
Hani bazı fotoğrafların çarpıcılığını anlatmak için, sayfalarca yazsam olanı bu kadar etkili anlatamam denir ya, bu köşede gördüğünüz iki fotoğraf da aynen öyle...
Ankara’daki NATO toplantısı sırasında çekilen bu fotoğraflar, yaşanan her şeyin özetiydi aslında. (Sosyal medyada isimsiz yayılan bu fotoğrafları kimin çektiğini bulamadım.)
İlk fotoğrafta NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan el ele yürürken diğerinde ABD Başkanı Donald Trump ile Erdoğan kol kola yürüyor.
RUSYA, İRAN VE ÇİN KARŞITI TAVIR
Dış politikanın genel işleyiş kurallarına aykırı bir tarzda, fazla samimiyet içeren bu görüntülerin arka planına bakmak gerekir.
Alışılmışın dışında kısa bir sonuç bildirgesiyle tamamlanan NATO liderler zirvesi, emperyalizmin savaş tamtamlarının yükseldiği bir sahneye döndü; İran, Rusya ve Çin karşıtı tavır apaçık sergilendi ve savaş hazırlığı için milyarlarca dolarlık silah anlaşmaları yapıldı.
Rutte, Rusya’yı açık tehdit ilan ederken Trump, İran’la barış olanağının kalmadığını duyurdu, hatta zirve sırasında İran bombalandı. Anıtkabir’i ziyaret etmeyen Trump, yalanlarıyla da komünizmi karalamaya çalıştı, Grönland üzerindeki heveslerini yineledi, İspanya’ya diplomasi dilindeki geçerli kuralların ötesinde saldırdı, tüm kibriyle oynadığı “Dünyanın Ağası” rolünü sürdürmekte ısrar etti.
SAVAŞ TAMTAMLARIYLA İLERLEYEN NATO 3.0
Haftalardır medyada “NATO 3.0 başlıyor!” diyerek köpürtülen heyecan, gerçekte Amerika’nın NATO’yu da arkasına takarak dünyayı kana boğacak yeni savaşlar için uygun zemini yaratma baskısıdır.
Böyle bir ortamda Trump’ın Erdoğan’a aşırı övgüler yağdırırken bir yandan da kendisi ne istese Erdoğan’ın yaptığını anlatması, hayra alamet değildir. Çok açıktır ki Rusya ve İran’a karşı ABD ve NATO planlarında Türkiye tepe tepe kullanılacaktır.
Trump, Erdoğan’ı aslında kendisi gibi kolaylıkla yasa çiğneyebilen, aklına eseni yapan bir siyasetçi olarak gördüğü için “güçlü lider” diyor. Öyle ki rahip Brunson olayında, “Serbest kalmasına yasalar izin vermiyordu ama ben Erdoğan’ı aradım, istediğimi hemen yaptı ve rahip serbest kaldı” diyerek anlatırken Türkiye’de yargı bağımsızlığının olmadığını dünyaya ilan ediyor!
RUTTE’NİN İKİYÜZLÜLÜĞÜ
Diğer yandan Rutte’nin Erdoğan ile el ele yürümesi de, NATO’nun ikiyüzlülüğünün resmidir. Aynı gün önce bir gazeteci, Türkiye’de muhaliflere yapılan baskıları sorunca, “Demokrasi seçimlerden daha fazlasıdır” diyerek geçiştireceksiniz, sonra da ülkede faşizan baskıyı kuran iktidarın başı ile el ele yürüyeceksiniz!
Emperyalizm, her zaman kendi çıkarına bakar; kullanacağı ülkede otokratik rejim muhalifleri, gazetecileri, aydınları hapse tıkıyormuş, gülmek bile yasaklanmış onların umurunda mı? 2023 seçiminde de “Türkiye göçmenleri alıp Avrupa’yı kurtarıyor” diyerek Erdoğan’ı desteklemediler mi!
Gel de Mustafa Kemal Atatürk’ü hatırlama! O, büyük bir öngörüyle “Hangi istiklal vardır ki yabancıların nasihatleriyle, yabancıların planlarıyla yükselebilsin? Tarih böyle bir olay kaydetmemiştir” dediğinde tarih 6 Mart 1922’ydi!
Kısacası Erdoğan’ın Rutte ve Trump ile el ele, kol kola yürüdüğü yol, kapitalizmin son aşaması olan emperyalizmin yoludur. O yol, tarihsel süreçte de kanıtlandığı gibi, savaşlarla, işgallerle doludur.
Türkiye Cumhuriyeti’nin temel kuruluş ilkelerinden biri olan “Yurtta barış, dünyada barış” ilkesini çöpe atanlar, Yeni Osmanlıcı hayalleriyle Türkiye’yi emperyalizmin savaş örgütü NATO’nun karakolu haline getirenler, bunun hesabını bir gün halka mutlaka verecek.