Alev Coşkun'dan 'Modernleşme', 'Devrimler' ve 'Laiklik' Üzerine Alıntılar...

Alev Coşkun'dan 'Modernleşme', 'Devrimler' ve 'Laiklik' Üzerine Alıntılar...

31.08.2012 03:59
Güncellenme:
Takip Et:
\n\n\n

\n

\n

\n

Değerli araştırmacı Alev Coşkun, bir süre önce Özgürlük Mücadeleleri Tarihimiz - Devrimin İlk Karşıtları başlıklı bir kitap yayımladı. Cumhuriyet Kitapları arasında çıkan bu çok önemli incelemesinde yazar, kendi deyişiyle Özgürlük mücadeleleri tarihimizi doğru öğrenmek isteyen herkese sesleniyor.\n

\n

Okuduğumdan bu yana tavsiye ettiklerimin sayısını unuttuğum bu eserle yeni tanışan bir ressam arkadaşımın şu kısa saptaması, Alev Coşkunun seslenişinin doğruluğunun ve öneminin kanıtı sayılabilir: Meğer bütün bunlar, bize ne kadar yanlış öğretilmiş!”\n

\n

Evet, öyle! Çünkü yakın tarihimizi doğru öğrenebilmenin en önemli yollarından biri, bundan altmış yıl önce Köy Enstitülerinin kapatılmasıyla tıkanmıştı. O zamandan bu yana, özellikle gaflet ve dalalet ve hatta hıyanetiçinde bulunan bazı aydınların(!) da unutulmaz katkılarıyla, bu arada tarihimizi doğru yorumlamak’, ‘bazı tabuları yıkmak’, ‘artık geçmişimize eleştirel bakmakve tarihimizi temize çekmekgibi sloganlarla, kendimiz ve gelecek kuşaklar için giderek artan bir hızla yanlış tarihler inşa etmekteyiz.\n

\n

Yelkenleri günlük yarar düşüncelerinin rüzgârıyla şişirilen bu yanlış ya da kirletilmiştarih gemisiyle doğru limanlara ve sahillere ulaşabilir miyiz diye sormayı ise elbette - aslında çoğunlukla zaten olmayan! - aklımızın köşesinden bile geçirmiyoruz.\n

\n

Alev Coşkunun son kitabı, pek çok doğruya bilgi ve belgelerin yardımıyla ışık tutuyor. Hepsini buraya sığdırabilmek olanaksız. Ben, ilk örnek olarak yazarın, 1839 tarihli ve Tanzimatı başlattığı kabul edilen Gülhane Hattı Hümayununun girişinden yaptığı alıntıyı vermek istiyorum:\n

\n

Yüce devletimizin, kuruluşundan beri Kuran ve şeriat ilkelerine uygunluğundan saltanat güçlü, halk da mutlu olmuştur. 150 yıldan beri ise bunun tersi yapıldığından zayıflık, yoksulluk ve çöküş baş göstermiştir. Oysa şeriat kurallarına uymayan devlet payidar olmaz.\n

\n

Şimdi de Alev Coşkunun bu satırlara ilişkin yorumunu okuyalım: “…fermanın yukarıya alınan ilk paragrafı günün koşullarını ve Osmanlı devletinin ruhunu çok iyi özetler. - Osmanlının geri kalmışlığı şeriat hükümlerinden ayrılmaya bağlanıyordu. Oysa olay tamamen tersineydi. İktidarın laikleşmesi, teknik buluşların kabul edilmesi, din-devlet ilişkilerinin birbirinden ayrılarak aklın öne çıkarılması gerekiyordu...Tanzimat Fermanı, modernleşmeye/Batılılaşmaya uzanan yolda anayasa hukukumuzun temel taşlarından biridir ve küçümsenemeyecek getirileri de olmuştur. Ancak Batı modernleşmesinin Fransız İhtilalinden miras aldığı laiklik ilkesinin Osmanlı yönetici sınıfı tarafından kesinlikle benimsenmemesi, gelecekte bu belge ile amaçlanan noktalara varılmasını engelleyecektir. \n

\n

Reisülküttap (dışişleri bakanı) Ahmet Atıf Efendi, Saray tarafından Fransa ile ilgili olarak Divana sunulmak üzere bir rapor hazırlamakla görevlendirildiğinde, raporuna şu satırları yazabilmiştir: Voltaire ve Rousseau gibi tanınmış zındıklar ve onlar gibi maddeciler, haşa peygamberlere ve büyük hükümdarlara sövüp sayıp bütün dinleri kaldırıp bir kenara atıp eşitlik ve cumhuriyetçiliğin lezzetli tadını ima eden pek çok eser yazıp yayımlamışlardır () Fransadaki fitne ve fesatı çıkaranlar şer amaçlarına ulaşabilmek için, sıradan halktan Allah korkusunu ve ahiret fikrini söküp almışlar ve böylece Fransa ahalisini bir hayvan seviyesine kadar indiren yolu açmışlardır...\n

\n

Alıntıda sözü edilen fitne ve fesat, Fransız İhtilalidir; bu ihtilal ise, bütün insanların hür ve eşit haklara sahip olarak doğduğunu ilan eden İnsan Hakları Beyannamesine temel olan olgudur! Alev Coşkunun dediği gibi, Atıf Efendinin böyle bir belgeyi insanı hayvanlar derecesine indiren bir söylem olarak görmesi tam bircehalet örneğidir.\n

\n

Peki biz, bugün bu cehaletten ne kadar uzaklaşabildik?

\n\n

Yazarın Son Yazıları

Papa Francis’in yeni misyonu…

Papa Francis’in yeni misyonu…

Devamını Oku
12.06.2017
‘ne garip federico adında olmak…’

‘ne garip federico adında olmak…’

Devamını Oku
05.06.2017
‘Sessiz savaşçı’lığın gürültülü yollarında…

‘Sessiz savaşçı’lığın gürültülü yollarında…

Devamını Oku
08.05.2017
Kültürde ‘geri kalan’ kavramı üzerine (2)

Kültürde ‘geri kalan’ kavramı üzerine (2)

Devamını Oku
01.05.2017
Kültürde ‘Geri Kalan’ kavramı üzerine (1)

Kültürde ‘Geri Kalan’ kavramı üzerine (1)

Devamını Oku
24.04.2017
Sermet Yeşil’den barış çağrıları…

Sermet Yeşil’den barış çağrıları…

Devamını Oku
17.04.2017
‘Evet’ ile ‘Hayır’ arasında bir sahaf turu …

‘Evet’ ile ‘Hayır’ arasında bir sahaf turu …

Devamını Oku
10.04.2017
Bir tiyatro açmak…

Bir tiyatro açmak…

Devamını Oku
03.04.2017
Tiyatron, düşleyebildiğin kadardır…

Tiyatron, düşleyebildiğin kadardır…

Devamını Oku
27.03.2017
‘Acil’de sabah saatleri…

‘Acil’de sabah saatleri…

Devamını Oku
20.03.2017
‘Belki biraz sevgi verebilirsin …’

‘Belki biraz sevgi verebilirsin …’

Devamını Oku
13.03.2017
Müjdat Gezen’in yaktığı göz ışıkları...

Müjdat Gezen’in yaktığı göz ışıkları...

Devamını Oku
27.02.2017
Kirletilmemiş bir zaman parçası aramak…

Kirletilmemiş bir zaman parçası aramak…

Devamını Oku
20.02.2017
Kediler tekin değildir…

Kediler tekin değildir…

Devamını Oku
13.02.2017
Onat Kutlar’ın düşündürdükleri...

Onat Kutlar’ın düşündürdükleri...

Devamını Oku
06.02.2017
Engin Cezzar da yok artık!

Engin Cezzar da yok artık!

Devamını Oku
30.01.2017
Çevirmenin yalnızlığı…

Çevirmenin yalnızlığı…

Devamını Oku
23.01.2017
Erhan Ünal, Köy Enstitüleri ve ‘küresel finans oligarşisi’ (2)

Erhan Ünal, Köy Enstitüleri ve ‘küresel finans oligarşisi’ (2)

Devamını Oku
16.01.2017
Erhan Ünal, Köy Enstitüleri ve ‘Küresel Finans Oligarşisi’ (1)

Erhan Ünal, Köy Enstitüleri ve ‘Küresel Finans Oligarşisi’ (1)

Devamını Oku
09.01.2017
Ressam Sadi Bey’in Son Tablosu…

Ressam Sadi Bey’in Son Tablosu…

Devamını Oku
02.01.2017
Bir aydın: Bertan Onaran

Bir aydın: Bertan Onaran

Devamını Oku
26.12.2016
İçimden yine tarih yazmak geldi de…

İçimden yine tarih yazmak geldi de…

Devamını Oku
19.12.2016
‘Ben’in sorumluluğu (2)

‘Ben’in sorumluluğu (2)

Devamını Oku
12.12.2016
‘Ben’in sorumluluğu -1

‘Ben’in sorumluluğu -1

Devamını Oku
05.12.2016
Bendeki Fidel Castro…

Bendeki Fidel Castro…

Devamını Oku
28.11.2016
Ataol’un çocukları...

Ataol’un çocukları...

Devamını Oku
21.11.2016
Cumhuriyetin çizgileri…

Cumhuriyetin çizgileri…

Devamını Oku
14.11.2016
Şu uğursuz ‘Biz, olduk!’ C yanılsaması (2)

Şu uğursuz ‘Biz, olduk!’ C yanılsaması (2)

Devamını Oku
07.11.2016
Şu uğursuz ‘Biz, olduk!’ yanılsaması…

Şu uğursuz ‘Biz, olduk!’ yanılsaması…

Devamını Oku
31.10.2016
‘Hiç kimsenin kenti’nde yaşamak…

‘Hiç kimsenin kenti’nde yaşamak…

Devamını Oku
24.10.2016
Akademisyenlik üzerine bir tartışma...

Akademisyenlik üzerine bir tartışma...

Devamını Oku
17.10.2016
Göçmüş bir kültürün simgesi: Giovanni Scognamillo

Göçmüş bir kültürün simgesi: Giovanni Scognamillo

Devamını Oku
10.10.2016
‘Fırıldaklar Festivali’ne hoş geldiniz!

‘Fırıldaklar Festivali’ne hoş geldiniz!

Devamını Oku
03.10.2016
Deneme üzerine birkaç not…

Deneme üzerine birkaç not…

Devamını Oku
26.09.2016
Evet, Tarık Akan da Türkiye’dir…

Evet, Tarık Akan da Türkiye’dir…

Devamını Oku
19.09.2016
Gündüz Vassaf’tan yarına atıflar...

Gündüz Vassaf’tan yarına atıflar...

Devamını Oku
12.09.2016
‘Paylaşılmış yalnızlık’lara sığınmak…

‘Paylaşılmış yalnızlık’lara sığınmak…

Devamını Oku
05.09.2016
Bir kez daha: Anayasa kültürü…

Bir kez daha: Anayasa kültürü…

Devamını Oku
29.08.2016
Sorun ‘Avrupalılık’ değil, uygar olmak...

Sorun ‘Avrupalılık’ değil, uygar olmak...

Devamını Oku
22.08.2016
Biz nasıl bu kadar cahil kalabildik?

Biz nasıl bu kadar cahil kalabildik?

Devamını Oku
15.08.2016