Arif Kızılyalın

Devlet güvencesi yetecek mi?

27 Eylül 2018 Perşembe

Öncelikle şunu söylemekte fayda var ki Türkiye, genç ve futbol tutkunu nüfusu, son yıllarda yenilemeye çalıştığı statları, tarihi ve ören yerleriyle 2024 Avrupa Futbol Şampiyonası’na ev sahipliği yapacak kapasitede bir coğrafya. UEFA’ya sunulan dosyadaki vaatler de hiç sıradan değil. Hatta, akçeli konulardaki ‘Devlet güvencesi’, karar verecek 17 icra kurulu üyesinin kafasını karıştıracak derinliğe sahip. Mesela, siz bir Avrupalıya “Futbol gelirlerinizden vergi alınmayacak” dediğinizde, alacağınız yanıt bellidir: “Deli misiniz, vergisiz kazanç mı olur?” Ama, biz UEFA’ya bilet satışı dahil, hiçbir gelirden vergi alınmayacağının sözünü ‘Devlet aracılığı’ ile verdik.
Keza, statların kullanım masraflarını içeren ‘kiralama’ bedelini de istemeyeceğimizi belirttik. Gerçi, henüz ortada açılış ve kapanış stadının maketi var ama işin içine Türkiye Cumhuriyeti garantisi girince, adamların feleği şaşıyor.
Bu iki madde Türkiye’nin önünü açmış durumda. Futbol da bacasız sanayi olduğuna göre ‘duygusal’ konular finali bize getirecek gibi duruyor. Peki TFF ne yaptı bu süreçte? Açıkça söylemek gerekirse Yıldırım Demirören federasyonu, devlet kadar gerçekçi adımlar atmadı. Çünkü akıl hocaları olan Ting-Tang firması sakin bir yol çizdi Türkiye’ye! Yine de bire-bir temasta özellikle Servet Yardımcı ile aşama kaydettiler, Ankara’nın hazırladığı dosyayı süslediler, püslediler bire birde icra kurulu üyelerine anlattılar. Bunlar önemli, ama gönül isterdi ki, dünya futbolunun yakından tanıdığı Fatih Terim, Şenol Güneş, Mustafa Denizli, Şenes Erzik, Cüneyt Çakır gibi isimleri al yanına, eski yeni futbolcu grubundan bir karma yap, her hafta bir ülkeye gidip sunumda bulun. Para var, pul var, ama biz bu tanıtım topuna girmedik nedense. O yüzden bugünkü oylama öncesi kuşku duyuyor insan! Üstelik, rakip de sıradan bir ülke değil. Anıyla, şanıyla, spor geçmişi ve futbol yatırımları ile Almanya olunca kafa karışıyor.
Klasik Alman disiplini ile oynadılar 2024 maçını. “2018’de Münih’te hamburgeri kaç liraya yiyeceksen, 2024’te de aynı şartları bulacaksın” diyerek bizim bozuk ekonomiye gönderme yaptılar son tahlilde. Yine Höness, Rummenige, Löw gibi tanınan, bilinen, sevilen futbol karakterlerini devreye soktular.
Elbette, fısıltı gazetesiyle de “Olimpiyat komitesi, Türklerin maket tesislerine olimpiyatı vermedi, şimdi siz mukavva statlara Euro 2024’ü mü vereceksiniz” diyorlar! Ellerinde bir de insan hakları ve özgürlük kozu var. Gezi Direnişi’nden girip tutuklu vekillerden çıkıyorlar. Elektronik bilet de cabası! “Türkiye’de maça gitmek isteyen kendi vatandaşları bile elektronik bilet nedeniyle stada giremiyor, siz bunlara şampiyona mı vereceksiniz” diyerek “Derin duygusallık” kozunu oynuyorlar. Görüldüğü üzere, Türkiye’de sosyal demokrat, sol, hatta liberal kesimin ısrarla karşı çıktığı konu başlıkları zaman içinde iyileştirilmiş olsa, bugünkü 2024 seçimine ‘elimizi kolumuzu sallaya sallaya girip’ ev sahipliğini alıp çıkacaktık. Ama dinletemedik! O yüzden de oylama ‘fotofiniş’e geldi...
Umuyoruz yarınki sayımızda, “İstedik, aldık..” başlığı ile çıkarız huzurlarınıza!
Yoksa çok yazık olacak inanın!


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Bir Efes hikâyesi! 2 Haziran 2021
TFF yönetimi düşer mi? 23 Mayıs 2021