Yahya Arıkan

İzinde çalışılması yasak!

19 Ağustos 2011 Cuma
\n

Elektronik Tebliğe

\n

Hazır mısınız?

\n

\n\n\n

Son dönemde işletmeleri yakından ilgilendiren pek çok yasal düzenleme hayata geçti. Pek üzerinde durulmasa da bunların en önemlilerinden biri Tebligat Kanununda yapılan değişiklikler.

\n

Bilindiği üzere, idari işlem ve eylemler bu işlem ve eylemleri doğuran belgelerin ilgililere tebliği ile başlar. Bu kapsamda, tarh edilen bir vergi veya kesilen bir vergi cezası ihbarnamenin mükellefe tebliği ile hüküm ifade eder. Yine benzer şekilde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından kesilen bir idari para cezası, buna ilişkin evrakın ilgilisine tebliği ile bir anlam bulur. Bu çerçevede, tebliğden itibaren ödeme, uzlaşma, dava açma gibi yasal süreler işlemeye başlar.

\n

Bu önemli süreci başlatan tebliğin ne şekilde yapılacağı 7201 sayılı Tebligat Kanununda düzenlenmiştir. Bu kanun, 1959 yılında yürürlüğe girmiş çok eski bir kanundur. Bu nedenle günümüz ihtiyaçlarına cevap vermesi beklenemez. Bugüne kadar pek çok defa değişikliğe tabi tutulmuştur. 6099 sayılı kanunla yapılan değişiklikle de elektronik tebligat hayatımıza girmiştir.

\n

‘Elektronik Tebligat’ta geri sayım

\n

\n

Yapılan değişiklik ile sermaye şirketlerine yani anonim, limitet ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlere yapılacak tebligatların elektronik yolla yapılması zorunlu hale getirilmiştir. Bu zorunluluk 19 Ocak 2013 tarihinde başlayacak.

\n

Bunların dışında kalan işletmelerde ise elektronik tebligat ihtiyaridir. Tebligata elverişli bir elektronik adres vererek bu adrese tebligat yapılmasını isteyen kişiye, elektronik yolla tebligat yapılabilecektir. Buna ilişkin uygulama, ise 19 Ocak 2012 tarihinden itibaren başlayacak.

\n

Yani ister sermaye şirketi olsun ister diğer işletmeler olsun, 19 Ocak 2012 tarihinden itibaren, elektronik posta adresi vererek, kendilerine elektronik tebligat yapılmasını isteyebilecekler. Sermaye şirketleri, 19 Ocak 2013 tarihinden itibaren tebligatlarını bu şekilde almak zorunda kalacaklar.

\n

Elektronik tebligatın zorunlu sebeplerle yapılamaması halinde ise Tebligat Kanununda sayılan diğer yollarla tebliğ işlemi gerçekleştirilecek.

\n

Elektronik ortamda yapılacak tebligat, Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü veya memur vasıtasıyla gerçekleştirilecek.

\n

Tabii bu noktada önemli birkaç soru akla geliyor. Elektronik postamızı kontrol etmezsek tebliğ yapılmış sayılacak mısorusu önemli. Kanuna göre, elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacak. Örneğin; 15 Mart 2013 tarihinde, e-postamıza düşen bir tebligat, 20 Nisan 2013 tarihinde tebliğ edilmiş sayılacak.

\n

Hangi kurumların tebliğlerini elektronik ortamda yapacakları da en çok merak edilecek noktalardan biri.

\n

7201 sayılı Tebligat Kanunu kapsamına giren kurum ve kuruluşlar elektronik ortamda tebligat yapmaya başlayacaklar. Bunlar; kazaî (yargı) merciler, genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri, özel bütçeli idareler, düzenleyici ve denetleyici kurumlar, sosyal güvenlik kurumları, il özel idareleri, belediyeler, köy hükmî şahsiyetleri, barolar ve noterler. Gelelim; Vergi ve vergi cezasına ilişkin tebligatlar elektronik ortamda mı yapılacaksorusunun yanıtına. Vergilendirmeye ilişkin evraklar, 7201 sayılı Tebligat Kanununa göre değil, 213 sayılı Vergi Usul Kanununa göre yapılmakta.

\n

VUKde elektronik tebliğe ilişkin yasal düzenlemeler yapılmıştır. İlgili maddeyle Maliye Bakanlığı, elektronik ortamda yapılacak tebliğle ilgili her türlü teknik altyapıyı kurmaya veya kurulmuş olanları kullanmaya, tebliğe elverişli elektronik adres kullanma zorunluluğu getirmeye ve kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılacakları ve elektronik tebliğe ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkili kılınmıştır. Ancak Bakanlık bu yetkisini henüz kullanmış değil. Zamanı bekleniyor.

\n

Evet; teknoloji o kadar hızlı gelişiyor ve bazen devletimiz bu hızlı gelişime o kadar güzel ayak uyduruyor ki işletmelerin de bu gelişimden uzak durmaları mümkün değil.

\n

\n\n\n\n\n

Çalışanların en önemli haklarından birisi yıllık ücretli izin hakkıdır.

\n

İşçilerin işyerine girdiği günden başlayarak, deneme süresi de içinde olmak üzere en az bir yıl çalışmış olanlara işyerindeki kıdemlerine ve yaşlarına göre yıllık ücretli izin verilir. Buna hak kazanmak için gerekli sürenin hesabında işçilerin, aynı işverenin bir veya çeşitli işyerlerinde çalıştıkları süreler birleştirilerek göz önüne alınır.

\n

İşçilere verilecek yıllık ücretli izin süresi, hizmet süresi;

\n

a) Bir yıldan beş yıla kadar (beş yıl dahil) olanlara on dört günden,

\n

b) Beş yıldan fazla on beş yıldan az olanlara yirmi günden,

\n

c) Onbeş yıl (dahil) ve daha fazla olanlara yirmialtı günden,

\n

az olamaz. Ancak on sekiz ve daha küçük yaştaki işçilerle elli ve daha yukarı yaştaki işçilere verilecek yıllık ücretli izin süresi yirmi günden az olamaz.

\n

Bu arada yıllık ücretli iznin amacının işçinin dinlenmesi olduğu için bir başka yerde ücretli veya ücretsiz çalışılması doğru değildir. İşçi bu zaman diliminde ücret karşılığı bir işte çalışırsa, izin süresi içinde kendisine ödenen ücret işveren tarafından geri alınabilir. Aman dikkat!

\n\n\n

İşyeri devrinde kıdem

\n

tazminatı sorumluluğu

\n\n\n

İşyeri devrinde, devredenin kıdem tazminatı sorumluluğu var mıdır?

\n

Özden Uzundemir

\n

İşyerinin devri halinde devreden işverenin kıdem tazminatı sorumluluğu devir tarihinden itibaren iki yıl süresincedir. İki yıl dolduktan sonra sorumluluğu yoktur.

\n

\n\n\n

SORU - CEVAP

\n\n\n

Sorularınız için malicozum6ismmmo.org.tr adresine mail atabilirsiniz. Tüm sorular e-posta ile tek tek cevaplanacaktır.

\n\n

Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları