Tercih değil strateji: Eğitimde süreklilik - Burcu Aybat
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Tercih değil strateji: Eğitimde süreklilik - Burcu Aybat

26.02.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Anne babaların çocukları için “en iyi” okulu seçmeye çalıştığı karar süreci her zaman heyecan vericidir ancak bugün durum karmaşık. Toplumsal, ekonomik, kültürel ve siyasi değişimler; her gün bir yenisi ile gündem olan regülasyonlar; çeşitlenen okul modelleri; sosyal medyanın algoritmalarla şekillendirdiği öneriler… Seçenekler arttıkça belirsizlik büyüdü. Üstelik ekonomik gerçeklik, hayallerle olanaklar arasına görünür bir sınır çizdi. Pek çok ebeveyn, istediği değil sürdürülebilir olan seçeneğe yönelmek zorunda kaldı.

Bir yandan da “değişim” eğitim dünyasının en popüler kavramı olmaya devam ediyor. Esneklik, dönüşüm, adaptasyon… Okullar sürekli yenileniyor, programlar güncelleniyor. Ancak yetişkinler için heyecan verici olan değişim, çocuk için her zaman gelişimsel olarak nötr değildir. Çocuk öğrenebilmek için önce güvende hissetmek ister. Güven ise tutarlılıkla inşa edilir. Belki de konu en yeniyi bulmak değil, çocuğun gelişimini kesintiye uğratmayacak bir sürekliliği sağlayabilmektir.

KALİTELİ ERKEN ÇOCUKLUK EĞİTİMİ 

Türkiye’de eğitim alanında konuştuğumuz başlıklar da değişti. Bir dönem “okullaşma oranı” temel meseleydi; bugün ise daha çok “öğrenme kalitesi”ni tartışıyoruz. Uluslararası göstergeler de bunu zorunlu kılıyor.

PISA 2022 verilerine göre, Türkiye’de üst düzey matematik yeterliliğine sahip öğrenci oranı yüzde 5.4. Bu oran birçok Avrupa ülkesinde yüzde 10’un üzerinde. Yine okuma becerilerini ölçen PIRLS 2021 sonuçlarında Türkiye 496 puanla uluslararası ortalamanın altında konumlanıyor. Bu tablo bize şunu söylüyor: Çocukları okula başlatmak yetmiyor; öğrenmenin niteliğini güçlendirmek gerekiyor.

Bu nedenle erken çocukluk dönemi kritik bir eşik. Araştırmalar, okul öncesi eğitimin akademik başarıyı, istihdamı ve yaşam kalitesini de etkilediğini gösteriyor. Nobel Ödüllü ekonomist James Heckman’ın ortaya koyduğu “Heckman Denklemi” bunu destekliyor: Eğitime yapılan yatırımın en yüksek geri dönüşü, en erken yaşlarda gerçekleşiyor. Kaliteli erken çocukluk eğitimi; daha güçlü bilişsel ve sosyal beceriler, daha yüksek eğitim tamamlama oranları, artan gelir düzeyi ve azalan sosyal maliyetler anlamına geliyor. Başka bir deyişle, erken dönemde atılan sağlam adımlar hem bireyin hem toplumun geleceğini belirliyor.

BELİRLEYİCİ DEĞİŞKEN ‘SÜREKLİLİK’

2024-2025 verilerine göre Türkiye’de özel okulların yüzde 49.46’sını oluşturan 7 bin 271 okul, okulöncesi eğitimi sunuyor. Ancak özel okulöncesi kurumların sayısı yüksekken özel ilkokul kademesinde aynı yoğunluğun görülmemesi dikkat çekiyor. Bu da okulöncesinde başlayan eğitim yolculuklarının önemli bir bölümünün ilkokulda farklı kurumlara taşındığını düşündürüyor. Yani sistem, başlangıçta güçlü ancak süreklilikte kırılgan. Oysa eğitimde asıl belirleyici değişkenlerden biri süreklilik.

ÖĞRENME KÜLTÜRÜ 

Erken çocukluk döneminde öğrenme yalnızca akademik hazırlık değil; düşünme alışkanlığı kazandırmaktır. Sorgulama, ifade etme, dinleme, işbirliği yapma ve sorun çözme gibi beceriler bu dönemde şekillenir. Ulusal ve uluslararası programları bütüncül biçimde uygulayan okullarda sorgulama, disiplinler arası bağlantı kurma, düşünmeyi görünür kılma ve öğrencinin özne olması merkezdedir.

Bu yaklaşımın gücü, tek bir kademede uygulanmasından değil; tutarlılıkla sürdürülmesinden geliyor. Anaokulunda kazanılan öğrenme dili ilkokulda değiştiğinde, çocuk yalnızca yeni bir müfredata değil, yeni bir zihinsel çerçeveye uyum sağlamak zorunda kalıyor.

Araştırmalar velilerin anaokulu tercihlerinde en çok güvenlik, öğretmen niteliği ve iletişime önem verdiğini gösteriyor. Bu aslında pedagojik olarak da anlamlı bir veri. Çünkü güven duygusu, öğrenmenin ön koşulu. Aynı kurum içinde ilerleyen çocuk için ilkokul, tamamen yeni bir başlangıç değil; tanıdık bir sistemin devamı. Böyle bir durumda çocuğun aidiyet duygusu erken gelişir, ilkokula oryantasyon süreci kısalır. Çocuk enerjisini uyuma değil öğrenmeye ayırır.

NİTELİK ODAKLI DÖNÜŞÜM

TÜİK’in verilerine genç nüfus oranı hızla düşüyor. Bu demografik tablo, eğitim sektöründe niceliksel büyüme yerine kalite odaklı bir dönüşümü zorunlu kılıyor. Türkiye Özel Okullar Derneği (TÖZOK) 2025 Sektör Raporu’nda da eğitimde dayanıklılık, verimlilik ve çıktı odaklı yapıların önemine dikkat çekiliyor. Başka bir deyişle, artık mesele daha fazla öğrenciye ulaşmak değil; her öğrencinin öğrenme potansiyelini en üst düzeye taşımak.

YABANCI DİL KONUSU 

Erken yaşta yabancı dile başlamak önemli ancak asıl belirleyici olan bu sürecin ne kadar tutarlı ve kesintisiz sürdürüldüğü. Anadil ile yabancı dil arasındaki denge bilinçli biçimde kurulduğunda çocuk dili ezberlemekten öte bağlama uygun şekilde kullanmayı öğreniyor.

2025 İngilizce Yeterlilik Endeksi’ne göre Türkiye, 123 ülke arasında 488 puanla 71. sırada yer alırken, Avrupa’da 37 ülke arasında sondan ikinci sırada konumlandı. Bu veriler, yabancı dil öğrenimine erken başlamanın tek başına yeterli olmadığını; sürdürülebilir ve yapılandırılmış bir dil politikası gerektiğine de işaret ediyor.

KALİTE BELİRLEYİCİ OLACAK 

Türkiye’nin demografik verileri, uluslararası değerlendirme sonuçları ve sektörel raporlar aynı noktaya işaret ediyor: Eğitimde nicelikten çok kalite belirleyici olacak.

Okulöncesinde güçlü bir başlangıç yapmak kadar bu başlangıcın nasıl sürdürüldüğü de önemli. Kademeler arasındaki süreklilik konfor alanı değil aksine, pedagojik bir strateji. Çocuk her kademede yeniden uyum sağlamak yerine, birikiminin üzerine koyarak ilerleyebilir. Böylece akademik başarı, güven ve süreklilik zemininde inşa edilir.

Anne babalar unutmamalı ki eğitim bir dizi kopuk başlangıç değil. Öğrenmenin daha derin, daha kalıcı ve daha anlamlı olduğu bütünlüklü bir yolculuk.

DR. BURCU AYBAT

EĞİTİM YÖNETİCİSİ, YAZAR

Yazarın Son Yazıları

Hasan Âli Yücel’in ‘arkadaşı’... - Mustafa Gazalcı

Yedi yıl, 7 ay, 7 gün Milli Eğitim Bakanlığı yapan Hasan Âli Yücel’in eğitim ve kültür yaşamımızdaki hizmetleri saymakla bitmez.

