Onda on Reyiz...

Onda on Reyiz...

09.06.2019 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

Her lider en iyi yaptığı şeyi yapmalı.
Ötesine ne el atmalı, ne de dil uzatmalı.

***

Konumuz elbette ve yine o. On yıldır aralıksız her hafta yazıyoruz. On yazıdan dokuzunun öznesi o. Aslında 10’da 10’unun olmalıydı. Çünkü her şeyin asli faili ve tek faili o. Belki de iyi niyetle ülkede el atmadığı, kırıp dökmediği bir şey kalmadığı için!

***

Özetle, niyetimiz halis idi. “No Reyiz-Yok beis” konulu bir yazı idi. Ama yine kısmet olmadı.
Bizim evin önündeki kazayı ve arabama çarpan hızlı sürücüyü anlatacaktım. Benim aracın önü kısmen dağıldı. Onda bir şey yok. Yani hiçbir şey yok.
Bizim ev, E-5’te veya otoyol kenarında falan değil. Görece işlek bir sokakta. Tutanak ve alkol testi için bir buçuk saat bekledikten sonra genç iki trafik polisi geldi. Onarımı da nasıl olsa sigorta yaptıracaktı. Komşularla birlikte polislere, bizim sokağın asıl derdini anlattık. Çevrede çocuk yuvası ve okul var. Mahallenin kedi köpeği de bol. Çok hız yapılıyor. Kazalar sıklaşmaya başladı.
Rapora, “lütfen hız kesici tümsek ve hız sınırı levhaları konulması” gerektiğini de ekleseniz, diyecek olduk. Çok efendi, çok nazik memurlardı.
Özür dileyerek mümkün olmadığını, bunun için Cumhurbaşkanlığı İletişim’e başvurmak gerektiğini söylediler!
Cumhurbaşkanlığı mı?!
“Evet, CİMER! Yani, Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi. Oraya!.”
Yani bizim sokağa yapılacak tümsek ve asılacak levha da Cumhurbaşkanlığı’nın kararına mı bağlı?..”
Trafikçi memurun ikisi de nazikçe başlarını evet anlamında eğmekle yetindiler.
Çok şükür Ankara’da merkeze yakın bir semtte oturuyoruz.
Ya Şarkikaraağaç’ın bir mahallesinde otursaydık.

***

Yazıya “Her lider, en iyi yaptığı şeyi yapmalı!” diye girmiştik. Devam edelim. Sn. Reyiz, geçen dönem bendeniz için iki kez “hakaret ve iftira” iddiası ve “4 yıla dek hapis talebi” ile suç duyurusunda bulunmuştu.
Ayıp değil ya, epey korkmuştum. Şaka değil, “Cumhurbaşkanına hakaret ve iftira!” Çağlayan’da adliyenin merdivenlerini avukat Turgut Kazan ile çıkarken, onun sükûneti bana da bulaştı. O gün zaten kırk kere değil, dört yüz kere tövbe etmiştim bir daha o gün SN. Reyiz’e iftira (!) ve hakaret (!) etmemek için.
Bu kez niyetim zaten çok halis idi. Kendisinin en iyi yaptığı şeyin “şiir okumak” olduğunu tebarüz ettirerek azıcık da iltifat etmekti... Malum, bayramlar bunun içindi.

***

Bayram arifesi, o kaza vesilesi ile öğrendik ki, yetki ve sorumlulukları arasına, sokaklara trafik levhası ve hız tümseği yaptırmayı da dahil etmiş. Ama bu yüzden en mükemmel yeteneğine biraz yazık etmiş. Belki de sırf bu nedenle, büyük bir fırsatı da kaçırmış oldu. Nâzım Hikmet’in 3 Haziran’daki ölüm yıldönümünü atladı. Oysa o gün, büyük şairin, o ünlü şiirini, bayram tebriği bağlamına sokarak tüm TV’lerden kıraat edebilirdi.
Şiirin iyisinde fazilet ve hikmet bulunduğuna dair hadisler vardır. “Şiirin bir kısmı bilgeliktir, hikmettir.” (Buharî, Edeb 90)
Büyük ustanın ünlü şiiri ile bu kez daha “yetmez ama evetçilerin”, liberal aydınların ayranlarını ve hayranlıklarını yeniden kabartabilir, İstanbul oylarına en az yüzde 1’lik katkı sağlayabilirdi.

***

Sözünü ettiğimiz şiir, N. Hikmet’in 14 Kasım 2016 günü Külliye’de çiftçilere yaptığı konuşmanın esin kaynağı olan “Dünyanın En Tuhaf Mahluku” adlı şiiri idi. O gün, yıllardır sakladığı sırrını açık seçik ve üstüne basa basa şöyle açıklamıştı:
“Ben de bir çobanım. Çobanlığın felsefesini anlamayan, psikolojisini anlamayan insan yönetemez!”

