A’dan Z’ye Türk Yargı Reformu - Av. Mehmet GÜN
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

A’dan Z’ye Türk Yargı Reformu - Av. Mehmet GÜN

04.05.2022 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

Yargı tam bağımsız olmalı. Yargı mensuplarına en güçlü teminatlar, en yüksek ücretler verilmeli. Bunların karşılığında ise yargı, kendi takdirine göre değil, toplumun ihtiyacına uygun olarak en kaliteli kamu hizmetini vermeli, makul sürede, makul maliyetle isabetli kararlar alıp kusursuz adaleti ve hukukun üstünlüğünü sağlamalı. Yargı, topluma hükmeder değil hizmet eder olmalı, kendisine tanınan imkân, yetki ve ayrıcalıkların hesabını vermeli, hizmette başarısız olanları ve yetkilerini suiistimal edenleri içinden atmalı.

Türk yargı sistemini tam bağımsız, şeffaf ve hesap verir, kaliteli hizmet vererek refaha katkı yapar, vatandaşa, devlete ve dünyaya güven verir hale getirmek gerekiyor. Daha İyi Yargı Derneği bu amaç ile bir dizi çözüm önerisi geliştirip, kanun tasarı ve taslaklarını da hazırlayarak “A’dan Z’ye Türk Yargı Reformu” ismiyle Türkiye ve dünya kamuoyunda tartışmaya açtı. Dokuz temel reform öneriyoruz:  

1. Hâkimler ve Savcılar Kurulu, kaliteli hizmet üretimini düzenleyen Adalet Yüksek Kurulu’na dönüştürülsün. Adalet Bakanlığı’nın yetkileri bu kuruma devredilsin. Kurumda yargı sisteminin tüm paydaşları temsil edilsin. Herhangi bir kişi, grup veya koalisyonun etki edemeyeceği üye kompozisyonuna sahip olsun. Böylece kurumun tam bağımsızlığı güvence altına alınsın.

2. Hizmet sağlayıcılar ile diğer paydaşları buluşturacak bir Daimi Hukuk Şûrası ile de kurum güçlendirilsin.

3. Avukatların baroları gibi hâkim ve savcılar için de yöneticilerini kendi seçtikleri, mensuplarının mesleki gelişimini sağlamak ve hukukun üstünlüğü ile yargı bağımsızlığını savunmakla görevli tam bağımsız yargısal meslek kuruluşları oluşturulsun.

4. Yargının idaresiyle ilgili bütün işlem ve kararlar yargı denetimine açılsın, isteyen herkes masraf etmeden, risk almadan dava açabilsin. Bu amaçla yargı konularında uzman bir mahkeme kurulsun.

5. AYM, tüm anayasaya uyarlık konularında tek yetkili olsun, isteyen herkes iptal davası açabilsin. AYM’nin üye sayısı 15’ten 30’a çıkarılsın, üç daire ve genel kurul halinde çalışması sağlanarak mahkemenin kapasitesi artırılsın. AYM’ye üye atamalarında siyasal saik etkisi zayıflatılsın.

6. Mahkemelerin ihtiyacına uygun insan kaynakları yetiştiren bir kariyer planı geliştirilsin. Kıdemli hukukçular hukuk eğitimi verir hale gelsin, hukuk eğitimi uygulama ile bütünleşsin.

7. Yargı görevlerine atamalar, eşitler arasında açık yarışmaya tabi olsun. Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay üyelikleri ile cumhuriyet başsavcılığı’na, şartlarını taşıyan herkes aday adayı olabilsin. Aday gösterme, seçme ve atama kararları, kamuoyunun görüşü alınarak açık ve gerekçeli oy esası ile alınsın, bütün süreç yargı denetimine tabi olsun.

8. Mahkemeler 26 kalkınma bölgesi bazında optimum yapılandırılsın. Yargıdaki işyükü hâkim, savcı ve avukatlar arasında dengeli dağıtılsın. Adli hazırlık mahkemeleri kurulsun. Dava hazırlık süreci uzlaşmayı teşvik etsin. Dört beş yıl süren davaların üç dört ayda sonuçlanması sağlansın.

9. Yargının işlev bağımsızlığını kısıtlayan, “yargı ve kamu görevlilerinin suçlarının soruşturulması için idari amirlerin izin vermesi” şartı ortadan kaldırılsın, üst düzey kamu görevlileri, kurulacak bir Adalet Yüksek mahkemesinde doğrudan yargılansın.

Türkiye, 2023 seçimlerine, yargıyı tam bağımsız ve güven verir hale getiren bir anayasa değişikliği yapmış olarak girmelidir. Bunu gerçekleştirmek için iktidar ve muhalefetin yargı sorununa siyaset üstü yaklaşması, siyasi hesaplarını bir kenara bırakarak daha iyi yargı için kökten çözümde anlaşması gerekiyor. Türkiye, daha iyi bir yargıyı, demokrasiyi ve ekonomiyi hak ediyor.

AV. MEHMET GÜN

DAHA İYİ YARGI DERNEĞİ YÖNETİM KURULU BAŞKANI

Yazarın Son Yazıları

‘Dokuz İlke’ bildirisi - Yüksel Işık

Siyaset ilke ile yapılır. İlkelerin bütününü içeren anlamlı metne de manifesto denir.

Devamını Oku
08.04.2026
Kutsal ve kutsallaştırılmış değerler - Abdullah Kehale

HER toplumun kendi yapısına uygun olarak kutsal olarak kabul ettikleri değerler olduğu gibi kendilerinin kutsallaştırdığı değerler de vardır.

Devamını Oku
08.04.2026
'Zamana tutsak' - Buğra Gökce

Danimarkalı yazar Solvej Balle’nin “Hacim Hesabı Üzerine” kitabının ilk cildini okuma şansım oldu.

Devamını Oku
07.04.2026
Nereye gitti o refah kazanımları? - Bilin Neyaptı

Türkiye'nin kronik yüksek enflasyonu, 1994 kur krizi sonrası düşme eğilimine girip 2001 banka krizinin de sonrasında alınan önlemlerle nihayet 2000’lerin başından 2017 yılına kadar (2008 yılı dışında) yüzde 10’un altına çekilebilmişti.

Devamını Oku
07.04.2026
Devlet adamlarının (!) stratejik hataları

2. Dünya Savaşı sonrası kurulan dünya güvenlik düzeninin temel omurgasını, 29 Ekim 1945’te kurulan Birleşmiş Milletler (BM), 4 Nisan 1949’da kurulan Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) ve 14 Mayıs 1955’te kurulan Varşova Paktı oluşturuyordu.

Devamını Oku
06.04.2026
‘Savaş suçu’ ve ‘savaş etiği’ üzerine - Ziya Yergök

ABD ve İsrail’in İran’a saldırısı üzerine başlayan savaşın, insan kaybı, çevre felaketi ve petrol fiyatlarının yükselmesiyle küresel boyuttaki ekonomik etkileri yanında, İran’ın Minab kentindeki bir kız okulunun ABD’ye ait Tomahawk füzeleriyle vurularak 168 kız öğrencinin öldürülmesi tüm dünya genelinde büyük bir tepkiye neden oldu, “savaş etiği” ve “savaş suçu” konusu yeniden gündeme geldi.

Devamını Oku
04.04.2026