Eğitimdeki çöküşe ramazan perdesi! - Nazım Mutlu
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Eğitimdeki çöküşe ramazan perdesi! - Nazım Mutlu

24.02.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Dileyenlerin 25 Temmuz 2018’de MEB Müsteşarlığı’ndan ayrılan ve 17 Ağustos 2018’den sonra yasadışı akademik unvan sıçramalarıyla nasıl profesör ve rektör olduğuna ilişkin bilgilere kolayca ulaşabileceği Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, bakanlıktaki müsteşarlık yıllarından başladığı eğitimi kendi siyasal çizgilerine göre biçimlendirme çalışmalarına yeni halkalar ekliyor. Tekin, bakan olur olmaz kız çocuklarının okullarını ayırmaktan söz edip seleflerinden devraldığı karma eğitimi baltalama işlemlerinin süreceğine ilişkin tavrını açıklamıştı.

Cumhuriyet devrimlerine kara çalanların yıllardır hiçbir belgeye, kanıta dayanmadan kullandıkları “tek parti (CHP) döneminde camilerin kapısına kilit vurulduğu, ahır yapıldığı” tekerlemesini ikide bir kullanmayı marifet sanan Tekin, geçen yılki bütçe görüşmelerinde de tarikat-cemaat uzantılarıyla imzaladıkları protokollerin süreceğini, aynı çevrelerle ÇEDES (Çevreme Duyarlıyım Değerlerimi Seviyorum) başlığıyla okullarda yürütülen sözde “değerler eğitimi”ni yaygınlaştıracaklarını da açıklamıştı.

KARŞIDEVRİMDE YENİ ADIM

Dikkat edilirse iktidarın eğitim öğretim kurumlarında MEB eliyle yürüttüğü karşıdevrim hareketi, Cumhuriyetin temel dayanaklarından olan Öğretim Birliği’ni, anayasa ve yasalarda önceliği olan “demokratik, laik, sosyal hukuk devleti” ve “eşitlik” ilkesini tümüyle yok saymaya dönüşmüştür. Bu kapsamda en son Yusuf Tekin imzasıyla bütün valiliklere, onlar aracılığıyla da bütün eğitim kurumlarına yollanan “Maarifin Kalbinde Ramazan” konulu etkinlikler genelgesi, iktidarın “milli ve manevi değerler” şemsiyesiyle sürdürdüğü ideolojik dayatmaların yeni adımıdır.

Yaklaşık çeyrek yüzyıllık iktidarları boyunca izledikleri çarpık, dengesiz, adaletsiz, rant odaklı ekonomik politikalar nedeniyle altüst olan bir gidiş söz konusuyken üstelik gerek etnik köken gerekse inançsal değerleriyle çok katmanlı kimliğe sahip bir toplumsal yapımız varken “öğrencilerin paylaşma bilincini geliştirmeye, yardımlaşma ve dayanışma duygularını güçlendirmeye ve birlik ruhunu pekiştirmeye yönelik etkinliklerde adalet, merhamet ve vatanseverlik gibi milli ve manevi değerlerin öğrencilere kazandırılması”nın uygulamada nasıl gerçekleşeceği merak konusu bile değil, farklı düşünce ve inançtaki öğrenci velileri öğrenciler için kaygı konusudur.

YÖNETİCİLERİN SORUMLULUĞU

Bu durumda bütünüyle bilimle ama özellikle eğitbilimle (pedagoji), yurttaşlığı temel alan laiklik ilkesi ve evrensel insan haklarıyla hiçbir biçimde bağdaşmayan böyle bir girişimi fırsat bilip üstlerine yaranma çabası içinde olan olası kimi yönetici ve öğretmenlerin etkinliklere katılmayan meslektaşları ve öğrencilere karşı geliştirecekleri olumsuz tutum ve davranışların yaratacağı her türlü sonuçtan her düzeydeki yönetici sorumlu olacaktır. Hangi eğitim uzmanlarınca hazırlandığı bilinmeyen MEB genelgesi doğrultusunda örneğin 20 maddeden oluşan ramazan etkinlikleri izlencesi oluşturan Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün istekleri arasındaki “cami ve kutsal mekân ziyaretleri”, “ramazan temalı resim, şiir, afiş yarışması”, “fener yapımı, hilal boyama ve el işi çalışmaları” gibi etkinliklere katılmak istemeyen ya da katılmayan öğretmen ve öğrencilerin ne gibi sonuçlarla karşılaşacakları, bakan ve çalışma arkadaşlarınca iyi düşünülmüş, hesaba katılmış mıdır?

GERÇEK SORUNLAR DURURKEN...

İşin gerçeği, ülkemizin istekleri ve çağımızın gerekleri doğrultusunda tasarlanıp uygulanması gereken insan ve toplum odaklı bir eğitim planlaması yerine iktidarın artık üstesinden gelemediği sürekli artan ekonomik bunalımı, işsizliği, hukuksuzluğu, yoksulluğu, adaletsizliği vb. örtbas etme amacı taşıyan bu ve benzer çabalar, temeli sevgi ve hoşgörüye dayalı inançlarla yaşayan insanımızın vicdanında hiçbir karşılık bulamayacaktır.

Oysa iş barışını ve toplumsal huzuru bozacak bu tür dayatmalar yerine Bakan Tekin ve arkadaşları örneğin son beş yılda 453 bin üniversite öğrencisinin neden kaydını dondurduğuna, 25 yıl önce 60 bin dolayında olan ataması yapılmayan öğretmen sayısını hangi politikalarla 1 milyona çıkardıklarına, yazılı ve sözlü sınavlarda eledikleri öğretmen adaylarından yaklaşık 90 binini neden halen ücretli öğretmen olarak karın tokluğuna çalıştırdıklarına, OECD ülkeleri ortalamasında yükseköğretim öncesi kademelerde öğrenci başına düşen yıllık harcama 13 bin 527 dolar iken Türkiye’de neden dört bin 32 dolar olduğuna, geçen yıl milli eğitim bütçesinin beş katı faize giderken beslenme sorunuyla boğuşan milyonlarca öğrenciye neden bir öğün sıcak yemek vermediklerine, kurdukları çakma üniversitelere neden eksi puanlarla öğrenci kaydettiklerine vb. kafa yorup çözüm üretseler her anlamda kazançlı çıkacaklardır.

Çöküşe ramazan perdesi çekerek kazanacakları hiçbir şey yoktur. Tekin ve arkadaşları bu tür zorlamalarla suyu tersine akıtma çabalarından bir kez başlarını kaldırıp kendi dönemlerinde gençlerde yükselen deizmateizm oranına bakarlarsa yaptıklarının neye yaradığını daha iyi göreceklerdir. Bizden söylemesi...

NAZIM MUTLU

EMEKLİ ÖĞRETMEN

Yazarın Son Yazıları

Medeni Kanun’a bakış... - Mehmet Emin Elmacı

Türk Medeni Kanunu’nun 100. yılındayız.

Devamını Oku
26.03.2026
Savaş ve ekonomi - Aydın Öncel

İkinci Dünya Savaşı’nda, fabrikaları devletin yönetimine alarak güdümlü bir ekonomi modeli uygulamak zorunda kalan vahşi kapitalizmin kalesi ABD ancak Hollywood platolarında zafer kazanabildiği Vietnam savaşının yarattığı bunalımı henüz atlatmaya çalışırken karşılaştığı “1973 büyük petrol krizi” ile bir kez daha sarsılmıştı.

Devamını Oku
25.03.2026
Şevket Süreyya Aydemir’i anarken - Remzi Koçöz

Şevket Süreyya Aydemir’in gençlik günleri askeri öğrencilikten cepheye, savaştan öğretmenliğe, Kafkaslar’dan Moskova’da ekonomi eğitimine, İstiklal Mahkemesi’nde yargılanıp hapis yatmaya uzanan gençlik günleri fikirsel/eylemsel açıdan oldukça hareketli geçmiştir.

Devamını Oku
25.03.2026
Gençlerimizin spordan kopuşu... - Demirhan Şerefhan

Türkiye’de çocuklarımızın spora başlaması zor değil; asıl zor olan devam ettirebilmek.

Devamını Oku
25.03.2026
Bir savcının portresi: Doğan Öz - Mahmut Aslan

Doğan Öz, 1934’te Afyon’da doğdu.

