Kabul edilmeyen 1 Mart tezkeresi - Mustafa Özyürek
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Kabul edilmeyen 1 Mart tezkeresi - Mustafa Özyürek

01.03.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Abdullah Gül başkanlığındaki AKP hükümeti tarafından, ABD’nin Irak işgalini gerçekleştirmesini garanti altına almak için 1 Mart 2003’te Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne getirilen tezkere reddedilmişti.

ABD Başkanı Bush, 2002 yılı baharından itibaren dünya kamuoyunu, Irak’a saldırıya hazırlamaya çalışıyordu. Bush, Irak Başkanı Saddam’ın elinde kimyasal silahlar olduğu ve El-Kaide’yi himaye ettiği iddiasını ortaya atarak ABD’nin Irak’ı işgaline hazırlanıyordu.

Irak Savaşı’nı kamuoyuna pazarlamaya çalışan ABD, dünyada ummadığı ölçüde savaş karşıtı tepki ile karşılaştı.

Birinci Körfez Savaşı’yla (1991) Irak’ı fiilen üçe bölen ABD, 11 Eylül 2001’de gerçekleşen İkiz Kuleler saldırılarını da bahane ederek 2003’te İngiltere ile birlikte Irak’ı işgal kararı aldı. İşgal planı Türkiye toprakları üzerinden yapılıyordu.

ECEVİT İŞGALE KARŞI

İşgalde, Türkiye’yi üs olarak kullanmak isteyen Bush o zamanki Türkiye başbakanı olan Bülent Ecevit’i ikna etmek için Beyaz Saray’a davet etti. Ecevit, Saddam rejimini eleştirmesine rağmen, devrilmesine, Irak’ın birliğinin bozulmasına karşı çıkıyordu.

Bush, Türkiye’nin stratejik ortak olduğu, çıkarların kesiştiğini söyleyerek Ecevit’i ikna etmeye çalıştı. Irak, İran ve Suriye’ye askeri harekât yapılabileceğini söyledi. Ancak Ecevit bu komşu ve Müslüman ülkelere askeri harekâta sıcak bakmadıklarını söyledi.

Bu kez ABD, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK)’ne yöneldi. ABD Başkan Yardımcısı Dick Cheney, Türkiye’ye geldi. İsmail Cem ve Genel Kurmay Başkanı Kıvrıkoğlu ile görüştü, ancak olumlu bir sonuç alamadı.

ABD İKTİDAR ARIYOR 

Ecevit’ten umudu kesenler, ABD yanlısı bir hükümet aramaya başladılar. Ecevit’in sağlığı bozulmuştu, koalisyonda “Başbakan çekilsin” talepleri başladı; DSP dağıldı. Devlet Bahçeli ve Mesut Yılmaz 3 Kasım 2002’de erken seçim yapılması kararı aldı. Refah Partisi’nden ayrılarak R. Tayyip Erdoğan başkanlığında AKP’yi kuran yenilikçi kanat, ABD’nin isteklerini yerine getirecekti.

ARANAN PARTİ AKP

AKP hızla örgütlendi. Muhafazakâr seçmenin desteğini aldı. Seçimden önce Erdoğan ABD’ye gitti, önemli temaslarda bulundu. ABD Savunma Politikaları Kurulu’nu yöneten Richard Perle ile iki buçuk saatlik uzun bir görüşme yaptı.

Erdoğan, mahkûmiyeti nedeniyle seçime milletvekili adayı olarak katılamadı. Seçimden birinci çıkan AKP, Abdullah Gül başkanlığında hükümeti kurdu. AKP hükümetinin ilk işi ABD’ye verilen söz doğrultusunda Irak işgalinde Türkiye topraklarının üs olarak kullanılmasını öngören tezkereyi hazırlamak oldu.

İşi garanti altına almak isteyen ABD başbakan Gül’ü değil, AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı Washington’a davet etti. ABD Savunma Bakan Yardımcısı Wolfowitz, ABD Avrupa İşlerinden Sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Mark Grossman, Ömer Çelik, Cüneyt Zapsu ve Egemen Bağış, Recep Tayyip Erdoğan’la görüştüler.

Bu hazırlık görüşmelerinden sonra Bush ve Erdoğan görüştü. Görüşmede Irak’ı işgal harekâtında Türkiye’nin yardımı talep edilmiş ve ayrıntıları anlatılmıştı. Erdoğan, Bush’a Saddam Hüseyin’in bölge ülkelerine tehdit olduğunu bildiğini, Irak’ın bir an önce silahsızlandırılması gerektiğini söylemişti.

TEZKERE MECLİS’TE 

65 bin Amerikan askerinin, 259 uçak ve helikopteri ile Türkiye topraklarında konuşlanarak Irak’ın işgalini gerçekleştirmesini öngören Bakanlar Kurulu tezkeresi gündeme gelince CHP Genel Başkanı Baykal, “Füzelerle savaşı kazanırsınız ama füzelerin üzerinde oturamazsınız, siz gidersiniz biz kalırız. Biz komşularımızla dost kalmak istiyoruz” dedi.

Tezkerenin TBMM’ye sunulmasından önce CHP grubu toplanarak konuyu görüştü, grup kararı alınmamasına rağmen tüm üyeler ret oyu vereceklerini açıkladı.

‘SAVAŞA HAYIR’ MİTİNGLERİ 

CHP olarak TBMM’de AKP’li milletvekillerini tezkereye “Hayır” demeleri için etkilemeye çalışırken halkı, kamuoyunu etkilemek için “Savaşa hayır” mitingleri düzenliyorduk. Demokratik kitle örgütlerinin de desteklediği mitingler, geniş katılımlı ve coşkuluydu.

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın konuşmalarından ve kamuoyundaki savaş karşıtı havadan etkilenen AKP’lilerin sayısının da gittikçe arttığı görülüyordu.

AKP’li bir bakan bana, “Şu Allah’ın işine bak, sizinle aynı paralelde oy kullanacağız” dedi. Tezkereden bahsettiği anlaşılıp “TBMM gelen tezkerede imzanız var” denilince “İmza başka oy başka” demişti.

‘ABD’DEN DEĞİL ALLAH’TAN KORKUN’

AKP’lilerin içinde tezkereye “Hayır” diyeceklerin sayısı artıyordu. Tabii CHP’liler olarak bizim milletvekillerimizin eksiksiz oturumlara katılmaları için grup başkanvekilleri Haluk Koç ve Oğuz Oyan ile birlikte yoğun çaba gösterdik.

Nihayet 1 Mart 2003 günü tezkere görüşülecekti. AKP görüşmelerin gizli yapılmasını istiyordu. CHP’nin savaş karşıtı görüşlerinin halka ulaşmasını istemiyorlardı.

CHP olarak verdiğimiz önergeler hakkında söz alarak gizli oturum öncesi görüşlerimizi aleni olarak açıkladık. Genel sekreter Önder Sav, Meclis Başkanı Bülent Arınç’ın müsamahası ile uzun ve etkili bir konuşma yaptı. Konuşmasında tezkerenin anayasaya aykırı olduğunu, BM kararı olmadığı için “uluslararası meşruiyetinin” bulunmadığını belirttikten sonra AKP’lilere dönerek “ABD’den değil Allah’tan korkun, Allah’tan” dedi. Bu söz İslami hassasiyeti yüksek milletvekillerini çok etkiledi. “ABD istedi diye müslüman bir ülkeye saldırıya niçin yardım ediyoruz” demeye başladılar.

ABD’nin Irak’a saldırısına karşı kamuoyunu “Savaşa hayır” mitingleri ile etkileyen CHP, Önder Sav’ın görüşme öncesi konuşması ve genel başkan Deniz Baykal’ın kapalı oturumdaki konuşması ile AKP milletvekillerini geniş ölçüde etkilediler.

Deniz Baykal’ın Bülent Arınç tarafından dört kez uzatılan etkili konuşması milletvekilleri tarafından dikkatle dinlendi.

Başbakan Abdullah Gül’ün kapalı oturumdaki konuşması çok zayıftı. Grup başkanvekili olarak “Gazete malumatını bize aktardınız dediler” dedim.

Abdullah Gül, “Amerikan askerleri Türkiye’den ne zaman çıkacak” sorusuna “Bilmiyorum” yanıtını vermişti.

TBMM’DEKİ OYLAMA

Tezkere oylamasına 533 milletvekili katıldı. 264 kabul 250 ret oyu verildi. 19 milletvekili çekimser oy kullandı. Katılanların salt çoğunluğu olan 267 rakamına ulaşılamamıştı. Başkan önce 264 oyla tezkerenin kabul edildiğini açıkladı. AKP’liler bunu alkışlarla karşıladı.

CHP grup başkanvekili olarak “Salt çoğunluk olan 267 oya ulaşılamadığı için tezkere kabul edilmedi” diye itiraz ettim. Oturumu yöneten Bülent Arınç beni ve AKP Grup Başkanvekili Salih Kapusuz’u görüşmek üzere çağırarak toplantıya ara verdi. Ben anayasa ve iç tüzüğe göre salt çoğunluğun şart olduğunu ve 267 oya ulaşılamadığını, tezkerenin kabul edilmediğinin açıklanmasını istedim. Salih Kapusuz, “Evet oyları çoğunlukta, tezkere kabul edildi” dedi. Gerekli incelemeyi yapan Arınç oturumu açıp tezkerenin reddedildiğini ilan etti. Bu kez CHP grubu alkışlamaya başladı.

TBMM’deki basın bölümüne gelerek tezkerenin reddedildiğini Türkiye’ye ve dünya kamuoyuna açıkladım.

Bu sonucun alınmasında CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın savaş karşıtı kararlı konuşmaları, kamuoyunun ABD ve savaş karşıtı tavrı çok etkili oldu. Bülent Arınç’ın uzun konuşmalara müsamahası, bazı bakanların tezkereye karşı çıkması ve “Abdullah Gül’ün tezkereye tam sahip çıkmaması” da etkili oldu.

Abdullah Gül daha sonra Tarih dergisindeki söyleşisinde, başından itibaren olumsuz bir tavır sergilediğini ve reddinden memnun olduğunu açıkladı. Erdoğan’ın Meclis dışından tezkereyi sahiplenmesi yeterli olmadı.

TEZKERENİN REDDİNİN SONUÇLARI 

ABD, tezkerenin reddedilmesinden çok rahatsız oldu. Türkiye’ye gelen askerlerini ve gemilerini güneye kaydırdı. Bush, Türkiye’nin sözüne güvenilmez bir müttefik olduğunu ilan etti.

4 Temmuz 2003’te Irak’ın Süleymaniye kentinde Türk Özel Kuvvetleri askerlerinin başına çuval geçirildi. R. Tayyip Erdoğan bunu önemsemedi.

Gizli oturumun tutanakları aradan 23 yıl geçmesine rağmen AKP’li TBMM yönetimleri tarafından açıklanmadı. Fakat Erdoğan, hayır oyu verenleri tespit ederek tasfiye etti.

Tezkereyi hazırlayan hükümetin milli savunma bakanı, “TSK ve CHP’nin başına gelenler 1 Mart tezkere reddinin sonucudur” demişti.

Başta Deniz Baykal olmak üzere 1 Mart tezkeresine kararlılıkla karşı çıkanlar olarak hepimiz bedel ödedik. Yaptığımız onurlu görevin her türlü bedele değdiğine inanıyoruz.

22. dönem milletvekilleri olarak her yıl olduğu gibi bugün de Mamak Kültür Merkezi’nde tezkerenin reddedilişini CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile birlikte kutlayacağız.

Kaynaklar:

- Zihni Erdem, CHP’nin Üzerindeki Eller, İmge kitabevi, 2025.

- Mustafa Özyürek, Tahta Bavulla Çıktım Yola, Doğan Kitap, 2014.

- Onur Öymen, Baskılara Direnirken, Remzi Kitabevi, 2020.

MUSTAFA ÖZYÜREK

CHP E. GRUP BAŞKANVEKİL

Yazarın Son Yazıları

Medeni Kanun’a bakış... - Mehmet Emin Elmacı

Türk Medeni Kanunu’nun 100. yılındayız.

Devamını Oku
26.03.2026
Savaş ve ekonomi - Aydın Öncel

İkinci Dünya Savaşı’nda, fabrikaları devletin yönetimine alarak güdümlü bir ekonomi modeli uygulamak zorunda kalan vahşi kapitalizmin kalesi ABD ancak Hollywood platolarında zafer kazanabildiği Vietnam savaşının yarattığı bunalımı henüz atlatmaya çalışırken karşılaştığı “1973 büyük petrol krizi” ile bir kez daha sarsılmıştı.

Devamını Oku
25.03.2026
Şevket Süreyya Aydemir’i anarken - Remzi Koçöz

Şevket Süreyya Aydemir’in gençlik günleri askeri öğrencilikten cepheye, savaştan öğretmenliğe, Kafkaslar’dan Moskova’da ekonomi eğitimine, İstiklal Mahkemesi’nde yargılanıp hapis yatmaya uzanan gençlik günleri fikirsel/eylemsel açıdan oldukça hareketli geçmiştir.

Devamını Oku
25.03.2026
Gençlerimizin spordan kopuşu... - Demirhan Şerefhan

Türkiye’de çocuklarımızın spora başlaması zor değil; asıl zor olan devam ettirebilmek.

Devamını Oku
25.03.2026
Bir savcının portresi: Doğan Öz - Mahmut Aslan

Doğan Öz, 1934’te Afyon’da doğdu.

Devamını Oku
24.03.2026
Çocuk emeği tesadüf değildir - Özgür Hüseyin Akış

Çocuk emeği tesadüf değildir - Özgür Hüseyin Akış

Devamını Oku
23.03.2026
19 Mart'tan sonra Türkiye - Av. Mustafa Köroğlu

19 Mart'tan sonra Türkiye

Devamını Oku
23.03.2026
Emperyalist kuşatma - Av. Arif Anıl Öztürk

Emperyalist kuşatma - Av. Arif Anıl Öztürk

Devamını Oku
21.03.2026
İran savaşının jeopolitik etkileri - Nejat Eslen

İran savaşının jeopolitik etkileri - Nejat Eslen

Devamını Oku
20.03.2026
‘Avıcenna’dan, Tıbbıyelı Hıkmet’e… - Prof. Dr. Coşkun Özdemir

‘Avıcenna’dan, Tıbbıyelı Hıkmet’e… - Prof. Dr. Coşkun Özdemir

Devamını Oku
20.03.2026
Aklın sınırları ve dünyanın kaderi - Cengiz Kuday

Aklın sınırları ve dünyanın kaderi - Cengiz Kuday

Devamını Oku
19.03.2026
Hukuka yeni şablon! - Başar Yaltı

Hukuka yeni şablon! - Başar Yaltı

Devamını Oku
19.03.2026
Kurtuluş Savaşı’mızın önsözü... - Erol Ertuğrul

Ünlü sözdür, “Cumhuriyeti sokakta bulmadık”.

Devamını Oku
18.03.2026
18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi - Hüner Tuncer

Çanakkale Boğazı’nda 19 Şubat-18 Mart 1915 tarihlerinde yaşanan Deniz Savaşları, Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı Devleti’nin kazandığı muharebelerin başında gelir hiç kuşkusuz!

Devamını Oku
18.03.2026
Türkçe bilinci ve bağımsızlık marşımız - Mustafa Gazalcı

Yıl 1967...

Devamını Oku
17.03.2026
Türkiye’de motokuryelerin sorunları - Berna Özgül

Pandemi döneminin tetiklediği e-ticaret patlamasıyla birlikte motokuryelik, Türkiye’de hızla büyüyen ve milyonlarca insanı barındıran bir sektöre dönüştü.

Devamını Oku
17.03.2026
Hürmüz Boğazı ve süregelen emperyalizm - Salih Özbaran

Yazıya başlarken trajik iki anımsatma yapalım.

Devamını Oku
16.03.2026
Memura da ‘eşel mobil’ uygulanmalı - Güven Nazmi Demiralp

Bilindiği üzere, İran-ABD-İsrail Savaşı nedeniyle petrol fiyatları hızlı bir yükseliş göstermiş, bu da ister istemez akaryakıt pompa fiyatları üzerinde bir artış baskısı oluşturmuştur.

Devamını Oku
16.03.2026
Bir hukuk ilkesi, bir iktidar portresi: Malum in se - Esat Aydın

Bir hukuk ilkesi, bir iktidar portresi: Malum in se - Esat Aydın

Devamını Oku
15.03.2026
Cumhuriyetin sağlık vizyonundan piyasalaşmaya - Gamze Burcu Gül

Her yıl “Tıp Bayramı” olarak kutladığımız 14 Mart, bir meslek gününden ibaret değildir; aynı zamanda güçlü bir tarihsel semboldür.

Devamını Oku
14.03.2026
Andımız neyin pusulasıydı? - Yener Oruç

Gün geçtikçe suça bulaşan çocuk sayısı, çocuk çeteleri artıyor.

Devamını Oku
14.03.2026
Yoksulluk sorunu ve Marie Antoinette sendromu - Prof. Dr. Mehmet Tomanbay

TÜİK aralık ayı enflasyonunu yüzde 0.89, 2026 yılı ocak enflasyonunu yüzde 4.84 ve 3 Mart 2026 günü de şubat ayı enflasyonunu yüzde 2.97 olarak açıkladı.

Devamını Oku
13.03.2026
Vatan - emek - Cumhuriyet - Kaan Eroğuz

İnsanlığın, önüne ancak çözebileceği sorunları koyabileceği Marx’ın “Ekonomi Politiğin Eleştirisine Katkı” isimli eserinden bu yana tekrarlanan bir tespittir.

Devamını Oku
12.03.2026
Dünya düzeni öldü mü? - İlker Başbuğ

3-15 Şubat 2026 tarihleri arasında toplanan Münih Güvenlik Konferansı’na katılan liderlerin çoğu, 1945 sonrası dünya düzeninin öldüğünü ilan etti.

Devamını Oku
12.03.2026
Üretim araçları sendikanın olursa - Engin Ünsal

İşçi sendikalarının temel görevi işveren karşısında güçsüz olan işçi sınıfına güvenli bir çalışma ortamı ve üretimden hakça bir pay sağlamaktır.

Devamını Oku
11.03.2026
Yapay zekâ nereye bağlanır? - Tayfun İşbilen

Bir yapay zekâ aracına “Bana bir paragraf yaz” dediğimizde ekranda beliren cümleler sanki “bulut” denen o belirsizlikten kendiliğinden süzülüp geliyormuş gibi görünüyor.

Devamını Oku
11.03.2026
Öncelikle Mavi Vatan’da sondaj - Hikmet Sami Türk

Yeni derin deniz sondaj gemimiz Çağrı Bey, 15 Şubat’tan bu yana petrol ve doğalgaz aramak amacıyla Somali’ye gitmek için yolda.

Devamını Oku
10.03.2026
Cumhuriyet’in bekası, ekonomi ve ‘kararsızlar’ - Sıtkı Ergüney

Kamuoyu araştırmaları, her üç seçmenden birinin yaklaşan genel seçimde oy vermeyi düşündüğü partiyi henüz belirleyemediğini gösteriyor.

Devamını Oku
10.03.2026
Cinsiyetçi düzen - M. Jülide Kızıltepe

Kadına yönelik şiddet, yalnızca bireysel patolojilerin değil, esasen toplumsal, kültürel ve kurumsal yapıların ürettiği ve yeniden ürettiği çok katmanlı bir sorun.

Devamını Oku
09.03.2026
Acının nesnesi değil, hayatın öznesi - Banu Tozluyurt

Dün 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ydü.

Devamını Oku
09.03.2026
Eşitlik için mor, yeşil ve kamucu dönüşüm - Aylin Nazlıaka

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü yalnızca bir anma günü değildir; eşitsizliğe, sömürüye, şiddete ve görünmez kılınan kadın emeğine karşı verilen tarihi direnişin adıdır.

Devamını Oku
07.03.2026
İklim değişikliği ve antimikrobiyal direnç - Prof. Dr. Bekir S. Kocazeybek

Dünyada son yıllarda insan yaşamını tehdit eden faktörlerden en önemli ikisi olarak iklim değişikliği ve antimikrobiyal direnç (AMD, bakterilerin antibiyotiklere karşı gösterdiği direnç) sayılabilir.

Devamını Oku
06.03.2026
Okulda bıçak, toplumda çöküş - Levent Nayki

İstanbul’un Çekmeköy ilçesinde bir öğrencinin bıçaklı saldırısı sonucu biyoloji öğretmeni Fatma Nur Çelik’in yaşamını yitirmesi, bir başka öğretmenin ve öğrencinin yaralanması, artık münferit bir “asayiş haberi” olarak geçiştirilemez. Bu olay, eğitim sistemimizin içine sürüklendiği büyük kırılmanın çarpıcı bir göstergesidir.

Devamını Oku
06.03.2026
Hürmüz Boğazı: Küresel enerjinin şah damarı - Can Erenoğlu

Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin en hassas Stratejik Dar Geçidi-Chokepoint olarak bilinir.

Devamını Oku
05.03.2026
‘Çocuklara kıymayın efendiler’ - Ziya Yergök

Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne göre, “18 yaşına kadar her insan çocuk sayılır.

Devamını Oku
05.03.2026
Susmayanlar İçin Bir Soru: Gerçekten Nedir Bu "İç Cephe"? - Murat Emir

Türk siyasetinin diline pelesenk olan, her kriz anında can simidi gibi sarılınan sihirli bir kavram oldu “İç cephenin tahkimi.”

Devamını Oku
05.03.2026
Köprü geliri satışı ve Osmanlı örneği - Selim Soydemir

Son zamanlarda boğaz köprülerinin ve bazı otoyolların özelleştirilmesi (işletme hakkının devri) bir kez daha gündeme getirilmiştir.

Devamını Oku
04.03.2026
Toplumlar neden korumasız kalır? - İbrahim Çakmanus

Türkiye’de demokratik siyasal ve toplumsal muhalefet Tayyip Erdoğan iktidarı tarafından yok ediliyor.

Devamını Oku
04.03.2026
Avrupa zor durumda - Nejat Eslen

13-15 Şubat tarihleri arasında düzenlenen Münih Güvenlik Konferansı, Avrupalılar için yeni ve zorlu bir sürecin başlangıcı oldu.

Devamını Oku
04.03.2026
3 Mart: Güneşin Doğduğu Gün - Gülizar Biçer Karaca

3 Mart: Güneşin Doğduğu Gün - Gülizar Biçer Karaca

Devamını Oku
03.03.2026