Köşe Yazısı

A+ A-

‘Şimdi hayalinde İstanbul’u göreceksin!’

15 Mayıs 2019 Çarşamba

Her yıl bir coğrafyayı gezme, görme, yazma planı çerçevesinde Yemen’e gittiğimde yarım günümü “gat meclisine” ayırdım. Gat, nar ağacının yapraklarını andıran, yaz kış sürgün veren çalımsı bir bitki. Ucu filizli taze yaprakları ağzınızın yan tarafı şişecek şekilde çiğniyorsunuz. Yaprağı yutmadan sadece yeşil suyunu midenize indiriyorsunuz.
Büyük keyif veren gat meclisleri tüm Yemenliler için o kadar vazgeçilmez ki, Kuzey Yemen’le Güney Yemen’in iç savaş yaşadığı günlerde öğleden sonra gat saati geldiğinde iki taraf da elini tetikten çekerdi.
Başkent Sana yakınlarındaki 13 asırlık Tula’da bir gat meclisine katıldım. Duvar dibinde yer minderlerinde oturan insanların hemen tümünün sol yanağı şiş. Keyfin yükseldiği anlar. Ben de denemeye çalıştım. Gat yapraklarını çiğneyip yanağıma yerleştirdim, çiğnemeye koyuldum.
Yer yer altın dişleri dikkati çeken meclis üyelerinden biri, o an zevkin büyüklüğünü anlatmak için seslendi:
“Şimdi hayalinde İstanbul’u göreceksin...”
Hiç İstanbul’u görüp görmediğini sordum. Gitmemişti, ama onun için zevk dolu bir hayalin doruğu İstanbul’du.
Balkanlar’ı gezerken de karşılaştığım insanların hemen tümü bulunduğu kentle İstanbul arasındaki mesafeyi bildiği gibi Avrupa şehirlerinin uzaklığını da İstanbul’la karşılaştırıyordu; “İstanbul’dan daha yakın”, “İstanbul’un yolunun iki katı”...
Arjantin’in başkenti Buenos Aires’te, “Adana kebap yapan bir lokanta var” dediler, gittik. Ataları Adana’dan göçmüş bir Ermeni aile işletiyor. Tanışınca ilk sözleri şu oldu:
“İstambuuuul”
Mısır’ın başkenti Kahire’de şehirlerarası otobüslerde teybe konan ilk kaset Kuran oluyor. Sonra Mısır şarkıları... İskenderiye’ye varınca bu konuyu konuşurken şu anlatımı dinledim:
- Kuran, Mekke’de indirilmiş, Kahire’de okunmuş, İstanbul’da yazılmıştır...

***

Ankara, Türkiye’nin başkenti. İstanbul bir dünya şehri. Yukarıda verdiğimiz örneklere benzer pek çok İstanbul hatırası yaşadım.
Dünyada ekonomi merkezi ile siyasal başkenti farklı olan ülkeler vardır. Çin’de Pekin’le Şanghay, Avustralya’da Canberra ile Sidney, ABD’de Washington’la New York ne ise Türkiye’de Ankara ile İstanbul odur.
İstanbul bu anlamda Türkiye’nin en büyük kenti, aynı zamanda dünyanın gözbebeği...
Türkiye’nin bütün kentlerinden İstanbul’a göç var. Öyle şehirler var ki, İstanbul’daki nüfusu daha fazla. Başı Kastamonu ve Sivas çekiyor. Siyasi partiler de bu bağlamda hemşeri derneklerine, bu kültüre ayrı bir önem veriyorlar. Bunu da doğal karşılamak gerekir. Bizde hemşeri bağları güçlü. Dernek örgütlenmesi bağlamında en çok, cami yaptırma dernekleri var, bunu hemşeri dernekleri izliyor. Hemşeri örgütlenmesi o kadar güçlü ki; bir ilin zamanla ilçeleri, devamında köylerinden göçenleri ayrı dernek kurup, sonra konfederasyon oluyor. İlginç hemşeri derneklerinden birini Mersin’de duymuştum:
Mersin’e Adana’dan göçen Mardinliler Derneği!

***

Önümüzdeki 40 gün boyunca İstanbul’un pek çok özelliği de haber konusu olacak. En çok da dünya şehri olmasını sağlayan kültürünün dile gelmesi önemli.
Bu şehre artık daha fazla ihanet edilmesine izin vermemeli.
Ekrem İmamoğlu’nun başlattığı “Herkes konuşsun” çağrısına İstanbul üzerine kafa yoran, İstanbul’un ekonomisinden mimarisine kadar her açıdan sorumlusu olanların da katılması gerekir.
Her şehir için geçerli, ama özellikle İstanbul’un kaderi sadece siyasilere bırakılmamalı.
İstanbul üzerine sözü olan şimdi söylemeli.
Üstelik iktidar bile aklın yolu olan her şeye evet demeye başlamışken!
Suçüstü yakalamışken...

Tümü Mustafa Balbay - Son yazıları

Türkiye yanıyor! 25 Ağustos 2019 Paz
‘İmdat... Boğuluyorum... Kızım işsiz!’ 22 Ağustos 2019 Per
ABD Suriye yerine Türkiye’ye mi girecek? 21 Ağustos 2019 Çar