Sivrisinek sorunuyla mücadele- Prof. Dr. Bekir S. Kocazeybek
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Sivrisinek sorunuyla mücadele- Prof. Dr. Bekir S. Kocazeybek

15.03.2025 04:01
Güncellenme:
Takip Et:

İstanbul’da erişkinler ve özellikle çocuklarda sivrisinek sokmalarına bağlı dermatolojik (kaşıntı, ödem, yara, şişme vb.) ve psikolojik (kısmi uykusuzluk) şikâyetler azalsa da her yaz medyada yer almaktadır. Sivrisinek, kene gibi parazitlerin vektörlüğü (enfeksiyon etkeninin taşıyıcılığı) ile viral enfeksiyon etkenlerini bulaştırabilme riskinin artması ciddiye alınması ve izlenmesi gereken bir halk sağlığı sorunudur.

Küresel düzeyde bulaşıcı hastalıkların yüzde 17’sini oluşturan, 3.2 milyardan fazla insanda görülerek yıllık 700 binden fazla ölüm nedeni olan sıtma etkeni plasmodium cinsi parazitler, dişi sivrisineklerden bulaşmaktadır. 2024 yazında İstanbul’un Avcılar, Sarıyer ilçelerinde sivrisinek sokma şikâyetlerinin yanı sıra culex pipiens türü sivrisinekle bulaşabilen Batı Nil virüsünün neden olduğu ve Batı Nil ateşi (BNA) ön tanısı TC Sağlık Bakanlığı/İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü’nden İBB Sağlık Daire Başkanlığı/İBB Vektörle Mücadele Bilim Kurulu’na iletilen verilere göre, BNA ön tanısı alan 78 olgu (2018’de ön tanılı sadece 1 olgu) İstanbul’dan bildirilmiştir.

SİVRİSİNEKLERLE GELEN HASTALIKLAR

İstanbul’da BNA ön tanılı olgular 2024’te ciddi oranda artmıştır. Ayrıca bazı ateşli viral hastalıkların taşıyıcısı olabilen Asya kaplanı sivrisineği (AKS) ve sarıhumma virüsü (SHV) türü sivrisinekler artık MarmaraTrakya Bölgesi/İstanbul’da bulunmaktadırlar. Ve en ilginci ise İstanbul’un iki türe de ev sahipliği yapmasıdır. Türkiye’de aedes türü sivrisinekler bulunsa da olgu bildirilmemiştir. ECDC (Avrupa Hastalık ve Kontrol Merkezi) Avrupa’da Yunanistan, Almanya, Hollanda gibi ülkeler ile Güney Rusya, Gürcistan, Azerbaycan, Kuzey Afrika ve Akdeniz ülkelerinde bu ateşli viral hastalık olgularını bildirmiştir. Bu veriler ülkemiz ve Marmara Bölgesi’nde potansiyel riskin büyüklüğünü göstermektedir.

İstilacı ve şehir sivrisinekleri olarak bilinen ve insanları sokabilme özelliği taşıyan AKS ve sarıhumma sivrisinekleri Güney Doğu Asya’dan yıllar içinde farklı faktörler (küresel ısınma, iklim değişikliği) ve yollarla (küreselleşme, göç-mülteciliğin artması, deniz ticaretinin yaygınlığı ile birlikte minik su kaynakları-lastik, bambu, kavanoz, çiçek vazosu ve plastik kaplar gibi) Türkiye’ye taşınmışlar ve evrimleşerek yaşayabilme ve çoğalma uyumu göstermişlerdir. Türkiye’de ilk kez 2009 yılında Trakya İpsala’da AKS sivrisineği, 2015’te Doğu Karadeniz’de ve 2024’te de İzmir Aliağa’da sarıhumma sivrisineği saptanmıştır.

