CHP’de program ve kadro
Örsan K. Öymen
Son Köşe Yazıları

CHP’de program ve kadro

22.11.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Kurtuluş Savaşı’nın lideri, Aydınlanma devrimlerinin öncüsü, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu ve ilk genel başkanı olduğu Cumhuriyet Halk Partisi, 28-30 Kasım tarihinde 39. olağan kurultayını gerçekleştirecek.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu partisi olan CHP böylece, 2008 yılından beri ilk defa bir program kurultayı gerçekleştirmiş olacak. Yeni program kurultay delegelerinin oyuna sunulduktan sonra, genel başkan ve parti meclisi üyeliği seçimleri gerçekleşecek.

CHP’nin, tarihinin en ağır baskılarından birisine maruz kaldığı olağanüstü bir dönemde, bir genel başkanlık tartışmasının ve yarışının gerçekleşmesi düşük bir olasılık.

Ancak parti meclisi üyeliği konusunda bir yarış mutlaka gerçekleşecektir. Partinin bu zor dönemde daha güçlü kadrolarla yola devam etmesi açısından bu yarışın ve rekabetin gerçekleşmesi olumludur.

Bu yılki kongrelerde seçilen CHP’nin yeni kurultay delegelerinin, parti meclisi seçimi konusunda kendi özgür iradeleriyle bağımsız hareket etmeleri yaşamsal önemde bir konudur. Parti genel merkezinin ve il başkanlarının bu konuda kurultay delegelerinin iradelerine ipotek koymamaları ve onlara baskı uygulamamaları gerekmektedir.

Çünkü güçlü bir parti meclisi aynı zamanda güçlü bir genel başkan ve güçlü bir parti anlamına gelmektedir. Bazılarının sandığı gibi, zayıf ve edilgen bir parti meclisi, genel başkanı da partiyi de daha güçlü kılmaz.

***

CHP Tüzüğü’nün 20. maddesinin birinci şıkkına göre, “Parti meclisi, kurultaydan sonra partinin en yüksek karar organıdır”. CHP Tüzüğü’nün 21. maddesinin birinci şıkkına göre de, parti meclisi, “Parti programı, kurultay kararları ve seçim bildirgeleri doğrultusunda iç ve dış gelişmelerle ilgili politika ve strateji kararlarını alır”.

CHP Tüzüğü’nün 4. maddesinin birinci şıkkına göre, “Cumhuriyet Halk Partisi’ne, partinin program ve tüzüğünü benimseyen her yurttaş üye olabilir”. CHP Tüzüğü’nün 68. maddesinin birinci şıkkına göre, “Programa, tüzük kurallarına, kurultay, yetkili organ ve grup kararlarına aykırı davranmak”, üyelikten kesin çıkarma cezası gerektiren parti suçudur.

Bu durumda her CHP üyesi gibi, parti meclisi üyelerinin de CHP’nin programında ifade edilen ideolojisi ve temel ilkeleriyle uyumlu olması hem yaşamsal derecede önemlidir hem de hukukun zorunlu kıldığı bir durumdur.

Buna ne yazık ki uzun yıllardır dikkat edilmemektedir, partinin temel ilkeleri ve ideolojisi ile sorunları olan bazı kişiler de, parti meclisi üyesi yapılmaktadır, bu da partinin kimliğine ve tutarlılığına büyük zarar vermektedir.

Bunun gerekçesi olarak iki unsur sunulmaktadır:

1) CHP kitle partisidir.

2) CHP’nin başka partilerle seçim ittifakı yapabilmesi için bu zorunludur.

Bu iki gerekçe de partinin tüzüğüne aykırı olduğu gibi, tamamıyla temelsizdir. Çünkü kitle partisi olmak, kimliksiz ve tutarsız olmayı değil, ilkeleri ve ideolojiyi kitleler için geliştirmeyi ve kitlelere ulaştırmayı gerektirir. Başka partilerle seçim ittifakı yapmak da, partinin programıyla ve yönetim kadrolarıyla ilgili bir konu değildir, seçim ittifakı protokolleriyle ve seçim bildirgeleriyle ilgili bir konudur.

***

CHP’nin kurultay tarafından kabul edilen ve partinin kurumsal kimliğini belirleyen parti programındaki temel ilkeler şunlardır: Cumhuriyetçilik, halkçılık, devletçilik/kamuculuk, laiklik, milliyetçilik/ulusçuluk, devrimcilik, sosyal demokrasi, demokratik solculuk.

Program ile kadro arasındaki uyumsuzluk sorununa ek olarak, dün açıklanan program taslağında da, temel ilkelerin tanımlanması konusunda ciddi eksiklikler bulunmaktadır; ayrıca bu ilkelerin bazıları Türkiye’nin sorunlarına yönelik çözüm önerilerinde karşılık bulmamaktadır; örneğin laiklik ilkesinin eğitimde, siyasette, kamu kadrolaşmasında, sivil toplum örgütlenmesinde nasıl uygulanacağına dair ayrıntılar yer almamaktadır.

Yazarın Son Yazıları

Ne yapmalı?

Türkiye’de halk, AKP iktidarının kurduğu baskı rejimine karşı nasıl mücadele edileceği konusunda bir çaresizlik yaşıyor.

Devamını Oku
27.06.2026
Müfettiş Kemal

Yüksek Seçim Kurulu’nun yetkileri gasp edilerek hukuka aykırı biçimde AKP tarafından CHP’nin “yönetimine” getirilen Kemal Kılıçdaroğlu’nun Sözcü TV’de yaptığı açıklamalar, Kılıçdaroğlu’nun çelişkilerini ve samimiyetsizliklerini bir kere daha ortaya çıkardı.

Devamını Oku
22.06.2026
Genel manzara ve yeni parti

AKP’nin “mutlak butlan” darbesiyle işbaşına gelen CHP’nin fiili kayyumu Kemal Kılıçdaroğlu, “göreve” atanır atanmaz, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e, kararın hukuka aykırı olduğunu, Yüksek Seçim Kurulu’nun yetkilerinin gasp edildiğini, Özel’in dört ayrı kurultayda farklı delegeler tarafından seçilmiş genel başkan olduğunu, bu nedenle olağanüstü kurultayı acilen toplayacağını ve kendisinin de kurultayda aday olmayacağını aktarmış olsaydı, CHP’de bugün yaşananlar yaşanmayacağı gibi, Kılıçdaroğlu’nun iyi niyetli olduğu sonucuna da varılabilirdi.

Devamını Oku
20.06.2026
Devlet ve millet

Devlet, millet için var olan bir yapıdır.

Devamını Oku
15.06.2026
CHP’deki kadro sorunu

AKP Genel Başkanı ve “Cumhurbaşkanı” Recep Tayyip Erdoğan, CHP’li belediye başkanları ve 38. olağan kurultay ile ilgili “yargı” süreçlerinin hiçbir yerinde olmadıklarını, bunların CHP’nin iç çekişmeleriyle ilgili olduğunu, yaklaşık bir yıldır, defalarca söylemektedir.

Devamını Oku
13.06.2026
Faşizm ve ahlaksızlık

Faşizm yapısı gereği ve kategorik olarak ahlaksızlıktır.

Devamını Oku
08.06.2026