Laiklik bildirisi ve gerçekler
Örsan K. Öymen
Son Köşe Yazıları

Laiklik bildirisi ve gerçekler

28.02.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

AKP Genel Başkanı ve “Cumhurbaşkanı” Recep Tayyip Erdoğan bu hafta, “Laikliği Birlikte Savunuyoruz” bildirisini imzalayanların “millete nefret kustuğunu” ve “ülkeyle aidiyet duygusu” taşımadığını iddia etti; MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de, “168 kişinin tamamı bir insan etmez… ruhunu iblise emanet etmiş çürük aydınlardiyerek bildiriyi imzalayanlara hakaret etti!

Gerçekleri öğrenmek için öncelikle bildiriyi okumak ve anlamak gerekir. Bildirinin tam metni şöyledir:

“Türkiye gerici-şeriatçı bir kuşatma altında!

Ülkemiz ABD ve İsrail planları doğrultusunda bölgemizdeki gelişmelerle birlikte ‘Talibanlaştırma’ baskısı altına girmiş durumda. ABD güdümlü bu gerici saldırı ülkemizin önündeki en yakıcı tehdite dönüşmüştür.

Siyasal İslamcı rejim, ABD ve Trump ipine sarılarak Türkiye’yi adım adım Ortadoğu’nun gerici bataklığına sürüklemektedir.

Laik eğitimi, laik hukuk düzenini ve laik kamusal hayatı adım adım ortadan kaldırmaya yönelik hamleler ivme kazanmıştır.

Bu hamleler toplumdan yükselen laiklik çağrılarına karşı gerici azınlığın provokasyon ve saldırılarını göz ardı etmeye; laik cumhuriyeti savunanların anayasayı hiçe sayarak ‘suçlu’ gibi cezalandırılmasına kadar gelmiştir. Laikliği savunmak suç değildir.

Laikliği birlikte savunuyoruz, şeriatçı dayatmaları reddediyoruz! Karanlığa teslim olmayacağız!”

***

Bu bildiride “din”, “İslam”, “Müslümanlık”, “ramazan” sözcükleri geçmekte midir ve eleştirilmekte midir? Hayır!

Bu bildirinin İslama ve ramazana yönelik olduğunu iddia etmek ve konuyu “yargıya” taşımak için, birisinin, şeriatçılık ve siyasal İslamcılık ile İslam dinini özdeşleştirmiş olması veya şeriatın dinin özündeki vazgeçilmez bir nitelik olduğunu düşünmesi, dindarlık ile dinciliği ayıramıyor olması, laikliğe karşı çıkan köktendinci birisi olması gerekir. Nitekim Erdoğan bildiriyi TBMM grup toplantısında eleştirirken, “Laikliği kaldırın” çağrılarının yapılması da tesadüf değildir!

Oysa şeriatçılık, köktendincilik, teokrasi, anti laiklik ve bunlara göre bir düzen kurmak, anayasanın 2., 14., 24., 42. maddelerine ve Türk Ceza Yasası’nın 309. maddesine aykırıdır ve suçtur; laikliği savunmak ise yasaldır.

AKP’nin yaptığı gibi sadece çoğunluk ölçütü üzerinden değerlendirme yapılırsa da, Türkiye’de nüfusun büyük çoğunluğu hem kendisini Müslüman olarak tanımlamaktadır hem de laiklik ilkesini benimsemektedir, İslamın şeriatçı ve köktendinci yorumlarını reddetmektedir.

Şeriata karşı pankart açan SOL Parti üyelerinin iki aydır gözaltına alınmaları, şeriat propagandası yapanlar hakkında ise hukuki işlemin yapılmaması nedeniyle de SOL Parti yöneticileri tarafından hazırlanan bildirinin, Milli Eğitim Bakanlığı’nın ramazan bildirgesinden sonra ve ramazandan bir gün önce açıklanması nedeniyle, AKP ve MHP, ramazan ile bağlantı kurmaktadır.

Oysa bildirinin hazırlanması ve ilk imzacılara açılması, ramazandan çok önce ve ramazan genelgesinden de önce gerçekleştiği gibi, bildiri ramazanda açıklanmış olsaydı, ramazanda açıklandığı için hedef olacaktı, ramazandan önce açıklandığı için, ramazandan bir gün önce açıklandığı gerekçesiyle hedef oldu!

Kaldı ki ramazandan önce veya ramazanda laiklik bildirisi açıklamakla ilgili bir yasak olmadığına göre, ayrıca ramazan ile ramazan genelgesi de özdeşleştirilemeyeceği gibi, bildiride ramazan ve ramazan genelgesi ile ilgili bir sözcük de yer almadığına göre, AKP’nin ve MHP’nin iddiaları temelsizdir.

***

Bu ülkeye aidiyet duygusuyla bağlı olmak için öncelikle ülkenin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün ve Cumhuriyetin kuruluş ilkelerine bağlı olmak gerekir; millete sahip çıkmak için de emperyalizme karşı mücadele etmek gerekir!

Bir insan olmak için de insanlığın ve insanlık için mücadele etmenin ne olduğunu iyi kavramak gerekir! Kötülüğün ve çürümüşlüğün esiri olan siyasetçilerin bunu başarması ise olanaksızdır!

Anayasayı umursamayanların ramazanda kendilerine en azından şunu sormaları gerekir: İnsanlara iftira atmak, hakaret etmek ve zulüm yapmak İslama uygun mudur, değil midir?

Yazarın Son Yazıları

Ahlak nedir?

Türkiye’deki sorunların temelinde ahlakın ne olduğunun bilinmemesi yatmaktadır

Devamını Oku
30.05.2026
Mutlak emperyalizm

Hukuk ters yüz edilerek, CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptal edilmesi ve tutuklanması da, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “mutlak butlan kararıyla” görevden alınıp yerine CHP eski genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun getirilmesi de, emperyalizmin bir operasyonu ve projesidir.

Devamını Oku
25.05.2026
Mutlak ahlaksızlık

AKP “hükümetinin” kurduğu diktatörlük rejimi, geçtiğimiz yıl, CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun üniversite diplomasını iptal ederek ve kendisini tutuklayarak, vatandaşların seçme ve seçilme hakkını gasp etti.

Devamını Oku
23.05.2026
ABD ve Çin

ABD yönetimlerinin sergilediği emperyalizme karşı mücadele, Türkiye’deki bazı çevrelerde, bir antiemperyalizm mücadelesi olmaktan çıkıp, ABD karşıtlığına, anti Amerikancılığa, ABD’ye ait olan her şeye toptan karşı çıkmaya evrilmiş durumdadır.

Devamını Oku
18.05.2026
Nazilerin iktidarı

Almanya’da Adolf Hitler’in öncülüğündeki Nazilerin serbest ve özgür seçimlerle nasıl iktidara geldiği, hem Almanya’nın hem de dünyanın yakın tarihinin anlaşılması ve her ülkede geleceğe yönelik önlem alınması açısından son derece önemlidir.

Devamını Oku
16.05.2026
Zafer günü

9 Mayıs, Rusya Federasyonu’nda Zafer Günü ve ulusal bayram olarak kutlanıyor.

Devamını Oku
11.05.2026