Devamını Oku
24.03.2026
Çocuk emeği tesadüf değildir - Özgür Hüseyin Akış

Çocuk emeği tesadüf değildir - Özgür Hüseyin Akış

Devamını Oku
23.03.2026
19 Mart'tan sonra Türkiye - Av. Mustafa Köroğlu

19 Mart'tan sonra Türkiye

Devamını Oku
23.03.2026
Emperyalist kuşatma - Av. Arif Anıl Öztürk

Emperyalist kuşatma - Av. Arif Anıl Öztürk

Devamını Oku
21.03.2026
İran savaşının jeopolitik etkileri - Nejat Eslen

İran savaşının jeopolitik etkileri - Nejat Eslen

Devamını Oku
20.03.2026
‘Avıcenna’dan, Tıbbıyelı Hıkmet’e… - Prof. Dr. Coşkun Özdemir

‘Avıcenna’dan, Tıbbıyelı Hıkmet’e… - Prof. Dr. Coşkun Özdemir

Devamını Oku
20.03.2026
Aklın sınırları ve dünyanın kaderi - Cengiz Kuday

Aklın sınırları ve dünyanın kaderi - Cengiz Kuday

Devamını Oku
19.03.2026
Hukuka yeni şablon! - Başar Yaltı

Hukuka yeni şablon! - Başar Yaltı

Devamını Oku
19.03.2026
Kurtuluş Savaşı’mızın önsözü... - Erol Ertuğrul

Ünlü sözdür, “Cumhuriyeti sokakta bulmadık”.

Devamını Oku
18.03.2026
18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi - Hüner Tuncer

Çanakkale Boğazı’nda 19 Şubat-18 Mart 1915 tarihlerinde yaşanan Deniz Savaşları, Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı Devleti’nin kazandığı muharebelerin başında gelir hiç kuşkusuz!

Devamını Oku
18.03.2026
Türkçe bilinci ve bağımsızlık marşımız - Mustafa Gazalcı

Yıl 1967...

Devamını Oku
17.03.2026
Türkiye’de motokuryelerin sorunları - Berna Özgül

Pandemi döneminin tetiklediği e-ticaret patlamasıyla birlikte motokuryelik, Türkiye’de hızla büyüyen ve milyonlarca insanı barındıran bir sektöre dönüştü.

Devamını Oku
17.03.2026
Hürmüz Boğazı ve süregelen emperyalizm - Salih Özbaran

Yazıya başlarken trajik iki anımsatma yapalım.

Devamını Oku
16.03.2026
Memura da ‘eşel mobil’ uygulanmalı - Güven Nazmi Demiralp

Bilindiği üzere, İran-ABD-İsrail Savaşı nedeniyle petrol fiyatları hızlı bir yükseliş göstermiş, bu da ister istemez akaryakıt pompa fiyatları üzerinde bir artış baskısı oluşturmuştur.

Devamını Oku
16.03.2026
Bir hukuk ilkesi, bir iktidar portresi: Malum in se - Esat Aydın

Bir hukuk ilkesi, bir iktidar portresi: Malum in se - Esat Aydın

Devamını Oku
15.03.2026
Cumhuriyetin sağlık vizyonundan piyasalaşmaya - Gamze Burcu Gül

Her yıl “Tıp Bayramı” olarak kutladığımız 14 Mart, bir meslek gününden ibaret değildir; aynı zamanda güçlü bir tarihsel semboldür.

Devamını Oku
14.03.2026
Andımız neyin pusulasıydı? - Yener Oruç

Gün geçtikçe suça bulaşan çocuk sayısı, çocuk çeteleri artıyor.

Devamını Oku
14.03.2026
Yoksulluk sorunu ve Marie Antoinette sendromu - Prof. Dr. Mehmet Tomanbay

TÜİK aralık ayı enflasyonunu yüzde 0.89, 2026 yılı ocak enflasyonunu yüzde 4.84 ve 3 Mart 2026 günü de şubat ayı enflasyonunu yüzde 2.97 olarak açıkladı.

Devamını Oku
13.03.2026
Vatan - emek - Cumhuriyet - Kaan Eroğuz

İnsanlığın, önüne ancak çözebileceği sorunları koyabileceği Marx’ın “Ekonomi Politiğin Eleştirisine Katkı” isimli eserinden bu yana tekrarlanan bir tespittir.

Devamını Oku
12.03.2026
Dünya düzeni öldü mü? - İlker Başbuğ

3-15 Şubat 2026 tarihleri arasında toplanan Münih Güvenlik Konferansı’na katılan liderlerin çoğu, 1945 sonrası dünya düzeninin öldüğünü ilan etti.

Devamını Oku
12.03.2026
Üretim araçları sendikanın olursa - Engin Ünsal

İşçi sendikalarının temel görevi işveren karşısında güçsüz olan işçi sınıfına güvenli bir çalışma ortamı ve üretimden hakça bir pay sağlamaktır.

