Kapitalizmin öldürdüğü bebekler - Prof. Dr. Okan Toygar
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Kapitalizmin öldürdüğü bebekler - Prof. Dr. Okan Toygar

06.11.2024 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

“...Bunlar,

Engerekler ve çıyanlardır,

Bunlar,

Aşımıza, ekmeğimize

Göz koyanlardır,

Tanı bunları,

Tanı da büyü...”

Ahmed Arif


2004’te 41 kişinin öldüğü Pamukova tren “kazası”ndan, yakın zamanda yaşadığımız trajik bebek ölümlerine kadar geçen 20 yıl içinde “Bundan daha kötü ne olabilir?” denilen onlarca felaket yaşandı ülkemizde. 

Masum insanların katledildiği terör saldırıları, kadın ve işçi cinayetleri, depremler, maden “kazaları”, savaşlar ve hepimiz can derdindeyken özel hastanelerin kâr peşinde olduğu pandemi süreci... AKP, maden “kazaları”na “Dünyanın her yerinde oluyor”, depremlere “kader”, terör saldırılarına “Bir Ortadoğu ülkesiyiz, alışmalıyız” derken Albert Camus’nün “Bir ülkeyi tanımak istiyorsanız o ülkede insanların nasıl öldüğüne bakın” sözünü anımsıyorduk biz her defasında. Ve Nâzım Hikmet’in, “Hoş geldin bebek/ yaşama sırası sende/ senin yolunu gözlüyor/ işsizlik, açlık, tiren kazası, iş kazası, yer depremi/ polis copu hapishane kapıs...” dizelerini...

Ne acıdır ki Nâzım’ın 1961’de, Leipzig’de yazdıklarının hepsini yaşadı bu ülkenin yurttaşları. İnsanca yaşamak dışında bir talebi olmayan emekçi halkın, yirmi yıldır yaşadığı bu kâbusun nedeni; paradan, sermayeden, kârdan yana olan “engerekler ve çıyanlar” değilse nedir?

İşte; açgözlülüğe, ahlaksızlığa ve yozlaşmaya neden olan kapitalizmin, artık bebeklerimize bile acımadığına tanık olduğumuz yenidoğan yoğun bakımlarında yaşanan son trajedi...

Kapitalizmin öldürdüğü o bebekler, gelecekteki hangi çocukluk oyunlarından, hangi düşlerinden koparıldılar kim bilir? 

Neoliberal politikalarla bezenmiş “Sağlıkta Dönüşüm Programının” yürürlüğe konduğu 2003 yılından bu yana “Sağlıkta ticarileşme ve taşeronlaşma öldürür” diyen TTB ve Tabip Odalarına kulaklarını tıkayan AKP iktidarını tekrar uyarıyoruz:

Patronların değil halkının yanındaysanız, 2008’den bu yana devam eden SGK’nin özel hastanelerden hizmet satın alması uygulamasını durdurun artık! Yurttaşın parası özel hastane patronlarına aktarılmamalıdır!

HESAP VERİLMELİ

Hekimleri, özel hastanelerin çoğunda, bordrolu (4A) çalışma yerine şirket kurarak (4B) çalışmaya mecbur bırakan yasa kaldırılmalıdır!

Özel hastanelerin; beyin cerrahisi, kalp cerrahisi, göz ve fizik tedavi gibi kliniklerini, yoğun bakım, radyoloji ve diyaliz ünitelerini, “danışmanlık sözleşmesi” adı altında bir kısmı hekim dahi olmayan tüccarların işletmesine verilmesi engellenmelidir!

Olay; taşeron bir şirketin işletmesini aldığı 11 hastanenin yoğun bakımlarında yaşanan bebek ölümleriyle sınırlı değil. Özel hastanelerin, özellikle de zincir hastanelerin kliniklerinde yıllardır yapılan yolsuzluklar ya görülmüyor ya da görmezden geliniyor ve bunun bedelini hepimiz ödüyoruz. Örneğin taşeronların işlettiği “göz hastalıkları” kliniklerinin bazılarında gerekmediği halde aşırı sayıda yapılan göz anjiyografisi, argon lazer, katarakt ameliyatı ve yapılmış gibi gösterilen gözyaşı kanalı ameliyatları...

Sonuç olarak asıl sorunlar ortaya konmaz, gerçek sorumlular hesap vermezse, yalnızca bataklığın ürettiği sivrisineklerle uğraşılmış olur ve kurutulamayan bataklık nedeniyle yarın bir başka felaketle karşılaşırız.

Yazarın Son Yazıları

Kente değer katan yönetim anlayışı - Melih Yıldız

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte, kültür sanat etkinliklerinin afişlerini her yerde görmeye başladık; festivallerin, konserlerin, kitap fuarlarının, dinletilerin...

Devamını Oku
27.06.2026
Futbol baştan kokar - Meriç Erdağlı

2026 FIFA Dünya Kupası’ndan hezimetle ayrılan Türk milli futbol takımı, vatandaşların beklentilerini yerine getiremedi.

Devamını Oku
26.06.2026
Muhalefetin kanun yoluyla yeniden tanzimi - Su Erbaş

Çağdaş otoriterleşmenin ayırt edici özelliği, açık baskı yerine kurumların hukuk diliyle araçsallaştırılmasıdır

Devamını Oku
26.06.2026
Kamu hukukunun lağv edilmesi - Doğan Erkan

Ana muhalefet partisinin olağan genel kurul organında seçilen meşru yönetim ve merkez organlarının, Türkiye siyasal partiler tarihinde eşi görülmemiş bir biçimde asliye mahkemesinin istinaf hâkimleri eliyle mutlak butlan ve tedbir uygulamasıyla görevlerinden el çektirildiği, bu Kafkaesk “yargısal” kararın siyasallaşmış kolluk marifetiyle uygulandığı bir evreyi şaşırarak gözlemliyoruz.

Devamını Oku
25.06.2026
Dünya Denizciler Günü - Hakan Ercan

Uygarlık tarihi büyük ölçüde nehirlerin ve denizlerin tarihi olarak da değerlendirilebilir.

Devamını Oku
25.06.2026
Türkiye’nin engebeli yolu - Erol Ertuğrul

DEM Parti yöneticileri sözde barış süreci ile ilgili, terör örgütü üyelerinin bağışlanmaları amacıyla bir yasa çıkmasını bekliyorlar.

Devamını Oku
24.06.2026