Adnan Dinçer

Mesut Özil

27 Ocak 2021 Çarşamba

Mesut Özil ülkesine geldi! Almanya doğumludur. 1970’te Devrekli ailesinin Almanya’ya göçü ile başlayan hayat öyküsü vardır. 1988 yılında dünyaya gelmiş ve 3. kuşak Türk asıllı Alman gurbetçimizdir. Futbolu seven babası tarafından Essen alt yapısına, futbol eğitimi için verilmesi, geleceğini tayin etmiştir. Orada göze batan futbol başarısı ile genç yaşta 21 yaş altı Alman Milli Takımı’nda en başarılı futbolcu olmuş ve dikkati çekmiştir. Schalke 04 ile başlayan profesyonel yaşamı Werder Bremen’de devam etmiş ve oradan Real Madrid'e 2010’da transfer olmuştur. Almanya’da bulunduğu süreçte Hamit ve Halil Altıntop kardeşlerden çok destek görmüş ve daha sonra da İngiltere’ye Arsenal'e 2013’te transfer olmuştur. Arsene Wenger onu çok beğenen ve daima üst düzeyde düşünen bir menajer olarak dikkat çekerken, Arsenal çıkışındaki rolünü ve futbol stilini önemsemiştir.

Mesut Özil kadrosunda yıldızlaştığı Almanya'nın Dünya Kupası’nı kazanmasından sonra Brezilya’daki 23 hasta çocuğun ameliyat giderlerini üstlenmesi çok önemlidir.

ÖNEMLİ TERCİH

Şimdi F.Bahçe’yle yaptığı anlaşma ile daha da farklı bir mücadeleye girmiştir. Bir yıldan fazla bir dönemdir Arsenal kadrosunda görev almaması ve büyük bir transfer olarak Amerika ile ülkemize dönüş kararı önemli bir tercih olarak çekmiştir.

Bu gelişmelerin tabii ki nedenleri vardır. Bunları resmi olarak kendi ağzından duymadan sahiplenmek hayalcilik ve algı olur! Ama ben futbol adamı olarak “koronalı mahrumiyet dönemde” tribünlerin yerine ekranlara taşınan futbol sevgisini ve takibini önemsiyorum.

Teknik yönden fizik gücünü üst düzeyde tutması ve yaşına uygun bir yükleme ile sahada takım arkadaşları ile uyumu merak edilecektir! Futbol bizde kendimizi ifade ederken zorlansak da, iç rekabette zordur. Serttir ve faullü oynanmaktadır. İlk anda F.Bahçe ile Mesut bütünleşmesi sonuçlara yansısa da saha içinde seyir olarak izleyenlerin beklentisine zaman içinde cevap verecektir. Hakemlerin yönetimi de yıldız futbolcuları "koruma" adına farklı olmalıdır. Mübalağa etmeden objektif yaklaşım, medyanın tutumu da Mesut adına önemlidir. Onu çok sever ve sahiplenirken aşırı iyimser olma yerine sabırlı bir beklenti kendisi ve izleyenlerin önemli gerçeği olmalıdır. Oynayacağı alan ve takım içinde alacağı görev taktik adına olduğu kadar yanındaki futbolcuların da anlayacağı bir yardımlaşma içinde olmalıdır. Takım Mesut'a uymalı ve Mesut da örnek bir ağabey, yıldız futbolcu olarak arkadaşlarına sahip çıkmalıdır.

Rakipler oyunda sadece Mesut'a odaklanırsa kaybetmeye mahkum olurlar! En büyük özelliği kendisini sahada unutturan ve ama top ile buluştuğu anda tek pasta takımını ve arkadaşını gol pozisyonuna sokan yaratıcılığıdır.

Bir futbol devi geldi ülkemize ve “Lütfen tam hazır olmadan ona görev vermeyin” derim, teknik kadroya. Bu da benim uyarımdır. Karşı takım için de, kasti darbelerden uzak ama futbol sertliği ile oynama tekniği gereklidir. Bunu da teknik adamlar ve hakemler tayin edecektir.

Ben sadece futbol adamı olarak ona başarılar diliyor ve hoş geldin diyorum.


Yazarın Son Yazıları

Beşiktaşsız olmaz! 27 Şubat 2021
Yapay zekâ ve transfer 17 Şubat 2021
Robotik ve yapay futbol! 10 Şubat 2021
Futbolun erozyonu 8 Şubat 2021
İki taşı aramak! 5 Şubat 2021
Büyük mücadele 1 Şubat 2021
Mesut Özil 27 Ocak 2021
Korona’nın ayıbı! 22 Ocak 2021
İzleyelim! 20 Ocak 2021
Futbol! 13 Ocak 2021
Özlemişiz 11 Ocak 2021
Futbol mu dedin? 6 Ocak 2021
Liderlik yolu 4 Ocak 2021