AKP’nin ‘Osmanlıcılığı’, İngilizin ‘Brexit’ine mi benziyor!
Erol Manisalı
Son Köşe Yazıları

AKP’nin ‘Osmanlıcılığı’, İngilizin ‘Brexit’ine mi benziyor!

21.09.2021 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

1980’lerin ortasındayız. Ayhan Şahenk, eski İngiltere Başbakanı Edward Heath’i özel konuğu olarak davet etmiş. Ben de bir akademisyen olarak Boğaz’daki teknede Heath ile Türkiye-Avrupa ilişkilerinin sohbetini yapmak üzere davet edilmişim. Heath ile oldukça uzun konuşma imkânım oluyor.

Daha o tarihte, yaklaşık 35 yıl önce İngiltere’deki “muhafazakâr cephenin”, AB içinde, Almanya ve Fransa’nın gerisinde kalmasından ne kadar rahatsız olduğunu Heath’den dinliyorum. “Dünün” koskoca Birleşik Krallığı şimdi AB’nin (ve Almanya’nın) kuyruğundan giden bir “AB üyesi” haline sokulmuş! İngiltere’de “muhafazakâr cephe ve Heath” buna baş kaldırıyor.

Bütün bunları “Yolumun Kesiştiği Ünlüler” kitabımda yazmıştım. (*) Ve İngiltere “özel bağlarının” koptuğu dünyaya, şimdi Brexit ile dönmek istiyor: Avustralya, Yeni Zelanda, G. Afrika, Kanada ve hatta ABD ile stratejik özel bağları olan “eski Birleşik Krallık” günlerine!

35 yıl önce Edward Heath’in Boğaz’daki teknede bu anlattığı özlem bana, biraz da AKP ve Erdoğan’ın “ifadelerini ve özlemlerini” anımsattı. Bizimkiler de Osmanlı’nın, o hayal edilen “görkemli padişahlık” dönemlerine dönülmesini Türkiye Cumhuriyeti’nin yerine Osmanlı’nın siyasal İslamla birlikte gelmesini istemiyorlar mı? En azından bunu ifade etmiyorlar mı?

Bizim siyasal İslamcılar ile İngiliz muhafazakârlar “biçimsel olarak” şeklen yakın görünseler bile işin özünde dağlar kadar fark var.

İlk olarak İngiltere’de muhafazakâr cephe, din-iman gibi konularla ilgilenmiyor. İngiltere’nin ulusal boyutta ekonomik, siyasal, askeri ve kültürel olarak “AB içinde mi, AB dışında mı” daha mutlu olup olmayacağını değerlendiriyorlar. “Öbür dünya” ile değil, bu dünya ile ilgililer.

Diğer yandan, her iki olasılık da İngiltere için, “Batı kampına ve kapitalizmine yakınlaşmayı” ifade ediyor. Avrupa’ya da ABD’ye de Pasifik’e de “daha yakın olsa” kapitalist kimlik değişmiyor.

Ve en önemli fark: İngiltere’de bu tür politika değişiklikleri, “içerde demokrasinin işlediği parlamenter bir düzen olarak yürütülüyor”. Oysa Türkiye’deki tek adam rejiminde, bu faktörler çalışmıyor. Diyanet İşleri Başkanı’nın, Ayasofya’nın yeniden açılışından beri yaptığı açıklamalara bakılırsa İngiltere’de 500 yıl öncesinde bile görünmeyen bir gericilik ve çağdışılık söz konusu.

Ve gelelim zurnanın “zırt” dediği noktaya: Türkiye’nin kurtuluşu, kuruluşu ve Atatürk devrimleri, “Sevr ile yıkılmış, parçalanmış, sömürgeleşmiş, işgal edilmiş” bir Osmanlı viranesine karşın ortaya çıkmış bir bağımsızlık ve çağdaşlaşma olayıdır.

