Olaylar Ve Görüşler

Afganistan’da Askere Yeni Görev - Dr. Cihangir DUMANLI

29 Haziran 2021 Salı

NATO Zirvesi’nde, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD Başkanı Biden ile görüşmesinde, ABD’yle aramızdaki önemli sorunların çözümünde ilerleme kaydedilmemesine rağmen, zirveden Türk askerine Afganistan’da yeni görev çıktı.

ABD’nin ve NATO ülkelerinin tehlikeli göp çekildikleri Afganistan’da, 20 yıllık ABD ve NATO müdahalesi sonunda düzen kurulamadı. ABD girdiği her yerden olduğu gibi buradan da arkasında kaos bırakarak çıkıyor. Amacı, ileride yeniden müdahale (işgal) için bahaneleri canlı tutmak.

Afganistan’da Taliban’ın gücünü geliştirme ve yayma mücadelesi sürüyor. Dinci terör örgütü yabancı asker istemediğini açıkladı. Bütün ülkeler çekilirken Türk askerinin Kâbil Havalimanı’nın güvenliği için kalması, tehdidi birliğimiz üzerinde yoğunlaştıracak. Afganistan’a askerimiz, TBMM onayıyla gönderilmişti. Görev süresi devam etmektedir.

Ancak yeni bir durum ortaya çıkmıştır. Birliğimizin ilk gönderildiği zamanki  koşullar değişmiştir. ABD başta olmak üzere tüm NATO ülkeleri Afganistan’dan çekilirken askerimizi yeni bir görevle  orada tutmak için yeni bir TBMM kararı gerekir.

Böyle bir karar verilirken devletin yerleşik kurumları, Genelkurmay Başkanlığı, Dışişleri Bakanlığı, Milli Güvenlik Kurulu’nun görüşleri alınmalı, risk değerlendirmesi yapılmalı, risk azaltıcı önlemler devreye sokulmalıydı.

Bunlar yapılmadı. Zirveden önce kamuoyunun gündeminde olmayan, demokratik ortamda tartışılmayan bir konuyu pazarlık masasında gündeme getirmek doğru olmadı. Evlatlarını Afganistan’a yollayan ailelerin, oralara giden gençlerin niçin gönderildiklerini, hangi risklerle karşı karşıya olduklarını bilmeleri, en doğal haklarıdır.

Tek karar vericinin, demokratik koşulları oluşturmadan, devlet aklını kullanmadan, askerimizin canı hakkında pazarlık masasında karar vermesi, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin sakıncalarını bir kez daha göstermiştir. Bu sistemde çabuk fakat yanlış kararlar kolaylıkla alınabilmektedir. Bu tür yaşamsal konularda, çabuk karar vermek değil, muhakeme edilmiş, zamanında, doğru karar vermek esastır. Bugünün sorunları, genellikle dünün çözümleridir.

HALKIN ÇOCUKLARINI ÖLÜME GÖNDEREMEZSİNİZ

Yabancı ülkede ölüm tehlikesi olan bir göreve asker gönderirken sorulacak ilk soru, uğrunda ölmeye değer bir ulusal çıkarımızın olup olmadığıdır. Halkın çocuklarını ölüm tehlikesi olan bir göreve gönderirken halkın onayının alınması, kamuoyunun serbestçe oluşturulması, konunun TBMM’de görüşülmesi sonrasında kararın alınması, demokrasinin ve siyasi ahlakın gereğidir.

Bu tür kararları alırken karar vericilerin düşüneceği asıl ölçüt şu olmalıdır: Benim oğlum Afganistan’da örse, ‘Afganistan sağ olsun’ diyebilecek miyim?” Bu soruya cevapları “hayır” ise halkın çocuklarını, pazarlık konusu olarak ölüme göndermeye kimsenin hakkı yoktur. Kendi çocuklarına askerlik dahi yaptırmayanlar, halkın çocuklarının hayatını tehlikeye atamazlar.

Yeni görev kabul edilirken ABD’den lojistik ve mali yardım istenmesi de ayrı bir utanç konusudur. Bu, para karşılığı askerimizi ölüme sürmek anlamına gelir. Türkiye, Afganistan’daki bir tabur askerinin lojistiğini sağlayacak mali kaynaklara fazlasıyla sahiptir. ABD askerinin çekildiği yere Türk askerini göndermek, Nâzım Hikmet’in 23 Sentlik Asker” şiirini hatırlatmaktadır.

ABD’ye bu jest yapılırken karşılığında ondan ne aldığımız da sorgulanmalıdır.

DR. CİHANGİR DUMANLI

EMEKLİ TUĞGENERAL



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları