Göklere adanmış bir yaşam - Prof. Dr. Ülkü Sarıtaş
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Göklere adanmış bir yaşam - Prof. Dr. Ülkü Sarıtaş

22.02.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

15 Şubat’ta bu sütunlarda Duran Güldemir, “Yahya Bey Tüneli ve bugüne dersler” başlıklı makalesinde Cumhuriyet döneminin unutulmuş kahramanlarından biri olan Yahya Bey’den söz ediyordu. Karamsarlığın dört bir yanımızı sardığı bugünlerde, Cumhuriyetin yaptığı birçok hamlenin yanı sıra olmazı başaran Yahya Bey gibi kahramanların böylesi başarıları gerçekleştirdiklerini anımsamanın önemini vurguluyordu. Biz de bu yazıda genç Cumhuriyetin kahraman kadın pilotlarından birini, Leman Bozkurt Altınçekiç’i anımsatmak istedik.

ERKEN KAYIPLAR

Ülkesine canla başla hizmet etmiş bir Osmanlı subayı olan Dardanel Mehmet ile Laçin Hanım’ın beş çocuğunun en küçüğü olan Leman Hanım, 1932’de Kars Sarıkamış’ta dünyaya gelir. Baba Dardanel Mehmet, Çanakkale’de doğmuş, neredeyse 12 yıl boyunca cepheden cepheye koşmuş, yiğit ve etkileyici bir asker, annesi Laçin Hanım donanımlı bir kadındır. Erken yaşta çok sevdiği annesini kaybeder. Ortaokul bittikten sonra lise eğitimi için İstanbul’da yaşayan ağabeyi Yahya Kemal’in yanına gider Leman Hanım. İstanbul Atatürk Kız Lisesi Fen Bölümü’nde okurken baba Dardanel Mehmet’in vefat haberi ile bir kez daha sarsılır. Erken yaşta yetim ve öksüz kalan Leman’ın sorumluluğunu büyük kardeşleri üstlenir. 1953’te liseden mezun olduktan sonra girdiği sınavda İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Bölümü’nü kazanır ancak ağabeyinin, bu pahalı eğitimi karşılayamayacağını belirtmesi ile mimarlık eğitimini alamaz.

PANODAKİ İLAN

Başarılı bir öğrenci olması yanında iyi bir sporcu olan Leman zeki, cesur ve üretkendir. Cinsiyet eşitsizliği ve ataerkil düzenin dünyanın her yerinde zirvede olduğu döneminin çok ilerisinde hayallere sahiptir, uçmak ister. Bir gün okulda gördüğü Türkkuşu’na planörcü arandığını gösteren ilan ile yaşamı değişir. Okul için gerekli olan sağlık raporunu aldıktan sonra Türkkuşu’na başvurur ve Atatürk tarafından, 3 Mayıs 1935’te Ankara’da kurulan Türkkuşu’nun tesislerinde planör eğitimi alarak hayalindeki göklere kavuşur. Ancak gözü daha yükseklerdedir, daha hızlı ve daha yükseğe uçma tutkusu ile adeta Atatürk’ün “İstikbal göklerdedir” özlü sözünü ilke edinerek kısa bir süre sonra Türkkuşu Motorlu Okulu’na öğretmen adayı olarak katılır.

1953-1954 döneminde öğretmenlik eğitimini tamamlar ve uçmanın asıl zevkini burada tattığını söyler. Uçuş eğitimini; model uçak, planör, paraşüt eğitimi, motorlu ve magister uçuşu ile tamamlar. Uçma hayaliyle birlikte ikinci tutkusu, asker olarak uçmaktır. Ancak 1950’li yıllarda sadece Türkiye’de değil tüm dünyada “Askerlik erkek işidir” algısı ile orduya kadın alınmaması yönünde eğilim vardır. Bu dönemde zorlu bir hak isteme mücadelesi verir ve 1954’te Silahlı Kuvvetler’e kadınların alınması kararı çıkar. Ezberleri bozan, gelecek nesillere örnek olarak yollarını aydınlatacak kadınlardan birisi olarak Leman Hanım, İzmir Hava Harp Okulu’na başvurur ve 1955’te eğitime başlar. Pervaneli uçaklarla eğitimini tamamlayarak 1957’de mezun olur.

ALTIN BRÖVE

Hep daha hızlı ve yüksekten uçmak arzusu, Leman Hanım’ın jet pilotu eğitimini almak üzere 1958’de Eskişehir’deki jet eğitim filosuna katılmasını sağlar. Buradaki eğitimini kısa sürede başarıyla tamamlayarak “Türkiye’nin ilk kadın jet pilotu” unvanı ile “altın bröve”sini alır. Dokuz yıl süreyle F-84 ve T-33 jet uçaklarında uçtuktan sonra Personel plan şube müdürü ve merkez şube müdürü olarak Hava Kuvvetleri’nin karargâh hizmetlerinde çalışır ve kıdemli albay rütbesiyle Hava Kuvvetleri’nden emekli olur. Türkiye’nin ve NATO’nun ilk kadın jet savaş pilotu olmasının yanında uzun yıllar bu unvanı taşıyan tek kadın olarak da dikkat çeker.

Jet savaş pilotu gibi çok zor ve cesaret isteyen bir görevi uzun yıllar başarı ile sürdüren Leman Bozkurt 1959’da Eskişehir’de Üsteğmen Tahir Altınçekiç ile evlenir ve Leman Bozkurt Altınçekiç olur. Emekli olduktan sonra İzmir’de yaşamına devam eder ve 4 Mayıs 2001’de 69 yaşında yaşama veda eder.

İLK KADIN JET PİLOTU

Mücadele dolu hayatı ve azminin genç nesillere ilham kaynağı olması gereken Leman Albay vefatının 21. yıldönümünü ve Türkiye’nin NATO’ya üye oluşunun 70. yıldönümü dolayısıyla Milli Savunma Bakanlığı tarafından yayımlanan mesajda “Gururla paylaşıyoruz ki NATO’nun ilk kadın jet pilotu bir Türk subayıdır. Bizlere bu gururu yaşatan Hava Pilot Albay Leman Bozkurt Altınçekiç’i rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz” sözleriyle anılır.

69 yıllık yaşamı boyunca büyük bir aşkla ve tutkuyla bağlı olduğu pilotluk mesleğine bakışı kendi sözleri ile şöyledir Leman Bozkurt Altınçekiç’in: “Özellikle pilotluk deneyimi başta olmak üzere, bu tür bir meslekte yer almış olmanın bana kazandırdığı çok şey var. Bir kadın olarak bu meslekte olmak, kendi içinde birçok zorluğu taşısa da şurası açıkça söylenebilir ki bu meslek bana hayatı yönlendirmeyi, farklı yollar denemeyi öğretti. Bunun kadınlar açısından olduğu kadar, erkekler açısından da çok önemli olduğunu düşünüyorum. Dolayısıyla kadınların bu meslek alanında giderek artan biçimde temsil edilmesi ile toplumun bakışının da değişeceğine inanıyorum” Anısına saygıyla.

Yazarın Son Yazıları

Liyakat kurumu - Ülkü Sarıtaş

Türk Dil Kurumu sözlüğündeki tanıma göre, kökeni Arapça olan liyakat kelimesinin anlamı; bir kimsenin, kendisine iş verilmeye yeterlilik, uygunluk ve yaraşırlık durumunda olmasıdır.

Devamını Oku
01.01.2026
Mustafa Necati'yi düşünürken - Mustafa Gazalcı

Her yılbaşı geldiğinde gencecik yaşında talihsiz bir biçimde yitirdiğimiz Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati’yi düşünürüm.

Devamını Oku
01.01.2026
Umut korkuyu yensin - Abdullah Yüksel

2025’in omuzlarımızda bıraktığı ağırlıkla giriyoruz yeni yıla.

Devamını Oku
31.12.2025
İyilik biriktirenlerin yolu - Serpil Güleçyüz

Yeni bir yıla, bin bir umutla merhaba derken tartışmaların dayatmaların gölgesinde, bizi biz yapan değerlerimizden ne kadar uzaklaştığımızı fark ediyoruz.

Devamını Oku
31.12.2025
Cumhuriyetin kurucu felsefesine dönüş - Basri Gürsoy

Türkiye bugün yalnızca bir iktidar değişimi tartışması yaşamamaktadır.

Devamını Oku
31.12.2025
Askeri hastanelerin yeniden açılması - Dr. Süleyman Kalman

Sıkça gündeme gelen askeri hastanelerin yeniden açılması yönündeki tartışmalar, yalnızca yönetsel bir düzenleme sorunu değil, görünüşte ani ama belki de “bile bile” yapılmış bir yanlıştan dönmenin ve silinmeye yeltenilmiş Cumhuriyetin sağlık belleği ile kurulan ilişkinin de bir göstergesidir.

Devamını Oku
30.12.2025
Barış üzerine bir deneme - Av. Ekrem Demiröz

Savaş kabadır, çirkindir ve acımasızdır.

Devamını Oku
30.12.2025
Yeni bir toplumsal yalnızlık - Dr. Alper Demir

Türkiye’de son yıllarda yaşanan siyasal gerilimler, derinleşen kutuplaşma ve kamusal alanın giderek daralması, artık yalnızca güncel siyasetin değil, toplumsal yapının kendisinin sorgulanmasını zorunlu kılıyor.

Devamını Oku
29.12.2025
Yıl biterken... - Erol Ertuğrul

23 yıldır Türkiye hak etmediği acıları yaşıyor.

Devamını Oku
28.12.2025
Mustafa Kemal’in Ankara’ya gelişi: Kızılca Gün - Hüner Tuncer

Birinci Dünya Savaşı sonucunda Osmanlı topraklarını Avrupa devletleri arasında paylaştıran Mondros Ateşkes Antlaşması sonrasında, Mustafa Kemal’in öncelikli düşüncesi, “ulusal birlik” düşüncesiydi.

Devamını Oku
27.12.2025
Su kıtlığına doğru... - İsmail Özcan

Herkesin bildiği üzere yaşadığımız dünyanın insanlar ve tüm canlılar için olmazsa olmaz iki büyük nimetinden biri hava, diğeri sudur.

Devamını Oku
27.12.2025
Devlet geleneği, demokrasi ve vicdan - Halil Sarıgöz

Dün İsmet İnönü’yü aramızdan ayrılışının 52’nci yılında andık..

Devamını Oku
26.12.2025
‘Asgari’ sömürü - Aydın Öncel

Aralık ayının son günlerinde yaşanan “asgari ücret” tartışmalarında gelenek bu yıl da bozulmadı!

Devamını Oku
25.12.2025
İBB davasında yargılama süresi - Hikmet Sami Türk

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) hakkındaki yolsuzluk iddianamesiyle İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 12.12.2025’te başlayan ve ilk duruşmasının 9 Mart 2026 günü yapılmasına karar verilen davada hedeflenen yargılama süresi, mahkeme tarafından en çok 12 yıl 6 ay olarak belirlendi.

Devamını Oku
24.12.2025
Menemen Devrim Şehitleri Anıtı ve Cumhuriyet -

Yunus Nadi: “Kubilay timsalini taziz için ne yapsak yerinde olacağına şüphe yoktur.

Devamını Oku
23.12.2025
Kubilay olayının anlattıkları - Osman Selim Kocahanoğlu

23 Aralık 1930 salı günü, Menemen’de insanlık tarihi- nin en hunhar cinayetlerinden bi- ri işlendi.

Devamını Oku
23.12.2025
Cumhuriyetimizin vazgeçilmez değeri - Azmi Kişnişci

“Eşitlik”, Cumhuriyetin yalnızca hukuki bir ilkesi değil; toplumsal yaşamımızın adalet duygusunu ayakta tutan temel dayanaklarından biridir.

Devamını Oku
22.12.2025
Büyüyen eşitsizlik, yaygınlaşan yoksulluk - Sıtkı Ergüney

Ekonomide; fiyatlar genel düzeyindeki; artış “enflasyon”, gerileme “deflasyon”, duraklama ile birlikte yaşanan artış da “stagflasyon” olarak tanımlanır.

Devamını Oku
20.12.2025
Yenilmezlikler ve dokunulmazlıklar - Cengiz Kuday

Tarih, bazen büyük savaşlarla değil; küçük, sessiz ve ilk bakışta sıradan görünen olaylarla yön değiştirir.

Devamını Oku
20.12.2025
Hayvancılıktaki yol ayrımı - Gülay Ertürk

Türkiye bugün hayvancılıkta çok kritik bir eşiğe geldi.

Devamını Oku
19.12.2025
Devlet ve kalkınma - Prof. Dr. Bilin Neyaptı

Bir ülkede ekonomi yönetiminin temel hedefleri verimlilik ve adil bölüşümdür.

Devamını Oku
18.12.2025
Devletçiliğe dönebilmek... - Kemal Onur

Demokratik ve laik sosyal hukuk devletimizin kurucu lideri Atatürk’ün yönetimi döneminde; ülkemizin ulusal çıkarı açısından bilimsel anlayış ve duyarlı bir bilinçle, iç ve dış sermaye şirketlerinin çıkarları için vahşi madenciliğe kesinlikle fırsat verilmemiştir!

Devamını Oku
17.12.2025
Programda işçinin adı yok - Engin Ünsal

CHP 39. Olağan Kurultayı’nda tüzük değişikliği yaptı ve iktidar programını kabul etti.

Devamını Oku
17.12.2025
Yargı öyküleri - Ziya Yergök

Yıllar önce, 5 Ocak 1982’de Çetin Altan’ın Milliyet gazetesindeki “Şeytanın gör dediği” adlı köşesinde “Eski (Mahkeme Koridorları) sütununa özlem” başlıklı yazısında yer alan, bir ceza avukatının “Oturum” adlı anı kitabından alıntılanmış ilginç bir yargı öyküsüne değinmek istiyorum.

Devamını Oku
17.12.2025
Bu çığlığı duyun! - Mustafa Gazalcı

MESEM, Milli Eğitim Bakanlığı’nın sözde mesleki teknik eğitim merkezleri uygulaması.

Devamını Oku
16.12.2025
ABD’nin esnek realist stratejisi - Nejat Eslen

11 Eylül’ün hemen sonrasında ABD, tek kutuplu dünya düzeninin verdiği cesaretle küresel egemen güç olmanın hayallerini kuruyordu.

Devamını Oku
16.12.2025
Çağdaşlık yolunda bir ömür - Hüseyin Karataş

Çağdaşlık eksikliğine ve dokunulmazlara dokunan sevgili hocam Prof. Dr. Türkan Saylan...

Devamını Oku
13.12.2025
Geleceğin savaş alanı, Türkiye ve Karadeniz - Doğu Silahçıoğlu

“Erken Cumhuriyet dönemi”nde (1923-1938) savunma sanayisindeki gelişmeler Türkiye’yi; başta uçak olmak üzere harp silah araç gereçlerinde dış satım yapan bir ülke konumuna getirmişti.

Devamını Oku
12.12.2025
Gençlik MESEM’den büyüktür - Kaan Eroğuz

AKP iktidarı tarafından 2016 yılında örgün ve zorunlu eğitim kapsamına alınan mesleki eğitim merkezleri (MESEM), çocuk işçiliğinin yaygınlaşmasında ve “kurumsallaşmasında” kritik bir rol oynuyor

Devamını Oku
12.12.2025
Komisyonda emekçinin adı yok - Şükrü Karaman

Milyonlarca emekçinin yeni ücrete ilişkin alacağı kararı merakla beklediği Asgari Ücret Tespit Komisyonu çalışmalarına yarın başlayacak.

Devamını Oku
11.12.2025
İnsan onuru ve demokrasi - Ayşe Atalay

TDK sözlüğünde “onur” kavramı insanın kendisine karşı duyduğu saygı olarak tanımlanıyor.

Devamını Oku
11.12.2025
Karadeniz’de neler oluyor? - Can Erenoğlu

Dünyanın en güvenli ve istikrarlı denizi Karadeniz dünyanın en tehlikeli deniz alanına mı dönüştürülüyor?

Devamını Oku
10.12.2025
Gelir adaletsizliği tırmanıyor! - Devrim Onur Erdağ

Türkiye'de emeğin değeri uzun zamandır siyaset meydanında sıkça dile getirilen bir konu.

Devamını Oku
10.12.2025
Erdoğan’ın 2005’teki hayalleri - Kadir Serkan Selçuk

Yıl 2005. Dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, o dönem henüz el konmamış olan Sabah gazetesinin 20. kuruluş yıldönümü için gazeteye bir yazı yazmıştı.

Devamını Oku
09.12.2025
Yeni feodal çağ ve dijital baronluk - Doğan Sevimbike

Yanis Varoufakis’in No Kings Means No Barons başlıklı yazısı, çağımızın ekonomik ve siyasal düzenini “yeni bir feodalizm” olarak niteliyor.

Devamını Oku
09.12.2025
Terörist başının ayağına gitmek... - Hatice Topçu

Ulus devletler; tarih bilinci, ortak coğrafya ve dil birliğine dayanır.

Devamını Oku
08.12.2025
‘Kırkyama’ siyaset… - Prof. Dr. Utku Yapıcı

Türk siyasetinde son yıllardaki en ilginç gelişme siyasi kimlikler düzleminde yaşanıyor.

Devamını Oku
08.12.2025
Çocuklarımız artık kimsesiz mi? - Özgür Hüseyin Akış

Cumhuriyetin kuruluş yıllarında söylenmiş bir cümle hâlâ kulaklarımızda çınlar:

Devamını Oku
07.12.2025
Çözüm mü, çözülme mi? - Ülgen Zeki Ok

Emperyalist güçlerin Ortadoğu’daki kirli emellerinin önündeki en büyük engel olan Atatürk’ü Türk halkının yüreğinden söküp atmak, yani öldürebilmek için bir gri propaganda yöntemi uyguluyor.

Devamını Oku
06.12.2025
Tek Çin ilkesi - Wei Xiaodong

Türkiye’de Çin’in Tayvan bölgesi yaygın olarak bilinse de bu bölgeye ilişkin tarihi ve siyasi bilgiler genellikle sınırlı kalmaktadır.

Devamını Oku
05.12.2025