3 Mart, laiklik ve anti emperyalizm
Örsan K. Öymen
Son Köşe Yazıları

3 Mart, laiklik ve anti emperyalizm

02.03.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Padişahın ve halifenin egemenliğinden halkın egemenliğine, başka bir deyişle Cumhuriyete geçilmesine yönelik ilk adım 23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kurulmasıyla atıldı.

Bu yöndeki ikinci adım, 1 Kasım 1922’de TBMM kararıyla saltanatın, yani padişahlık makamının kaldırılmasıyla, üçüncü adım da 29 Ekim 1923’te TBMM kararıyla Cumhuriyetin ilan edilmesiyle atıldı.

3 Mart 1924’te de TBMM’de laiklik doğrultusunda tarihi bir karar alınarak halifelik kaldırıldı; eğitim işleri Milli Eğitim Bakanlığı’na devredildi, bilimsel ve laik eğitimi tüm vatandaşlar için olanaklı kılan Öğretim Birliği Yasası kabul edildi ve medreseler kapatıldı. Din, eğitim ve vakıf işleri konusunda yetkili olan Şeriye ve Evkaf Bakanlığı kaldırıldı, onun yerine, dini hizmetlerin koordine edilmesi amacıyla Diyanet İşleri Başkanlığı ve vakıflarla ilgili idari işlerin yürütülmesi amacıyla Vakıflar Genel Müdürlüğü, birbirinden bağımsız iki ayrı kurum olarak kuruldu.

Böylece, halifelik ve şeyhülislamlık makamları tarafından temsil edilen ruhban sınıfının egemenliğine son verildi, Cumhuriyetin temellerinin atılması doğrultusunda dördüncü adım atıldı.

Yarın, 3 Mart 1924 devrimlerinin 102. yıldönümüdür.

Yine TBMM’de alınan kararlarla, 17 Şubat 1926’da Medeni Kanun kabul edildi ve böylece şeriat yasaları ortadan kalktı, kadın ve erkek hukuk önünde eşit kılındı. 10 Nisan 1928’de anayasadaki “Devletin dini İslamdır” ifadesi çıkarılarak din konusu vatandaşların özgür iradesine bırakıldı; 5 Aralık 1934’te kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanındı; 5 Şubat 1937’de laiklik ilkesi bir anayasa maddesi olarak kabul edildi.

Böylece Cumhuriyetin ve laikliğin temellerinin atılması doğrultusunda beşinci, altıncı, yedinci ve sekizinci adımlar atıldı.

***

Laiklik, bir yandan dinin, devlet, siyaset, hukuk, eğitim işlerine karışmamasını, bir yandan da dini inanç, ibadet ve din dışı felsefi görüş ve yaşam tarzı özgürlüğünü sağlar.

Laikliğin olmadığı bir ülkede demokrasi ve cumhuriyet değil, teokrasi olur. Teokrasinin olduğu bir ülkede halk, millet, ulus değil, ruhban sınıfı egemen olur. Bu nedenle laiklik cumhuriyetin özünde olan zorunlu ilkelerden birisidir.

Ancak laiklik aynı zamanda, emperyalizme karşı mücadelenin ve ulusal birliğin, ulusal bütünlüğün, ulusal güvenliğin sağlanmasının da önkoşullarından birisidir.

Çünkü emperyalizmin yöntemlerinden birisi, ülkeleri din ve mezhep üzerinden bölmektir. Laikliğin geçerli olduğu ülkelerde ise tüm dinler, mezhepler ve din dışı felsefi görüşler bir arada var olabildiği için, belli bir dinin belli bir mezhebinin belli bir yorumu tüm vatandaşlara devlet ve hükümet tarafından dayatılmadığı için, dayatma olmamasından dolayı kutuplaşma ve çatışma ortamı da oluşamayacağı için, vatandaşlar ulus, vatandaşlık ve anayasa bilinciyle birbirine bağlı olacağı için, emperyalizm sonuca ulaşamaz.

Laiklik ayrıca, eğitim, bilim, felsefe, sanat, siyaset, kadın ve erkek eşitliği alanlarındaki gelişmelerin de yolunu açtığı için, başka bir deyişle cehaleti önlediği için, cahil toplumlar da emperyalizm tarafından kolayca kullanılabileceği için, laikliği savunmak bu açıdan da yaşamsal önemdedir.

Laiklik, emperyalizmin önüne konması gereken en önemli barikatlardan birisidir.

***

Laikliğin korunması için mücadele veren “Laiklik Meclisi” adlı platformun 3 Mart devrimlerinin yıldönümü nedeniyle üç yıldır düzenlediği toplantı etkinliği bu nedenle çok değerlidir. Dün yapılan etkinliğin “Emperyalizmin gerici kuşatmasına karşı laiklik için buluşuyoruz” konusunda gerçekleşmesi ayrıca çok önemlidir.

Laiklik Meclisi’nin yıllardır hazırladığı “Laiklik İhlalleri Raporları”, Türkiye’de laiklikle ilgili bir sorunun olmadığını iddia eden iktidardaki ve muhalefetteki siyasetçileri çürüttüğü gibi, onların emperyalizmin uzantıları olduğunu da kanıtlamaktadır!

İlgili Konular: #Laiklik

Yazarın Son Yazıları

CHP’nin bölünmesi

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun hukuka aykırı biçimde üniversite diplomasının iptal edilmesi ve tutuklanmasından sonra, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in de hukuka aykırı biçimde görevden alınmasıyla gerçekleşen darbe, CHP’nin bölünüp bölünmemesi sorununu da beraberinde getirdi.

Devamını Oku
01.06.2026
Ahlak nedir?

Türkiye’deki sorunların temelinde ahlakın ne olduğunun bilinmemesi yatmaktadır

Devamını Oku
30.05.2026
Mutlak emperyalizm

Hukuk ters yüz edilerek, CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptal edilmesi ve tutuklanması da, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “mutlak butlan kararıyla” görevden alınıp yerine CHP eski genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun getirilmesi de, emperyalizmin bir operasyonu ve projesidir.

Devamını Oku
25.05.2026
Mutlak ahlaksızlık

AKP “hükümetinin” kurduğu diktatörlük rejimi, geçtiğimiz yıl, CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun üniversite diplomasını iptal ederek ve kendisini tutuklayarak, vatandaşların seçme ve seçilme hakkını gasp etti.

Devamını Oku
23.05.2026
ABD ve Çin

ABD yönetimlerinin sergilediği emperyalizme karşı mücadele, Türkiye’deki bazı çevrelerde, bir antiemperyalizm mücadelesi olmaktan çıkıp, ABD karşıtlığına, anti Amerikancılığa, ABD’ye ait olan her şeye toptan karşı çıkmaya evrilmiş durumdadır.

Devamını Oku
18.05.2026
Nazilerin iktidarı

Almanya’da Adolf Hitler’in öncülüğündeki Nazilerin serbest ve özgür seçimlerle nasıl iktidara geldiği, hem Almanya’nın hem de dünyanın yakın tarihinin anlaşılması ve her ülkede geleceğe yönelik önlem alınması açısından son derece önemlidir.

Devamını Oku
16.05.2026