Eğitimde karşıdevrim - Cihangir Dumanlı
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Eğitimde karşıdevrim - Cihangir Dumanlı

23.02.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Büyük devrimci Atatürk Cumhuriyeti eğitim, bilim ve kültür temeli üzerine kurmuştur. 

Bu yolda atılan en önemli adım 3 Mart 1924’te kabul edilen 430 sayılı Öğretim Birliği (Tevhidi Tedrisat ) Yasası ile tüm eğitim kurumlarının Milli Eğitim Bakanlığı’na (MEB) bağlanmasıdır... 

Osmanlı İmparatorluğu yenileşme hareketlerinde Batı’dan çağdaş okulları almış fakat dinsel eğitim veren medreseler kapatılmadığı için eğitimde iki başlılık oluşmuştu. Yeni kurulan çağdaş Cumhuriyette ise onu güçlendirecek, yaşatacak yeni kuşakların yetiştirilmesi ve ulusun duygu ve düşünce birliğinin sağlanması gerekiyordu. Bu amaçla 430 sayılı yasa ile eğitimde ikiliğe son verilmiş, medreseler dahil tüm eğitim kurumları MEB’e bağlanarak devlet denetimi altına alınmıştır. 

HUKUKSAL DURUM 

430 sayılı Öğretimin Birleştirilmesi Yasası yürürlüktedir ve anayasanın 174. maddesi ile koruma altına alınan Devrim Yasalarının başında gelmektedir. Anayasanın 42. maddesinde, “Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkılapları doğrultusunda, çağdaş bilim ve ve eğitim esaslarına göre devletin gözetim ve denetimi altında yapılır” denmektedir. Eğitimin devletin denetim ve gözetimi altında yapılması bu yasa ile getirilen kuralın anayasa hükmü düzeyine yükseltilmesidir. 

1739 sayılı Milli Eğitim Temel Yasası Türk milli eğitiminin amaçları arasında, “Atatürk ilke ve devrimlerine bağlı; demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı görev ve sorumluluklarını bilen yurttaşlar yetiştirmek” amaçlarını saymaktadır. 

Eğitimle ilgili tüm yasal düzenlemeler eğitimin; Atatürk ilke ve devrimleri doğrultusunda, devletin denetim ve gözetimi altında, laik, çağdaş ve bilimsel yapılmasını öngörmektedir. 

İktidar, eğitimin amacı olarak hiçbir yasada öngörülmeyen “dindar nesil yetiştirmeyi” benimsemiştir. MEB, “sivil toplum kuruluşu” olarak nitelendirdiği tarikat ve cemaatlerle işbirliği yaparak yasal görevini tarikat ve cemaatlere devretmiştir. 

KARŞIDEVRİM 

Öğretmenlik yapma yetkisini kazandığı halde atanamadığı için mesleğini yapamayan binlerce gencimiz atama beklerken onların yapması gereken görev tarikat ve cemaatlerin öğretmenlik yetkisi olmayan üyelerine verilmiştir. 

İlköğretimde “değerler eğitimi” adı altında laik ve bilimsel eğitim ilkelerine aykırı uygulamalar yapılmaktadır. 4-5 yaşındaki çocuklara pedagojiye aykırı dinsel eğitim verilmektedir. 

Eğitimin devletin denetim ve gözetimi atında yapılmasını sağlamak amacıyla Türk Ceza Yası’nın 263. maddesi ile yasadışı eğitim kurumu açmak suç iken bu madde 2013 yılında kaldırılarak suç olmaktan çıkartılmıştır. Bu yasal boşluktan yararlanan tarikat ve cemaatlerin anayasaya aykırı olarak devletin denetimi ve gözetimi dışındaki öğrenci yurtlarında utanç verici olaylar yaşanmaktadır. 

SİYASİ GÖLGE, İKLİLİ EĞİTİM 

Ramazan ayı boyunca okullarda laikliğe aykırı etkinlikler düzenlenmektedir. İmam hatip okullarını kuruluş amacı 430 sayılı yasa ile aynı gün kabul edilen 429 sayılı yasa ile kurulan Diyanet İşleri Başkanlığı’nın din görevlisi, imam gereksinimini karşılamak olduğu halde bu okullar kuruluş amacından saptırılmış, iktidar partisinin arka bahçesi durumuna getirilmiştir. 

Bu uygulamaların sonunda eğitim anayasaya ve 430 sayılı yasanın amacına aykırı olarak 100 yıl önceki gibi iki başlı duruma getirilmiştir. Bu, eğitimde karşıdevrimdir. 

Olası iktidar değişiminde yönetimi üstlenecek yeni iktidarın öncelikle ele alması gereken konuların başında, geleceğimizi şekillendiren eğitimi yasaların öngördüğü duruma getirmek olmalıdır.

Emekli Tuğgeneral, Hukukçu Dr. Cihangir Dumanlı 

İlgili Konular: #eğitim

Yazarın Son Yazıları

İran Savaşı ve Amiral Mahan - Nejat Eslen

“Tarih, denizlere hâkim olan ulusların dünyaya da hâkim olduğunu gösteren sessiz tanıktır.”

Devamını Oku
14.04.2026
İKİZKÖY: Bir memleket direnişi - Kaan Eroğuz

Sermayenin sınırsız kâr elde etme arayışı, insanlığın tüm yaşam alanlarının piyasaya açılmasına, maddi veya gayri-maddi tüm değerlerin metalaşmasına ve şirketler tarafından kamu kaynaklarının istila edilip yok edilmesine yol açar.

Devamını Oku
14.04.2026
İnsansız savaş! - Abdurrahman Bayramoğlu

ABD’nin İran’a saldırısı karşısında dünyanın üç maymunu oynaması, özellikle Birleşmiş Milletler (BM) teşkilatının ortadan kaybolması, insanlığın geleceği adına oldukça kaygı verici.

Devamını Oku
13.04.2026
Cumhuriyetçi devlet adamı - Hamdi Yaver Aktan

Hukuksuz soruşturmaların sürdüğü bir sırada, bir televizyon kanalında Cumhuriyet gazetesindeki makaleye gönderme yaptığını ve gazeteyi de izleyicilere gösterdiğini bir dostum iletmişti.

Devamını Oku
13.04.2026
Tarihin tekerrürü nereye kadar? - Av. Cem Alptekin

Türkiye’nin en çağdaş anayasasına zemin hazırlayacak olan 27 Mayıs 1960 askeri müdahalesine giden süreçte, iktidardaki Demokrat Parti’nin siyasal ve toplumsal muhalefet üzerindeki baskısını, Meclis’teki çoğunluğunu ve yargıyı da kullanarak CHP’yi kapatma noktasına taşıdığı günlerden bugüne bakınca tarihin bir anlamda tekerrür ettiğini rahatlıkla söyleyebiliriz.

Devamını Oku
11.04.2026
Bana kim ‘üstadım’ diyecek! - Hamdi Yaver Aktan

Yaklaşık 20 yıl olmuş; “üstadım” diyordu. Üstat kendisiydi.

Devamını Oku
09.04.2026