Adnan Binyazar

Kiel’de okuma söyleşisi

22 Aralık 2018 Cumartesi

Kiel, Almanya’nın Baltık Denizi’ne açılan bir liman kenti. Kış ortasında, trenden inince, denizden esen diri bir serinlikle karşılaşıyorsunuz. Kentin görkemi öteleyen yerleşimi, sokakların temizliği, insanda yaşama sevinci yaratacak denli etkili. İşyerleri genellikle merkezin dışında. Gökdelenlerle, insanda ürküntü yaratacak yapılarla denizin yelinden, göğün ışığından yoksun bırakılmamış Kiel. Merkezin beş on kilometre dışına çıkınca mimarisi abartısız, içinde yaşayanı huzura erdiren villa görünümlü hoş konutlarla karşılaşılıyor. Gök oralarda çocukluğun Aydede’sinin içinizi ısıtacak denli yakın size, havanın üfürümü ciğerinize doluyor.

Köy Enstitülü bir öğretmen
Bu yıl Almanya’nın Schleswig-Holstein eyaleti Türk Toplumu’nun düzenlediği “Edebiyat Söyleşileri”ne çağrıldım. Kiel’e öğretmen olarak atandıktan sonra birçok kültürel etkinlikte payı olan Ahmet Karadeniz beni otele göndermedi, villasının çatı katında yatırdı. Gençlik yıllarımda, “La Bohem” operasındaki çatı katı gibi bir mekânımın olmasına özenirdim. O özlemi yıllar sonra Köy Enstitüsü kökenli Ahmet Karadeniz, gösterdiği konukseverlikle Kiel’de yaşattı bana.
Karadeniz, kendi yuvasını kuran kuşlar gibi, öğretmenlik deneyimlerinden beslenerek Kiel’e yerleşenlerin çocuklarına kültürel birikimlerinin ürünlerini aktarmış. Gençlere dersler mi vermemiş, onları üretici kılan projeler mi tasarlamamış, bu yolda onları etkin kılan kitaplar mı yazmamış...

Bir örgütleme aydını
Dr. Cebel Küçükkaya, Atatürk Üniversitesi Matematik-Fizik Bölümü çıkışlı. Yüksek lisans yapmak amacıyla gelmiş Kiel’e. Şu anda Kiel Christian-Albert Üniversitesi Bilgi İşlem Merkezi’nde görevli, Schleswig-Holstein Türk Toplumu’nun da başkanı. Cebel, Cumhurbaşkanlığı Uyum, Hermann-Schmidt Yaratıcı Projeler, Almanya Cumhurbaşkanı Horst Köhler Federal Üstün Hizmet Madalyası Ödülleri’nin sahibi.

Kültürel kurumsallaşma
Örgütlenmenin temelinde ilke birliği yatar. Kültürel kurumsallaşma bu temel üzerine oturtulursa ancak üretimsel kılınır. Bunun gerçekleşmesi, o topluluk içinde birikimli kişilerin bulunmasına bağlıdır. Ahmet Karadeniz’le Dr. Cebel Küçükkaraca omuz omuza vererek, bir araya getirmeyi başardıkları kişilerle bunu gerçekleştirmiş. Amaçları, okuma ortamları yaratarak yurtlarından uzaktaki gençlerle Türkiye arasında kültürel etkileşim kurmak.
Topluluk, pazar günleri kendiliğinden yaratılan şenlik ortamında bir araya geliyor. Yönetmeninden çalışanına herkes toplantının verimli geçmesine çalışıyor. Bir araya gelenler, imece ruhuyla hazırladıkları masalarda önce kahvaltıya oturuyorlar. Ortalarda dolaşan kızlı erkekli gençlerin yaşlılara yardımları ilgimi çekti. Belli ki, o anda masadakilerin bedenleri oradaysa gönülleri yurdumuzdaydı. Bana yönelttikleri sorularına da yansıyordu duyguları.
Kaygılarını dile getirirken sözcüklerini özenle seçiyorlar, mantıksal önerilerle katılıyorlar konuşmaya. Beni en çok şaşırtan, yıllarca oralarda yaşamalarına karşın, yetişkininin gencinin, görüşlerini laf kalabalığına boğmadan yalın anlatımla dile getirmeleriydi. Yurtdışının bir köşesinde bir araya gelenlerin elinde kitaplarımı görmenin mutluluğunu yaşadım Kiel’de. Yazarı mutlu kılan, yazdıklarının ayrıntısını okurun ağzından duymaktır. Bu yönden de gönendirdiler beni.
Toplantı boyunca, aynı ruhla, hevesle işe sarılanların kopmaz bağlarla kenetlenebileceğini düşündüm. İnanıyorum ki, “emek üleşimi” diye adlandırdığım imece ruhuyla bütünleşenler, tüm darboğazları bu güçleriyle kolaylıkla aşarlar.  


Yazarın Son Yazıları

Eğitim düzenimiz 22 Ocak 2021
Sağır kulaklara... 15 Ocak 2021
Eleştiri ahlakı 1 Ocak 2021
Balarısı 25 Aralık 2020
Einstein’ın mektubu 18 Aralık 2020
Hiç yoktan! 11 Aralık 2020
Tolstoy’un bisikleti 4 Aralık 2020
Aydınlanma bilinci 20 Kasım 2020
Öğrenci öyküleri 13 Kasım 2020
Elif ile Ayda 6 Kasım 2020
Korona gülmeceleri 23 Ekim 2020