Öztin Akgüç

ÖĞRENME ÖZÜRLÜ OLUŞ

08 Mart 2015 Pazar

Zekâ ile öğrenme özürlü olma arasında yakın ilişki var mı? Net bilmiyorum. Toplumu-muzda bir eksiklik olarak da öğrenme özürlü oluş gözleniyor. Bu bağlamda kanım yalnız TV’de yorum yapanlardan, yazılı medyadaki yazılardan kaynaklanmıyor. Toplumla birlikte yaşamak da bende bu kanıyı güçlendiriyor.
Basit bir örnek vereyim. İstanbul’da metroya biniş-iniş. İstanbul’da on yılı aşkın bir süre geçmesine karşın hâlâ metroya biniş ve inişi kuralına uygun öğrenemedik. İniş ve binişlerde itiş kakış, sürtüşmeler, ufak kavgalar yaşanıyor, tüm bunlar gecikmelere de bir ölçüde neden oluyor.

***

Metroda sürekli anons ediliyor, “Kapılar önünde birikmeyin, inenlere öncelik tanıyın” uyarısı sık yapılıyor. Bununla yetinilmiyor, duraklarda oklar çizilerek, iniş ve biniş yönleri gösteriliyor. Ortadaki düz yeşil ok inenlere, açılan kapıların yanlarındaki eğik sarı oklar da binenlere bekleyiş ve giriş yönünü gösteriyor.
Kural basit: İnenler yeşil oku izleyecek, ortadan inecekler, sarı okun gösterdiği şekilde ve yönde bekleyenler de kapılar açıldığında yanlardan giriş yapacaklar; böylece kargaşa, gecikme yaşanmayacak.
Gelin görün ki sürekli anonsa, uyarıya, yeşil ve sarı oklara karşın kapı önlerinde hem iniş hem binişlerde yığılmalar oluyor. Acele davranma telaşı da başlayınca giren çıkanlar arasında sürtüşme, kargaşa da kaçınılmazlaşıyor. Yoğun saatlerde elde çantalar, torbalarla iniş binişler, kafanıza bir şey çarpması, orta boylu ve gözlüklü biri iseniz, gözlüğe doğru bir dirsek darbesi almanız olasılığı da artıyor.
Metrodan iniyorsunuz, karşılaştığınız etten duvar, fiziksel teması da kaçınılmaz kılıyor. Binecekler yeşil oku bırakıp sarı oklar üzerinde sıralansalar, tüm bunlar yaşanmayacak. Giriş çıkış hızlanacak, kolaylaşacak ama bir türlü kurala uymayı başaramıyoruz.

***

İngilizlerin bir sözü var; “Penny foolish, pound wise”. Kuruşta aptalca ama lirada akıllı davran gibi bir öğüt. Biz uyanık geçiniyoruz. Yalnız uyanıklığımız İngiliz sözünün tersini uygulama şeklinde oluyor. Kuruş hesabında akıllı davranırken, özür dilerim kayba lira hesabında uğruyoruz. Kuruş hesabında gösterdiğimiz akıllılığı bir türlü lira hesabında gösteremiyoruz. Metroya biniş-inişteki kargaşa da bir tür uyanıklıktan kaynaklanıyor. Çabuk, herkesten önce binip yer kapmak. İyi de sürtüşmeler, itiş-kakış, geciktirme, sinirlenme uyanıklığın maliyeti oluyor.
Aynı tür uyanıklığı oy kullanırken siyasal yaşantımızda da gösteriyoruz. Nakdi yardım, ayni yardım alarak oy atmak, türbanlı görünüp kişisel ya da ailevi ayrıcalık kapmak iyi, uyanıklılık ama uzun süreli olarak düşük yaşam kalitesi ,yüksek borçluluk, yetersiz eğitimle bu uyanıklığın maliyeti ağır oluyor.
Şu uyanık geçinmekten kurtulup öğrenme özürlü olmaktan da sıyrılabilirsek galiba hem kişisel hem de ülkenin toplumsal yaşamını daha düzenli, kaliteli ve kolay hale getireceğiz.


Yazarın Son Yazıları

Enflasyon hedefleme 25 Kasım 2020
Yaygın yanılgılar 18 Kasım 2020
Ekonomi - Kısa notlar 11 Kasım 2020
Bağımsızlık 4 Kasım 2020
Yapışkanlık 28 Ekim 2020
Arayış 21 Ekim 2020
Peçenin ardını görmek 19 Ağustos 2020