Bu koşullar altında Osmanlıcılık yapmak, Sevr’e dönüş, ülkenin parçalanması, demokrasi yerine otokrasi, toplumsal kalkınma yerine toprak ve köy ağalarının egemenliğinin gelmesi, tarikatların sisteme egemen olması demektir.

Yaşamakta olduğumuz, “tarikatların devletin kurumlarını ele geçirme eylemleri”, İngiltere’nin AB’den çıkışı gibi değil, ülkenin demokrasiden çıkışı gibi düşünülmesi gerekir.

Dinci ideolojiye dayalı rejimlerde, iki keskin boyut geçerli olmak zorundadır:

Kamu yararı (ve toplumsal refah) yerine, daha bu dünyada yaşarken “öbür dünyanın hesapları bir maske olarak kullanılır”.

Dinci otokrasiler bir emperyal gücün himayesi altında çalışırlar, bizdeki FETÖ örneğinde olduğu gibi.

Türkiye’deki yapay kutuplaştırma, “çağdaş ve demokratik yaşam tarzı ile çağdışı, dinci yaşam tarzı arasındaki bir mücadeledir”. Atatürk devrimlerinin içeriğine bakın, uygarlık ve çağdışılık arasındaki farkı siyahla beyaz gibi görürsünüz.

Edward Heath bana söylediklerinde, “İngiltere için çağdışı bir dinci değildi”, olsa olsa biraz çağdışı kalmış bir muhafazakârdı!


(*) Yolumun Kesiştiği Ünlüler, sayfa 42, Kırmızı Kedi, 2017

Yazarın Son Yazıları

Sansür, demokrasi ve araçlar

Sansür, demokrasi ve araçlar

Devamını Oku
18.10.2022
Devlet olmanın nitelikleri

Devlet olmanın nitelikleri

Devamını Oku
11.10.2022
Örtülü iç savaş mı?

Örtülü iç savaş mı?

Devamını Oku
04.10.2022
Başarı mı, yoksa ...

Başarı mı, yoksa ...

Devamını Oku
27.09.2022
Türkiye’nin stratejik konumundaki çelişkiler

Türkiye’nin stratejik konumundaki çelişkiler

Devamını Oku
20.09.2022
Atatürk ve 2. Elizabeth, iki ayrı dünya

Atatürk ve 2. Elizabeth, iki ayrı dünya

Devamını Oku
13.09.2022
Fidel’in tangosu ve Atatürk’ün zeybeği

Fidel’in tangosu ve Atatürk’ün zeybeği

Devamını Oku
06.09.2022
Dibeklihan’dan Türkiye manzaraları

Dibeklihan’dan Türkiye manzaraları

Devamını Oku
30.08.2022
‘Ortak yararları’ yok etmek neden

‘Ortak yararları’ yok etmek neden

Devamını Oku
23.08.2022
AKP dış politikasını neden değiştiremez

AKP dış politikasını neden değiştiremez

Devamını Oku
16.08.2022
ABD ve Çin’in Pasifik kavgasında bir anı

ABD ve Çin’in Pasifik kavgasında bir anı

Devamını Oku
09.08.2022
Siyasal İslamda dış politikamız

Siyasal İslamda dış politikamız

Devamını Oku
02.08.2022
Kıbrıs, Türkiye’nin çıkış yoludur

Kıbrıs, Türkiye’nin çıkış yoludur

Devamını Oku
26.07.2022
Türkiye ve İngiltere nasıl benzeşirler ki!

Türkiye ve İngiltere nasıl benzeşirler ki!

