Hürriyet başka türlü düşünmenin ve yaşamanın imkânlı olduğu yerde başlar.
Milletin eteğine, bluzuna laf söylüyor, ardından “Kıyafeti biz özgürleştirdik” diyorlar. Yediğiyle içtiğiyle uğraşıp “saygı edebiyatı” yapıyorlar. Çoluğunu çocuğunu rahatsız edip nesil hikâyeleri anlatıyorlar.
Tevfik Fikret Okulları... İzmir’de çoğunlukla orta sınıf ailelerin çocuklarını gönderdiği meşhur bir okul. İlkokulu, ortaokulu, lisesi var. Cuma günü okulda sıradışı bir olay yaşandı. Anlatılana göre, okula gelen müfettişler ilkokul dördüncü sınıftan liseye kadar her sınıftan ikişer öğrenci seçti. Çocuklar sırayla kütüphaneye götürüldü. Müfettişler çocuklara üçer soru sordu: “Din dersinde ders işleniyor mu”, “Din yerine başka bir ders yapılıyor mu”... En ilginci; “Derste cumhurbaşkanına hakaret ediliyor mu” diye sordu... Kimilerine “Din deyince ne anlıyorsun” diye de soruldu. Çocukların yaşları küçüldükçe kafaları karıştı. Elbette kaygılandılar, korktular. Dahası... İfadeleri alındıktan sonra kimlik numaraları ve imzaları alındı. 9 yaşındaki çocuklar hayatlarında ilk kez imza attı.
Ve tabii bu durum okuldaki velileri ayağa kaldırdı. Sonuçta onlar çocuktu. Ailelerinden habersiz nasıl sorgulanabilirdi? Dahası nasıl imzaları alınabilirdi? Neden ailelerine haber verilmedi?
WhatsApp gruplarında büyüyen tepkinin ardından, avukat velilerin öncülüğünde şikâyet dilekçeleri yazıldı. Olay yargıya taşınacak.
9 YAŞA CUMHURBAŞKANI SORGUSU
Olayı duyunca tek tek velileri aradım. Amacım; ne oldu, nasıl oldu sormaktı. Elbette psikolojilerini de anlamaya çalıştım.
Önce aynı zamanda avukat olan G.B. ile konuştum. Kızı N.B. 9 yaşında. İlkokul 4. sınıfa gidiyor: “Kızımı dersten çağırmışlar. Kütüphaneye götürmüşler. İki müfettiş, sorular sormuş. Din dersi yapılıyor mu, din dersinde neler işleniyor gibi sorular. Bir de müfettiş ‘Öğretmeniniz cumhurbaşkanına hakaret ediyor mu’ diye sormuş. Kızım o kadar anlamamış ki soruyu ‘hayır dedim, doğru mu dedim’ diye bana soruyor. Korkmuş tabii bir şey olacak diye. Ayrıca kızımın kimlik numarasını alıp imza attırmışlar. Bu çocuk daha 9 yaşında. Pazartesi şikâyetçi olacağım.”
8. sınıf velisi S.A’yı aradım. Kızı D.C.P’nin yaşadıklarını şöyle anlattı: “İlk olarak veli WhatsApp grubunda olayı duydum. Her sınıftan ikişer kişi almışlar. Kızımı okuldan aldığımda bu öğrencilerden birinin de kızım olduğunu öğrendim. Anlattığına göre iki müfettiş varmış. Din dersi işleniyor mu, din dersinde başka bir şey işleniyor mu gibi sorular sormuşlar. Bir de cumhurbaşkanına hakaret ediliyor mu diye sormuşlar. Kimlik numarası alıp imza attırmışlar. Çok rahatsız olduk. Bu yaştaki çocuklardan nasıl beyan alırlar? Nasıl imza attırırlar? Nasıl siyasi soru sorarlar? CİMER’e, savcılığa başvuracağız.”
