Demokraside Olmaz

09 Haziran 2011 Perşembe
\n

\n

Size seçim ortamında yaşatılan gerilimler; hukukun yan yollarından dolaşılarak demokrasinin özüne yönelik darbeler, tek başına Hopalılara yaşatılanlar... Başbakan Erdoğan, AKP iktidarının dozu demokrasinin sınırlarını çoktan aşmış tehdit, militarist çıkışlarının boyutları yanında çok hafif gelmiş olabilir. Ben Başbakan Erdoğanın dün açıkladığı bakanlıkların yeniden yapılandırılması kararının, demokrasilerde isyan bayrağı kaldırılacak vahamette bir olay olduğuna dikkatinizi çekmek istiyorum.

\n

Sadece Başbakan Erdoğanın başkanlık sistemine, mutlak iktidarına yönelik bir adım, yapılanma içeriği taşıdığı için değil dünya demokrasi tarihinde, seçime üç gün kala bakanlıkların yapılanmasını başta sona değiştiren, bağlı tüm kamu kuruluşlarının çalışmalarını sil baştan düzenleyecek, tüm kamu çalışanlarının işten alınmadan, bundan sonraki çalıştırılmalarına, işten atılmalarına, yerinden oynatacak, geleceğe dönük, kökten bir değişikliğin yeri, örneği yoktur.

\n

Hani balık baştan kokar ya. Bizde bu olaya yönelik balığı kokutan kılıf 6 Nisan tarihinde Erdoğan hükümetinin yürürlüğe soktuğu 6223 sayılı kanun hükmünde kararname yetkisi. Bakanlık düzenlemeleri, bağlı kuruluşların çalışmaları, çalışanların çalışma koşulları tümü ile yasal düzenleme konusuyken bu zorunluluk bir kararname ile ortadan kaldırılıp, Meclis’in yetkisine hükümet el koymuş bulunuyor. Hepimiz biliyoruz ki, Erdoğan hükümeti demek, Başbakan Erdoğan iradesinde istenenlerin yapılması demek. Elbette uzmanları, danışmanları ile çalışıyorlar. Ancak bakanlar, bakanlıkların, bağlı kurumların, uzmanların, kamu çalışanlarının uzmanlıklarının görüşleri, iradelerinin sözünden bile edilmeden.

\n

Tümünün, en önemlisi bizim yönetilme biçimimizde kaderimizi ilgilendiren bu yaşamsal konularda, yüzde doksanın çok üstünde oranlarda bihaber olduklarından hiç kuşkumuz yok. Bırakın yılların bürokrasi kurumlarının yoka sayılamıyacak önerilerini öngörülerini, kaç bakanın iradesi, bilgisi vardır? Açıklamak sıkar biraz. Padişahlık düzeni, buyurgan kültürde buyrulur, uyulur, irade beyan edilir. İki dudak arasından çıkan sözler mutlaktır, hakkın, hukukun üstünde geçerliliği vardır.

\n

***

\n

Diyeceksiniz ki, Bizde demokrasi kültürü hep biraz zayıf olmuştur. AKP iktidarında mutlak, diktatoryal merkezi irade DP iktidarını mumla aratacak dozda güçlendirilmiştir, 8 yıllık iktidar icraatları, yasama, yürütme, yargı bağımsızlığı ayaklarının işlemediği çarpık demokrasi örnekleri ile doludur. Bakanlıklar kararnamesi de onların benzeri bir örnek değil mi? Hem evet hem hayır. Çünkü geleceğe yönelik hükümet, bakanlıklar, kamu işletmeleri oluşumu, çalışmalarını yasalarla yapmamak, kanun kuvvetinde kararname ile yapmak gibi antidemokratik bir uygulamayla iş bitmiyor.

\n

Üç gün sonra yapılacak bir seçimle iktidar süreci noktalanacak bir başbakan ve hükümet demokrasi sınırlarını zorlamanın çok ötesinde, yok sayan bir yetkiyi kullanmış oluyor. Kararnamenin demokrasiyle çelişkisi, hukuksal hille, kılıf olma niteliğiyle aklın kabul edebileceği bir durum değil. Başbakan Erdoğanın idda ettiği gibi seçimde oyları, iktidar güçleri artsa bile demokrasinin kurallarına göre, baştan yeniden kurulacak bir hükümet, iktidar söz konusu. Seçime üç gün kala, iki dönem iktidarda durup durup, baştan sona yeni bir hükümet, bakanlıklar yapılanmasına gitmenin anlamı, işlevi ne?

\n

***

\n

Hangi hakla demokratik düzende yeniden oluşacak, yeni kurulacak hükümet yapılanmasına ipotek konuyor? Bilindiği üzere yeni seçim sonuçlarının Meclis iradesi şekilsel de olsa gündemde. Demokratik hukuk düzeni içinde biz, bizim milletvekillerimizi seçiyor, yeni parlamentoyu oluşturmuş oluyoruz. Önceden yeni Meclis iradesine el koymak, demokrasiyi özü ile yok saymaktır. Mecliste tartıştırılmadan bir önceki Meclisin iradesi ile daha doğrusu parmak hesabı ile alınmış yetki gücü ile seçilmişliğe bağlı görev süresinin bitimine üç gün kala; kökten yapısal değişikliklerle yeni hükümet, bakanlıklar yapılanması yeni Meclis iradesine sunulmadan dikte ettirilmiş oluyor.

\n

Bu işin içinde demokratik düzeni yok saymak, sandık gücünü padişahlık gibi görüp kullanmak, diktatoryal eğilimlerin ötesinde bir boyut da var. Üç gün kala hükümet yapılanmasında kökten değişikliklerin ilanı, dosta düşmana Ben işte böyle mutlak, güçlü iktidarım. İstediğimi yaparım, gelecekte daha da güçlü istediklerimi yapacağımın ilanıdır. Başbakan Erdoğanın dünkü kararname yetkili hükümet yapılanması değişiklik sunumu, içeriği ile elbette çok tartışılmalı. Ama öncelikle seçmene yönelik propogandanın içindeki, güç gösterisi, tehdit boyutu algılanmalı. “İşte mutlak güçle başınızdayım, daha yetkili, daha güçlü yönetim odağındayım. İrademe karşı duranlar, duracaklar, verecekleri hesabı düşünsünleranlamındaki bu çok çarpıcı yeni tehdit, şeytana papucunu ters giydirecek ustalıkta, içerikte.

\n

Biyat etmişler için geçerli bir tehdit olabilir. Sesiz atın tekmesi pek olurdiye de bir özdeyişimiz vardı...

\n\n

Yazarın Son Yazıları

Hitler faşisti gibi.. 26 Eylül 2020
Ruhi Su’yu anma.. 22 Eylül 2020
Batan geminin malları.. 19 Eylül 2020
Yalancının mumu.. 15 Eylül 2020
Yaralar nasıl sarılacak? 28 Ağustos 2020