Yazgülü Aldoğan

Bayramı, egemenlik geri geldiğinde kutlarız

22 Nisan 2021 Perşembe

23 Nisan, çocuklara armağan edilmiş bir milli egemenlik bayramıdır! TBMM’nin 101. kuruluş yıldönümü ama artık kutlamanın anlamı yok, çünkü egemenlik milletin değil, TBMM’nin de işlevi kalmadı! Türkiye, artık parlamenter demokrasiyle yönetilmiyor. Seçilmiş milletvekillerinin fiilen ne yasama ne denetleme görevi var. İcat ettiğimiz ucube Türk tipi başkanlık sisteminde ülke gece yarısı kararnameleriyle yönetiliyor. Haberciler, Resmi Gazete’nin mükerrer sayısı yayımlanmadan yatamıyor. Arada bir yasa da çıkıyor ama Meclis’te çoğunluğu olan AKP ve küçük ortağı MHP’nin Saray’dan gelen direktiflere el kaldırıp indirmesi işlemiyle. Geçenlerde fişlemeyle ilgili bir yasa tasarısını, muhalefet, çoğunluk salonda olmadığı için reddediverdi diye içtüzüğe aykırı olmasına rağmen oylama tekrarlandı ve yasa, Saray’ın istediği gibi çıktı. Bu sistemin adı parlamenter demokrasi değil, çoğulculuktur. Yani kim çoğunluksa onun borusunun ötmesi sistemi! Muhalefetten gelen öneri ve itirazlar, haklı ve gerekli bile olsa reddediliyor. 

Muhalefet yasak!

Muhalif parti ve milletvekillerinin sadece yasa yapmaya ve denetlemeye katkıda bulunma hakları engellenmiyor, muhalefet yapma hakları da engelleniyor! Önce HDP’nin üzerine gidildi, seçilmiş neredeyse bütün belediye başkanları görevden alınıp yerlerine kayyum atandı. Partinin başkan ve il - ilçe başkanları da tutuklu! Sıra geldi CHP’yi şeytanlaştırmaya. CHP’nin ılımlı muhalefetine razıydılar. Ne zamanki CHP gündeme hâkim oldu, yolsuzlukları ortaya çıkarmaya başladı, hele 128 milyar dolar nerede kampanyası, cebinde beş kuruşu kalmamış halkın ilgisini çekti; pankart asmak yasaklandı, broşür dağıtmak suç sayıldı, CHP’nin başta Genel Başkanı olmak üzere neredeyse tüm yöneticilerine fezlekeler hazırlandı. Suçları? Muhalefet yapmak! 

Eleştiri siyaset değildir

Kürtlerin siyaset yapması yasak. Öğrencilerin siyaset yapması yasak. Sanatçıların, aydınların siyaset yapması yasak. Emekli amirallerin siyaset yapması yasak. Emekli generallerin de siyaset yapan amiralleri eleştirmemesi yasak! Muhalefet milletvekillerine siyaset yapma yasağı sonuncusu! Biri fikrini söylemeye kalksa siyaset yapmak istiyorsan siyasete soyunacaksın diye bağıranlar, siyasete soyunmuşlara bile hak vermiyor ki? Böylece aslında fikrini söyleme hakkı herkese yasak: AKP ve MHP milletvekilleri de farklı bir fikir söyleyemez, anında aforoz edilir. Bu ne demektir? Egemenlik milletin değil, küçük bir zümrenin; demokrasi de rafa kalktı demektir. İstiyorlar ki ana muhalefet partisi genel başkanının muhalefet yapma hakkı 23 Nisan’da koltuğa oturtulan ilkokul çocuğununki kadar olsun! Kılıçdaroğlu’nun hakkında kaç milyarlık ceza davası var ve ne için? 

Uzlaşalım soygunu!

Sıradan vatandaşların anayasadaki fikir beyan etme hakkına ne oldu? Bunun tek yolu olan sosyal medya paylaşımlarından ötürü sesini çıkaran herkese soruşturma ve dava açılıyor! Cumhurbaşkanına hakaret ettin gerekçesiyle binlerce kişi soruşturma geçirdi, ceza yedi. Gün geçmiyor ki ifade vermeye çağrılmayalım, hakaret soruşturması! Bunu ticarete dökmüşler: Uzlaşmaya çağrılıp pazarlığa oturtuluyorsunuz; ver 5 bin lira anlaşalım! Yargıya güvenemeyen, neme lazım deyip ödüyor! Çoğunlukta olanlar haklarımızı yok etti! Ama anketler tersini söylüyor, artık çoğunluk değil, gidiciler. Onun için talan son sürat! Hazine’nin içini boşalttılar; şimdi devletin içini boşaltıyorlar. Bir vakıf mavrası çıkardılar, devlet arazisi, malı, binası, değerli ne varsa vakıflara devredip kaçırıyorlar. Ki gittikleri zaman gelenler bir de bakacak, ne kasada para var, ne değerli mal; hadi yönet yönetebilirsen.

Türkiye Cumhuriyeti ilan edildiğinde de hiçbir şeyimiz yoktu. Yeter ki adalet olsun, yeter ki dirayetli, vatanperver bir yönetim olsun! Yeniden kurarız, yeniden yaparız, nereye gittiyse geri alır, yeniden atarız sağlıklı bir demokrasinin temellerini. Gençlere iş, çocuklara okul, kadınlara şiddetsiz bir yaşam sağlarız. Bir kişiye 17 koltuk, 8 maaş vermeyiz! Millet İttifakı’nın iki yıl önce kazandığı yerel yönetimler bize adil ve dürüst yönetimin başarısını gösteriyor. İsraf ve yolsuzluk önlenir, kaynaklar doğru kullanılır; liyakat, kayırmacılığın önüne geçtiği zaman işler düzgün yürür. Sona yaklaştıkça zulüm artıyor, mahkeme kararı olmadan kelepçeler takılıyor amirallere! Sırf şu pandemi döneminde her gün ölen 300 yurttaşın hakkını aramak için gitmeliler! Lebaleb kongrelerle, hâlâ süregiden itiş kakış tarikat cenazeleriyle konfeti gibi saçtılar virüsü! Bu pandemi bir turnusol kâğıdı oldu, yönetememe krizi, takım tutar gibi parti tutanların bile gözüne girdi. Pandemi var ya, 

23 Nisan’ı, 1 Mayıs’ı da kutlamak yasak, zaten kutlanacak bayram da yok! Cumhuriyet fabrika ayarlarına döndüğü gün kutlarız! 


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları