Virüs cezası: Hiçbirimiz masum değiliz!
Yazgülü Aldoğan
Son Köşe Yazıları

Virüs cezası: Hiçbirimiz masum değiliz!

19.03.2020 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

İtiraf ediyorum; ben de ilk başlarda çok ciddiye almadım. Hatta ilk tedbirler kültür sanat olaylarına geldi diye bozulup itiraz bile ettim. Haksız da değildim aslında, çünkü tedbirlerde eşitsizlik vardı: Hükümet ya da tek karar verici, ilk tedbirleri “karşı mahallenin” ritüelleri, yaşam biçimi üzerinden aldı. Kendi mahallesine dokunmakta ürkek ve tedirgindi! Nasıl mı? Konser, tiyatro, sinema etkinlikleri iptal olurken “Cuma namazı camide kılınmasın” denilemedi. Hatta büyük bir kalabalığın omuz omuza oturduğu camide Diyanet İşleri Başkanı, kalabalıkta olmanın tehlikesinden bahsetti! Maçlar ertelenmedi. Ve hatta Trabzonspor Başkanı Ağaoğlu, ağzında maskesiyle “Ligin ertelenmesi söylentilerine ne gerek var?” bile diyebildi! Efendim, eğlenmesinler demek daha kolaydı da topluca namaz kılmasınlar demek daha zor geldi. Ve yapılabilecek en büyük yanlış yapıldı. 20 bini aşkın kişi umreye gitmişti. Suudi Arabistan Kâbe’yi kapayacak cesareti gösterdi, ne de olsa orada seçim yok, kral var; biz ilk gelen 10 bin kişilik kafileyi karantinaya alma cesaretini gösteremedik. Evlerine gönderip söz aldık, sakın evden çıkmayın, uslu uslu oturun, kimseye bulaştırmayın. Ama ne gam! Başta AKP’li vekiller, eş dost, mahalleli, hacı amca, hacı teyzeleri ziyaret edip fotoğraflar çektirdi. Bilim Kurulu üyeleri uyarıyor, hacıların evlerine telefon ediliyor, evden çıkmayın deniyordu. Bir hacı teyze aynen şunu demiş: “Hiç çıkar mıyız evladım, evdeyiz. Mevlüt okutuyoruz zaten, bütün mahalle burada!” 

Baktılar olmuyor, ikinci parti gelen Ankara ve Konyalı hacılar karantinaya alındı, hem de gece yarısı kovulan öğrencilerin yurtlarına. Sizin onları sokağa bıraktığınız saatte yurda dönseler o kız öğrenciler ceza yer! Ama cebinde parası, gidecek yeri var mı sorulmadan uykudan uyandırılıp iki parça eşyalarını toplayıp kapıya! Sabaha kadar yurdun bahçesinde bekleyip gidecek yer ve araç buldular gün ağarınca. Ya yerlerine gelenler? Onların terk etmek istemedikleri o KYK yurtlarını “Burası ahır gibi, kalmayız” diye beğenmediler. 

Düğün salonları açıktı

Hâlâ tehlikenin farkında değildik! Hacılar karantinadan firar etmeye kalktı, kaçanlar yakalandı. Madem hastayız sana da bulaşsın diye polisin yüzüne tüküren oldu. İkinci bir emirle tiyatrolardan sonra barlar da kapatıldı. Ben düğün salonlarının peşine düştüm. Bir bara 30 kişi gider, düğün salonları 300-500 kişilik. Hepsi açıktı. Ya akıllarına gelmemişti ya yine büyük çoğunluğun ritüellerine karşı çıkmak zor gelmişti! Haberini bir tek biz yaptık. Okuyorlar demek, ertesi gün kahvehaneler ve düğün salonları da kapatıldı. Hamamların niye kapatıldığı ise başka bir soru?

Toplu ulaşım araçlarını kullananlar yüzde 30 oranında azaldı. Halk, marketlerdeki makarna ve tuvalet kâğıtlarına saldırdı. Hem hâlâ ciddiye almıyorduk hem de ciddiye alanlar yanlış önlem alıyordu. 

TV ekranlarında Bilim Kurulu üyelerini ve doktorları dinledim sadece, gerisi çöp! Doktorların söylediği net ve açık: “Virüsten kaçın, saklanın! Yani? Evde kalın, çıkarsanız da kalabalıklara girmeyin, kimseye yaklaşmayın. Virüs sizi bulamasın. Bulaştıysa atmak için elinizi, ağzınızı, boğazınızı, burnunuzu yıkayın, yıkayın, yıkayın! Dezenfekte edin.” Ama hasta değilseniz, maske ve eldiven takmanın gereği yok. İyi ve sağlıklı beslenin: Vitamin, protein. Bol sıvı için, gırtlağınız hiç kuru kalmasın, virüs girdiyse akciğere değil, mideye insin ve mide asidinde ölsün! Uyuyun. Dinlenin. Korkun ki tedbir alasınız ama panik yapmayın ki strese girmeyesiniz. Stres, immün sistemi bozuyor ve hastalığı yenemiyorsunuz. 

Tabii bütün bu tedbirleri biz dışarıdakiler alabilir. Cezaevlerindeki haksız yere tuttuklarınızı merhamete gelip çıkarın! İran kadar olun hiç olmazsa. Ne intikam, ne af, adaletin tam zamanı.  