Devamını Oku
19.07.2022
Ünlü dostlarla bayramlaşmanın türlü yolları

Ünlü dostlarla bayramlaşmanın türlü yolları

Devamını Oku
12.07.2022
Siyasal İslamın ‘Batıcılık’ çelişkisi ve AKP

Siyasal İslamın ‘Batıcılık’ çelişkisi ve AKP

Devamını Oku
05.07.2022
Seçimler, şiddet, sağduyu ve hukuk

Seçimler, şiddet, sağduyu ve hukuk

Devamını Oku
28.06.2022
Bastonların karizmatik sahipleri

Bastonların karizmatik sahipleri

Devamını Oku
21.06.2022
AKP’nin politikalarındaki ‘ironi’

AKP’nin politikalarındaki ‘ironi’

Devamını Oku
14.06.2022
Başarılı bir maratoncu, Kemal Bey...

Başarılı bir maratoncu, Kemal Bey...

Devamını Oku
07.06.2022
AKP ve Türkiye’de köylünün ‘uyanışı’

AKP ve Türkiye’de köylünün ‘uyanışı’

Devamını Oku
31.05.2022
AKP korkusu, sağı ve solu yakınlaştırdı mı?

AKP korkusu, sağı ve solu yakınlaştırdı mı?

Devamını Oku
24.05.2022
Tramvay da şık yayalar da...

Tramvay da şık yayalar da...

Devamını Oku
17.05.2022
Ulusallık, sosyal devlet ve kavram kargaşası

Ulusallık, sosyal devlet ve kavram kargaşası

Devamını Oku
10.05.2022
AKP bütün gemileri yaktı mı?

AKP bütün gemileri yaktı mı?

Devamını Oku
03.05.2022
AKP’nin ‘göçmen politikası’ mı?

AKP’nin ‘göçmen politikası’ mı?

Devamını Oku
26.04.2022
Türkiye nereye mi gidiyor?..

Türkiye nereye mi gidiyor?..

Devamını Oku
19.04.2022
‘Arap Baharı’ndan sonra ‘Ukrayna Baharı’ (!) mı?

‘Arap Baharı’ndan sonra ‘Ukrayna Baharı’ (!) mı?

Devamını Oku
12.04.2022
Firavunlar, bastonlar, zeytin ağaçları ve tahıl ambarları

Firavunlar, bastonlar, zeytin ağaçları ve tahıl ambarları

Devamını Oku
05.04.2022
Demokrasi, bireyin ve toplumun yararlarının örtüştürülmesidir

Demokrasi, bireyin ve toplumun yararlarının örtüştürülmesidir

Devamını Oku
29.03.2022
Moskova-Batı arasında ip cambazlığı

Moskova-Batı arasında ip cambazlığı

Devamını Oku
22.03.2022
Karadeniz, Doğu Akdeniz, Körfez üçgeni

.

Devamını Oku
15.03.2022
Ukrayna nelerin turnusol kâğıdı oldu?

Ukrayna nelerin turnusol kâğıdı oldu?

Devamını Oku
08.03.2022
Hastane odasından 28 Şubat haberleri

Hastane odasından 28 Şubat haberleri

Devamını Oku
01.03.2022
Öz değerlerden Amerikancılığa ve nihayet siyasal İslama

Öz değerlerden Amerikancılığa ve nihayet siyasal İslama

Devamını Oku
22.02.2022
Beyrut, Kıbrıs ve Hatay’ın güneyi

Beyrut, Kıbrıs ve Hatay’ın güneyi

Devamını Oku
15.02.2022
Türkiye’de ‘devletin özelleştirilmesi’

Türkiye’de ‘devletin özelleştirilmesi’

Devamını Oku
08.02.2022
Siyasal İslamın ‘kültürel egemenlik’ açmazı

Siyasal İslamın ‘kültürel egemenlik’ açmazı

Devamını Oku
01.02.2022
AKP’nin ‘bozarak değiştirmek’ stratejisi

AKP’nin ‘bozarak değiştirmek’ stratejisi

Devamını Oku
25.01.2022
Kaos ortamında seçime girerken olasılıklar ve Enes çocuk...

Kaos ortamında seçime girerken olasılıklar ve Enes çocuk...

Devamını Oku
18.01.2022