‘Medeniyetler İttifakı’nın Esrarları

22 Ocak 2015 Perşembe

İspanya’nın Ankara Büyükelçisi Rafael Mendivil Peydro’dan bir mektup aldım….
Büyükelçi “Medeniyet İttifakı’nın rafa kaldırılması”na ilişkin Türk basınında ezcümle çıkan haberlere tepki gösteriyor.
İspanya Başbakanı Rajoy’un bu yılki “VI.
Hükümetlerarası Zirve’yi iptal etmek istediği”
ile ilgili haberler kısaca asılsızdır… diyor. Ama zirvenin ne zaman olacağına dair bir takvim vermiyor...
Yanı sıra Büyükelçi “Medeniyetler İttifakı’nın İspanya’nın Ulusal Güvenlik Stratejisi’nden çıkartıldığına” dair haberlere de anlaşılan içerlemiş.
Meğer geçen aralık ayında İspanyol Parlamentosu’nda görüşülen “İspanya’nın Yurtdışı Eylem Stratejisi”nde konuya atıf yapılmışmış…
Neymiş o atıf?
“İspanya ile Türkiye bugün BM bünyesindeki ‘Medeniyetler İttifakı’nı birlikte himaye etmiştir ve Türkiye, İspanya’nın birlikte senelik zirve düzenlediği az sayıdaki ülkelerin arasındadır. Bu nedenle, siyasi, ekonomik ve bölgesel Akdeniz vizyonunda, Türkiye İspanya’nın stratejik bir ortağıdır” diyor basınımızda ortaya atılan iddiaları yalanlamak için dayanak gösterilen “İspanya’nın yurtdışı eylem strateteji” belgesi…

Madrid ‘adios’ demişti
Sosyal demokrat başbakan Zapatero döneminde başlatılan “Medeniyetler İttifakı”nın, mevcut Rajoy hükümeti tarafından oysa 2013 yılında “ulusal güvenlik stratejisinden” çıkartıldığı İspanyol basınında uzun uzadıya çok yazılıp çizilmişti…
İspanya’nınen güvenilir internet gazetelerinden “El Confidencial”un örneğin o dönemde yaptığı bir haberi duruyor önümde...
Medeniyetler İttifakı’nın “İspanya’nın ulusal güvenlik stratejisinden çıkartıldığını” ayrıntılarıyla veren haber: “Medeniyetler İttifakı’na elveda/ Adios a la Alianza de Civilizaciones” başlığını (31/3/2013) taşıyor.
Muhafazakâr gazete ABC’den gene… “Medeniyetler İttifakı Ulusal Güvenlik Stratejisi’nden yok oldu/La alianza de Civilizaciones desaparece de la Estrategia de Seguridad Nacional” başlıklı bir başka haber (1/06/2013) hemen karşımda duruyor. Örnekler böyle çoğaltılabilir...
İspanya Büyükelçisi, Türkiye’de bizim haber-yorumlarımıza kaynak oluşturan bu söz konusu “ulusal güvenlik stratejisi” yerine bize farklı bir belgeyle (“yurtdışı eylem stratetejisi”) yanıt vermiş.
Bunu, İspanya’da Medeniyetler İttifakı’nın önemini yitirmediğinin kanıtı olarak kabul etmemizi istemiş…
Peki ne denmiş Büyükelçi Peydro’nun sunduğu belgede: “İspanya ile Türkiye, ‘Medeniyetler İttifakı’nı... himaye etmiştir...”
“Himaye etmektedir”/ “etmeye devam edecektir” değil… “Bağlantı” özetle geçmişle ve kısa bir atıfla sınırlı tutuluyor. Medeniyetler İttifakı’nın önemini yitirmediğine dair bizim şimdi bu ifadeye tutunmamız lazım…

İşlevsel U-Dönüşü
“Büroratik nüanslar” ötesinde, Başbakan Rajoy’un “Medeniyetler İttifakı” karşısındaki tavrı şimdiye değin hep dalgalı ve araçsal olageldi.
İspanya’nın Başbakanı iktidar yılları öncesinde projeyi küçümsüyordu.
Küçümseme ötesinde dalga geçiyordu.
Muhalefet yıllarında yaptığı “Medeniyetler İttifakı şaka gibi”, “yalnız propaganda”, “kimsenin umurunda olmayan aldatmaca” açıklamaları arşivlerde duruyor.
Rajoy ne var ki iktidar olunca kavramın yararlarını keşfediyor.
Eski sert pozisyonundan U-dönüşü yaparak; “Medeniyetler İttifakı” hakkındaki kesin yargılar telaffuz etmekten imtina ediyor.
Niye?
“Medeniyetler ittifakı” bağlantısı çünkü İspanya’nın İslam dünyası ile ‘pi-ar’ında başarılı ve güçlü koz olarak kullanılıyor.
Türkiye’nin de aday olduğu 2015-2016 BM Güvenlik Konseyi geçici üyeliği için BM oylamasında -misal!- bu “Medeniyetler İttifakı” sermayesi, Madrid’in Müslüman dünyadan sempati toplamasına yarar sağlıyor. Kıvrak ve başarılı pi-ar’ıyla İspanya arzuladığı koltuğu elde ediyor; “ittifak”ın diğer eşbaşkanı Türkiye hüsrana uğruyor.
Rajoy yıllarında “ulusal güvenlik stratejisinden” çıkartılıp, “yurtdışı eylem stratejisine” sokulan (indirgenen?) “ittifak”ın; Madrid-Ankara ilişkilerin-de de hâlâ belli ki vitrinde sakınılan bir yeri var.

‘Metrolar ittifakı’
ABC” gazetesinden bir blogcu, Erdoğan’la geçen yıl Ankara metrosunu açan Rajoy’un “Medeniyetler ittifakı” üzerinde çizdiği bu zik zaklara örneğin şu açılımı getiriyor:
“Tüm İspanyol hükümet başkanlarını Türkiye’ye (ve medeniyetler ittifakına!) bu kadar bağlayan ne var? Kuşkusuz ticaret… Bir ayağı Avrupa; bir ayağı Asya’da olan 76 milyonluk ülkede İspanyol şirketlerinin talip olmak istediği haliyle çok altyapı, askeri yatırım var…”
“Medeniyetler İttifakı” bu sebeple gerçekte bir “hızlı trenler” ve “metrolar ittifakına” indir-genmiş durumda!
On yıllık mazisi olan projenin, “medeniyetler çatışmasını yumuşatmak” bağlamında somut hiçbir katkısına tanık olmadık.
2006’daki ilk karikatür krizinde hiç olmazsa Zapatero ile Erdoğan, International Herald Tribune’da ortak tavır benimseyerek; uluslararası topluma birlikte barış, sükûnet çağrıları yapmıştı.
Son “Charlie” olayından sonra; bu kez Rajoy-Erdoğan ikilisinden benzer bir “ortak çıkış”, “ortak ses” yükselebildi mi?
2000’ler başında “İslam dünyasına model” gösterilen çizgisinden farklı bir profile bürünen Erdoğan’la İspanya Başbakanı bugün ortak bir çağrı yapabilir mi?
Yapabiliyorlarsa neden yapmıyorlar?
 


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Koronayla dans 18 Haziran 2020