Devamını Oku
26.02.2026
Tercih değil strateji: Eğitimde süreklilik - Burcu Aybat

Anne babaların çocukları için “en iyi” okulu seçmeye çalıştığı karar süreci her zaman heyecan vericidir ancak bugün durum karmaşık.

Devamını Oku
26.02.2026
Muzaffer İlhan Erdost: Baskıya boyun eğmeden ayakta kalan aydın - Mahmut Aslan

Muzaffer İlhan Erdost'u yitirişimiz üzerinden altı yıl geçti.

Devamını Oku
25.02.2026
Alona’dan Silivri’ye; 53 yılın muhasebesi - Yavuz Saltık

Yeşil sahalarda her İstanbul takımı; adı, sanı, oynadığı seviye, lig vs. ne olursa olsun ben aynı kefede tutarım.

Devamını Oku
24.02.2026
Anlamın gölgesinde - Ferruh Tunç

Anlamsız dediğimiz şey çoğu zaman dünyaya değil, dünyayla kurduğumuz kopukluğa aittir.

Devamını Oku
24.02.2026
Eğitimdeki çöküşe ramazan perdesi! - Nazım Mutlu

Dileyenlerin 25 Temmuz 2018’de MEB Müsteşarlığı’ndan ayrılan ve 17 Ağustos 2018’den sonra yasadışı akademik unvan sıçramalarıyla nasıl profesör ve rektör olduğuna ilişkin bilgilere kolayca ulaşabileceği Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, bakanlıktaki müsteşarlık yıllarından başladığı eğitimi kendi siyasal çizgilerine göre biçimlendirme çalışmalarına yeni halkalar ekliyor.

Devamını Oku
24.02.2026
Eğitimde karşıdevrim - Cihangir Dumanlı

Büyük devrimci Atatürk Cumhuriyeti eğitim, bilim ve kültür temeli üzerine kurmuştur.

Devamını Oku
23.02.2026
Kanserden korunma ve tek sağlık - Azmi Yüksel

Kanser, yalnızca bireysel bir sağlık sorunu değil; çevresel, toplumsal ve yönetsel boyutları olan küresel bir halk sağlığı problemidir.

Devamını Oku
21.02.2026
Ne yapmalı? - Av. Dr. Başar Yaltı

Bu sütunlarda 21.01.2026 tarihinde yayımlanan “Stratejik Akıl ve Politik Alan” adlı yazıyla; siyasal iktidarın “Yeni Türkiye Yüzyılı” adı altında bir strateji izleyerek Cumhuriyet değerlerini ve anayasal ilkeleri, en hafif deyimle aşındırarak, siyasal İslama dayalı otoriter bir düzen kurma konusunda hayli yol aldığını, buna karşın muhalefetin temel bir stratejiden yoksun, dağınık ve etkisi olmayan eylemler yaptığını belirterek, stratejik akıl ve stratejik planlama ile hareket edilmesi gerektiği önerisinde bulunmuştuk. Bu anlamda muhalefete yol gösterici, bir “stratejik akıl kurulu”na ihtiyaç olduğunu da belirtmiştik.

Devamını Oku
20.02.2026
Sağlık sistemimiz hasta! - Prof. Dr. Gazi Zorer

Sağlık alanında yaşanan sorunların giderek artmasına paralel olarak halkın tepkisi de sürekli artıyor.

Devamını Oku
20.02.2026
Sosyoekonomik yapı ve şiddet - Ayşe Atalay

Şiddet bir insanın bir başkasına ya da gruba istemediği, arzu etmediği bir davranışta bulunması için uyguladığı fiziksel olduğu kadar psikolojik, kültürel ve ekonomik boyutları da içeren bir zorlamadır.

Devamını Oku
19.02.2026
Solun büyük yol ayrımı - Kaan Eroğuz

Türkiye’de sosyalist hareketin Kemalist devrime bakışı her dönem temel ayrışmaların ve tekrarlanan tartışmaların kaynağı olagelmiştir.

