Mülteci sektörü...

14 Mart 2016 Pazartesi

“Mülteci pazarlığı” diye düşünmüştüm başlığı ama galiba bu başlık daha doğru.
“Mülteci” bir ürüne dönüşünce pazarı da oluyor, pazarlığı da.
“Kayseri pazarlığı” dedi Başbakan. Bilmiyorum nasıldır da, kurnazlık falan olmalıdır. Malum Kayserili zekâsı.
Söz konusu “insan” olmasa kolay da, böyle pazarlıkta “sen ne verirsin, ben ne isterim” gibi piyasa ağzına dönünce iş daha da acıklı bir hal alıyor.
“Mülteci”. Ne demek bu sözcük? Bir felaketten kaçıp bir yere sığınmaya çalışan çaresiz insan demek.
Bir felaketten kaçmak.
Bir zalimin zulmünden.
Bir yıkımın içinden.
Bir çöküntünün dibinden.
Kaçıp canını kurtarmak.
Canını, çoluğunu çocuğunu alıp yollara düşmek, nereye gideceğini bilmeden kaçmak.
Tarih boyunca yaşanan insan trajedisi.
Şimdi bir sektöre döndü.
İnsan alım satımı.
Köle pazarlığı.
- Ben alırım ama sen kaç para verirsin?
- Üç milyon “mülteci” için 6 milyar Avro.
- Üstüne serbest vize hakkı da vereceksin.
Vermem-verirsin-veririm ama- ben de alırım ama!
Pazarlıklar sürüyor.
Utanç pazarlığı.
İnsanı artık çıplak mala çeviren emperyalist sistem ile onun yardakçıları.
Nereden geliyor bu insanlar?
Bu mal yaptığınız insanlar nerelerden geliyor?
Suriye’den, Irak’tan, Afganistan’dan, oralardan.
Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) var mıydı?
Türkiye bu projenin ortağı mıydı?
Biliyorsunuz değil mi?

***

Dünyanın kapitalist egemenleri Ortadoğu’yu yağmalamak istedi.
Büyük Ortadoğu Projesi budur.
Türkiye bu projenin ortağı oldu.
Bugünkü Cumhurbaşkanı bu projenin eşbaşkanı oldu. Kendi ifadesidir.
Proje gereği Ortadoğu’nun parçalanması gerekiyordu.
Irak parçalandı.
Suriye parçalanıyor.
Afganistan işgal edildi.
Türkiye de parçalanacaktır, uğraşılıyor.
Bunlar İslam ülkeleridir.
İşte bu mülteciler buralardan geliyor.
Savaştan kaçıyorlar.
Ölümden kaçıyorlar.
Erkek, kadın, çocuklar.
Yaşlısı, hastası, sakatı, hamilesi kaçıyor.
Aç susuz, barınaksız, yardımsız.
İşte onların pazarlığı yapılıyor.
Kayseri pazarlığı.
Başbakan övünüyor. Pazarlıkta kârlı olduğumuzu kastediyor.
Ortadoğu’da savaş bitse. Herkes yerli yerine dönse.
Herkes kendi ülkesinde kendi hayatını yaşasa.
Doğrusu bu değil mi?
Hadi benim insanım. Bir de bunu düşünsen ne olur?  


Yazarın Son Yazıları

Tarafsız olmak mı?.. 25 Ocak 2021
Lümpen - politika... 18 Ocak 2021
Vicdan yükü... 11 Ocak 2021
Dayanışma... 4 Ocak 2021
Mutasyon... 28 Aralık 2020
Bitirmeyi bilmemek... 30 Kasım 2020
Mafya... 23 Kasım 2020
Ertesi gün sendromu... 16 Kasım 2020
Kölelik kalktı mı? 9 Kasım 2020
İllüzyon... 19 Ekim 2020