Saddam Yerine IŞİD mi?

29 Eylül 2014 Pazartesi

Suriye konusunda ABD’nin düğmeye basması ve vurmaya başlaması ile 1991’deki senaryo yeniden uygulamaya konmuş oldu.
91’de Çekiç Güç anlaşması ile Saddam’a darbe indirilmiş ve Kuzey Irak Kürdistanı’nın oluşturulması için Irak bölünmeye başlamıştı.
Bugün ABD başkanlığının ilgili kurumlardan yetki de alarak ortaya koyduğu Suriye politikası “yeni Suriye’nin” hazırlayıcısıdır. Sadece aktörlerin yeri değişti. Saddam’ın yerine IŞİD oturtuldu. ABD ve Ankara yönetimi (hükümeti) yerini koruyor.
Yine akın akın yüz binlerce Suriye Kürt’ü ve Arap’ı, 1991’de Irak’tan sınıra dayanan Kürtlerin yerini almış bulunuyor.
IŞİD halen Suriye’nin kuzeyini ve kuzeydoğusunu kontrol ediyor. Bu defa Saddam’a karşı değil IŞİD’e karşı ABD (ve NATO) operasyonları yapılıyor. Birkaç ay (ya da yıl) içinde IŞİD’in egemen olduğu Suriye toprakları, Kuzey Irak’ta yapıldığı gibi Kürtlerin eline geçecek. Barzani veya yeni bir Barzani Kuzey Suriye’nin başına gelecek. Bu noktayı ilk olarak 15 Eylül tarihli Bıçak Sırtı’nda açmıştım.
Ve IŞİD sayesinde (!) Kürt koridoru Akdeniz’e kadar tamamlanmış olacak. 1991’de Saddam yüzünden (sayesinde) yapılan işler bugün IŞİD üzerinden gerçekleşiyor.

Ankara dönüş yaptı
Ancak burada Erdoğan’ın IŞİD’le yürütmüş olduğu işler ve bugün IŞİD’i karşısına almakta düştüğü sıkıntı söz konusu idi.
İşte bu noktada ABD ile örtüşmeyen bazı şeyler vardı. ABD medyası bu yüzden Erdoğan’a yüklendi ve yükleniyor. Eski Ankara büyükelçisi bu nedenle çıkışlar yaptı.
Ancak Erdoğan’ın alternatifi bulunmuyor. ABD’ye evet demek zorunda. Sonunda IŞİD politikasını değiştirdi.
Şimdi Musul Konsolosluğu çalışanlarının serbest kalmaları konusunda “mutabık kalınması sonucu” Erdoğan’ın işi biraz daha zorlaştı. ABD baskısına açık hale geldi.
IŞİD Suriye’den silinse de Irak’ta ve diğer İslam ülkelerinin bazılarında varlığını sürdürecek. Erdoğan’ın Sünni egemenliğinde bir Ortadoğu politikası için IŞİD’e yine ihtiyacı var.
ABD’nin ve Erdoğan’ın IŞİD üzerinden beklentileri Erdoğan’ın dönüşü ile yakınlaştı. Ancak IŞİD gibi kontrolsüz bir terör örgütü Türkiye’yi içerde tehdit edebilir. Bunun ortamı yaratıldı.

Ortadoğu sarmalı
BOP’un ortaya koyduğu politikalar sepeti gerçekleştikçe Türkiye tam bir sarmalın içine giriyor.
İktidar dini ve Sünni bir toplum (ve devlet) yapısına doğru gidiyor.
CHP ve MHP muhalefeti bu gidişi durduracak güce sahip görünmüyor.
Türkiye’nin yeni kutuplaşma zemini “Batıcılar ve İslamcılar” arasında bölüşülmüş ve paylaşılmış.
Batı, bu sarmalın karşısında görünmesine karşın ondan yararlanıyor da.
Ve sistem Türkiye’deki öngörülerini, fiilen çatır çatır uyguluyor.
Görünen manzaranın nesnel tanımı böyle. Türkiye için çözüm mü? Toplumlar çözümü elde ettikleri zaman ona ulaşmış olurlar.
Kısacası, “sorunları çözerseniz, çözmüş olursunuz”. Ya da her toplum kendi hak ettiği düzeni yaşar. Artılarıyla, eksileriyle…  


Yazarın Son Yazıları