Devamını Oku
19.02.2026
Okullarda eğitsel kodlar - Nusret Ertürk

Öğrencilerimizden, bizi gönendirecek haberler duymak istiyorsak, okullarda eğitsel kollara önem vermeliyiz.

Devamını Oku
19.02.2026
Tarih denen büyük yargıç - Halil Sarıgöz

Geçtiğimiz günlerde Aydın’da ve Keçiören’de yaşanan istifalar yalnızca yerel siyasetin dar gündemi değildir.

Devamını Oku
18.02.2026
Parti devletinde 'hukuk' - Erol Türk

AKP genel başkanı, başta anayasa olmak üzere tüm hukuk kurallarını askıya alan ve hukuk devleti ilkesini zedeleyen, ülkenin en tartışmalı ismi olan İstanbul cumhuriyet başsavcısını bir gece yarısı adalet bakanı olarak atadı.

Devamını Oku
18.02.2026
Türkiye ağlıyor - Gani Aşık

Vatanı için cephelerde silah ve süngülerle aslanlar gibi vuruşup kaplanlar gibi kükreyen Türkler aslında naif, ince kalpli ve tepeden tırnağa duygu yüklü insanlardır.

Devamını Oku
18.02.2026
İzmir İktisat Kongresi'nin 103. yıldönümü - Hüner Tuncer

Cumhuriyetin ilanından önce 17 Şubat 1923’te İzmir’de, “Türkiye İktisat Kongresi” toplanmıştı.

Devamını Oku
17.02.2026
Masumiyet karinesi - Suna Türkoğlu

Temelleri 1215’te Magna Carta Libertatum ile atılan, 1948’de İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 11. maddesinde ”Kendisine bir suç yüklenen herkes, savunması için gerekli tüm güvencelerin tanındığı açık bir yargılama sonunda yasaya göre suçlu olduğu saptanmadıkça, suçsuz sayılır” ifadesiyle uluslararası bir metinde kendine açıkça yer bulan ve 1950’de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesinde, “Bir suç ile itham edilen herkes, suçluluğu yasal olarak sabit oluncaya kadar masum sayılır” hükmüyle de “adil yargılanma hakkı”nın en önemli parçası halini alan “masumiyet karinesi”, bugün hepimizin her alandaki koruyucu şemsiyesidir.

Devamını Oku
16.02.2026
Taliban, emperyalizm ve Afganistan - Doğan Ergenç

Taliban 2021 yılında Afganistan’da yeniden iktidara geldiğinde, kısmen “ılımlı” mesajlar vermişti.

Devamını Oku
16.02.2026
Migros depo işçileri neden direniyor? - E. Haktan Altın

22 Ocak’tan bu yana Migros depolarında DGD-SEN öncülüğünde işçiler “insanca yaşayabilmek” için direniyor.

Devamını Oku
14.02.2026
Yaşlı hakları ve emekli aylığı - Ahmet Münci Özmen

Yaşlılık hangi açıdan tanımlanırsa tanımlansın, daha önce var olanların azalmasıyla, eksilmesiyle ilgili bir durumdur.

Devamını Oku
14.02.2026
Hukuki güvenlik ile ‘açık hata’ arasında - Abdullah Dörtlemez

İdare hukukunun en kırılgan eşiklerinden biri, hukuki güvenlik ilkesi ile hukuka uygunluk talebi arasındaki gerilimde ortaya çıkar.

Devamını Oku
13.02.2026
İliç’te yaşanan çaresizlik - Duran Güldemir

“Tüm siyasi partilerden ve muhtarlardan ortak çağrı: Çöpler Altın Madeni açılsın!..”

Devamını Oku
13.02.2026
Asya üretim dengelerinde yeni dönem - Gözde Dizdar

Bangladeş’te bugün yapılacak genel seçimler, yalnızca iç siyaseti ilgilendiren bir gelişme değil; güney ve güneydoğu Asya’daki üretim ve ticaret dengeleri açısından da yakından izlenen bir sürece işaret ediyor.

Devamını Oku
12.02.2026
Şiddet sarmalındaki çocuklarımız - Mustafa Gazalcı

Şiddete uğrayan, sömürülen çocuklara geçen günlerde bir de acımasızca öldürülen çocuklar eklendi.