***

Bu felsefenin sırrı büyük ustanın Fransa’da şarkısı da yapılan (Dünyanın En Tuhaf Mahluku- Yves Montand- Le Plus Drole des Creatures) adı ünlü şiirinde yatıyordu:
Koyun gibisin kardeşim,
Gocuklu celep kaldırınca sopasını,
Sürüye katılıverirsin hemen.
Ve âdeta mağrur, koşarsın salhaneye.
Dünyanın en tuhaf mahlûkusun yani,
(...) Ve bu dünyada, bu zulüm,
Senin sayende (...)
Kabahat senin demeye de dilim varmıyor ama,
Kabahatin çoğu senin, canım kardeşim!

***

Sokak aralarına trafik tabelası, tümsek veya sağa sola saray maray yaptırmak yerine keşke uğruna hapis yattığı ve asrın liderliğine, ümmetin önderliğine yelken açmasına olanak tanıyan asıl sanatına dönse...
Ve madem, “ben bir çobanım!” dediğine göre, mesela maval yerine, kaval çalmasını da öğrense...
Hem ülke için de hem de torunları için pek çok hayırlara vesile olacaktır.  

Yazarın Son Yazıları

Günü gününe, elifi elifine KK

Gazetecilik fıtrat işi, hele de muhabirlik.

Devamını Oku
24.05.2026
Pişmaniyesiz bir mayıs

Bilal Erdoğan eski defterleri karıştırmış.

Devamını Oku
10.05.2026
Dijital siber ama tekinsiz

23 Nisan’a günler kala ortaokul öğrencisi 14 yaşındaki İsa Arda, okul çantasına yerleştirdiği polis müdürü babasına ait beş ayrı tabancasındaki sayısız mermiyi ateşleyip 8 öğrenci ile bir öğretmeni katletti.

Devamını Oku
26.04.2026
Kökü mazideki ati!

Değil Türkiye’nin, İstanbul’un bile başına gelmediği 32 yıl önce şunları not etmişiz...

Devamını Oku
29.03.2026
Apo’nun gidişi, RTE’nin işi

PKK kurucu önderi, “sadece Türkiye’de değil, Ortadoğu’nun bir arada yaşama sorununa çözüm bulma amacı taşıdığını” da ilan etti.

Devamını Oku
01.03.2026
Türkiye Cumhuriyeti ve cıhar mıh!

Ramazan arifesinde ve tam da TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Raporu’nun açıklamasına günler kala çok önemli ve tarihsel bir başka açıklamaya daha tanık olduk:

Devamını Oku
23.02.2026
Umut hakkı ve FETÖ

Tarih yazmak değildir her siyasi liderin işi...

Devamını Oku
15.02.2026
Oyun mu? Devlet Tiyatrosu mu?

Oyun mu? Devlet Tiyatrosu mu?

Devamını Oku
08.02.2026
Siyasetin ve ömrün sınırları-İsmail Cem

Onu da bir başka 24 Ocak’ta kaybettik.

Devamını Oku
01.02.2026
Tekinsiz... Bak ama anma!

Milyonlarca veli, yüz binlerce öğretmen iyi tanıyor, biliyor.

Devamını Oku
18.01.2026
Kara kışta karanlık politika

Bugün 21 Aralık.

Devamını Oku
21.12.2025
Düş kurma günü...

Ne 21 yaşına yeni basmış, dünya ölçeğinde piyanist olma yolundaki Tuna Tüney’le ilgili ne de Türk Beşleri ile Mozart’ın Türk Marşı’nı okyanusun ötelerine taşıyan ulusal onurumuz maestro Gürer Aykal’ın coşkuyla seslendirdiği “Ey vatan gözyaşların dinsin...” marşı ile... “8 Aralık çok önemli gün!” diyor.

Devamını Oku
07.12.2025
Meşrubat Trump'tan meşruiyet...

Meşrubat Trump'tan meşruiyet...

Devamını Oku
30.11.2025
Risk-almak vermek

En dehşetengiz proje nedir?

Devamını Oku
23.11.2025
Abalar Feda Muazzez Hanım'a

Abalar fena Muazzez Hanım'a

Devamını Oku
16.11.2025
10 Kasım sırtlanlığı

10 Kasımlarda “Atam sen rahat uyu!” sloganını duyamaz olduk: Biliyoruz ki “Saygı duruşu, sap gibi durmaktır” diyen zihniyet iktidar olduğundan beri Atatürk’e rahat uyu demenin manası yok.

