Öztin Akgüç

Toplumun MR’ı Çekildi

15 Mart 2015 Pazar

AKP’nin büyük katkısı, toplumun iç yapısını, değer yargılarını net şekilde görüntülemek oldu. Gerçi, toplumda değer yargıları çarpıklıkları, davranış bozuklukları, kişisel zaaflar, uyanık geçinme, istenç yetersizliği, gayretsizlik, ürkeklik, farklı görüntü vermek eğilimi biliniyor, yazılıyordu ama bu dönemde net şekilde görüntülendi.
Toplumla birlikte yaşayanlar için, adaletsizlik, yargıya güvensizlik, ülkede asayişin olmayışı, kolluk güçlerinin özel koruma olarak kullanılması, eğitim düzeyinin düşüklüğü, üniversiteler başta olmak üzere eğitim kurumların yetersizliği, bürokraside liyakatsizlik biliniyordu ama bilinenler AKP döneminde somutlaştı.
Gerçi askerin başına çuval geçirilmesi, sınırların elek, yol geçen hanı haline gelmesi, devlet sırlarının yabancı yayın organlarından öğrenilmesi, yolsuzluğun genelleşmesi, kolluk güçlerinin vatandaşın özgürlüğünü tehdit aracı olarak kullanılması, yargının bağımsız olmaması, ekonomi alanında başarısızlık şaşırtıcı değildi. Beklenen olaylar ve sonuçlardı.
Mertlik, cesaret, vatan sevgisi, özveri, öz saygı, alçakgönüllülük dilimize persenktir ama toplumda ağırlıklı olarak gözlemlenen davranışlar, döneklik, ürkeklik, çıkarcılık, yalakalık, tabasbus, kişilik eksikliği, övüngenlik, böbürlenme, farklı görüntü verme takıyye çabasıdır.
Yahya Kemal, bir dizesinde bu gerçeği çok özlü biçimde “Aba var, post var, meydanda er yok” yani söylem çok, meydanda er bulmak zor, şeklinde ifade ediyor.

***

Toplum olarak bir eksiğimiz de eleştiriyi hoşgörülü karşılayamamamız, ciddi eleştirilerden yararlanamamız, yalakalıktan hoşlanmamızdır.
Eleştirenlerin yazgısı bir şekilde toplumdan sözde dışlanmaktır. Dışlanmanın, içeri alınmadan, teşekkür yazısıyla işe son vermeye değen çeşitli yöntemleri uygulanmaktadır.
Toplulukta da, kurumlarda da biraz daha bilgili olan, farklı, kişilikli davranan, istenmeyen kişi haline hemen geliverir. Tersine ayrım, negatif seleksiyon süreci ile de farklı olan dışlanır. Grasham kanunu, kötünün iyiyi kovması yalnız parasal alanda değil, toplum yaşamında da geçerliliğini sürdürür.
Zaman zaman yönetenlere, yaşananlara tepki veririz. “Biz bunlara layık değiliz” diye. Tepkileri duydukça rahmetli Örsan Öymen’in, Bülent Ecevit’in başbakanlığı döneminde Milliyet’te bir köşe yazısındaki tanı ve öngörüsünü anımsarım. Örsan, Ecevit’i eleştirenlere şöyle tepki veriyordu: “Bize Ecevit çok fazladır. Demirel bile fazladır!” Yaşanan örnekler Örsan’ın ne denli ileri görüşlü olduğunu kanıtladı.

***

Hastalığa tanı koymak, tedavisine başlamak için toplumun MR’ının çekilmesi başlangıç olmalıdır.
Türkiye’nin dünyada olumsuz tüm göstergelerde ilk sıralarda; olumlu ölçütlerde ise en gerilerde olduğunu artık görelim.
Toplulukların artamlarının, erdemlerinin, davranışlarının sıralamadaki yerlerini belirlediğini kavrayalım.
Toplumu, kurumları eleştirerek istenmeyen, rahatsız edici kişi haline gelmek belki de topluma, kurumlara hizmet etmenin etkili bir yöntemi olabilecek.


Yazarın Son Yazıları

Enflasyon hedefleme 25 Kasım 2020
Yaygın yanılgılar 18 Kasım 2020
Ekonomi - Kısa notlar 11 Kasım 2020
Bağımsızlık 4 Kasım 2020
Yapışkanlık 28 Ekim 2020
Arayış 21 Ekim 2020
Peçenin ardını görmek 19 Ağustos 2020