Öncelikle Mavi Vatan’da sondaj - Hikmet Sami Türk
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Öncelikle Mavi Vatan’da sondaj - Hikmet Sami Türk

10.03.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Yeni derin deniz sondaj gemimiz Çağrı Bey, 15 Şubat’tan bu yana petrol ve doğalgaz aramak amacıyla Somali’ye gitmek için yolda. Konuyu geniş bir açıdan ele almakta yarar var.

Anayasamızın “Tabii servetlerin ve kaynakların aranması ve işletilmesi” kenar başlıklı 168. maddesine göre, “Tabii servetler ve kaynaklar devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Bunların aranması ve işletilmesi hakkı devlete aittir. Devlet bu hakkını belli bir süre için, gerçek ve tüzelkişilere devredebilir. Hangi tabii servet ve kaynağın arama ve işletmesinin, devletin gerçek ve tüzelkişilerle ortak olarak veya doğrudan gerçek ve tüzelkişiler eliyle yapılması, kanunun açık iznine bağlıdır.”

Bu hükmün ve ondan önce 1961 Anayasası’nın aynı konudaki 130. maddesinin kaynağı 7.3.1954 tarih ve 6326 sayılı Petrol Kanunu ile aynı tarih ve 6327 sayılı Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı Kanunu’dur. Günümüzde bu kanunların yerini 30.3.2013 tarih ve 6491 sayılı Türk Petrol Kanunu ile Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı Ana Statüsü almıştır.

TPAO VE ÇALIŞMALARI 

Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO), kamu adına hidrokarbon arama, sondaj, üretim, rafineri ve pazarlama faaliyetlerinde bulunmak amacıyla kurulmuştur. Ana statüsüne göre TPAO, “tüzelkişiliğe sahip, faaliyetlerinde özerk, sorumluluğu sermayesiyle sınırlı bir iktisadî devlet teşekkülüdür”. Daha önce büyük pay sahipleri Hazine, T C Emekli Sandığı, Ordu Yardımlaşma Kurumu, Etibank, Sümerbank ve Türkiye İş Bankası iken (1) günümüzde bütün paylar Türkiye Varlık Fonu’nda toplanmıştır. Kamu iktisadi teşebbüsü olarak Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na bağlanmıştır.

Ulusal petrol ortaklığı olarak TPAO, 1954’te başladığı çalışmalarını günümüzde de yurtiçinde ve dışında sürdürmektedir. Ancak bu çalışmalarda önceliğin anavatan, denizleriyle “Mavi Vatan” olması genel beklentidir. Fakat beş yıldan beri Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin Güneybatı kıyılarında hidrokarbon arama ve derin deniz sondaj çalışmaları durmuş bulunmaktadır.(2) Oysa Türkiye, henüz katılmadığı BM Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne göre yalnız 12 deniz milini geçmeyen karasularında değil; bunun ötesinde 200 deniz miline kadar uzanabilen münhasır ekonomik bölge ile kara ülkesinin doğal uzantısı olarak belirli kriterlere göre 200 deniz mili ötesine kadar giden kıta sahanlığında da sismik araştırmalar ve sondajlar yapmak, petrol ve doğalgaz bulduğu takdirde bunları işletme hakkına sahiptir.(3)

DERİN DENİZ SONDAJ GEMİLERİ

Halen TPAO, çeşitli tarihlerde Norveç ve Güney Kore gibi ülkelerden satın aldığı, ileri teknolojiye sahip altı derin deniz sondaj gemisinden oluşan güçlü bir enerji filosuna sahiptir. Cumhuriyet döneminin kazanımları olan bu gemilere Osmanlı padişahları Fatih, Yavuz, Kanuni, Abdülhamit Han ve Yıldırım ile Büyük Selçuklu Çağrı Bey’in adları verilmiştir. İki sismik araştırma gemisi (Oruç Reis, Barbaros Hayreddin Paşa), 11 destek gemisi, bir inşaat gemisi ve bir yüzer üretim platformu filoyu tamamlıyor. Türkiye’nin böyle bir filo oluşturması, denizlerdeki doğalgaz ve petrol rezervlerini arayıp çıkarmak suretiyle enerji alanında dışa bağımlılığı azaltmaya, yerli üretimi artırmaya ve enerji güvenliğini sağlamaya yöneliktir.