Ben yavaştan korkmaya başladım. Hata ettiğimi ve tehlikenin büyüklüğünü fark edemediğimi kabul ediyorum. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ise bu iktidarla yapabileceği kadarını yapıyor. Daha radikal olamazdı, izin vermezlerdi. İspanya gibi özel hastaneleri kamulaştırabilir miydi? Kendisininkiler dahil? Bu salgının çok şeyi değiştireceğini düşünenlerdenim. Bir aydınlanma dönemi daha geliyor, gelecek, gelmeli. Kendimizi temize çekmeliyiz. Tüketim çılgınlığına, doğayı ve hayvanları yok etmeye son vermeliyiz. Yaşam alanlarına girilen vahşi hayvanlar bizden intikam alıyor, bir yarasa dünyayı mahvetti. Nüfus artışını önlemeli, maden için ormanları talan etmeyi bırakmalıyız. Bilime, din ve hurafelerden daha çok önem vermeliyiz. Kızmayın, bizi dua değil, ilaçlar ve aşı kurtaracak!

Yazarın Son Yazıları

İktidarı değil, zihniyeti değiştirmek

İktidarı değil, zihniyeti değiştirmek

Devamını Oku
23.02.2023
Enkazdan tek kurtuluş ‘seçim’

Enkazdan tek kurtuluş ‘seçim’

Devamını Oku
16.02.2023
Asıl sen kork İstanbul!

Asıl sen kork İstanbul!

Devamını Oku
09.02.2023
Önce adalet ve özgürlük

Önce adalet ve özgürlük

Devamını Oku
02.02.2023
Yetim kızların gözyaşını dindirin!

Yetim kızların gözyaşını dindirin!

Devamını Oku
26.01.2023
Ankete inanma, anketsiz kalma!

Ankete inanma, anketsiz kalma!

Devamını Oku
19.01.2023
Kazanacağımız seçimi kaybetme çabası!

Kazanacağımız seçimi kaybetme çabası!

Devamını Oku
12.01.2023
Dışarıdan bakınca

Dışarıdan bakınca

Devamını Oku
05.01.2023
Her yol mubah!

Her yol mubah!

Devamını Oku
29.12.2022
Aday değil birliktelik önemli

Aday değil birliktelik önemli

Devamını Oku
22.12.2022
Biz ahmak değiliz!

Biz ahmak değiliz!

Devamını Oku
15.12.2022
Bunlar daha iyi günlerimiz mi?

Bunlar daha iyi günlerimiz mi?

Devamını Oku
08.12.2022
Aday niye önemli değil?

Aday niye önemli değil?

Devamını Oku
01.12.2022
İstanbul Allah’a emanet

İstanbul Allah’a emanet

Devamını Oku
24.11.2022
Terör kime, niye yarar?

Terör kime, niye yarar?

Devamını Oku
17.11.2022
Seni unutamıyoruz çünkü...

Seni unutamıyoruz çünkü...

Devamını Oku
10.11.2022
Er mektubu: Görülmüştür

Er mektubu: Görülmüştür

Devamını Oku
03.11.2022
Kızgınım ama umutsuz değilim

Kızgınım ama umutsuz değilim

Devamını Oku
29.10.2022
Yeni dönem hayırlı olamıyor!

Yeni dönem hayırlı olamıyor!

Devamını Oku
27.10.2022
Ah Putin, ah!

Ah Putin, ah!

Devamını Oku
20.10.2022
Endişeli laikler!

Endişeli laikler!

Devamını Oku
13.10.2022
Başörtüsü boksu!

Başörtüsü boksu!

Devamını Oku
06.10.2022
Mesele saç değil!

Mesele saç değil!

Devamını Oku
29.09.2022
İkiyüzlüler sizi!

İkiyüzlüler sizi!

Devamını Oku
22.09.2022
Mustafa Kemal’in karşısına Vahdettin mi?

Mustafa Kemal’in karşısına Vahdettin mi?

Devamını Oku
15.09.2022
Ortak payda insan; hedef: Adalet, laiklik, demokrasi!

Ortak payda insan; hedef: Adalet, laiklik, demokrasi!

Devamını Oku
08.09.2022
Bütün Türkiye ev hapsinde!

Bütün Türkiye ev hapsinde!

Devamını Oku
01.09.2022
Lüküs kamarada kimler oturur?

Lüküs kamarada kimler oturur?

Devamını Oku
25.08.2022
Kadınları neden korumuyorsunuz?

Kadınları neden korumuyorsunuz?

Devamını Oku
18.08.2022
Türkiye Talibanlaştı!

Türkiye Talibanlaştı!

Devamını Oku
04.08.2022
Başsağlığı ve özür

Başsağlığı ve özür

Devamını Oku
28.07.2022
Ne demokrasi ne milli birlik

Ne demokrasi ne milli birlik

Devamını Oku
21.07.2022
15 Temmuz’un kurbanları

15 Temmuz’un kurbanları

Devamını Oku
14.07.2022
Neyi keseceksin zaten kurban sensin

Neyi keseceksin zaten kurban sensin

Devamını Oku
07.07.2022
Kadınları niye sevmiyorsunuz?

Kadınları niye sevmiyorsunuz?

Devamını Oku
30.06.2022
Altı yıl sonra gelen adalet!

Altı yıl sonra gelen adalet! c

Devamını Oku
23.06.2022
Adalet istiyoruz!

Adalet istiyoruz!

Devamını Oku
16.06.2022
Bizi gençler kurtaracak

Bizi gençler kurtaracak

Devamını Oku
09.06.2022
Bizde her gün performans!

Bizde her gün performans!

Devamını Oku
02.06.2022
Boş tweet atmadık ya, ondan!

Boş tweet atmadık ya, ondan!

Devamını Oku
26.05.2022