Bu coğrafyada yapılabilecek en korkunç şeyi yapıyorlar.
Sistematik bir şekilde dindar ve kindar nesiller yetiştirmek istiyorlar.
Yasaları ele geçirdiler, okulları istila ettiler, tüm muhalifleri hileyle temizlediler.
Artık önlerinde hiçbir engel kalmadığını düşünüyorlar.
Kendi ideallerindeki eğitim sistemini kuruyorlar.
Evrim teorisini kitaplardan atarak, okulları mescitlerle donatarak;
Çocukları erkenden...
Daha gözleri açılmadan, kafaları çalışmadan, soru sormaya başlamadan...
Kendi tornalarına sokuyorlar.
Ki çocuklar...
Okullarında en baştan şekillensinler;
Zina...
Günah..
Sevap...
Cihat...
Cehennem...
Cennet...
Sırat...
Sadece bunları öğrensinler.
Sadece dini değerlerle yetişip bilimsel gerçeklere küstahça bilensinler.
Kızlarla erkekleri ayrı sınıflara koyup beyinlerini yasaklar ve korkularla doldurmanın peşindeler.
“Tartışmalı ve anlaşılması zor” diyerek bilimsel verileri müfredattan silmekteler.
Onların yerine koyacakları şey tartışmasız ve anlaşılması kolay dogmalar.
Genç beyinler, biliyorlar, dogmalara yetişkinlerden daha da kolay kanar.
Cumhuriyet nasıl işe muhteşem bir eğitim seferberliğiyle başlamışsa;
Onlar da eğitimsizlik seferberliği peşindeler.
Bunca zaman emek verilen o aydınlanmanın üzerine zifir gibi çökmekteler.
Artık eğitimde ne evrim teorisine yer var ne felsefe tarihine.
Çocuklara Adem ile Havva mitini ve Yaradılış efsanesini tanrısal gerçeklik olarak belletmenin peşindeler.
Korkuyorlar.
Akıldan, bilimden ve gerçeklerden ödleri patlıyor.
O yüzden çocukların akıllarıyla oynuyorlar.
Hayatı sorgulamalarına, dogmalara şüpheyle bakmalarına fırsat tanımak istemiyorlar.
Kitaplarda niyetleri için tehlikeli ne varsa hepsinin üzerini çizmeleri bu yüzden.
Tartışılmaz tabuları yücelterek ve küçücükken, daha yaşken zihinlerini iyice eğerek onları kendi iktidarlarına secdeye getiriyorlar.
Okullarda dayatılan dini hikâyelerin bilimsel dünyada yeri olmadığını fark etmesinler...
Mantıksızlıklara uyanmasınlar...
Tüm doğruların değişebilir olduğunu hiç anlamasınlar...
Varsayım diye bir şeyden haberleri olmasın...
Mantığın m’si bile yanlarına uğramasın... istiyorlar.
“Yumurtaya canı Allah’ın verdiğini bilsinler, yeter” diye düşünüyorlar.
Gerisi el yordamı ve Tanrı kelamı.
Çocukları onlardan geri almak, çöken adaleti yeniden inşa etmek kadar önemli.
Yeni nesle göz diken bu eğitim sistemi...
Bu ülkede adaletsizlikten bile daha tehlikeli.
Milli ve dini eğitim seferberliği
Yazarın Son Yazıları
Yanık saraylar
Patron çıldırdı
‘O kadar istiyorsan eve bir mülteci al besle’
Vatandaşın evi
Mültecinin evi
Atinalı Sokrates’ten Boğaziçili direnişçilere
Sizin hiç silahınız çalındı mı?
Uçağın kadar konuş!
Merve’nin kaderi ve bizim kaderimiz
‘Ben Aziz Nesin...’
Çocuk tacizinin önlenemeyen devamlılığı
Her şey ‘gerçekten’ çok güzel olsun diye...
O çocuklar sizi hiç sevmeyecekler
Katil belli, refleks belli, sonuç belli
Gazeteciliğin karanlık yüzü
‘Hadi’ ama kime hadi?
Mafyayı bilmek ve mafyayı anlamak
‘Ne oldu? Öldürdün mü?’
‘O zaman şarkı söylemek lazım avaz avaz!’
Neyi bekliyorsunuz?
Kimin lehi, kimin aleyhi?
Mafyanın ve iktidarın selameti, ülkenin kıyameti
Gençliğe hitabe
Sen de vaat edilmiş, ben diyeyim işgal edilmiş
Devlet, mafya ve siyaset üçgeni değil, dairesi
Çocuklarımızın ismini neden Deniz koymuştuk biz?
Temel ihtiyaçlar listesi
Beş maymun* ve bir toplum
İnsanlığın aydınlık ve karanlık yüzü
Bugün 23 Nisan, öfke doluyor insan!
Burada yazar ne demek istemiştir?
Geçmiş olsun Ahmet Altan
‘Patates soğan, güle güle Erdoğan’
‘Darbe’nin kelime anlamı ve bizim için anlamı
Günün mönüsü: Emekli generaller
Geniş kalçalı ve çok memeli kadın tanrılar
Kokain cesareti
İktidarın yüzüncü yıl fantezisi belli, peki ya sizinki?
Siyasi başarısını;
Tek parti, tek akıl, tek uçurum