12 bin 200 metre derin deniz sondaj kapasiteli Fatih, Yavuz, Kanuni ve Abdülhamid Han gemileri halen Karadeniz’de Sakarya Gaz Sahası’nda görev yapıyor. 12 bin metre derin sondaj kapasitesine sahip iki yeni gemiden biri olan Yıldırım,§ Karadeniz sondajlarına katılacak; diğeri Çağrı Bey ise Somali kıyılarında sondaj yapacaktır.

ÇAĞRI BEY’İN SOMALİ GÖREVİ 

Bu amaçla Çağrı Bey, 180 kişilik mürettebatı ile 15 Şubat 2026 günü Mersin Taşucu Limanı’ndan ilk uluslararası görev yeri olan Somali’ye uğurlandı. Çağrı Bey’e gerektiğinde korsanlara karşı savunma amacıyla Deniz Kuvvetleri’ne ait TCG Sancaktar, TCG Gökova ve TCG Bafra adlı savaş gemileri eşlik edecek. Ayrıca Altan, Korkut ve Sancar destek gemileri de sondajların kesintisiz, güvenli ve verimli yürütülmesini sağlayacak. Çağrı Bey filosunun hareket tarihinden 45 gün sonra Mogadişu Limanı’na varması bekleniyor. Bir buçuk aylık uzun yol, Çağrı Bey’in Akdeniz’i baştan başa geçtikten, Cebelitarık Boğazı’ndan Atlas Okyanusu’na çıktıktan sonra, Afrika’nın Batı kıyılarını takip ederek Ümit Burnu’nu dönüp Afrika’nın doğu kıyılarından Somali’ye ulaşacak bir rota izlemesinden kaynaklanıyor.

Süveyş Kanalı’ndan geçerek kısa yoldan Somali’ye gitmek yerine Afrika’yı dolanma zorunluğu ise uzunluğu 228, genişliği 42 metre olan Çağrı Bey’in kule yüksekliğinin 114 metre olmasından kaynaklanmaktadır. Çünkü Süveyş Kanalı’ndan (azami ölçülerle) uzunluğu 400, genişliği 77.5, su düzeyinden yüksekliği 68 metre olan, 240 bin ton taşıma kapasitesine sahip gemilerin geçmesine izin verilmektedir.

Aslında deniz altında petrol ve doğalgaz aramak için savaş gemilerinin eşliğinde uzak denizlere gitmeye gerek yok. Kuzeyde Karadeniz, batıda Ege Denizi, güneybatıda Akdeniz’le çevrili, Anadolu ve Trakya arasında Marmara Denizi olan Türkiye’nin neresinde petrol ve doğalgaz rezervi bulunduğu sismik araştırmalar veya başka yöntemlerle saptanırsa orada sondaj yapılabilir.

UYGUN AMAÇ, UYGUN ARAÇ

Öncelik Türkiye’nin denizleriyle Mavi Vatan’da olmak kaydıyla; -halen Libya, Nijer, Somali, Venezuela, Azerbaycan, Türkmenistan, Kazakistan ve Pakistan’da anlaşmalarla yapıldığı gibiuluslararası ekonomik ilişkileri geliştirmek için sıra, dışa açılım programlarına geldiğinde; bunu da uygun araçlarla, denizlerde sondaj gemileriyle yapmak gerekir. Örneğin Somali açıklarında petrol ve doğalgaz aramak için oraya Afrika’yı çevreleyen denizlerin hepsinden geçen bir rotadan değil, en kestirme rota olarak Süveyş Kanalı’ndan geçebilecek bir sondaj gemisi gönderilmeliydi. Dolayısıyla bu gemi Çağrı Bey değil, Süveyş Kanalı’ndan geçiş ölçülerine uygun başka bir gemi olmalıydı. Her işte olduğu gibi, tabii servet ve kaynakların aranması ve işletilmesinde de amaç kadar, buna ulaşmak için kullanılan araçlar da uygun olmalıdır.

---

KAYNAKLAR:

(1) Necmeddin Akın, Kaya Erdem, Güven Dinçer, GerekçeliAçıklamalı İktisadî Devlet Teşekkülleri Mevzuatı (1966), s. 273.

(2) Emin Özgönül, “Asrın Dümenini Somali’ye kırdık”, Sözcü, 17.02.2026.

(3) Hikmet Sami Türk, Türkiye’nin Hukuk ve Siyaset Gündemi, Yetkin Yay., 2023, s. 388 vd “Mavi Vatan Tartışması”.

PROF. DR. HİKMET SAMİ TÜRK

Yazarın Son Yazıları

Öncelikle Mavi Vatan’da sondaj - Hikmet Sami Türk

Yeni derin deniz sondaj gemimiz Çağrı Bey, 15 Şubat’tan bu yana petrol ve doğalgaz aramak amacıyla Somali’ye gitmek için yolda.

Devamını Oku
10.03.2026
Cumhuriyet’in bekası, ekonomi ve ‘kararsızlar’ - Sıtkı Ergüney

Kamuoyu araştırmaları, her üç seçmenden birinin yaklaşan genel seçimde oy vermeyi düşündüğü partiyi henüz belirleyemediğini gösteriyor.

Devamını Oku
10.03.2026
Cinsiyetçi düzen - M. Jülide Kızıltepe

Kadına yönelik şiddet, yalnızca bireysel patolojilerin değil, esasen toplumsal, kültürel ve kurumsal yapıların ürettiği ve yeniden ürettiği çok katmanlı bir sorun.

Devamını Oku
09.03.2026
Acının nesnesi değil, hayatın öznesi - Banu Tozluyurt

Dün 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ydü.

Devamını Oku
09.03.2026
Eşitlik için mor, yeşil ve kamucu dönüşüm - Aylin Nazlıaka

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü yalnızca bir anma günü değildir; eşitsizliğe, sömürüye, şiddete ve görünmez kılınan kadın emeğine karşı verilen tarihi direnişin adıdır.

Devamını Oku
07.03.2026
İklim değişikliği ve antimikrobiyal direnç - Prof. Dr. Bekir S. Kocazeybek

Dünyada son yıllarda insan yaşamını tehdit eden faktörlerden en önemli ikisi olarak iklim değişikliği ve antimikrobiyal direnç (AMD, bakterilerin antibiyotiklere karşı gösterdiği direnç) sayılabilir.

Devamını Oku
06.03.2026
Okulda bıçak, toplumda çöküş - Levent Nayki

İstanbul’un Çekmeköy ilçesinde bir öğrencinin bıçaklı saldırısı sonucu biyoloji öğretmeni Fatma Nur Çelik’in yaşamını yitirmesi, bir başka öğretmenin ve öğrencinin yaralanması, artık münferit bir “asayiş haberi” olarak geçiştirilemez. Bu olay, eğitim sistemimizin içine sürüklendiği büyük kırılmanın çarpıcı bir göstergesidir.

Devamını Oku
06.03.2026
Hürmüz Boğazı: Küresel enerjinin şah damarı - Can Erenoğlu

Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin en hassas Stratejik Dar Geçidi-Chokepoint olarak bilinir.

Devamını Oku
05.03.2026
‘Çocuklara kıymayın efendiler’ - Ziya Yergök

Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne göre, “18 yaşına kadar her insan çocuk sayılır.

Devamını Oku
05.03.2026
Susmayanlar İçin Bir Soru: Gerçekten Nedir Bu "İç Cephe"? - Murat Emir

Türk siyasetinin diline pelesenk olan, her kriz anında can simidi gibi sarılınan sihirli bir kavram oldu “İç cephenin tahkimi.”

Devamını Oku
05.03.2026
Avrupa zor durumda - Nejat Eslen

13-15 Şubat tarihleri arasında düzenlenen Münih Güvenlik Konferansı, Avrupalılar için yeni ve zorlu bir sürecin başlangıcı oldu.

Devamını Oku
04.03.2026
Köprü geliri satışı ve Osmanlı örneği - Selim Soydemir

Son zamanlarda boğaz köprülerinin ve bazı otoyolların özelleştirilmesi (işletme hakkının devri) bir kez daha gündeme getirilmiştir.

Devamını Oku
04.03.2026
Toplumlar neden korumasız kalır? - İbrahim Çakmanus

Türkiye’de demokratik siyasal ve toplumsal muhalefet Tayyip Erdoğan iktidarı tarafından yok ediliyor.

Devamını Oku
04.03.2026
3 Mart: Güneşin Doğduğu Gün - Gülizar Biçer Karaca

3 Mart: Güneşin Doğduğu Gün - Gülizar Biçer Karaca

Devamını Oku
03.03.2026
ABD-İsrail-İran denklemi ve Türkiye - Doğu Silahçıoğlu

ABD tarafından Ortadoğu’da İran için oluşturulan İsrail destekli geniş tecrit çemberi; son saldırı ile daha da daralmıştır. Bölgede sıcak savaş ihtimali giderek artmaktadır. Türkiye’nin yakın çevresinde oluşan bu resim, onun her üç ülke ile olan ilişkilerinde özenli, dengeli ve tutarlı bir politika izlemesini gerekli kılmaktadır. Bu da ancak; Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, büyük önder Atatürk’ün erken Cumhuriyet döneminde belirlediği “dış politika ilkeleri”ne bağlı kalmakla sağlanabilir.

Devamını Oku
02.03.2026
Savaş ve Türkiye’nin sessiz gücü - Prof. Dr. Cengiz Kuday

Türkiye bugün iki dalganın kesişiminde duruyor: Birincisi, İran–İsrail–ABD geriliminden doğan askeri ve ekonomik sarsıntı; ikincisi, bölgesel kırılganlık arttıkça daha görünür hale gelecek olan su jeopolitiği.

Devamını Oku
02.03.2026
Kabul edilmeyen 1 Mart tezkeresi - Mustafa Özyürek

Abdullah Gül başkanlığındaki AKP hükümeti tarafından, ABD’nin Irak işgalini gerçekleştirmesini garanti altına almak için 1 Mart 2003’te Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne getirilen tezkere reddedilmişti.

Devamını Oku
01.03.2026
Yitirdiğimiz yalnızca seçim mi? - Aykurt Nuhoğlu

İnşaat Mühendisleri Odası seçimlerini yitirdik.

Devamını Oku
01.03.2026
Ulus devletin vicdan anı - Enis Tütüncü

1 Mart 2003 Tezkeresi, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yapılan sıradan bir oylama değildir.

Devamını Oku
28.02.2026
Laiklik ve dönüştürülen Türkiye - Cengiz Karahan

Milli eğitim bakanı, bütün illere gönderdiği “Maarifin Kalbinde Ramazan” genelgesiyle; anayasada yer alan laiklik ilkesine aykırı davranmıştır.

Devamını Oku
28.02.2026
1 Mart tezkeresi üzerine - Prof. Dr. Mustafa Özyurt

1 Mart 2026 pazar günü 22. dönem CHP milletvekilleri, 1 Mart 2003 gününün 23. yılını kutlamak için, Ankara’da bir araya gelecekler.

Devamını Oku
27.02.2026
Hasan Âli Yücel’in ‘arkadaşı’... - Mustafa Gazalcı

Yedi yıl, 7 ay, 7 gün Milli Eğitim Bakanlığı yapan Hasan Âli Yücel’in eğitim ve kültür yaşamımızdaki hizmetleri saymakla bitmez.

Devamını Oku
26.02.2026
Tercih değil strateji: Eğitimde süreklilik - Burcu Aybat

Anne babaların çocukları için “en iyi” okulu seçmeye çalıştığı karar süreci her zaman heyecan vericidir ancak bugün durum karmaşık.

Devamını Oku
26.02.2026
Muzaffer İlhan Erdost: Baskıya boyun eğmeden ayakta kalan aydın - Mahmut Aslan

Muzaffer İlhan Erdost'u yitirişimiz üzerinden altı yıl geçti.

Devamını Oku
25.02.2026
Anlamın gölgesinde - Ferruh Tunç

Anlamsız dediğimiz şey çoğu zaman dünyaya değil, dünyayla kurduğumuz kopukluğa aittir.

Devamını Oku
24.02.2026
Alona’dan Silivri’ye; 53 yılın muhasebesi - Yavuz Saltık

Yeşil sahalarda her İstanbul takımı; adı, sanı, oynadığı seviye, lig vs. ne olursa olsun ben aynı kefede tutarım.

Devamını Oku
24.02.2026
Eğitimdeki çöküşe ramazan perdesi! - Nazım Mutlu

Dileyenlerin 25 Temmuz 2018’de MEB Müsteşarlığı’ndan ayrılan ve 17 Ağustos 2018’den sonra yasadışı akademik unvan sıçramalarıyla nasıl profesör ve rektör olduğuna ilişkin bilgilere kolayca ulaşabileceği Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, bakanlıktaki müsteşarlık yıllarından başladığı eğitimi kendi siyasal çizgilerine göre biçimlendirme çalışmalarına yeni halkalar ekliyor.

Devamını Oku
24.02.2026
Eğitimde karşıdevrim - Cihangir Dumanlı

Büyük devrimci Atatürk Cumhuriyeti eğitim, bilim ve kültür temeli üzerine kurmuştur.

Devamını Oku
23.02.2026
Kanserden korunma ve tek sağlık - Azmi Yüksel

Kanser, yalnızca bireysel bir sağlık sorunu değil; çevresel, toplumsal ve yönetsel boyutları olan küresel bir halk sağlığı problemidir.

Devamını Oku
21.02.2026
Ne yapmalı? - Av. Dr. Başar Yaltı

Bu sütunlarda 21.01.2026 tarihinde yayımlanan “Stratejik Akıl ve Politik Alan” adlı yazıyla; siyasal iktidarın “Yeni Türkiye Yüzyılı” adı altında bir strateji izleyerek Cumhuriyet değerlerini ve anayasal ilkeleri, en hafif deyimle aşındırarak, siyasal İslama dayalı otoriter bir düzen kurma konusunda hayli yol aldığını, buna karşın muhalefetin temel bir stratejiden yoksun, dağınık ve etkisi olmayan eylemler yaptığını belirterek, stratejik akıl ve stratejik planlama ile hareket edilmesi gerektiği önerisinde bulunmuştuk. Bu anlamda muhalefete yol gösterici, bir “stratejik akıl kurulu”na ihtiyaç olduğunu da belirtmiştik.

Devamını Oku
20.02.2026
Sağlık sistemimiz hasta! - Prof. Dr. Gazi Zorer

Sağlık alanında yaşanan sorunların giderek artmasına paralel olarak halkın tepkisi de sürekli artıyor.

Devamını Oku
20.02.2026
Sosyoekonomik yapı ve şiddet - Ayşe Atalay

Şiddet bir insanın bir başkasına ya da gruba istemediği, arzu etmediği bir davranışta bulunması için uyguladığı fiziksel olduğu kadar psikolojik, kültürel ve ekonomik boyutları da içeren bir zorlamadır.

Devamını Oku
19.02.2026
Solun büyük yol ayrımı - Kaan Eroğuz

Türkiye’de sosyalist hareketin Kemalist devrime bakışı her dönem temel ayrışmaların ve tekrarlanan tartışmaların kaynağı olagelmiştir.

Devamını Oku
19.02.2026
Okullarda eğitsel kodlar - Nusret Ertürk

Öğrencilerimizden, bizi gönendirecek haberler duymak istiyorsak, okullarda eğitsel kollara önem vermeliyiz.

Devamını Oku
19.02.2026
Tarih denen büyük yargıç - Halil Sarıgöz

Geçtiğimiz günlerde Aydın’da ve Keçiören’de yaşanan istifalar yalnızca yerel siyasetin dar gündemi değildir.

Devamını Oku
18.02.2026
Parti devletinde 'hukuk' - Erol Türk

AKP genel başkanı, başta anayasa olmak üzere tüm hukuk kurallarını askıya alan ve hukuk devleti ilkesini zedeleyen, ülkenin en tartışmalı ismi olan İstanbul cumhuriyet başsavcısını bir gece yarısı adalet bakanı olarak atadı.

Devamını Oku
18.02.2026
Türkiye ağlıyor - Gani Aşık

Vatanı için cephelerde silah ve süngülerle aslanlar gibi vuruşup kaplanlar gibi kükreyen Türkler aslında naif, ince kalpli ve tepeden tırnağa duygu yüklü insanlardır.

Devamını Oku
18.02.2026
İzmir İktisat Kongresi'nin 103. yıldönümü - Hüner Tuncer

Cumhuriyetin ilanından önce 17 Şubat 1923’te İzmir’de, “Türkiye İktisat Kongresi” toplanmıştı.

Devamını Oku
17.02.2026
Masumiyet karinesi - Suna Türkoğlu

Temelleri 1215’te Magna Carta Libertatum ile atılan, 1948’de İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 11. maddesinde ”Kendisine bir suç yüklenen herkes, savunması için gerekli tüm güvencelerin tanındığı açık bir yargılama sonunda yasaya göre suçlu olduğu saptanmadıkça, suçsuz sayılır” ifadesiyle uluslararası bir metinde kendine açıkça yer bulan ve 1950’de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesinde, “Bir suç ile itham edilen herkes, suçluluğu yasal olarak sabit oluncaya kadar masum sayılır” hükmüyle de “adil yargılanma hakkı”nın en önemli parçası halini alan “masumiyet karinesi”, bugün hepimizin her alandaki koruyucu şemsiyesidir.

Devamını Oku
16.02.2026
Taliban, emperyalizm ve Afganistan - Doğan Ergenç

Taliban 2021 yılında Afganistan’da yeniden iktidara geldiğinde, kısmen “ılımlı” mesajlar vermişti.

Devamını Oku
16.02.2026