeridir. Mallar; işlevlerine göre tüketim, ara, sermaye malları olarak sınıflandırılmaktadır. GSYİH tahmini yapılırken çift sayımdan kaçınmak, tüketim ve sermaye mallarının üretiminde girdi olarak kullanılan, örneğin demir, çimento, gübre, un ve benzeri ara mallarının hesaba katılmaması gerekir. Ara mallarında stok artışı olmuşsa, artış GSYİH’ye eklenir. Nihai mal ve hizmetler, tüketim malları, makine taçhizat üretimi ve yeni inşaatı kapsar. Üretimde girdi olarak kullanılan fiziki sermaye malları, aşınma, yıpranma, değer kaybına uğramakta, faydalı ömürleri sonunda yenilenmeleri gerekmektedir. Bu amaçla ayrılan amortismanlar, maliyet öğesi olarak piyasa fiyatlarına dahil olduğundan; hesaplanan tutar, gayri safi olarak tanımlanmaktadır. Ayrılan amortismanlar, sermaye değer kayıpları, GSYİH tutarından indirilerek net milli hasıla (NNP) tutarına ulaşılır.

GSYİH, uyrukluk, vatandaşlık bağına göre değil, yurtiçi yerleşik olma temeline göre hesaplandığından, yabancılara ait ve/veya yabancıların ortak oldukları üretim ünitelerinin üretimi de GSYİH’ye dahildir. Yurtiçinde üretilen katma değerin bir bölümü, kâr, faiz, ücret olarak yurtdışına transfer edilmekte; buna karşılık aynı türde faktör gelirleri de yurda getirilmektedir. Dış âlem, faktör gelirleri GSYİH eklenerek, faktör giderleri ise indirilerek, gayri safi milli hasıla (GSMH-GNP) hesaplanmaktadır. Ekonomik büyüme hesabına, GSYİH esas alınmaktadır.

GSYİH tahmini, üretim, kullanım -harcama- bölüşüm temelinde; üretim temelinde de üç ana üretim dalı, tarım, sanayi, hizmet olarak alt sektörleri ayrımıyla yapılmaktadır. GSYİH; harcama ve katma değerin üretim faktörleri arasında bölüşümü esasına göre de hesaplanmaktadır.

GSYİH’nin harcama, kullanım alanları, tüketim, yatırım, yurtdışı yerleşiklerin kullanımı (ihracat) ve stok artışıdır. Makro ekonomi anlamında yatırım, üretim kapasitesinin artışıdır. Mevcut makine ve teçhizatın, inşaatın el değiştirmesi yeni bir üretim kapasitesi yaratmadığından, makro ekonomi açısından yatırım değildir. Tüketim ve yatırım harcamalarının özel ve kamu olarak ayrımı, yatırımların makine-teçhizat, inşaat olarak ayrıntılı hesaplanması, analiz açısından anlamlı ve yararlıdır. Tüketilen mal ve hizmetler ile makine ve teçhizatın bir bölümü, yurtdışı yerleşiklerin üretimi olduğundan ithalat ile ilgili dönemde stok azalışı da GSYİH hesabında toplam harcama tutarından indirilir. İthalat ve stok azalışı eksi değer olarak tabloda yer alır. Ekonomi, bir hesap döneminde, cari işlemler açığı vererek ve/veya stok azalışıyla ürettiğinden daha fazlasını kullanabilir, harcayabilir. Büyüme, üretimle gerçekleştiğinden “tüketerek büyüdük”,  “yatırım yaparak büyüdük” gibi değerlendirmeler hatalıdır. Tüketim ve yatırım harcamaları, yaratılan değerin, gelirin kullanımıdır.

Yaratılan katma değer, üretim faktörleri emek, sermaye, girişim, arazi ve doğal kaynak sahipleri arasında; ücret, faiz, kâr ve kira olarak bölüşülür. Üretim faktörleri gelirlerini temel alan GSYİH tahmini büyümeden kimlerin ne ölçüde pay aldığını göstermesi açısından da yararlıdır.

Büyüme, büyümenin kalitesi sorgulanırken, en azından aşağıdaki faktörlerin dikkate alınması yararlı olur:

  • Ekonominin tüm üretimini fiziki olarak saymak, ölçmek mümkün olmadığından, GSYİH tutarı tahminidir; muhasebe kesinliği yoktur. Tahmin yapılırken varsayımlara, kabullere, katsayılara dayanılır. Varsayımlarda, katsayılarda değişim, tahmin edilen GSYİH tutarını etkiler.
  • GSYİH; üretim, harcama, bölüşüm temellerine göre hesaplandığından, yapılan hesaplamanın birbirlerini doğrulaması, desteklemesi, tutarlı olması gerekir.
  • GSYİH; cari fiyatlarla hesaplandığından, önceki dönemlerle karşılaştırılabilmesi için sabit fiyatlara indirgenmesi, bu amaçla kullanılacak deflatörün, fiyat değişimini gerçekçi yansıtması gerekir. Deflatörün düşük veya yüksek hesaplanması da büyüme hızını etkiler.
  • Geçmiş dönemle karşılaştırma yapılırken, geçmiş yılın performansı da büyüme hızını etkiler. Oranın paydası büyüdükçe, oranın değeri düşer, payda küçüldükçe de oranın değeri yükselir. Başarısız bir yılla karşılaştırma yapılıyorsa büyüme hızı, yüksek hesaplanırken; başarılı bir yılla karşılaştırılırken düşük görünür. Ekonomi yazınında, temel alınan yıla göre büyüme hızının hesaplanmasındaki farklılık baz etkisi olarak nitelendirilmektedir.

Milli gelir tahminin açıklanması takvime bağlanarak takvime uyulmalıdır. Ekonomik göstergelerin olumsuz geliştiği bir dönemde, vakitsiz, takvime uymayan bir yüksek büyüme hızı açıklanması kuşku doğurur, inandırıcılığını yitirir; borsada, döviz kurunda, beklentilerde dahi olumlu bir etki doğurmaz. Büyüme gerçekçi, kendini besleyici ve sürekli olmalıdır.


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Sorumluluk 28 Temmuz 2021
Sol ve CHP kimliği 21 Temmuz 2021