Ceylan Adanalı Kabadayıoğlu

Oyun Oynayan Çocuk Hayata 1-0 Galip Başlıyor

01 Haziran 2016 Çarşamba

“Oyun çocuğun ruhsal yaşantısı olup kültürünün kaynağını oluşturur” diyor Alman Filozof Hermann Nohll. Çoğu ailenin sadece boş zaman geçirme olarak gördüğü oyunun bir çocuğun hayatında yüklendiği kimlikleri ortaya koyan araştırmalar Alman Filozof Nohll’u kuvvetle doğrular nitelikte. Birleşik Milletler Çocuk Hakları Örgütü, Early Years Foundation Stage – İngiltere Okul öncesi ve Okul dönemi eğitim araştırması, The Journal Pediatrics, Early Childhood Education Journal gibi dünyaca ünlü kapsamlı araştırmaların, görüşlerin, güncel yayınların ve istatistiksel verilerin resmi sonuçları oyun oynayan çocuğun hayata 1-0 önde başladığını açıkça ortaya koyuyor.

İŞTE OYUNUN ÇOCUK GELİŞİMİNE 15 ÖNEMLİ KATKISI

Oyunların çocuğun gelişimine katkılarını bilişsel, duygusal, sosyal, fiziksel olmak üzere 4 ana başlık altında toplayan araştırma sonuçlarına göre oyunun çocuk gelişimine katkıları saymakla bitmiyor.

1- Oyun çocukların kazanma, kaybetme, gülme, güldürme, kendiyle alay etme gibi duygularla tanışmasını sağlar.
2- Oynadığı oyunlarda pek çok farklı durumla karşı karşıya kalan çocuk olaylara farklı bakış açısı ve yaklaşımı kazanır.
3- Hayal gücünü kullanmayı öğrenir, soyut düşünce yeteneği ve yaratıcılığı gelişir.
4- Oyunlarda birbirinden farklı sosyal rolleri tecrübe eder, oyun vasıtasıyla istediği her role girebilir, çevresini daha iyi tanır, daha iyi anlar ve empati becerisi gelişir.
5- Sorunlara çözümcül yaklaşma ve inisiyatif kullanma becerisi gelişir.
6- Oyunlarda hayatın kontrol edilebilir olduğunu tecrübe eden çocuğun özgüveni ve benlik saygısı artar.
7- Çocuğun endişeleri, kaygıları, korkuları azalır.
8- Kendini özgürce ifade edebilme rahatlığına sahip olur.
9- Oyun oynayan çocuk başka insanları sevmeyi, onların hakkına saygı göstermeyi öğrenir. Paylaşma, işbirliği, uzlaşma gibi kavramları tanır.
10- Sabır, bekleme, öfkesini kontrol edebilme becerilerine sahip olur.
11- Sosyal ilişkileri ve iletişimi kuvvetlenir.
12- Oyun bir çocuğun kaba ve ince motor becerilerini destekler.
13- Dikkat süresini uzatmaya, bir işe daha uzun süre konsantre olmasına fayda sağlar.
14- Oyun esnasında keyifli zaman geçirmesi mutluluğunun artmasına neden olur.
15- Zihinsel ve dil gelişimine katkı sağlar, kelime haznesini geliştirir.

OYUN BİR ÇOCUĞUN DOKTORU, İLACI, SIRDAŞIDIR.

Gerçekten de oyun çocukların kendilerini sözcükler olmadan ifade etmeye başladığı, hayal ve gerçek arasındaki büyülü bir bağdır adeta. Bir çocuk için çok şeydir oyun. Doktordur mesela. Hastalığı teşhis eder. İlaçtır oyun. Hastalığı iyileştirir. Psikologtur, terapisttir, sırdaştır oyun. Bir çocuğun iç dünyasını sarar sarmalar saklar sıkıca. Oyun gerçek hayatın bir tiyatro sahnesi gibidir çocuk için. Hatta bazen tek kişilik bir oyundur. O oyunun her sahnesinde, başrolünde kendisi vardır çocuğun. İstediğini yapar, istediği yere gider, sınırsız düşünür, hayal eder, sorun tanır, sorun çözer çocuk o oyunda. Böyle bir oyun çocuk için şahanedir. Zira kendi krallığını ilan ettiği bir dünya yaratmıştır çocuk o oyunda. Kendini gerçekleştirir, neler yapabileceğini farkeder.

TÜRKİYE’DE OYUN TERAPİSTLİĞİNE YÖNELİK MASTER YA DA DOKTORA PROGRAMI BİLE YOK

Dünyada bu konuda yapılmış onlarca araştırma ve uygulama varken ülkemizde oyunun ilkokul çocuklarına “boş zaman” aktivitesi olarak verilmesi ve 10 dakikalık teneffüslerle sınırlı olması oyun oynamanın, çocukları hayata ve geleceğe hazırlayan katkılarının gözardı edildiğini gösteriyor. Diğer yandan İngiltere’de ve Amerika’da çocuklarda anksiyete, çocukluk depresyonu, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, stres bozukluğu, , öğrenme bozukluğu, boşanma sonrası sendromu, cinsel istismar ve diğer travmalar play therapist- oyun terapistliği ile çözülürken ve uzmanların oyun terapisi uygulayabilmeleri için bu alanda en az master derecesini tamamlamış olmaları gerekliyken, Türkiye’de bu alana yönelik master ya da doktora programı bile bulunmuyor. Türkiye’de bu alanda çok başarılı isimler olmakla birlikte Çocuk Psikiyatrları, Çocuk Doktorları, Psikoloji, PDR, Çocuk Gelişimi ve Okul Öncesi mezunları genelde sertifika eğitimi alarak bu alanda çocuklara eğitim veriyor.

OYUN ÇOCUĞUN KENDİNİ MASUMCA ELEVERİŞİDİR. OYUN İLE ÇOCUĞUNUZUN İÇ DÜNYASINI KEŞFEDEBİLİRSİNİZ.

Oyunun bir çocuğun bilişsel, duygusal, sosyal ve fiziksel yaşantısına katkısının farkındalığının bunca düşük olduğu ülkemizde bu konuda en büyük görev anne babalara, ailelere düşmektedir. Ailelerin oyun konusunda çocuklara özendirici olması, oyun oynamaları için çocuklarına ortam ve imkan sağlaması, yaşantılarında zaman ayırması gerekir. Oyun; çocuğun temel ihtiyaçlarının, hislerinin, öfkelerinin, mutluluklarının, kısaca iç dünyasının kendini masumca eleverişidir. İyi gözlemci ve farkındalığı yüksek bir anne babaysanız oyun ile çocuklarınızın duygusal dünyalarına girebilir; korkularına, endişelerine, özlemlerine elinizi uzatabilir, Onlara yardımcı olabilirsiniz. Bu noktada; bir çocuğun çekirdeğinin oyun ile şekillendiğinin farkında olmak son derece önemlidir. Tıpkı Alman Eğitimci ve Filozof Frobel’in dediği gibi.

“Çocuk oyunları hayatın bir çekirdeğidir. Bütün insanlar orada gelişir, büyür. İnsanın en güzel ve en olumlu yetenekleri oyunlarda yükselir.”


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları