Öcalan’ın statüsü mü Adem’in statüsü mü
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

Öcalan’ın statüsü mü Adem’in statüsü mü

02.03.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Tarihin çelişkisi diye sunulan aslında olayları hazırlayan akışın uyumudur.

Geçen cuma günü kafeye oturdum. Çay söyledim. DEM Parti’nin CHP’li Çankaya Belediyesi salonunda okuduğu Öcalan’ın açıklamasını takip ediyorum.

Dağdakilere çağrı mı yapacak, sürecin ikinci adımının haritasını mı anlatacak, yoksa Bahçeli’nin işaret ettiği statü sorununu mu açıklayacak derken... Erdoğan’a, Bahçeli’ye, Özel’e teşekkürlerin ardından; sonu kaçınılmaz şekilde anayasal değişime çıkan bir tür “ikinci cumhuriyet” önerisi çıktı. Bahçeli’nin “kurucu önder” dediği Öcalan, Meclis komisyonunun misyonuyla kendi pozisyonunu birleştiren bir “yeni kurucu irade” olarak karşımıza çıkmıştı.

İşte tam bu sırada, çayımı getiren garson, her şeyden habersiz “Biraz konuşabilir miyiz” dedi. Adı Adem, soyadı Tok’tu. Elbette bir derdi vardı. Tarafı olduğu mahkeme dosyasını paylaştı. Gördüklerim yaşadıklarımızla son derece ilgiliydi. Kendi kendime “Öcalan’ın statüsünü konuşuyoruz da Adem’in statüsü ne olacak” dedim.

‘505 TERÖRİST’ HİKÂYESİ

Yüzde 64 engelli olan Adem, 16 Mart 2020’de İBB’de işe girmişti. Ocak 2021’den itibaren belediye iştiraki İSTAÇ’ta, Hafriyat Atıkları Müdürlüğü’nde kantar operatörü olarak çalışmaya başlamıştı. Yeni kurduğu hayatında her şey yolunda gidiyordu.

Ta ki o güne kadar...

Eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun, İBB’de, İmamoğlu döneminde işe alınan 505 terör bağlantılı isim açıklamasını hatırlıyor musunuz? İBB, işe aldıkları kişilere sadece adli sicil kaydı sorduğunu söylemiş, hukuken arşiv soruşturması yapamadığını açıklamıştı. Eski içişleri bakanı ise tezinde ısrar etti. Terör bağlantılı isimlerin akrabalarının bile belediyede çalışamayacağını söyledi. İktidar medyasında, kayınbiraderden görümceye varıncaya kadar, İBB’de çalışan isimlerin terörden yargılanan akrabaları yayımlandı. Bu olaylardan sonra, arşiv araştırması hukuka uygun mu değil mi demeden, İBB’de de devreye girdi.

ARŞİV ÇIKTI İŞSİZ KALDI

İşte bunların ardından Adem Tok’un eline 4 Ocak 2023’te İSTAÇ’tan bir kâğıt ulaştı. “Fesih bildirimi” diye başlayan kâğıtta, işten çıkarıldığı yazıyordu. Gerekçesi “geçmişi” idi. Hakkında yıllar önce açılmış, yargılandığı, ceza aldığı davalar vardı.

Aslında mesele şuydu. İşe girerken kendisinden istenen adli sicil kaydını İBB iştirakine vermişti. İşe girmesinde bir sakınca yoktu. Nitekim işe de başlamıştı. 

Öte yandan...

Zaten işe girerken başka bir şey istenmesi mümkün değildi. AYM, bir OHAL kalıntısı olan “işe girerken özel arşiv araştırması talep edilmesi” uygulamasını iptal etmişti.

Gelgelelim...

İçişleri bakanının müdahalesi sonrası arşiv araştırması yeniden gündeme geldi. Adem’in işi de bu anda tehlikeye girdi. Zira arşiv aramasında geçmişi ortaya dökülmüştü. İBB iştiraki de bunun üzerine Tok’u tazminatsız işten çıkardı.

YARGI ‘ADEM HAKLI’ DEMİŞ

Adem yoksuldu. Dedim ya, engelliydi. İş bulması çok zordu. Başka bir geliri, mülkü yoktu. İşsiz kalınca ekonomik krizin içine düşmüştü. Son olarak garsonluk yapmaya başlamıştı. Kıt kanaat geçinmeye çalışıyordu.

Ne çıkmış derseniz...

Bu sorunun cevabını, olayın mahkemeye yansıması sayesinde biliyoruz. 1982 doğumlu Adem, sonuncusu 2001’deki bir dizi eylemiyle, yasadışı THKC-Direniş davasından yargılanmıştı. 2004’te, yani 22 yaşında hapisten çıkmıştı. Halen sol görüşlüydü. Ama sonraki yıllarda radikal siyasi işlere karışmamış görünüyordu. Bundan sonra aldığı ceza, 2013’teki bir olaydan, siyasi olmayan bir suçlamayla, adli para cezasına çevrilmişti. Adli sicil kaydı bu nedenle temiz çıkmıştı.

Olay mahkemeye yansıdı dedim ya...

Dosyayı inceliyorum. İstanbul 3. İş Mahkemesi, Soylu’nun başlattığı tartışmada İBB’nin işten çıkardığı Adem’i haklı bulmuş: “İSTAÇ şirketinde işe başladığı dönemde davacıdan aranmayan ya da işe giriş şartı olarak değerlendirilmeyen adli sicil arşiv kaydı hususunun daha sonra gerekçe gösterilerek davacının iş akdinin feshedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu kanaatine mahkememizce varılmıştır.” İşe iade edilmesine ve kendisine tazminat ödenmesine karar vermiş. İBB dosyayı istinafa taşımış. İstinaf da Adem’i haklı bulmuş. 25 yıl önceki defterleri açıp bir insanı işten çıkaramazsın demiş. Karar geçen günlerde kesinleşmiş.

Hakkını teslim edelim. Bana sorarsanız mahkemeler her iki kararda da hukuka uygun davranmış. Elbette bu karar sadece İBB’ye karşı değil, Soylu’ya da karşı...

‘KURUCU İRADE’ VE ‘KURUCU PARTİ’

Bu bahsi neden açtınız derseniz...

Çok değil 3 yıl önce... Üzerinden 25 yıl geçmiş de olsa, akrabası üzerinden de olsa, adli siciline yansımamış dahi olsa, kepçe operatörü de olsa... Terörle adı yan yana getirilen biri, belediyenin kapısından bile giremez diyen bu iktidardı. Bu söylem 2023- 2024 seçimlerinde bol bol kullanıldı. Öyle ki...

Hatırlayın belediyede cenaze yıkayan gassalların üzerine DİAYDER davası kurgulandı. Belediyenin yardım kartlarını alan yoksulların terör bağlantısı sorgulandı. Muhalefet terör suçlamasının gölgesinde seçimlere girdi. Seçimden sonra Esenyurt’ta seçilen adayı 10 yıl önceki İmralı tutanaklarında adı geçiyor diye tutuklandı.

Aradan 3 yıl geçti. Bu kez iktidar ikinci açılım sürecini başlattı. Öcalan “kurucu önder” ilan edildi. Umut hakkı, hatta Meclis’e girmesi bizzat iktidar tarafından dile getirildi. 27 Şubat 2025 mesajı alkışlanmakla kalmadı, herkese mesaja uyma çağrısı yapıldı.

Bu 27 Şubat’ta, ikinci Öcalan mektubu, CHP’li Çankaya Belediyesi’nin salonunda okundu. CHP izin vermese muhtemelen iktidar medyası “açılıma karşı CHP” diye yazacaktı. CHP de “Aman DEM’i kaybederiz” korkusuyla bunu kafasına takacaktı.

Gelgelelim PKK’yi kuran “statülü” Öcalan’ın AKP-MHP destekli mektubu CHP’li belediyede okunurken 25 yıl öncesinden, 19 yaşından terör aranıp bulunarak bugün işten atılan gariban Ademler’in “statüsü”nü hatırlayan olmadı.

Olay çelişki gibi görünüyor. Oysa değil. Zira “kurucu önder” denilen Öcalan’ın “ikinci cumhuriyet” teklifi, “birinci cumhuriyet”in kurucu partisine kabul ettirmeden gerçekleştirilemez. Yargı tehdidi, terörle suçlanma korkusu, manşetlerle küçük düşürülme ihtimali, gözaltı ve tutuklama ... Hepsi ama hepsi, “kurucu parti”ye “kurucu önder”in iktidarla ittifak halinde yarattığı projeyi kabul ettirmenin sopası oluyor.

Tarihin çelişkilerini ancak ondaki uyumu fark edenler çözebilir.

İlgili Konular: #Abdullah Öcalan

Yazarın Son Yazıları

Öcalan’ın statüsü mü Adem’in statüsü mü

Gelgelelim PKK’yi kuran “statülü” Öcalan’ın AKP-MHP destekli mektubu CHP’li belediyede okunurken 25 yıl öncesinden, 19 yaşından terör aranıp bulunarak bugün işten atılan gariban Ademler’in “statüsü”nü hatırlayan olmadı.

Devamını Oku
02.03.2026
Din dersi soruşturmasının sonu ne oldu

Bardağı taşıran son damla değil onu bu noktaya getiren süreçtir.

Devamını Oku
26.02.2026
Okulda 'din' ve 'Erdoğan' sorgusu!

Hürriyet başka türlü düşünmenin ve yaşamanın imkânlı olduğu yerde başlar.

Devamını Oku
23.02.2026
Alo adalet var mı bakan bey?

Yaşamın özünü görmeyen kabuğuyla oyalanır.

Devamını Oku
19.02.2026
Camiye gitmeyen imam olur mu?

Yalnız başkasına karşı hatırlanan kutsal, çıkara yenilmiş demektir.

Devamını Oku
16.02.2026
Bu dünyadan bir ‘biz’ geçti

İnsan “ben” doğar, yaşarken “biz” yaratır.

Devamını Oku
12.02.2026
Bizi işte bunlar yıkıyor

Doğayı kendi haline bıraksalar daldaki elma bile layığını bulacaktı.

Devamını Oku
09.02.2026
Depremzedeye bunu yapan size ne yapmaz

Seçilen yer yanlış.

Devamını Oku
05.02.2026
‘İmamoğlu’nu kutlama davası’ böyle bitti

Hayat geç de olsa mahkeme kararlarından daha gerçek bir hüküm verir.

Devamını Oku
02.02.2026
Görüş gününe yetişen yazı

Hepimiz aynı zamanın içinde yaşarız ama zaman hepimize yüzünü aynı biçimde göstermez.

Devamını Oku
29.01.2026
Toz dumandan görünmeyen değişim

Bir şey değişmese de her şey değişiyor.

Devamını Oku
26.01.2026
Bayrağın üstünü örten ‘süreç’

Niyetler hassasiyetlerin üstünü bahaneyle örter.

Devamını Oku
22.01.2026
Kafamı karıştıran fotoğraf

Kapının kapalı olmasını bekliyoruz da nasıl açıldığını hiç konuşmuyoruz.

Devamını Oku
19.01.2026
Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Devamını Oku
05.01.2026
Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Devamını Oku
01.01.2026
Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır.

Devamını Oku
29.12.2025
Yarının kavgasına bugünden bakalım

Hareket bilinirse doğa öngörülebilir hale gelir.

Devamını Oku
25.12.2025
175 milyonluk cevap

Cevap verilemeyen her soru yeni sorulara gebedir.

Devamını Oku
22.12.2025
İddianame aşamasında bir anda dosyadan çıkan fezleke!

İnsan ne anlatırsa anlatsın ancak eylemiyle anlaşılır.

Devamını Oku
18.12.2025
Askerlerin 175 milyonu nereye gitti

“Senin” dediklerinin akıbetini sorunca senin sandığının senden ne kadar uzakta olduğunu görürsün.

Devamını Oku
15.12.2025
Ne olduğunu görmüyor musunuz?

Her “Bak” dediğimizde gözler kapanıyorsa işaret ettiğimizi gösterebilir miyiz?

Devamını Oku
11.12.2025
Ya su kirliyse?

Değişmez görünen gerçekten kaçmak yerine dokunmaya karar verdiğimizde, ona şekil verebildiğimizi de görürüz.

Devamını Oku
04.12.2025
200 günlük burun sürtme davası

Burnumuzla sadece nefes alsaydık en çok kötü kokuların sahipleri mutlu olurdu.

Devamını Oku
01.12.2025
Bir garip ölüm hikâyesi

Yaşamda birikmiş servet, bazen ölümün üzerinde perde olur.

Devamını Oku
27.11.2025
‘Kurucu önderlik’ ve kurucu irade

Küçük niyetler büyük sözlerin arkasına gizlenir.

Devamını Oku
24.11.2025
Yaşamından renkleri çalınan kadın

Koca çınardan nimetini esirgeyen toprak yokluğunu önce çimende gösterir

Devamını Oku
20.11.2025
38 çocuğun duyulmayan çığlığı

Adalet davası uzaktaki bir çığlığı duymakla başlar.

Devamını Oku
17.11.2025
CHP’yi ‘gayrımeşrulaştırma’ operasyonu

Doğa insana kendi sınırlarını çizeceği imkanı sunarken cömerttir.

Devamını Oku
13.11.2025
Eğitimsiz okullar bakanlığı

İnsan ancak eğitilirse özgür olur.

Devamını Oku
10.11.2025
Aman çocuklar duymasın!

Bakmayın gazetecilik yaptığıma.

Devamını Oku
06.11.2025
‘Pardon’ diyen karar

Bir kez olursa hata, iki kez olursa yanlış, tekrar olursa kasıt denir.

Devamını Oku
03.11.2025
Bakanlıktaki ‘koruma kalkanı’

Çoğu zaman sözün çıktığı yere bakarız.

Devamını Oku
30.10.2025
Aranan casus sonunda bulundu!

O kadar çok söz söyleriz ki bazen gerçek kalabalıkta kaybolur.

Devamını Oku
27.10.2025
Boğaziçi’ni nasıl çökerttiler?

Kime söylendiği belirsizse en ağır sözler bile havada kalır. En son Yargıtay başkanı konuştu.

Devamını Oku
23.10.2025
‘PKK yasası’na neden karşıyım

Kapıyı açan anahtar değil, kilidinin bilgisidir.

Devamını Oku
20.10.2025
Öcalan serbest bırakılacak mı

Sözcükler her zaman anlatmak için kullanılmaz.

Devamını Oku
16.10.2025
Apo ve Bahçeli’nin susturduğu asker

Çıkarlar suç ortaklıklarının kaynağıdır.

Devamını Oku
13.10.2025