AKP (başarabilirse) şimdi parti olacak...

27 Haziran 2019 Perşembe

Türkiye gibi ülkelerde “iktidar” çok güçlü bir tutkaldır. Öyle güçlüdür ki; iktidar çevresini hep bir arada tutar. Arada çatlaklar olsa bile bu tutkal devreye girer. Diyelim ki, kırılma oldu, hemen o kırılmanın yerini alacak parçalar gelir. Onlar da iktidar tutkalından payını alır.
Tutkal sözcüğünün anlamı, adı üstünde tut ve kal!
Tutkala ne zaman gereksinim olur?
İktidarın parçaları birbiriyle tam uyumlu olmadığı zaman...
AKP, Ağustos 2001’de kurulup, 15 ay sonra iktidara gelirken hayli parçalıydı. Bütün bu parçalar, “iktidara geliyoruz, siz de bu safta yerinizi alın” çağrısına uyanların katılımıyla AKP’yi oluşturdu. AKP’nin ilk yıllarında DYP’de genel başkanlığa oynamış, merkez sağla bütünleşmiş Köksal Toptan, ANAP’ın önde gelen isimlerinden Murat Başeskioğlu, CHP’nin genel sekreterliğini yapmış Ertuğrul Günay, MHP kökenli bilinen 10’a yakın milletvekili vardı. Dengir Mir Mehmet Fırat gibi daha sonra HDP’ye geçenler de AKP safındaydı.
Siyasi tarihimizde, Demirel, Özal dönemlerinde “siyasal İslam” merkez sağın bir parçasıydı. AKP ile birlikte tersi oldu.
Oldu ama, Erdoğan onları yanında, kabinesinde uzun süre tutmadı. Onları yolda bulduklarıyla değiştirdi.
2015’ten sonra da ilk yola çıktıklarıyla yolları ayırdı.
Erdoğan bunları yaparken, “hep iktidarda kalmanın” ve “iktidardan gitmeyeceğine” inandırmış olmanın rahatlığı içindeydi.
Erdoğan ayrıca kendisine seçenek olabilecek sağ çıkışları da kapattı, bitirdi, çürüttü. Kullanıma elverişli olanları yanına aldı.

***

23 Haziran bu ezberi de bozdu.
Artık, “AKP yenilmez, iktidar değişmez” diye bir kavram yok. Başarının sahibi çoktur.
Başarısızlık ise yapayalnızdır. AKP’de bu durum yaşanıyor.
23 Haziran günü saat 18.00’den bu yana AKP yelpazesinde gelinen noktayı tarif etme çalışmaları sürüyor.
AKP medyasını da içine alırsak bu yelpazede şöyle özetleyebileceğimiz bir durum var:
Seçim sonuçlarını kabul ediyorlar, ama Ekrem İmamoğlu’nu kabul etmiyorlar!
7 Haziran 2015 seçimlerini “Millet yaptığı yanlışı düzeltecek” diye yenileyen AKP, 23 Haziran için şunu söylüyor:
Bizim hiçbir zaman için milletin kararına karşı bir tavrımız olmamıştır. İstanbul’da milli irade tecelli etmiştir.
Zira sonuçlar, bundan başka söyleyecek bir şey bırakmıyor.

***

Erdoğan’ın önceki gün grup toplantısında dile getirdiği gibi, AKP seçimlerden ders çıkarmayı gerçekten başarabilir mi?
Bunu başarabilirse partileşir, başaramazsa ANAP’ın kaderini yaşar.
AKP’nin yola çıkarken “üzerimde” dediği, bir süre sonra çıkardığı “Milli Görüş” gömleği şimdi nerede belli değil.
Başlıca rotam” dediği AB süreci kayıp, 2008’e kadar yılda ortalama iki kez AB’ye giriyorduk! Şimdi ne rota kaldı ne “AB’ye giriyoruz” naraları!
Müslüman demokrat” adı altında bir kimlik oluşturmak için sempozyumlar bile yaptılar. Şimdi ne Müslümanlık AKP’nin üstüne oturuyor ne demokratlık.
Bunların yerine ne koyduğu da belli değil.
AKP, sadece İstanbul seçimini kaybetmedi, rotasını da kaybetti.
Bütün bunlardan sonra AKP, İstanbul seçimini masaya yatıracak. Eğer her şeyi masaya koyup tartışırsa partileşebilir.
Tek adam” yöntemi de buna müsait değil.