Köşe Yazısı

A+ A-

Durum...

19 Mayıs 2019 Pazar

Atam,
19 Mayıs 2019... Memlekette durum: Yurtta sulh cihanda sulh ilkesinin yerini, “Yurtta sorun, cihanda sorun” aldı. İktidar gücünü elinde tutanlar, işbaşına geldiklerinde Türkiye’yi AB’ye sokmaktan komşularla sıfır soruna kadar bir dizi söz verdiler.
17 yıl sonra Türkiye’yi AB’ye değil, birbirine soktular. Komşularla sıfır sorun da “sırf sorun” haline geldi.
Gündemde bir S-400, F-35 tartışması var ki; acıklı güldürü. İki büyük devlet arasında denge bulacağız diye, uluslararası alandaki tüm dengemizi yitirdik. Amerika kendince “Trump prensipler” tutturmuş, “Ben istediğim ülkeyle istediğim ilişkiyi kurarım ama müttefiklerim kiminle ne yapacağını bana soracak” diyor.
İktidar sahipleri de Amerika’ya diplomat, damat ne bulurlarsa gönderip şöyle diyorlar:
“Biz Rusya’dan S-400 alacağız ama bu sistem kesinlikle senden alacağımız F-35’i tanımayacak, bilmeyecek, hiç alakası olmayacak...”
Savunma sanayimizin bir sistemi ötekine küs duracak.
Niye?
Amerika küsmesin, diye!
Seslenseniz yeridir:
“Ben size tam bağımsızlığı böyle mi öğrettim?”

***

Atam,
Dış konular böyle, içerisi daha vahim...
Kurtuluş Savaşı koşullarında kurduğunuz Meclis neredeyse müzelik hale gelecek. Belki de, “Müze yaparsak içine koyacağımız bir şey yok” diye ağırdan alıyorlar.
Siz, egemenliği saraydan alıp Meclis’e verdiniz, bugün egemenliği Meclis’ten alıp saraya verdiler.
Başlıca özleminiz çokpartili hayattı. Bunu şu hale getirmek istiyorlar:
Sarayın liderliğinde çokpartili hayat!
Bitkisel hayat gibi bir şey!
Kalkınma bir tek iktidar partisinin adında kaldı.
“Demir ağlarla ördük anayurdu dört baştan” dediniz; sizi anladılar ama, yanlış anladılar: “Demir parmaklıklarla ördük anayurdu dört baştan...”
Pek çok ilimizde en büyük yatırım, yeni cezaevi!
Tarımın, tarımsal üretimin önemini anlatmak için, “Köylü milletin efendisidir” demiştiniz.
Öyle oldu; köylü milleti efendi efendi oturuyor. Tarlalar boş, yerli tohum yabancıya kurban. Kaderine razı olan köylümüze de bir şey demeye dilimiz varmıyor.
Eğitimde çok hızlıyız. Sürekli sistem değiştiriyoruz. Dünyada bizim kadar hızlı sistem değiştiren ülke yoktur. Eğitim yok ama sistem çok! Geldiğimiz noktanın özeti; çocuklara armağan ettiğiniz 23 Nisan bayramında hayalini soran televizyoncuya çocuğun verdiği şu yanıttı:
“Hayalim yurtdışına gitmek, Köln’de tıp okumak. Sonra da Alman vatandaşı olmak!”
Hani siz dışarıya bilim öğrensin diye gönderdiğiniz öğrencilere, “Sizi kıvılcım olarak gönderiyoruz, meşale olarak döneceksiniz” demiştiniz de tümü eğitim sonrası ülkeye dönmüştü ya... Bugün durum şu:
Yurtdışına giden çocuğa ailesi, “Aman yavrum” diyor, “Sakın dönme, kal oralarda!”
Devletin temel kurumlarının çoğu başkalaştı ya da kurum bağladı. Hemen hiçbir alanda güven kalmadı. Hukuk güvenliği bitti. Yargıtay, Danıştay ve Sayıştay’ın üstünde Saraytay var.
Sınav güvenliği kalmadı. Sınavlardan sorumlu kişi gözaltına alındığında soruların çalındığı anlaşınca ne yaptın sorusuna şu yanıtı verdi:
“Durumu üstlerime bildirdim, toz kaldırma, dediler.”
Sandık güvenliği kalmadı; seçimler, iktidar kazanamayınca yenileniyor.

***

Atam,
Bütün bunlara karşın, açtığın yolda yürüme mücadelesini sürdürüyoruz.
Sizin çok iyi bildiğiniz ve önem verdiğiniz iki gücümüz var:
Bilim ve halk...
Manevi mirasım dediğiniz bilimin kıymeti bilinmezse de bu yoldan yürüyen bilinçli insanların ortak irade göstermesine gereksinim var; bunun için çaba harcıyoruz.
Siz her şeyi halkla yaptınız. Hiç umudunuzu kesmediniz. “Umutsuz durum yoktur, umutsuz insanlar vardır. Biz onlardan değiliz” sözünüz bugün de geçerli.
Adını koyduğunuz Cumhuriyet gazetesi bugün 100 sayfa ile karşınızda. Bir okurumuzun dediği gibi; gazetenin sayfaları arasında sizin yazdığınıza inanıyoruz.
Yaşasın Cumhuriyet!

Tümü Mustafa Balbay - Son yazıları

Saray değil, millet kazandı... 25 Haziran 2019 Sal
Şimdi sıra başarıyı yönetmekte... 24 Haziran 2019 Pzt
Gün ardından gün doğar... 23 Haziran 2019 Paz