Sanat aydınlanmadır kuşkusuz.
Sanata ve sanatçıya konulan engellerin amacı gölgedir, karartmadır.
Ülkemiz kültür ve sanatı, iktidarın cenderesinde güç bir dönem yaşıyor. Bu durum doğal olarak topluma da olumsuz biçimde yansıyor.
Opera, bale, senfoni ve tiyatroya yönelik iktidarın baskıcı, dayatmacı yer yer sansüre varan uygulamaları bu alanda da mağduriyet yaratıyor.
İktidarın dünya ölçeğinde sanatçımız Fazıl Say'a, tiyatro ve oyunculara, devlet bünyesindeki sanat kurumu ve yöneticilerine yönelik tutumu ortada.
AKP, TÜSAK adlı yapılanmayla sanat kurumlarını dönüştürmeye çabalıyor.
Buna karşın sanat ve sanatçı, doğası gereği direniyor.
Sanatçılar, çeşitli sanat kurumları, boyun eğmiyor
İzmir'de 15 yıldır sanata destek veren TOBAV'ın İzmir Şube Başkanı Hale Gökalpsezer'in, Uğur Mumcu'yu anma etkinliğindeki konuşması durumu özetliyor.
Sanatın ve sanatçının çığlığı olarak sizlerle paylaşıyorum;
“Uğur Mumcu ve onun kişiliğindeki demokrasi şehitlerini, Gezi ruhu yaratıcıları olan, sokak direnişlerinde kaybettiğimiz insanları hatırlamak öyle kolay bir iş değil.
Gözyaşlarını silip mücadele etmek, çözüm yaratmak, projeler üretmek, karşı duruş göstermek, ilkeli ve ahlaklı olabilmek, ülkemizin üniter yapısını, bayrağını, halkını koruyabilmek için gereken direnişi gösterebilmektir...
Bu sene sevgili Uğur Mumcu'nun nezdindeki hukuk, demokrasi ve sanatı masaya yatırırken, Türkiye'nin sanat camiasındaki çatlak sesleri, içimize sokulan Truva Atı'nın ne çok işe yaradığını üzüntüyle seyrediyoruz.
Biz dik durduk. Korkmadan, yılmadan TÜSAK’a hayır dedik.
Bu gün Tüsak'a hayır dediği için görevden alınan pek çok şahsiyetin kahraman ilan edilmesi dahi, büyük yanılgıdır. Çünkü pek çoğu ördükleri TÜSAK duvarının altında kalmıştır.
Bunun en büyük kanıtı da, şu anda daha da çok savaşmaları gerekirken, büyük bir sessizliğe gömülmeleridir.
Bu süreçte kanaat lideri sayılan bazılarının yapmaları gereken, Anadolu 'nun herhangi bir yerindeki festivali kurtarmak ya da sadece orkestra kurmak, yani kişisel faaliyetlerde bulunmak değil, topyekun yok edilmek istenen kurumlarına, sanatçılarına ve emekçilerine siper olmaktır.
Hepsi bu kurumlar sayesinde bir yere gelen bu isimlerin, T.C.'nin kaleleri olan kurumlarına vefa borcu vardır.
Şu bilinmelidir ki Yeni Türkiye planının içinde nasıl ki T.C. yoksa, sanat kurumları için yapılan düzenlemelerin içinde de sanatın var olabilmesi olanaksızdır. TÜSAK'la vatandaşın sanat faaliyetlerinden yararlanabilme hakkı elinden alınacak, Türkiye' de sanat ve sanat seyircisi, Zorlu Center'in koltuk ve gişeleriyle sınırlı kalacak, cumhuriyetten sonra halka arz edilen tüm faaliyetler tekrar sultanların emrinde olacaktır.”
Serdar Kızık
Son Köşe Yazıları
Sanat Çığlığı!..
Yazarın Son Yazıları
Yaşasın Cumhuriyet
Yaşasın Cumhuriyet
Devamını Oku
01.01.2016
Sesler kısılırken...
Sesler kısılırken...
Devamını Oku
25.12.2015
İnsanlığın toplu intiharı!..
İnsanlığın toplu intiharı!..
Devamını Oku
18.12.2015
‘Adaletin terazisi’ mi demiştiniz?..
‘Adaletin terazisi’ mi demiştiniz?..
Devamını Oku
11.12.2015
Sahipsiz Saip Köyü...
Sahipsiz Saip Köyü...
Devamını Oku
07.12.2015
Rüzgârgülleri...
Rüzgârgülleri...
Devamını Oku
04.12.2015