Gülengül Altınsay

Hangi ligin millileri?

09 Ekim 2020 Cuma

Bir transfer dönemini daha kapattık çok şükür. Ama şimdiden ocak ayını bekleyenler var yeni transferler için. Peki bir gıdım da olsa anlayışlarda değişen bir şey oldu mu? Ne yazık ki hayır. Yine transfer bağımlılığı devam etti, yine takımın yarıdan fazlasını hatta tamamını yenileyecek sayıda futbolcu alındı, yine sadece isimlere ve daha çok geçmişlere bakıldı. O bildik isim al, bu tecrübeli al, şu rakibimizin listesindeymiş al. Al, al, al...

Beşiktaş mesela 10 transfer yaptı. Sadece 2 tanesi yerli. Peki bu oyuncular hangi oyun sistemine göre alındı? Bir bilen var mı? Sanki futbol ligi değil transfer ligi oynuyoruz. Oysa ki transferler sahada takımın iyi oynaması için yapılmalı.

Yani önce oyun tarzınızı oluşturursunuz sonra ona uygun oyuncular alırsınız. Tabii mali gücünüze göre. 

Adama göre oyun

Bize baktığımızda ise transfere göre bir oyun geliştiriliyor gibi. Ve giderek çağdaş futboldan kopuluyor. Oysa ligde ve Avrupa’da başarılı olmak için çağdaş futbolun temel gereklerine uymalısınız. N’Sakala mesela stoper özellikli bek. Oysa ki günümüz futbolunda bekler açık gibi olmalı. Yine orta alana da Mensah kiralandı bir transfer başarısı olarak. Onun da savunma özelliği yok. Adem’in de. Sonra Konya’dan 4 yiyince fatura Adem ve Mensah’a kesildi. Gençler’e karşı daha çok savunma yönü olan Atiba-Josef-Dorukhan orta alanı ile çıkıldı. Peki ne oldu? Hem doğru dürüst savunma yapılamadı hem de pozisyon yaratmakta zorlandı Beşiktaş. Bir kere orta alan oyuncularını bizden başka 6 numara, 8 numara, 10 numara olarak ayıran kalmadı dünyada. Yıllar önce bitti bu. Orta alan oyuncusunun hem savunma hem de atak yönü olmalı. Hem kesici hem oyun kurucu olmalı. Günümüzde savunmanın hatta kalecinin de oyun kurmaya yardımcı olması  gerekmiyor mu? 

Almak kolay satmak zor

Korkarım şimdi alınan onca futbolcuyla birlikte oluşan kadronun yönetilmesi sorunu var. Her şeyden önce futbolcuların paralarının zamanında ödenmesi sorunu var. Ayrıca elde kalmış oyuncular sorunu var. Umarım bu sezon alınan futbolcuların kaderi de daha öncekilerinkine benzemez. Üç ay sonra bu kez bu futbolcuları gönderme derdine düşülmez. 

Yeniden yapılanma yok

Ve anlaşılıyor ki Beşiktaş’ta yeniden yapılanma diye bir şey yok. Gençleşme de yok. Eski çizginin titrek bir kopyası yapılanlar ve düzeltmek her geçen gün daha da zorlaşacak. Ayrıca alınan bu futbolcuları bulmak için o kadar uğraşmaya gerek yoktu. Hepsi bildik isimler. Beşiktaş’a son dakika gelen Ghezzal mesela. Leicester’ın yararlanamayıp sürekli kiraladığı bir oyuncu. 

Avrupa karması milliler

Sonra neden iyi futbol çıkmıyor, niye Avrupa ile aramız giderek açılıyor diye hayıflanıyoruz. Demode ve bölük pörçük futbol bilgisine göre yapılmış transferlerle oynanan oyun bu kadar. Seyirci olmayınca da iyice dökülüyor büyük takımlar. Alanya gibi az çok modern bir akıl ve kolektif çabayla yönetilenler öne çıkıyor. Ama temelde Avrupa’ya gidince çağdaş futbolla tanışıyor oyuncularımız. Milli takıma bakın; kaleci ve bir iki orta saha dışında tamamen Avrupa takımlarında oynayan futbolculardan kurulu. Yerli değil Avrupalı. Çok şükür milli takım ülke futbolunu temsil etmiyor.


Yazarın Son Yazıları

Futbol hırsızları 26 Kasım 2020
İki farklı Beşiktaş 22 Kasım 2020
Sol bek çok 12 Kasım 2020
Hüsran 7 Kasım 2020
Koptuk düşüyoruz 30 Ekim 2020
Luce laneti mi? 23 Ekim 2020
Bir tek Rıdvan 5 Ekim 2020
Van der Sar ne bilir? 24 Eylül 2020
Puan futbolu 17 Eylül 2020
Kolay başlangıç 14 Eylül 2020
Messi de gelse 11 Eylül 2020
Bile bile Paok 4 Eylül 2020
‘Paradan kıymetli’ 23 Ağustos 2020