İstanbul’un Kurbağalıdere’si, İzmir’in Körfez’i...

03 Ağustos 2015 Pazartesi

Kötü konularla yaşatılıyoruz. Hele hassas olanlar için güç bir durum. Nereye baksan burnumuza pislik kokusu geliyor; entrikaların, ayakoyunlarının, kumpasların, tezgâhların, yolsuzlukların kokuları... Kan, ölüm ve savaşın kokusu da üstümüzde. Midemiz ayağa kalkıyor, nefesimiz daralıyor. Temiz soluk aldığımız, güzel bir ülkede yaşamak istiyoruz oysa.
Yandaşlarda, düzenden nemalananlarda, ülkeyi uçuruma sürükleyenlerde herhangi bir rahatsızlık yok. Çürümüşlüğün içinde, aldırmadan, hazmederek yaşayıp gidiyorlar. Nasıl olsa bu dünya fani, cennetin nefaseti baki!..

***

Memleketin bazı yerleri bok kokuyor.
İstanbul’un göbeği, binlerce insanın yaşadığı Kadıköy’de, Kurbağalıdere dayanılmaz kokular saçıyor.
Her 100 mililitrede 200 olması gereken fekal bakteri 2 bin 900. Bin olması gereken koliform 6 bin 300, sıfır olması gereken kolibasili 2 bin 200 çıktı.
Dayanılacak gibi değil, insanlar nefessiz, hastalık kol geziyor.
Doğrudan dereye boşalan deterjan, yağ, zehir saçan evsel atıklar, oluşan metan gazı, denizi de mahvediyor.
AKP’li büyükşehir belediyesinin, Kadir Topbaş’ın umrunda mı?..
Üç yıldır giderek artan sorunu, göstermelik düzenlemelerin dışında çözmüyor.
Kimilerine göre kendisine oy vermeyenleri cezalandırıyor.

***

Tam yeri geldi İzmir’den söz etmenin.
Bir zamanlar körfezin dayanılmaz kokusu ülke çapında ünlüydü!
Önceki yerel yönetimlerin başlattığı, Aziz Kocaoğlu’nun genişlettiği projelerde sorun büyük ölçüde çözüldü.
Gediz, Nif, Bakırçay ve K.Menderes’e İzmir’den kirlilik akışı önlendi.
20082013 yılları arasında 872 bin 500 kişinin evsel atığını arıtacak kapasitede 12 biyolojik arıtma tesisi hizmete alındı.
Bu konuda iktidarın zırnık vermediği İzmir Büyükşehir Belediyesi, 10 yılda 4 milyarın üstünde yatırım gerçekleştirdi. Ülkenin toplam arıtma sisteminin yüzde 35’i İzmir’de.
Türkiye’nin en önemli çevre yatırımlarından biri olan Çamur Çürütme ve Kurutma Tesisi hizmete girdi.
Bir zamanlar felaket olan ölçüm değerleri normale döndü. Balıklar, karidesler ortaya çıktı, deniz yaşamı canlandı. Mavi bayraklı plaj sayısı ikiye katlandı.
Artık İzmir’in önünde, körfezde denize girme umudu var.
Kocaoğlu, bir zamanlar hayal bile edilmeyen bu durumu yaşama geçireceklerini söylüyor.
Bu konuda çok kararlı.
Karşıyaka, Kordon, Küçükyalı, Göztepe sahillerinde insanlar denizle kucaklaşırsa kent bambaşka bir kimliğe kavuşacak. 40 yıl öncesinin koşulları yaratılmış olacak.
Ülkemizin kentleri İzmir’e benzerse daha rahat soluk alacağız, emin olun...


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Yaşasın Cumhuriyet 1 Ocak 2016
Sesler kısılırken... 25 Aralık 2015
Sahipsiz Saip Köyü... 7 Aralık 2015