SAĞLIKLI BİR ÇEVRE İÇİN

Ülkemizde bu sivrisineklerin hastalık risklerini en aza indirmek için kurumsal ve bilim kurullarıyla birlikte mücadele etmek şarttır. Bunun için 2022’den beri İBB/ Sağlık Daire Başkanlığı/Vektörle Mücadele birimi çalışmalarını Vektörle Mücadele Bilim Kurulu’nun bilimsel yönlendirmeleriyle yürütmektedir. İBB/Sağlık Daire Başkanlığı ile İSTÜN, Hacettepe, İÜ-Cerrahpaşa, İÜ ve Koç Üniversitesi ve ABD Florida Üniversitesi uzmanlarından oluşan bilim kurulu uluslararası kabul gören, kurumların rehberliğinde mücadele çalışmalarını yürütmektedir. 2021’de bu istilacı sivrisineklerle ilişkili uluslararası bir kongre düzenlenmiş ve bu sivrisineklerin Türkiye ve küresel düzeyde yüksek potansiyel riskleri tartışılmıştır. 2022’de ise İBB/Sağlık ve Hıfzıssıhha Şube Müdürlüğü vektörlerle (özellikle aedes spp.) mücadele çalışmalarından dolayı Türk Tabipleri Birliği’nden ödül almıştır.

Peki İstanbul’da sivrisinek mücadelesi için neler yapılmaktadır?

- Entegre ve kesintisiz mücadele ilkesi: Tüm yıl 39 ilçede sivrisinek mücadelesi sürdürülmektedir.

- Biyolojik larvasit uygulaması: Birinci maddedeki prensiple tüm yıl boyunca kesintisiz ancak erken bahar döneminde yani önümüzdeki günlerde daha yoğun olmak üzere istilacı sivrisineklere dönük biyolojik larvasit (sivrisineklerin larvalarını yok eden bacillus thuringiensis israelensis ve bacillus sphaericus) uygulaması 4-5 yıldır kesintisiz yaz ayları (mayıs-eylül) ve sonbahar (ekim) dönemlerinde de devam ettirilmektedir.

- Doğal yöntemler: Sivrisineklerin larvalarını yiyen gambusia balıklarının sadece sulak alanlarda uygulanma yöntemi ve yine sulak alanlarda durgun suyu önleme ve drenajı artırmak için su emen bitkiler (sazlıkların korunması ve yaygınlaştırılması) uygulaması. 

- Fiziksel yöntemler: Drenaj sistemlerinin aktif çalıştırılmasıyla durgun suların önlenmesi ve kanalizasyon temizliği ve su birikintilerinin temizliğinden oluşan İSKİ destekli yaygın yöntemlerdir. 

- Özel bölgesel uygulamalar: Avcılar ve Sarıyer için rögar ve kanalizasyon kontrolleri ve biyolojik larvasit uygulama sürekliliği. 

- Kimyasal yöntemler: Ergin uçkun sivrisineklere karşı gerektiğinde WHOTC Sağlık Bakanlığı tarafından onamlı düşük toksisiteli biyosidal ürünler nadiren olsa da kullanılmaktadır. Temofos ve pyrethroid gibi kimyasallara karşı vektörlerin direnç izlemi yapılmaktadır. 

- ULV (Ultra Low Volume), drone gibi yüksek teknolojik araç gereçler ve atomizer cihazlarla WALS uygulaması ile biyolojik larvasit ugyulaması ve zararlı vektörleri karbondioksit, sıcaklık veya feromonla cezbederek akıllı tuzaklara çekmek, bölgesel vektör yoğunluklarının belirlenmesi ile istilacı sivrisineklerin yumurtalarını OVITRAP tuzaklarda yakalamak ve Coğrafi Bilgi Sistemi izlem çalışmalarını yaygınlaştırmak.

TEK SAĞLIK YAKLAŞIMI

Sonuç olarak, Marmara/İstanbul/ Trakya bölgesi insan hareketlerinin ve ticaretin yoğun olduğu heterojen iklim değişikliği ile istilacı ve ateşli viral hastalıkların taşıyıcısı sivrisineklerin endemik olduğu bir bölgedir. Bugün için sadece az sayıda BNA olgularının görülüyor olması gelecekte diğer ateşli salgın yapabilecek viral hastalıkların hiç görülmeyeceğinin garantisi değildir. Bilimsel rehberler ışığında bu istilacı vektörleri sıfırlayamasak bile baskı altında tutmak ve kontrol etmek mümkündür. Bunu yapabilmek için İBB/SDB ve bilim kurulu bugüne ve geleceğe dönük çalışmalarını (ayrıca TÜBİTAK projesi tarafımızca verilmiştir) Tek Sağlık yaklaşımı (insan, hayvan ve çevre) kapsamında yürütmektedir.

Prof. Dr. Bekir S. Kocazeybek

İÜ-C, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Tıbbi Mikrobiyoloji AD Öğretim Üyesi

Yazarın Son Yazıları

MESEM ve çocuk işçiliği - Özgür Hüseyin Akış

Sanayi Devrimi’yle birlikte çocuk emeği üretim sürecinde ciddi bir biçimde yer almıştır.

Devamını Oku
12.01.2026
Emperyalizm, Venezuela ve demokrasi - Doğan Ergenç

3 Ocak 2026 günü ABD, Venezuela’ya saldırdı ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro ile eşini kaçırıp New York’a getirdi.

Devamını Oku
12.01.2026
Gündelik distopya ve umudumuz - Olcay Bağır

Distopyaların ilki olmasa da en meşhuru Aldous Huxley’in 1932’de basılan Cesur Yeni Dünya romanıdır.

Devamını Oku
10.01.2026
‘Bir bilen’ - Kadir Serkan Selçuk

Türkiye’de seçmen tercihleri, genel olarak sorgulayarak, araştırarak değil geleneksel-ailevi bağların, yakın çevrenin veya bir lidere duyulan hayranlığın etkisiyle yapılır.

Devamını Oku
10.01.2026
Bir haydut devletin resmi: ABD - Doğu Silahçoğlu

Dünya egemenliğine soyunan ABD; uluslararası hukuka aykırı bir anlayışla ve geçmişteki sabıkasına uygun olarak yeni yılın ilk sabahında Venezuela’da haydutluğa soyundu.

Devamını Oku
09.01.2026
Bitmeyen meşruiyet arayışı - Hande Orhon Özdağ

Erdoğan’ın ABD seyahati sırasında, ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Trump’ın Erdoğan’a “ihtiyacı olanı” verdiğini söylemişti...

Devamını Oku
09.01.2026
Sermaye imparatorluğu - Kaan Eroğuz

Tüm dünya yeni yılı Amerikan emperyalizminin Venezüella’ya saldırısı ve devlet başkanı Nicolas Maduro ile eşi Cilia Flores’in bir savaş suçlusu gibi ABD’ye kaçırılması olayıyla karşıladı

Devamını Oku
08.01.2026
Yargı kısıntısı - Suna Türkoğlu

Anayasa Mahkemesi, 16.7.2010 tarihli E:2010/29 K:2010/90 sayılı kararında hukuk devletini “insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, anayasaya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık, anayasanın ve yasaların üstünde yasa koyucunun da bozamayacağı temel hukuk ilkeleri bulunduğu bilincinde olan devlet” olarak tanımlamıştır.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella’da ABD darbesi - Hikmet Sami Türk

3 Ocak 2025 sabaha doğru Venezüella Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores, ABD Başkanı Donald Trump’ın emriyle ABD ordusunun özel görev birimi Delta Force timleri tarafından yataklarından alınarak kaçırıldı; ABD’ye yönelik uyuşturucu kaçakçılığı ve terörizm iddialarıyla yargılanmak üzere New York’a götürüldü.

Devamını Oku
07.01.2026
Liyakat, adalet, açılım: Türkiye masada... - Gani Aşık

“Vatanımız cennet, sofralarımız bereket ve idaremiz merhamet” sloganı ile iktidar olan intikamcı siyasal İslam; foyasının çıkması, yurttaşın bıkması ve devletin kokuşması ile 23 yıllık fetret döneminin sonuna gelmiş görünüyor.

Devamını Oku
07.01.2026
Türkiye 2026'dan ne bekliyor? - Necdet Adabağ

Ünlü İtalyan şair-yazarı Giacomo Leopardi “Takvim Satıcısı” adlı denemesinde bir yılbaşı öncesinde takvim satıcısına, gelecek yılın nasıl olacağını sorar, sorunun yanıtını beklemeden gelecek yılın yaşadıkları yıldan farklı olmayacağını; acı ve ıstırapların süreceğini, iç ağrılarının dinmeyeceğini söyler.