‘BİZDE İPLER KOPTU’
4. sınıfta okuyan S.E’nin velisi S.A.E. ile konuştum: “Kızımı cuma günü okuldan erken aldım. Diğer arkadaşları o sırada teneffüsteydi. Çocukların anlatması sayesinde öğrendim. Müfettiş gelmiş. Sınıflarından iki kişiyi almış. ‘Din denilince aklınıza ne geliyor, cumhurbaşkanına hakaret ediliyor mu’ diye sormuşlar. Benim kızımı almadılar ama rahatsız oldum. Anneler WhatsApp grubunda herkes rahatsız oldu. Neden çocuk sınıf dışına çıkartılıyor? Kızımın ablası da okulun lise kısmında. Orada da bu durum yaşanmış. Çocuk okula bir şey olacak diye korkmuş. Müfettişin karşısında bildiği duaları okumuş.”
4. sınıftaki S.A’nın velisi E.A. ile konuştum: “Veli grubundan müfettişlerin geldiğini öğrendim. Çocukları alıyorlarmış. Kardeşim uzun yıllardır öğretmen. Onu aradım. ‘Böyle bir şey olmaz’ dedi. Derse girer, dersi izler, ders kitaplarını, öğretmeni ve işleyişi kontrol eder. Müfettişin dersten çocuk çıkardığını o da görmemiş. Bu çocuklar 9 yaşında. Bunlar nasıl imza atacak? Bizde ipler koptu. Savcılığa şikâyet edeceğiz. UCİM’e de başvuracağız. Hiç mi usul erkân bilmiyorsun. Bir çocuk ‘Din sence nedir’ sorusuna ‘la ilahe illallah’ demiş.”
LİSELİLERE YEMİN ETTİRDİLER
İlkokul dördüncü sınıfta ve lisede çocukları okuyan baba İ.K’nin da 9 yaşındaki kızı E.K. çağrılmış:
“Müfettişler, dördüncü sınıftan liseye kadar aynı soruyu soruyor. Onlar çok güzel şekilde de sorsa çocuklar bir şeyler olduğunu anlıyor. Bazıları okuluma bir şey olacak, öğretmenime bir şey olacak diye kaygılanıyor. Çocukluğumuzdan beri müfettiş gelir okula dersi izler. Ama çocukları dersten çıkarıp ‘Din dersi yapıyor musunuz, din dersinde başka bir şey yapıyor musunuz’ diye soruluyor. Üçüncü soruysa ‘Dersinizde cumhurbaşkanımıza hakaret ediliyor mu’? 9 yaşındaki çocuğa kadar düşer mi bu konu? En can alıcı konu ise 9 yaşında çocuğa imza attırıyorlar. Eşim avukat. Hukuk da bunu kabul etmez. Bir de lisedekilere önce yemin ettirmişler. Onlara daha da ileri gidip ‘Evde ve sokakta cumhurbaşkanımıza hakaret duyuyor musunuz’ diye bile sormuşlar.”
İsminin baş harfinin yazılmasını bile istemeyen bir baba ise şunları anlattı: “Kızım 4. sınıfta. Onu da çağırıp üç soru sormuşlar: Din dersinde ders işliyor musunuz, din denilince aklınıza ne geliyor ve üçüncü olarak derste cumhurbaşkanına hakaret ediliyor mu... Kızım cumaya kadar ileride şarkıcı olacağım, doktor olacağım derdi. Cuma günü yaşananlardan sonra ‘Cumhurbaşkanı olacağım ülkeyi düzelteceğim’ diyor. En önemlisi 9 yaşında çocuktan imza almaları. Böyle bir şey olamaz.”
Tevfik Fikret Okulları’nda 9 yaşındaki çocukların tanışmak zorunda oldukları dünya, biz büyüklere çok şey söylüyor.
Hürriyet, çocukların dünyayı müfettişlerden değil yaşamdan öğrenmesidir.