Devamını Oku
11.03.2026
Yapay zekâ nereye bağlanır? - Tayfun İşbilen

Bir yapay zekâ aracına “Bana bir paragraf yaz” dediğimizde ekranda beliren cümleler sanki “bulut” denen o belirsizlikten kendiliğinden süzülüp geliyormuş gibi görünüyor.

Devamını Oku
11.03.2026
Öncelikle Mavi Vatan’da sondaj - Hikmet Sami Türk

Yeni derin deniz sondaj gemimiz Çağrı Bey, 15 Şubat’tan bu yana petrol ve doğalgaz aramak amacıyla Somali’ye gitmek için yolda.

Devamını Oku
10.03.2026
Cumhuriyet’in bekası, ekonomi ve ‘kararsızlar’ - Sıtkı Ergüney

Kamuoyu araştırmaları, her üç seçmenden birinin yaklaşan genel seçimde oy vermeyi düşündüğü partiyi henüz belirleyemediğini gösteriyor.

Devamını Oku
10.03.2026
Cinsiyetçi düzen - M. Jülide Kızıltepe

Kadına yönelik şiddet, yalnızca bireysel patolojilerin değil, esasen toplumsal, kültürel ve kurumsal yapıların ürettiği ve yeniden ürettiği çok katmanlı bir sorun.

Devamını Oku
09.03.2026
Acının nesnesi değil, hayatın öznesi - Banu Tozluyurt

Dün 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ydü.

Devamını Oku
09.03.2026
Eşitlik için mor, yeşil ve kamucu dönüşüm - Aylin Nazlıaka

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü yalnızca bir anma günü değildir; eşitsizliğe, sömürüye, şiddete ve görünmez kılınan kadın emeğine karşı verilen tarihi direnişin adıdır.

Devamını Oku
07.03.2026
İklim değişikliği ve antimikrobiyal direnç - Prof. Dr. Bekir S. Kocazeybek

Dünyada son yıllarda insan yaşamını tehdit eden faktörlerden en önemli ikisi olarak iklim değişikliği ve antimikrobiyal direnç (AMD, bakterilerin antibiyotiklere karşı gösterdiği direnç) sayılabilir.

Devamını Oku
06.03.2026
Okulda bıçak, toplumda çöküş - Levent Nayki

İstanbul’un Çekmeköy ilçesinde bir öğrencinin bıçaklı saldırısı sonucu biyoloji öğretmeni Fatma Nur Çelik’in yaşamını yitirmesi, bir başka öğretmenin ve öğrencinin yaralanması, artık münferit bir “asayiş haberi” olarak geçiştirilemez. Bu olay, eğitim sistemimizin içine sürüklendiği büyük kırılmanın çarpıcı bir göstergesidir.

Devamını Oku
06.03.2026
Hürmüz Boğazı: Küresel enerjinin şah damarı - Can Erenoğlu

Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin en hassas Stratejik Dar Geçidi-Chokepoint olarak bilinir.

Devamını Oku
05.03.2026
‘Çocuklara kıymayın efendiler’ - Ziya Yergök

Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne göre, “18 yaşına kadar her insan çocuk sayılır.

Devamını Oku
05.03.2026
Susmayanlar İçin Bir Soru: Gerçekten Nedir Bu "İç Cephe"? - Murat Emir

Türk siyasetinin diline pelesenk olan, her kriz anında can simidi gibi sarılınan sihirli bir kavram oldu “İç cephenin tahkimi.”

Devamını Oku
05.03.2026
Köprü geliri satışı ve Osmanlı örneği - Selim Soydemir

Son zamanlarda boğaz köprülerinin ve bazı otoyolların özelleştirilmesi (işletme hakkının devri) bir kez daha gündeme getirilmiştir.

Devamını Oku
04.03.2026
Toplumlar neden korumasız kalır? - İbrahim Çakmanus

Türkiye’de demokratik siyasal ve toplumsal muhalefet Tayyip Erdoğan iktidarı tarafından yok ediliyor.

Devamını Oku
04.03.2026
Avrupa zor durumda - Nejat Eslen

13-15 Şubat tarihleri arasında düzenlenen Münih Güvenlik Konferansı, Avrupalılar için yeni ve zorlu bir sürecin başlangıcı oldu.

Devamını Oku
04.03.2026
3 Mart: Güneşin Doğduğu Gün - Gülizar Biçer Karaca

3 Mart: Güneşin Doğduğu Gün - Gülizar Biçer Karaca

Devamını Oku
03.03.2026