Köşe Yazısı

A+ A-

19 Mayıs gençliğe yakışıyor

Bunlarla da ilgilenebilirsiniz
22 Mayıs 2019 Çarşamba

En önemli bilgi edinme kaynaklarından Wikipedia, ülkemizde hâlâ yasaklı olduğundan onun dışında kalan internet sitelerinden öğrendiğime göre 19 Mayıs 1919 tarihi ilk kez 1926’da Samsun’da “Gazi Günü” adıyla kutlanmış.
O günlerin saf, tertemiz heyecanına neredeyse yüz yıla yakın zaman sonra tanıklık etmek, o heyecana katılmak için bu kutlamalarda çekilmiş fotoğrafları görmek, yapılan konuşmaları bilmek isterdim.
İnternet sitelerinde, 19 Mayıs 1919 tarihinin daha sonra “Ata’nın isteği üzerine Gençlik ve Spor Bayramı olarak kutlanmaya başlandığı” yazılıysa da, bunun hangi tarihte olduğu belirtilmiyor.
Sanırım bu tarih, bu günün “Atatürk Spor Günü” adı altında resmiyet kazandığı 24 Mayıs 1935 olmalı.
Yine internet sitelerinden, Bu ilk 19 Mayıs’ın, Beşiktaş’ın girişimiyle Fenerbahçe stadında Galatasaray ve Fenerbahçe’den yüzlerce sporcunun katılımıyla bir spor günü olarak kutlandığını öğreniyoruz.
Nitekim bu tarihten bir süre sonra toplanan spor kongresinde, Beşiktaş kulübünün kurucularından ve başkanlarından Ahmet Fetgeri, 19 Mayısların her yıl gençlik ve spor bayramı olarak kutlanmasını önermiş.
20 Haziran 1938’de de (yani Atatürk henüz hayattayken) 19 Mayıs tarihi “Gençlik ve Spor Bayramı” adıyla ulusal bayramlarımız arasına katılmış.
Bu ayrıntıları önemsiyorum. Yakın ve uzak tarihimiz konusundaki ezbercilikten kurtulmamız için bu bilgileri edinmek gerektiğini düşünüyorum.

***

19 Mayıs 1919’un gençlik ve spor bayramı olarak kutlanmasının, Atatürk’ün düşüncesi ve önerisi olmasa da, onun bilgisi ve onayı dışında olmadığı da görülüyor.
Üstelik bu tarih, belki de alıştığımız için, gençliğe ve spora yakışıyor.
Gençlik enerji ve yenilik demektir.
Çocukluk sonrasında bilinçli hayatı adımlamaya başlamanın ilk baharıdır.
Spor ise enerji, yarışma, kendi fiziksel sınırlılığını aşma çabası ve rakiple yarış demektir.
Böylece gençlik ve spor sözcüklerinin birbirine yakıştığını da görüyoruz.
Fakat bana kalırsa daha da anlamlı olan, Atatürk’ün 19 Mayıs 1919’u bir başlangıç olarak gençliğe yakıştırmasıdır.
19 Mayıs 1919 Türkiye Cumhuriyeti’nin genç bir Cumhuriyet olarak insanlık tarihine gireceği yolun başlangıcı, o yolda atılmaya başlanan ilk adımlardır.

***

1968 kuşağı konulu bir seminerdeki konuşmamda, bizim 68’imizin Batı 68’inin kopyası değil, başlangıcını bizim 1960’lı yılların ilk yarısı ve az daha önceki üniversiteli gençlik hareketinden alan, bizim gençlik tarihimizin ürünü bir hareket olduğunu söylemiştim.
Bu konuşmamda, bu gençlik hareketlerinin öncesinde de, bir temel taşı gibi Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’nin bulunduğunu eklemiştim.
Gerçekten de bu hitabe, görebildiğim ve bilebildiğim kadarıyla sadece bizim değil bütün insanlığın siyasal tarihinde tektir.
Bir önder düşünün ki 19 Mayıs 1919’dan başlayarak bir ulusun kurtuluş ve kuruluş mücadelesinin süreçlerini anlattığı yapıtını, ülkesinin gençliğine seslenerek tamamlıyor.
Ülkeyi, ülkenin geleceğini gençliğe, yani hep genç kalacak olana emanet ediyor...
Çünkü bugünün genç kuşağı genç olmayı nasıl bir önceki kuşaktan devraldıysa, yarının genç kuşağı da bu emaneti bugünün genç kuşağından devralacaktır.
Yani hiçbir zaman sona ermeyecek bir süreç...

***

Bu nedenlerle 19 Mayıs 1919 sıradan bir gençlik ve spor bayramı değil, her genç kuşağın Gençliğe Hitabe’de kendisine verilen önemi ve ödevi bir kez daha anımsaması, ülkenin kurucu önderi tarafından gençliğe verilen değerin her seferinde bir kez daha düşünülüp içselleştirilmesi gereken bir gündür...

Tümü Ataol Behramoğlu - Son yazıları

Taşlar ve köpekler 19 Haziran 2019 Çar
Yalancının ampulü (*) 12 Haziran 2019 Çar
İslambol’muş… 5 Haziran 2019 Çar