Devamını Oku
12.02.2026
Başkanların serüveni… - Celal Ülgen

Ülkemizde daha önce eşi görülmemiş bir belediyeler krizi yaşanıyor.

Devamını Oku
11.02.2026
Kamusal aklın kurumları - Serhat Saatci

Türkiye’de kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları uzun süredir siyasal tartışmaların merkezinde yer almaktadır.

Devamını Oku
10.02.2026
Grönland iklimi - Hakan Reyhan

2015 yılından bu yana (Paris İklim Zirvesi’yle başlayan süreçte) küresel ısınma sorununun çözümü için dünya ülkeleri açısından büyük bir uyanış yaşandığı düşünülüyordu.

Devamını Oku
10.02.2026
'İktidarın kara düzeni dağılacak!'

“Reform yılı” hayırlı, uğurlu olsun. İktidarın açıkladığına göre 2026, “reform ve şahlanış” yılı olacakmış.

Devamını Oku
09.02.2026
Direnenler ve pijamasıyla oturanlar - Erdal Atıcı

Dünya tarihinde, bugün olduğu gibi adalet kılıcının kırıldığı, insan özgürlüklerinin kısıtlandığı, baskının, zulmün, haksızlığın ve hukuksuzluğun topluma egemen olduğu dönemler görülmüştür...

Devamını Oku
09.02.2026
Sorumlular ve sorumsuzlar - Erdal Celal Aksoy

6 Şubat 2023 tarihinde, saat 04.17’de Kahramanmaraş ili Pazarcık merkezli 7.7 büyüklüğünde ve Elbistan merkezli 7.6 büyüklüğünde depremler meydana gelmiştir.

Devamını Oku
07.02.2026
Deprem ve ordunun unutturulan gücü - Cumhur Utku

6 Şubat 2023’te meydana gelen 7.7 büyüklüğündeki deprem, 11 ilimizi etkileyerek resmi rakamlara göre 53 binden fazla kişinin ölümüne, 107 binden fazla kişinin yaralanmasına ve yaklaşık bir milyon evin yıkılmasına yol açtı.

Devamını Oku
06.02.2026
Deprem dersleri - İbrahim Berksoy

42 yıllık kısa ömrüne yaşama ilişkin birbirinden ilginç düşünceler sığdıran Danimarkalı felsefeci Kiergagaard’ın şu sözü hiç aklımdan çıkmaz: “Yaşamı ileri dönük yaşar, geriye dönüp anlarız.”

Devamını Oku
06.02.2026
Modern toplumun temel ilkesi: Laiklik - Arif Anıl Öztürk

Bugün, Türkiye Cumhuriyeti’nin en temel ortak paydalarından biri olan laikliğin anayasaya girişinin 89. yıldönümündeyiz.

Devamını Oku
05.02.2026
Kronikleşen hastalık - Kadir Serkan Selçuk

İktidarın bir süredir devam eden “sorunları çözememe hastalığı” artık kronikleşti.

Devamını Oku
05.02.2026
Meşruiyet üzerine - Doğan Soyaslan

Meşruiyet siyasi ve hukuki anlamlarda kullanılır.

Devamını Oku
04.02.2026
BALATRO - A. Celal Binzet

Doğrusu bir sözcüğün günlük dildeki anlamı dışında ne denli yoğunluk içerdiğini öğrenmek hiç de kolay olmadı.

Devamını Oku
04.02.2026
Liyakat meselesi: Mine–öz–sinir hattı - Roşan Orhan

Türkiye’de bazı sorunlar vardır; bağırmaz, çağırmaz, ilk bakışta can yakmaz.

Devamını Oku
04.02.2026
Kalınlaşan müfredat, güçsüzleşen çocuklar - Abdullah Yüksel

Eğitim sistemimizde ilginç bir denklem var: Müfredat kalınlaştıkça çocuklar inceliyor.

Devamını Oku
03.02.2026
Eczane kapısı kilitli! - Avni Kurtuldu

Türkiye’de eczane açmak, artık mesleki bir tercih değil; talih işi.

Devamını Oku
03.02.2026