Şahin Aybek

MEB yüzyılın projesi olarak niye bir eğitim üniversitesi kurmaz ki???

18 Mayıs 2020 Pazartesi

Eğitimde Başarının Yakalanabilmesinin, Ülkemizi Dünya Eğitim Başkenti Yapabilmemizin, Dünyaya Eğitim Kekinin Tarifini Verebilmemizin Yolu…

Önemli bir söz “Ne ki hayaldir, o gerçektir” der. Yani bir şeyi önce hayal etmek gerekiyor, gerçekleştirebilmek için. Ben hayalimdeki, ama yakın somut bir projeyi bugün sizlerle paylaşmak istiyorum. Sürekli eğitimimizin nasıl daha iyiye, ileriye gidebileceğini konuşup duruyoruz. Bugün daha somut bir projeyi dile getireceğim. İşte bu konuşmaları somutlaştıracak, eğitimde yol gösterecek, çözüm önerileri üretecek, eğitimin merkezi, dinamosu olabilecek, böylelikle eğitime gereken önemin verilebileceği, bir yüzyıl projesinden dünyada çok az olan bir eğitim üniversitesi fikrinden, projesinden bahsetmek istiyorum. Hatırlayacağınız üzere, yakın zamanda bir müzik üniversitesi kurulmuştu. Müziğin, ekonominin, teknolojinin, sosyal bilimlerin üniversitesi oluyor da eğitimin üniversitesi niye olmasın. Ve bu konuya MEB öncülük ederek, böyle bir projeyi sahiplenmeli ve derhal ülkemizin hak ettiği üzere bir eğitim üniversitesi kurmalıdır paydaşlarla.

Buyurun proje. Hem eğitim gibi ana hareket ettirici bir alanı hareket ettirici bir proje hem de buradan yakalanacak sinerji, inanın, ülkemizi, uçurur. Dediğim gibi; ülkemizde müziğin, ekonominin, teknolojinin üniversitesi oluyor da eğitimin üniversitesi niye olmasın. Entelektüel altyapısı ve tartışması uzun olmakla beraber, tarihsel süreç içerisinde, özellikle 1980’li yıllarda 134 yıllık öğretmen yetiştirme deneyimimizi çöpe attık ve maalesef süreç içerisinde eğitim fakültelerimizin çoğu, Satı Bey’in 1900’lü yıllarda bir öğretmen okulunda yakaladığı düzeyi yakalayamamışlardır. O yüzden ben, bir eğitim üniversitesi kurulmalıdır derken sadece bir eğitim üniversitesi kurmuş olmak için kurmaktan bahsetmiyorum; benim bahsettiğim bir projenin ötesinde, eğitim fakültelerinin ötesinde, öğretmen akademilerinin ötesinde bir şey… Ben; ülkemizi dünyada eğitimin başkenti yapabilecek şeye reçete olabilecek, adeta eğitim sorunlarının da her yönüyle ele alınıp çözülebileceği bir eğitim hastanesinden, eğitim uzay üssünden, sağlık merkezinden bahsediyorum.

Bu konuda önemli eğitim bilimcilerimizden Dr. Niyazi Altunya’nın çok değerli önerileri olmuştur, süreç içerisinde. Evet, eğitim üniversitelerinin nasıl olacağı, kaç tane olacağı detaylandırılabilir. Tabi ki, bu konuyla ilgili YÖK, MEB ve paydaşlarca toplantılar yapılmalıdır. Ama bu konuda ülkemizin kaybedecek vakti yoktur. Bu üniversitenin nasıl olması gerektiğini, eğitim bilimleri fakültelerinden branş fakültelerine nasıl yapılandırılacağını ortaya koyacağız. Bu anlamda, özellikle Kore örneği olmak üzere, dünya örnekleri iyi incelenmelidir. Niyazi Altunya; eğitim bilimleri, temel eğitim, dil eğitimi, matematik ve fen eğitimi, sosyal bilimler eğitimi, güzel sanatlar eğitimi, teknik eğitim, mesleki eğitim, sağlık eğitimi, beden eğitimi gibi fakültelerin olması gerektiğini öneriyor bir eğitim üniversitesinde.

Ama ben, daha da önemli olan şeyin, niye bir eğitim üniversitesi kurulması gerektiğinin, yani amacın ve felsefenin anlatılması olduğunu düşünüyorum. Ve bir eğitim üniversitesi kurarsak, bununla neler yapabileceğimiz, eğitim sorunlarımızın çözümüne nasıl katkı koyabileceğimiz kısmının çok önemli olduğunu düşünüyorum.

Bu bağlamda dünya örneklerine baktığımızda; Hong Kong Eğitim Üniversitesi’nin 1994 yılında eğitim enstitüsü olarak kurulduğunu görürüz. Örneğin bu eğitim üniversitesinde 3 fakülte ve fakülte dışı akademik birimler bulunmaktadır. Ayrıca akademik çalışmalar için enstitü de bulunmaktadır. Bu eğitim üniversitesinde liberal sanat ve sosyal bilimler fakültesi, eğitim fakültesi, beşeri bilimler fakülteleri ve araştırma merkezleri bulunmaktadır.

Yukarıda söylediğimiz dünya örneklerinin de incelenmesiyle, ülkemiz dinamiklerine uygun, kendimize özgü bir eğitim üniversitesi kurmalıyız. Ayrıca bu eğitim üniversitesi öyle bir üniversite olmalıdır ki, uluslararası tüm eğitim çalışmalarının da çekim merkezi olabilmelidir. Bu üniversitede eğitim bilimleri ve öğretmenlik fakülteleri iyi dengelenmelidir. Ayrıca bu üniversitede yapılan akademik çalışmalar, aldıkları atıfların ötesinde, dünya eğitim gündemini de belirleyebilmelidir.

Bir zenginliğimiz olarak; sosyal bilimler üniversitemizin, ekonomi, teknoloji ve müzik üniversitelerimizin olduğu bir yerde, artık dünya çapında bir eğitim üniversitesi kurma zamanımız geldi de geçiyor. İşte ülkemizi dünya eğitim başkenti yapabilmemizin, dünyaya eğitim kekinin tarifini verebilmemizin yolu ve daha pek çok problemimizin çözümü de yüzyılın eğitim projesi olarak bir eğitim üniversitesi kurmaktır. Türkiye Hepimizin, Eğitim Hepimizin…

Twitter: @sahin_aybek


Yazarın Son Yazıları