Ramazanın siyasallaştırılması
Örsan K. Öymen
Son Köşe Yazıları

Ramazanın siyasallaştırılması

23.02.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

AKP Genel Başkanı ve “Cumhurbaşkanı” Recep Tayyip Erdoğan’ın, “Laikliği Savunuyoruz” başlıklı bildiriyi imzalayan yazarları, gazetecileri, sanatçıları, akademisyenleri, “hezeyan içinde azgın bir güruh” olarak nitelendirerek hedef göstermesinin ardından, “Milli Eğitim” Bakanı Yusuf Tekin’in bildiri hakkında dava açacağını açıklaması, anayasanın laiklikle, devlet yetkisi kullanımıyla ve düşünceyi ifade ve yayımlama özgürlüğüyle ilgili 2, 6, 14, 24, 25, 26, 28. maddelerinin ihlal edilmesi anlamına geldiği gibi, ramazan ayının siyasallaştırılmasıdır ve insanların dini duyguları üzerinden siyasi çıkar elde etmek çabasıdır. 

Öncelikle Tekin’in ve Erdoğan’ın bildiriyi ramazan ile ilişkilendirmeleri, gerçekleri çarpıtmaktır. 

Tekin bildirinin, Milli Eğitim Bakanlığı’nın okullara yolladığı ramazan genelgesine bir tepki olarak hazırlandığını ve imzalandığını iddia etmektedir! Oysa bildiride ramazan genelgesiyle ilgili hiçbir ifade yer almadığı gibi, bildirinin hazırlanma kararı, genelge açıklanmadan önce alınmıştır! 

Buna rağmen Tekin gerçekleri çarpıtarak bildiriyi hazırlayanların ve imzalayanların, “Ramazan Talibanlaşmadır... Ramazan etkinliğiyle Trump’ın ipine sarılıyorsunuz... Ramazan laik anayasal düzene yönelik bir saldırıdır... Ramazan heyecanı duyanlar gerici azınlıktır” ifadelerini kullandıklarını iddia etmiştir! 

Bir insanın, bildiri metni kamuoyu önünde açık bir biçimde yer alırken bu kadar rahat biçimde gerçekleri çarpıtması, ayrıca ramazan genelgesiyle ramazanı da özdeşleştirerek gerçekleri iki defa üst üste çarpıtması, hangi mantıkla ve akıl yürütmeyle ve her şeyden önce hangi adalet ve vicdan duygusuyla açıklanabilir?! 

Tekin bununla da yetinmemiş, “Topluma dini inançlarından uzaklaşmayı, dini değerlerinden uzaklaşmayı zorla tepeden inmeci bir mantıkla tanımlamaya çalışmak suçtur. Bu suçun cezasını da çekmeleri gerekir” ifadesini kullanmıştır! 

Oysa bildiriyi hazırlayanlar ve imzalayanlar, “topluma dini inançlarından ve değerlerinden uzaklaşmayı zorla tepeden inmeci bir mantıkla” önermedikleri gibi, ramazanın “Talibanlaşma, Trump’ın ipine sarılmak, laikliğe aykırılık” olduğunu ve ramazan heyecanı duyanların “gerici azınlık” olduklarını ifade etmemişlerdir! 

Bildiride “ramazan” ve “ramazan genelgesi” sözcükleri bile yer almamıştır!

***

Laiklik, Türkiye Cumhuriyeti devletinin temelindeki anayasa maddelerinden birisidir. Laiklik dinin devlet, siyaset, hukuk, eğitim işlerine karışmasının önlenmesi, devletin de dindar vatandaşın dini inanç ve ibadet özgürlüğünü ve dinsiz vatandaşın dünya görüşünü ve yaşam tarzını güvence altına almasıdır. 

Laiklik din karşıtlığı değildir; laiklik, dincilik, din devleti, teokrasi karşıtlığıdır. Ancak dini siyasallaştıranlar, dinle dinciliği, dinle teokrasiyi özdeşleştirdikleri için, laikliğin dinsizlik olduğunu iddia ederek, anayasayı ihlal etmektedirler. 

Bildiri, laiklik ilkesinin yıllardır ihlal edilmesine ve şeriata karşı pankart açan SOL Parti üyelerinin aylardır gözaltına alınmalarına ve tutuklanmalarına, şeriat propagandası yaparak anayasayı ihlal edenler hakkında ise hiçbir işlemin yapılmamasına bir tepki olarak hazırlanmıştır. 

Ramazan genelgesinin laikliğe aykırı olup olmadığı ayrıca tartışılabilir, ancak bildirinin ramazan ile de ramazan genelgesiyle de bir ilgisi olmadığı gibi, bildiriye imza atanların birçoğu, bildiriye imza atarken, ramazan genelgesinin içeriğinden haberdar bile değillerdi. 

***

Bildiriye imza atanların içinde, üniversitelerdeki baş örtüsü yasağına ve Erdoğan’ın şiir okumaktan dolayı hapis yatmasına karşı çıkan kişilerin de bulunmasına rağmen, Erdoğan’ın, “Biten, mübarek ramazan-ı şeriften bir gün önce yayınladıkları bildirilerde insanlarımıza dil uzatan karanlık zihniyetin hezeyanları olacak; biten, kamusal alanda milletin inancını özgürce yaşamasına tahammül edemeyen 28 Şubat heveslisi Jakobenlerin dayatmaları olacak” ifadelerini kullanması da, ayrıca büyük bir talihsizliktir! 

Bildiride eleştirilen din de değildir ramazan da değildir; eleştirilen, siyasallaşmış bir din anlayışının zorla dayatılmasıdır, teokrasidir, laiklik karşıtı hareketlerdir, emperyalizmdir! 

Laiklik hem demokrasiyi hem de dini kurtaracak bir ilkedir!

İlgili Konular: #SOL Parti #Laiklik

Yazarın Son Yazıları

Mutlak emperyalizm

Hukuk ters yüz edilerek, CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptal edilmesi ve tutuklanması da, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “mutlak butlan kararıyla” görevden alınıp yerine CHP eski genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun getirilmesi de, emperyalizmin bir operasyonu ve projesidir.

Devamını Oku
25.05.2026
Mutlak ahlaksızlık

AKP “hükümetinin” kurduğu diktatörlük rejimi, geçtiğimiz yıl, CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun üniversite diplomasını iptal ederek ve kendisini tutuklayarak, vatandaşların seçme ve seçilme hakkını gasp etti.

Devamını Oku
23.05.2026
ABD ve Çin

ABD yönetimlerinin sergilediği emperyalizme karşı mücadele, Türkiye’deki bazı çevrelerde, bir antiemperyalizm mücadelesi olmaktan çıkıp, ABD karşıtlığına, anti Amerikancılığa, ABD’ye ait olan her şeye toptan karşı çıkmaya evrilmiş durumdadır.

Devamını Oku
18.05.2026
Nazilerin iktidarı

Almanya’da Adolf Hitler’in öncülüğündeki Nazilerin serbest ve özgür seçimlerle nasıl iktidara geldiği, hem Almanya’nın hem de dünyanın yakın tarihinin anlaşılması ve her ülkede geleceğe yönelik önlem alınması açısından son derece önemlidir.

Devamını Oku
16.05.2026
Zafer günü

9 Mayıs, Rusya Federasyonu’nda Zafer Günü ve ulusal bayram olarak kutlanıyor.

Devamını Oku
11.05.2026
Mutlak butlan!

Mutlak butlan kavramı, CHP’nin 38. olağan kurultayı ile ilgili “dava” nedeniyle kamuoyu gündemine girdi.

Devamını Oku
09.05.2026