Devamını Oku
07.01.2026
Harita üzerinde mütalaa etmek - Nejat Eslen

Mustafa Kemal Atatürk, “Ben siyasi meseleleri de askeri vaziyetlerde olduğu gibi harita üzerinde mütalaa ederim” demiştir.

Devamını Oku
06.01.2026
Vicdanı altınla değil, hakikatle tartmak - Abdullah Dörtlemez

Atinalı Timon, Shakespeare’in kaleminde cömertliğiyle tanınan, dostlarına servetini açan ama karşılığında nankörlük ve ihanet gören bir karakterdir.

Devamını Oku
06.01.2026
Ayrıştırma mı, bütünlük mü? - Necdet Ersoy

Ülkemizde her düzeyde devlet görevlisi, siyasetçiler ve kanaat önderleri, söylemlerinde toplumun bir bütün olduğunu ifade etmek için yurdumuzdaki bütün etnik grupların isimlerini sayıp sonra da “Biz hepimiz kardeşiz” gibi birlik ifade eden bir söylemi kullanmaktadırlar.

Devamını Oku
04.01.2026
Sahipsiz hayvanlar ve ‘tek sağlık’ - Ülgen Zeki Ok

İnsan sağlığını korumakla birlikte hayvan ve çevre sağlığının da korunması gerektiğine temellenen “tek sağlık” anlayışı, farklı alanlarda, farklı düşünebilen beyinlerin uyum içinde çalışmalarının yarattığı sinerji ile hızla yayılıyor.

Devamını Oku
03.01.2026
Toplumsal çürüme ve mücadele - Coşkun Özdemir

Kaygılar içinde yaşadığımız koca bir yıl geçti.

Devamını Oku
03.01.2026
2026'da Türk ordusu - Cumhur Utku

Filmi geri saralım.

Devamını Oku
02.01.2026
Her şey bizim elimizde - Yüksel Işık

Doğanın yasası bu, bir yılı daha tarihteki yerine yolcu ediyoruz.

Devamını Oku
02.01.2026
Liyakat kurumu - Ülkü Sarıtaş

Türk Dil Kurumu sözlüğündeki tanıma göre, kökeni Arapça olan liyakat kelimesinin anlamı; bir kimsenin, kendisine iş verilmeye yeterlilik, uygunluk ve yaraşırlık durumunda olmasıdır.

Devamını Oku
01.01.2026
Mustafa Necati'yi düşünürken - Mustafa Gazalcı

Her yılbaşı geldiğinde gencecik yaşında talihsiz bir biçimde yitirdiğimiz Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati’yi düşünürüm.

Devamını Oku
01.01.2026
Umut korkuyu yensin - Abdullah Yüksel

2025’in omuzlarımızda bıraktığı ağırlıkla giriyoruz yeni yıla.

Devamını Oku
31.12.2025
İyilik biriktirenlerin yolu - Serpil Güleçyüz

Yeni bir yıla, bin bir umutla merhaba derken tartışmaların dayatmaların gölgesinde, bizi biz yapan değerlerimizden ne kadar uzaklaştığımızı fark ediyoruz.

Devamını Oku
31.12.2025
Cumhuriyetin kurucu felsefesine dönüş - Basri Gürsoy

Türkiye bugün yalnızca bir iktidar değişimi tartışması yaşamamaktadır.

Devamını Oku
31.12.2025
Askeri hastanelerin yeniden açılması - Dr. Süleyman Kalman

Sıkça gündeme gelen askeri hastanelerin yeniden açılması yönündeki tartışmalar, yalnızca yönetsel bir düzenleme sorunu değil, görünüşte ani ama belki de “bile bile” yapılmış bir yanlıştan dönmenin ve silinmeye yeltenilmiş Cumhuriyetin sağlık belleği ile kurulan ilişkinin de bir göstergesidir.

Devamını Oku
30.12.2025
Barış üzerine bir deneme - Av. Ekrem Demiröz

Savaş kabadır, çirkindir ve acımasızdır.

Devamını Oku
30.12.2025
Yeni bir toplumsal yalnızlık - Dr. Alper Demir

Türkiye’de son yıllarda yaşanan siyasal gerilimler, derinleşen kutuplaşma ve kamusal alanın giderek daralması, artık yalnızca güncel siyasetin değil, toplumsal yapının kendisinin sorgulanmasını zorunlu kılıyor.

