Bakanın Vicdanı

17 Temmuz 2012 Salı
\n

Ertuğrul Günayın Vicdan azabı yaşıyorumaçıklaması, pazar günkü gazetelerin manşetindeydi.

\n

Demeçte bunca büyük haber değeri taşıyan öğe nedir diye düşündüm.

\n

Acaba bir AKP bakanının vicdantaşıması mı?

\n

Bakanın vicdanı olup, bulunduğu yerde hâlâ bulunması mı?

\n

Yoksa; samimiyetsizliğin tavan yapması mı?

\n

Kullanılmayan vicdan vicdan mı?

\n

Hukuk devletimizinson icraatlarından biri olan faşist canilerin ortalığa salınması üzerine Kültür Bakanı biliyorsunuz; Bu uygulamanın bilmeden ortaklarından birisi olarak vicdan azabı yaşıyorumdedi

\n

Bilmeden ortaklık edilen hükümet üyeliği artık nasıl bir şey oluyorsa

\n

Bunun itirafına karşın inandırıcılık kaybına uğramayan bir hükümet ya da bakan hâlâ nasıl yerinde kalabiliyorsa

\n

Ama gözden kaçtı/kaçırıldı diyelim ve söylenenlere inanalım.

\n

Dün bilmiyordun... şimdi biliyorsun...

\n

Bile bile orada hâlâ nasıl oturuyorsun?

\n

Hem oturmaya devam edip ve hem nasıl vicdandan söz edebiliyorsun?

\n

Kullanılmayan vicdanne işe yarıyor?

\n

Kullanılmayan vicdanavicdan denir mi?

\n

Ertuğrul Günayın sözleri kafamda böyle vicdan nedire dek varan bir dizi soruyu tetikledi

\n

Bir başka yazımda da yazmıştım. Vicdan”, bizde soyut bir kavram

\n

Vicdansız!

\n

Vicdanın elvermesi/vermemesi

\n

Vicdanın kaldırması/kaldırmaması

\n

Vicdan sızlamasıya da vicdan işigibi dilimizde sıklıkla kullanılan çok sayıda deyim var ama herkesin gereğinde kendi meşrebince içini doldurduğu ifade alabildiğince muğlak olabiliyor...

\n

Vicdanın içeriğinin, nerede, ne zaman, kimi, ne kadar bağladığı belli değil.

\n

‘Vicdan’, ‘farkındalık’ olduğunda

\n

Oysa conscienceolarakbilinçve vicdanın tek sözcüğe indirgendiği Batı kültürlerinde, bu kavram çok ağır, ciddi ve somut bir gerçekliktir.

\n

Batı’da conscienceahlaktan çok önce; bilinçyani farkındalıkla başlar

\n

Bu, vicdanın, bir iç hesaplaşması olmasını ve dışardan dayatma yerine otomatik olarak içselleştirilmesini getirir

\n

Bilinçve vicdankavramsal olarak bizde bıçak gibi birbirinden ayrılabildiğinden; bizim toplumumuzda biri illaki diğerini gerektirmiyor

\n

Günay gibi sonuna kadar bilinçsizolduğunu itiraf etmesine karşın,“vicdandan bahseden insanlar çıkabiliyor

\n

Bir iç ses”, “iç muhakemeyerine bizde vicdan, toplumda ilişkileri ilgilendiren ahlaki değerlerüzerinden şekillendiğinden; topluma karşı zevahiri kurtaranbir vicdandevreye giriyor

\n

Bakan demecinin bir başka yerinde nitekim, belirsiz bir kamu vicdanındanda söz ediyor

\n

Halkın sıklıkla gazını almak amacıyla başvurulan çok klasik bir klişeyle; kamu vicdanını yaralayan sonuçlar ortaya çıkmıştır!diyor

\n

Batı’nın farklı ülkelerinde bulundum hiç böyle yüzer gezer bir kamu vicdanıkavramıyla karşılaşmadım.

\n

Kamu vicdanı yaralanmış da sonuçta ne olmuş?

\n

Yapılan vicdansızlıkiçin bir geri dönüş/tamir imkânı mı açılmış?

\n

Retorik farkı…

\n

Düşünülmeden söylenen tamamen boş retorik laflar bunlar.

\n

Bakanın vicdanı; boş retorikötesinde herhangi bir anlam/içerik taşısaydı; beyanatının gereği olarak istifasını sunması gerekirdi

\n

Son olaya gelene dek zaten

\n

Günayın bir vicdanı olsaydı

\n

Her şeyden önce hükümsüz tutukluolarak hapishaneleri dolduran gazeteciler, aydınlar, öğrenciler, değerli bilim insanları için sızlardı

\n

Görevlerini yaptıkları için art arda işlerini kaybeden gazeteciler için sızlardı

\n

Sen de kim oluyorsun? diye horlanan ve aşağılanan sanatçılar için sızlardı….

\n

Başörtüsü özgürlüğünü elde ettikten sonra bedenleri üzerindeki haklarını yitiren kadınlar için sızlardı

\n

Gazetecisi, aydını, öğrencisi, bilim insanı, sanatçısı, kadınıyla ezcümle karanlığa sürüklenen ülkesi için sızlardı

\n

Vicdanı geçtim….

\n

Ertuğrul Günayda birazcıkfarkındalık”, ufacık duyarlılıkolsa; yürek burkan bu tablo karşısında; vicdanlafını ağzına almaya cesaret edemezdi.

\n

Opera festivalinin geçen gün açılışında karşılaştığı uzun alkışlı protestolardan sonra durup biraz düşünürdü:

\n

Ben nerede yanlış yaptım?

\n\n

Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Koronayla dans 18 Haziran 2020