Devamını Oku
09.11.2025
Kasım notları

Kasım notları

Devamını Oku
02.11.2025
Durumlara rağmen doğa yasası şaşmaz

Para politikalarının mucidi ünlü ekonomist Milton Friedman (1912-2006) sanki bizimki için söylemiş: “Bir hükümet, bazen bir sorunu çözmeye kalkınca o sorun daha da büyük bir sorun haline gelir!”

Devamını Oku
26.10.2025
Şeytan-ı Racim-10.10.10

Ankara Tren Garı, Cumhuriyetin belleğinde bir istasyondan fazlasıdır.

Devamını Oku
12.10.2025
Trump ile trampa

Meşruiyet değildir AKP’nin en müşkül işi, müşkül odur ki meşruiyet ararken kördüğüm eder memlekette her işi.

Devamını Oku
28.09.2025
Amerikan açık pokeri

ABD’nin değil, dünyanın da tek adamı (!) Trump, sonunda bizim tek adamımız Erdoğan’ı bu perşembe günü Beyaz Saray’ında kabul edecek. Yaşasın.

Devamını Oku
21.09.2025
Kemal Bey... Tarihi ve talihi

Yarın 15 Eylül, tarihi bir gün.

Devamını Oku
14.09.2025
Baba-oğul ilişkisi

“Hırsızlık oğuldan babaya değil, babadan oğula geçer. R.T. Erdoğan 1994”.

Devamını Oku
07.09.2025
Babadan numarasız selefe...

Tayyip Bey’in bekası için mesai harcayan etkili-yetkili külliye başdanışmanlarının 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in konuşmalarını da inceledikleri biliniyor.

Devamını Oku
31.08.2025
Erdal İnönü ve Kürt ittifakı...

TBMM tatilde, malum komisyon salı günü yine de toplanıyor.

Devamını Oku
17.08.2025
Kutlu olmayasıca Sevr!

Bugün 10 Ağustos 2025.

Devamını Oku
10.08.2025
Komisyonun yazgısı!

Şu satırlara bakar mısınız?..

Devamını Oku
03.08.2025
Yapay zeka Bodrum'da

Bodrum'da yabancı turistler ayrılırken okudukları kitapları otel lobilerindeki kitaplıklara “armağan” ediyorlar.

Devamını Oku
27.07.2025
Altan abisiz gazetecilik...

“Gazeteci olunmaz. Gazeteci doğulur” gerçeğine inanan kuşaktandı...

Devamını Oku
20.07.2025
Paşa gönül ittifakı...

Günlerdir tonlarca laf, demeç, açıklama, nutuk...

Devamını Oku
13.07.2025
Sessiz sabotaj...

İktidar belli ki geceleri meydanlardan caddelere taşan on binlerin, yüz binlerin anaforuna kapıldı.

Devamını Oku
06.07.2025
Keşke mutlak butlanlansa...

Tayyip Bey'e siyasette ikbal yolunu açanlar onu milletvekili bile değilken Beyaz Saray’da ağırlayanlardı.

Devamını Oku
29.06.2025
Bir yıldız kaydı...

Bugün Çetin Altan’ın 98. doğum günü. Kemal Gür’ün ölümünün de 4. günü. H Çetin Altan’ın sadık okurlarındandı.

Devamını Oku
22.06.2025
TERÖR ÇÖPLÜĞÜ ORTADOĞU...

Komisyonumuz 'yağmasa da gürlemeye' kararlı!

Devamını Oku
15.06.2025
Hepimiz bir tür kurbanız bayramı...

Kutlu olsun! Bayram gönüllere de gele, daha da gitmeye.

Devamını Oku
08.06.2025
MHP’nin ‘görünmez el’i

Tüm siyasal partiler kurulurken fabrika ayarına sahiptir. Zamanla ve/veya parti yönetimleri el değiştirdikçe bu ayar değişir, bozulur, tanınmaz hale gelebilir.

Devamını Oku
01.06.2025
Başbuğdan Bahçeli’ye vasiyet mi?

Bu bir “belge” yazı.

Devamını Oku
25.05.2025
Gitanjali ve Ecevit

Bugün 18 Mayıs 2025.

Devamını Oku
18.05.2025
Notre Dame’ın değil, TC’nin iki kamburu

Notre Dame’ın değil, TC’nin iki kamburu

Devamını Oku
11.05.2025
Nermin... Bir Cumhuriyet şarkısı

Nermin... Bir Cumhuriyet şarkısı

Devamını Oku
27.04.2025