Devamını Oku
29.12.2025
Yıl biterken... - Erol Ertuğrul

23 yıldır Türkiye hak etmediği acıları yaşıyor.

Devamını Oku
28.12.2025
Mustafa Kemal’in Ankara’ya gelişi: Kızılca Gün - Hüner Tuncer

Birinci Dünya Savaşı sonucunda Osmanlı topraklarını Avrupa devletleri arasında paylaştıran Mondros Ateşkes Antlaşması sonrasında, Mustafa Kemal’in öncelikli düşüncesi, “ulusal birlik” düşüncesiydi.

Devamını Oku
27.12.2025
Su kıtlığına doğru... - İsmail Özcan

Herkesin bildiği üzere yaşadığımız dünyanın insanlar ve tüm canlılar için olmazsa olmaz iki büyük nimetinden biri hava, diğeri sudur.

Devamını Oku
27.12.2025
Devlet geleneği, demokrasi ve vicdan - Halil Sarıgöz

Dün İsmet İnönü’yü aramızdan ayrılışının 52’nci yılında andık..

Devamını Oku
26.12.2025
‘Asgari’ sömürü - Aydın Öncel

Aralık ayının son günlerinde yaşanan “asgari ücret” tartışmalarında gelenek bu yıl da bozulmadı!

Devamını Oku
25.12.2025
İBB davasında yargılama süresi - Hikmet Sami Türk

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) hakkındaki yolsuzluk iddianamesiyle İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 12.12.2025’te başlayan ve ilk duruşmasının 9 Mart 2026 günü yapılmasına karar verilen davada hedeflenen yargılama süresi, mahkeme tarafından en çok 12 yıl 6 ay olarak belirlendi.

Devamını Oku
24.12.2025
Menemen Devrim Şehitleri Anıtı ve Cumhuriyet -

Yunus Nadi: “Kubilay timsalini taziz için ne yapsak yerinde olacağına şüphe yoktur.

Devamını Oku
23.12.2025
Kubilay olayının anlattıkları - Osman Selim Kocahanoğlu

23 Aralık 1930 salı günü, Menemen’de insanlık tarihi- nin en hunhar cinayetlerinden bi- ri işlendi.

Devamını Oku
23.12.2025
Cumhuriyetimizin vazgeçilmez değeri - Azmi Kişnişci

“Eşitlik”, Cumhuriyetin yalnızca hukuki bir ilkesi değil; toplumsal yaşamımızın adalet duygusunu ayakta tutan temel dayanaklarından biridir.

Devamını Oku
22.12.2025
Yenilmezlikler ve dokunulmazlıklar - Cengiz Kuday

Tarih, bazen büyük savaşlarla değil; küçük, sessiz ve ilk bakışta sıradan görünen olaylarla yön değiştirir.

Devamını Oku
20.12.2025
Büyüyen eşitsizlik, yaygınlaşan yoksulluk - Sıtkı Ergüney

Ekonomide; fiyatlar genel düzeyindeki; artış “enflasyon”, gerileme “deflasyon”, duraklama ile birlikte yaşanan artış da “stagflasyon” olarak tanımlanır.

Devamını Oku
20.12.2025
Hayvancılıktaki yol ayrımı - Gülay Ertürk

Türkiye bugün hayvancılıkta çok kritik bir eşiğe geldi.

Devamını Oku
19.12.2025
Devlet ve kalkınma - Prof. Dr. Bilin Neyaptı

Bir ülkede ekonomi yönetiminin temel hedefleri verimlilik ve adil bölüşümdür.

Devamını Oku
18.12.2025
Devletçiliğe dönebilmek... - Kemal Onur

Demokratik ve laik sosyal hukuk devletimizin kurucu lideri Atatürk’ün yönetimi döneminde; ülkemizin ulusal çıkarı açısından bilimsel anlayış ve duyarlı bir bilinçle, iç ve dış sermaye şirketlerinin çıkarları için vahşi madenciliğe kesinlikle fırsat verilmemiştir!

Devamını Oku
17.12.2025